DuruMeal - Orjinal Kelimeleri ile Kelam-ı Kadim Okuma
Sıra Numarası... Sure: Ayet: DuruMeal'de Ara: Açıklamalı DuruMeal Sayfası
KIYAME SURES��

SUREMEAL
Rahman, Rahim ALLAH adına!
.mid5111.ss75.as.saKIYAME.ns31.ny.cs29.syf576.sure.75.xxxxx
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm.
75. KIYAME / 1
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
Kasem ederim, kıyamet yevmine!
Yemin K:SM YVM K:VM .mid5112.ss75.as1.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxYeminxxyevmxx#k:vm-kıyamet#||#yvm-yevm#||#k:sm-kasem#x#K:SM#||#YVM#||#K:VM#||#k:vm-kıyamet#||#yvm-yevm#||#k:sm-kasem#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
لَا أُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيَامَةِ
Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeh(kıyâmeti).
Kasem
ق س مK:SM
Yemin. Ahdetme.
Çğl.Kasemât
Aynı kökten:iksam İstiksam Kasame Kasem Kasemât Maksum Muksem Muksim Müstaksim İktisam İstiksam Kısm Kısım Aksam Kısmet Mukassim Münkasım Müstaksim Mütekasim Taksim Tekasüm Takasüm Uksume Ekasim
kıyamet
ق و مK:VM
İnsanın bir çırpıda ayağa kalkmasıdır. Sonuna hâ harfi ilave edilerek onun aniden meydana geleceğine dikkat çekilmiştir. Dünyanın yıkılıp harab olması. Her şeyin mahvolması. Dünyanın sonu ve mahşer meydanına bütün insanların dirilip toplanacağı zaman. Mc: Büyük bela. Fazla sıkıntı.
Aynı kökten:ikame ikame-i salat ikamet istikamet kaim kaime Kavaim kamet Kavim Kavm Kavim akvam Kavvam kaymakam kayyime kayyum kıvam kıyam kıyamet kıymet Kıyem makam mukam mukim mustakim takvim Tekavim
Yevm
ي و مYVM
Gün. Yirmidört saatlik zaman. Sene. Asır. Devir. Devre. Süreç.
Çğl.eyyam
Aynı kökten:El yevm Eyyam EYYAMÜL USBÜ' Külle yevm Müyaveme Yevm eyyam Yevmî Yevmiye
Diyanet Meali:
Kıyamet gününe yemin ederim.
75. KIYAME / 2
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
Kasem ederim, levm eden nefse!
AhiretYemin K:SM NFS LVM .mid5113.ss75.as2.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxYeminx#nfs-nefs#||#k:sm-kasem#||#lvm-levm#x#K:SM#||#NFS#||#LVM#||#nfs-nefs#||#k:sm-kasem#||#lvm-levm#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَلَا أُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ
Ve lâ uksimu bin nefsil levvâmeh(levvâmeti).
Kasem
ق س مK:SM
Yemin. Ahdetme.
Çğl.Kasemât
Aynı kökten:iksam İstiksam Kasame Kasem Kasemât Maksum Muksem Muksim Müstaksim İktisam İstiksam Kısm Kısım Aksam Kısmet Mukassim Münkasım Müstaksim Mütekasim Taksim Tekasüm Takasüm Uksume Ekasim
Levm
ل و مLVM
Çekiştirmek. Birisinin yüzüne karşı kötü söz söylemek. Zemmetmek. Paylamak. Başa kakmak.
Aynı kökten:Leim Levm Levma Levâyim Levme Levvam Levvâme Melum Mülîm Müstelîm Telavüm Telvim Telvimât
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
Diyanet Meali:
(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).
75. KIYAME / 3
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İnsan, kemiklerini cem edemeyeceğimizi mi hesab ediyor!?
Ahiret HSB eNS CMA: A:Z:M .mid5114.ss75.as3.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxinsanxx#cma:-cem#||#a:z:m-azm#||#ens-insan#||#hsb-hesab#x#HSB#||#eNS#||#CMA:#||#A:Z:M#||#cma:-cem#||#a:z:m-azm#||#ens-insan#||#hsb-hesab#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَلَّن نَجْمَعَ عِظَامَهُ
E yahsebul insânu ellen necmea ızâ meh(mehu).
azm
ع ظ مA:Z:M
Kemik.
Çğl.izamÇğl.izamen
Aynı kökten:A'zam Uzma azamet A'zami Azamût Azîm Azime Azâim Âzime azm izam izamen İzz muazzam muazzamat Müteazzım Taazzum Taazzumat Ta'zim Ta'zimat Uzm
Cem'
ج م عCMA:
Toplama. Bir yere getirme, biriktirme. Farklı şeyleri bir yere getirmek. Az cemaat. Yığma. Hurmanın iyi olmayanı.
Çğl.Cümu
Aynı kökten:cami Cevâmi' Camia Cem' Cümu cemaat Cemi' cemian cem'iyyet Cemiyet cem'iyyat Cum'a Cum'at Cumhur Cemahir Ecamire İcma' İctima' İctimaat Mecmua mecmuat Mecami'
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
hesab
ح س بHSB
Hesab. Hesab etmek. Sanmak, zannetmek. Öyle kabul etmek. Ödenmesi gereken bedel.
Çğl.Hüsbân
Aynı kökten:Ahseb Hasb Haseb Hasbî Hasbüna Hasib hesab Hüsbân Husban İhsab İhtisab Mahsub Mahsubât Muhasebe Muhasib
Diyanet Meali:
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?
75. KIYAME / 4
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Bilakis!
Benanelerini bile sevva etmeye kadiriz.
AhiretEsma-ül Hüsna K:DR SVY BNN .mid5115.ss75.as4.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxEsma-ül Hüsnax#k:dr-kadir#||#svy-sevva#||#bnn-benane#x#K:DR#||#SVY#||#BNN#||#k:dr-kadir#||#svy-sevva#||#bnn-benane#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بَلَى قَادِرِينَ عَلَى أَن نُّسَوِّيَ بَنَانَهُ
Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâ neh(nehu).
Benane
ب ن نBNN
Parmak ucu. Ekstrem, sıradışı olan, uç şey. Uç (parmaklar / ayak parmakları), uzuvlar, vücudun üyeleri (kollar, eller, bacaklar vb.).
Çğl.BenânÇğl.Benânât
Aynı kökten:Benane Benân Benânât
kadir
ق د رK:DR
Bir işi yapmaya gücü yeten. Mukaddir. Muktedir. Kudreti mutlak olan ve her hususa muktedir olan. El Kadir : Muhakkak becermek. Muktedirde becermiş olmak. Kudret. Kudret sâhibi ve herşeye kudreti yeten. Nihayetsiz kudret sahibi.
Aynı kökten:Akder İkdar İktidar kader kadir Kadr Kıdr Kudur kudret Akdar Makderet makdur Makdurat Mikdar mukadder Mukadderat Mukaddir Mukaddirîn muktedir Muktedirîn takdir Tekadir
sevva
س و يSVY
Seviye. Seviyeleme. Seviyelendiren, düzelten. Doğruya götüren.
Aynı kökten:istiva Masiva müsavi Mütesavi Mütesevvi Seva Seviyy seviye Seviyye sevva Siva Tesavi tesviye
Diyanet Meali:
Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
75. KIYAME / 5
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Bilakis!
İnsan imamına facir olmayı irade eder.
Ahiret RVD eNS FCR eMM .mid5116.ss75.as5.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxinsanxx#rvd-irade#||#fcr-facir#||#ens-insan#||#emm-imam#x#RVD#||#eNS#||#FCR#||#eMM#||#rvd-irade#||#fcr-facir#||#ens-insan#||#emm-imam#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بَلْ يُرِيدُ الْإِنسَانُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُ
Bel yurîdul insânu li yefcure emâmeh(emâmehu).
imam
ا م مeMM
Güven duyulan, emniyet edilen öncü. / Allah ile Muhammedin manen intikal yeri. / Rabbine tamamen rücu eden. / Öne geçmek. Önde ve ileride olan. / Delil ve rehber. / Cemaate namaz kıldıran. / Mezheb sahibi olan. / Sultan. Hâkim. Reis. Ümmetin reisi. İslâm hükümetlerinde Devlet Reisi. / Dershanede günlük talim ve dersler için talebelerin önlerine konan tahtalar. / Kıble tarafı.
Çğl.Eimme
Aynı kökten:imam Eimme imame İmamet ümm ümmü Ümmehat ümmet Ümem ümmi Ümmiyet Ümmiyye Ümumet
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Facir
ف ج رFCR
Haktan sapan. Haram ve günaha dalmış kötü insan. Günahı bilerek işleyen.
Dşl.FacireÇğl.FecereÇğl.Füccar
Aynı kökten:fecr fecir İfcar İnficar mütefeccir Salatül fecr tefeccür Tefeccürât Facir Facire Fecere Füccar Fücur
irade
ر و دRVD
İstek, arzu, talep. Dilemek. Emir. Ferman. Bir şeyi yapmak veya yapmamak için olan iktidar, güç.
Çğl.iradat
Aynı kökten:irade iradat iradet Murad mürid rivad
Diyanet Meali:
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
75. KIYAME / 6
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Sual eder:
"Kıyamet yevmi ne zaman?"
SeL YVM K:VM .mid5117.ss75.as6.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxxxyevmxx#k:vm-kıyamet#||#yvm-yevm#||#sel-sual#x#SeL#||#YVM#||#K:VM#||#k:vm-kıyamet#||#yvm-yevm#||#sel-sual#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يَسْأَلُ أَيَّانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ
Yes’elu eyyâne yevmul kıyâmeh(kıyâmeti).
kıyamet
ق و مK:VM
İnsanın bir çırpıda ayağa kalkmasıdır. Sonuna hâ harfi ilave edilerek onun aniden meydana geleceğine dikkat çekilmiştir. Dünyanın yıkılıp harab olması. Her şeyin mahvolması. Dünyanın sonu ve mahşer meydanına bütün insanların dirilip toplanacağı zaman. Mc: Büyük bela. Fazla sıkıntı.
Aynı kökten:ikame ikame-i salat ikamet istikamet kaim kaime Kavaim kamet Kavim Kavm Kavim akvam Kavvam kaymakam kayyime kayyum kıvam kıyam kıyamet kıymet Kıyem makam mukam mukim mustakim takvim Tekavim
sual
س ا لSeL
Sormak. İstemek. Dilenmek.
Çğl.SualâtÇğl.Es'ile
Aynı kökten:İstis'al Mes'ul Mesule Mesulât Mes'uliyet sail Saile Seele sual Sualât Es'ile tesaül tese'ül
Yevm
ي و مYVM
Gün. Yirmidört saatlik zaman. Sene. Asır. Devir. Devre. Süreç.
Çğl.eyyam
Aynı kökten:El yevm Eyyam EYYAMÜL USBÜ' Külle yevm Müyaveme Yevm eyyam Yevmî Yevmiye
Diyanet Meali:
“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.
75. KIYAME / 7-8-9-10
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Ardından...
• basar, berak olduğunda...
• ve kamer hasf olduğunda...
• ve güneş ve kamer cem edildiğinde…
İzin yevminde… insan der ki:
"Firar yeri neresi?"
Ahiret BRK: BS:R H:SF K:MR CMA: ŞMS K:MR K:VL eNS FRR .mid5118.ss75.as7.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxyevmxinsanxx.ss75.as8.ss75.as9.ss75.as10.x#frr-firar#||#k:mr-kamer#||#şms-şems#||#cma:-cem#||#bs:r-basar#||#brk:-berak#||#h:sf-hasf#||#ens-insan#||#k:vl-xxoxx#x#BRK:#||#BS:R#||#H:SF#||#K:MR#||#CMA:#||#ŞMS#||#K:MR#||#K:VL#||#eNS#||#FRR#||#frr-firar#||#k:mr-kamer#||#şms-şems#||#cma:-cem#||#bs:r-basar#||#brk:-berak#||#h:sf-hasf#||#ens-insan#||#k:vl-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَإِذَا بَرِقَ الْبَصَرُ * وَخَسَفَ الْقَمَرُ * وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ * يَقُولُ الْإِنسَانُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ الْمَفَرُّ
Fe izâ berikal basar(basaru). * Ve hasefel kamer(kameru). * Ve cumiaş şemsu vel kamer(kameru). * Yekûlul insânu yevme izin eynel meferr(meferru).
Berak
ب ر قBRK:
Göz kamaşmak.
Çğl.Berkân
Aynı kökten:Berak Berkân berk Büruk Ebrak İbrak İstebrak
basar
ب ص رBS:R
Görme duyusu. Gözün görmesi. Kalble hissetme. Kalb gözü. İdrak. Fikir. Gözleme, takib etme.
Çğl.Ebsâr
Aynı kökten:basar Ebsâr Basir basiret Basair besaret İbsar İbtisar İstibsar Mubasara Mubsır Mubsırât Mütebassır Tabassur Tebsir
Cem'
ج م عCMA:
Toplama. Bir yere getirme, biriktirme. Farklı şeyleri bir yere getirmek. Az cemaat. Yığma. Hurmanın iyi olmayanı.
Çğl.Cümu
Aynı kökten:cami Cevâmi' Camia Cem' Cümu cemaat Cemi' cemian cem'iyyet Cemiyet cem'iyyat Cum'a Cum'at Cumhur Cemahir Ecamire İcma' İctima' İctimaat Mecmua mecmuat Mecami'
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Firar
ف ر رFRR
Kaçmak. Kaçış.
Aynı kökten:Eferr Ferr Fer Firar Firarî İfrar İstifrar Meferr Tefrir
Hasf
Husuf
خ س فH:SF
Ay tutulması. Dünya gölgesinin ay üzerine gelmesi. / Işığı sönmek. Perdelenmek. Parlaklığı gitmek. Bir şeyin nuru ve ışığı gitmesi. / Birbirine yapıştırmak. / Ayakkabı dikmek. / Tasmalı nâlin. / Ağacın yaprağının dökülmesi. / Gömmek, yere geçirmek, yerin dibine geçirmek.
Aynı kökten:Hasafet Hasf Husuf Hâsif İnhisaf Mahsuf Münhasif
kamer
ق م رK:MR
Ay. Ay ışığında uyumayıp uyanık durmak.
Çğl.Akmar
Aynı kökten:kamer Akmar Mukmir Mukmire
şems
ش م سŞMS
Güneş
Çğl.Şümus
Aynı kökten:Müşemmes Müteşemmis şems Şümus şemsiye Teşemmüs Teşmis
Diyanet Meali:
7,8,9,10. Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.
75. KIYAME / 11
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
Vezer yoktur!
Ahiret VZR .mid5119.ss75.as11.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretx#vzr-vezer#x#VZR#||#vzr-vezer#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا لَا وَزَرَ
Kellâ lâ vezer(vezere).
Vezer
و ز رVZR
Sarp dağ. Sığınılacak yer. Kale. Hisar. Galib olmak.
Çğl.Evzar
Aynı kökten:Vâzir Vâzire Vezer Evzar Vezir Vüzera Vezr Vizr Evzar Vüzur
Diyanet Meali:
Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.
75. KIYAME / 12
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İzin yevminde... müstekarr, Rabbin üzredir!
Ahiret RBB K:RR .mid5120.ss75.as12.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxyevmxx#rbb-rabb#||#k:rr-müstekarr#x#RBB#||#K:RR#||#rbb-rabb#||#k:rr-müstekarr#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمُسْتَقَرُّ
İlâ rabbike yevme izinil mustekar(mustekarru).
müstekarr
ق ر رK:RR
Karar bulan, bir yerde sabit ve sakin olan. Kararlı. Karargah. Durulan yer.
Aynı kökten:ikrar istikrar karar karr Karure Kavârir makarr mukarrer mukarrir müstakırr müstekarr mütekarrir takrir
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Diyanet Meali:
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
75. KIYAME / 13
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İzin yevminde... İnsan, takdim ettikleri ve tehir ettikleri şeyler ile haberdar edilir.
Ahiret NBe eNS K:DM eH:R .mid5121.ss75.as13.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxyevmxinsanxx#eh:r-ahhar#||#nbe-nebe#||#ens-insan#||#k:dm-takdim#x#NBe#||#eNS#||#K:DM#||#eH:R#||#eh:r-ahhar#||#nbe-nebe#||#ens-insan#||#k:dm-takdim#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يُنَبَّأُ الْإِنسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
Yunebbeul insânu yevme izin bimâ kaddeme ve ahhar(ahhâre).
kontrol-giriş
Aynı kökten:
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
takdim
ق د مK:DM
Arzetmek. Sunmak. Küçük bir kimseyi yaş, amel, mevki ve takva itibariyle büyük bir kimse ile tanıştırmak. Öne geçirmek, bir şeyi başka bir şeyden önde tutmak. Bir büyüğün önüne geçip bir şey vermek.
Çğl.Takdimât
Aynı kökten:Akdem İkdam İkdamat İstikdam kadem akdam Kademe Kademiyye kadim kudema kıdem Kuddam Kudum Kudumiyye Makdem Makadim Mâtekaddem Mikdam Makadim Mukaddema Mukaddemat Mukaddeme mukaddim Mukaddime Mukaddimat Mukdim Müstakdim Mütekaddim Mütekaddimîn mütekadim Takadüm Tekadüm takdim Takdimât Takdime Tekadim tekaddüm Takaddüm
nebe'
ن ب اNBe
Yeni haber. / Haber ile Nebe nin farkı: Haber; olan olmuştur, haberi ardından yapılır. Nebe; olan henüz olmamıştır, haberi gelmekle beraber olur.
Aynı kökten:nebe' nebevi nebi enbiya nübüvvet
Diyanet Meali:
O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.
75. KIYAME / 14-15
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Bilakis!
İnsan… mazeretlerini ilka etse bile... basireti, nefsi üzredir.
Ahiret eNS NFS BS:R LK:Y A:ZéR .mid5122.ss75.as14.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxAhiretxxinsanxx.ss75.as15.x#nfs-nefs#||#ens-insan#||#bs:r-basiret#||#lk:y-ilka#||#a:zér-mazeret#x#eNS#||#NFS#||#BS:R#||#LK:Y#||#A:ZéR#||#nfs-nefs#||#ens-insan#||#bs:r-basiret#||#lk:y-ilka#||#a:zér-mazeret#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بَلِ الْإِنسَانُ عَلَى نَفْسِهِ بَصِيرَةٌ * وَلَوْ أَلْقَى مَعَاذِيرَهُ
Belil insânu alâ nefsihî basîreth(basîretun). * Ve lev elkâ meâzîreh(meâzîrehu).
Ma'zeret
ع ذ رA:ZéR
Elde olmadan suç, kabahat işleme. Mücbir sebeblerini söyleyerek yardım dileme. Özür dileme.
Aynı kökten:Azir İsti'zar İ'tizar Ma'zeret Ma'zire Meâzir Muazere Muazzir Mutezir Müteazzir Özür E'zar Taazzür Ta'zir Ta'zirat
basiret
ب ص رBS:R
Hakikatı kalbiyle hissedip anlama. Kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve-i kudsiyye. Feraset. İman-ı dikkat. İbret alınacak hidayet sebepleri. Beyyine. Hüccet. Bir evin iki tarafının arası. Yer üstündeki kan.
Çğl.Basair
Aynı kökten:basar Ebsâr Basir basiret Basair besaret İbsar İbtisar İstibsar Mubasara Mubsır Mubsırât Mütebassır Tabassur Tebsir
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
İlka'
ل ق يLK:Y
Koymak, bırakmak. Terk etmek. Öne atmak.
Çğl.İlkaat
Aynı kökten:İlka' İlkaat İltika İstilka' lika mülaki mülteki Mütelaki Mütelakki Telak telaki Telakki Telakkiyât Tilka'
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
Diyanet Meali:
Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
75. KIYAME / 16
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Ona (okuyup duyurmaya) acele etmek için lisanını onunla hareket ettirme.
HRK LSN A:CL .mid5123.ss75.as16.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxxxxemirxxyasakxxx#a:cl-acele#||#lsn-lisan#||#hrk-hareket#x#HRK#||#LSN#||#A:CL#||#a:cl-acele#||#lsn-lisan#||#hrk-hareket#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
لَا تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِ
Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.
Acele
ع ج لA:CL
Çabuk, çabukluk. Bir işi çabuk yapmaya ve çabuk bitirmeye çalışma, ivedilik.
Aynı kökten:A'cel Acele Âcil Acul İ'cal İcalet icle İclet Ucul İsti'cal Muaccel Müsta'cel Müsta'celen Müsta'cil Müteaccil Taaccül Taaccülat Ta'cil Ta'cilât
Hareke
Hareket
ح ر كHRK
Kımıldanma. Davranış. Yola çıkmak. Bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin veya durumunun değişmesi. Sarsıntı. / Arapça harflerin u, e, i şeklinde okunacağını gösteren işaretler.
Çğl.Harekât
Aynı kökten:Hareke Hareket Harekât Muharrik Tahrik Tahrikat
Lisan
ل س نLSN
Dil. Konuşma dili. Lehçe.
Çğl.ElsineÇğl.LüsnÇğl.Lüsün
Aynı kökten:Lisan Elsine Lüsn Lüsün
Diyanet Meali:
(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.
75. KIYAME / 17
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak onun cem edilmesi ve onun kıraat edilmesi BİZ'im üzerimizedir.
CMA: K:Re .mid5124.ss75.as17.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxxxkuranxxxxkitabxxx#cma:-cem#||#k:re-kuran#x#CMA:#||#K:Re#||#cma:-cem#||#k:re-kuran#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْآنَهُ
İnne aleynâ cem’ahu ve kur’ânehu.
Cem'
ج م عCMA:
Toplama. Bir yere getirme, biriktirme. Farklı şeyleri bir yere getirmek. Az cemaat. Yığma. Hurmanın iyi olmayanı.
Çğl.Cümu
Aynı kökten:cami Cevâmi' Camia Cem' Cümu cemaat Cemi' cemian cem'iyyet Cemiyet cem'iyyat Cum'a Cum'at Cumhur Cemahir Ecamire İcma' İctima' İctimaat Mecmua mecmuat Mecami'
Kur'an
ق ر اK:Re
Kuran. Yönlendiren, yöneten. / Allah'tan mahluka her an gelmeye devam eden emirler.
Aynı kökten:ikra karie Kariât kıraat kur' Ekrâ Kur'an
Diyanet Meali:
Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
75. KIYAME / 18
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık onu BİZ kıraat ettiğimizde... artık onun kıraat edilmesine tabi ol!
K:Re TBA: K:Re .mid5125.ss75.as18.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxxxkuranxxxxkitabxxx#tba:-tabi#||#k:re-kuran#||#k:re-kıraat#x#K:Re#||#TBA:#||#K:Re#||#tba:-tabi#||#k:re-kuran#||#k:re-kıraat#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَإِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْآنَهُ
Fe izâ kara’nâhu fettebi’kur’ânehu.
Kur'an
ق ر اK:Re
Kuran. Yönlendiren, yöneten. / Allah'tan mahluka her an gelmeye devam eden emirler.
Aynı kökten:ikra karie Kariât kıraat kur' Ekrâ Kur'an
kıraat
ق ر اK:Re
Okuma. İkinci bir şey olmadan okumak.
Aynı kökten:ikra karie Kariât kıraat kur' Ekrâ Kur'an
Tabi'
ت ب عTBA:
Birinin arkası sıra giden, ona uyan. Boyun eğen. İtaat eden. Gr: Kendinden evvelki kelimeye göre hareke alan. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görmüş olanları, ashabını görüp, onlardan hadis dinlemiş olan.
Çğl.Tebea
Aynı kökten:İstitba' İtba' İttiba' İttibaen Metbu' Metbuiyyet Mütabi' Mütabiîn Mütetabi' Tabi' Tebea Tabiat Tabia Tabii Tabiûn Tâbiîn tabiiyyet Teba' Tebaa Tetbi'
Diyanet Meali:
O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.
75. KIYAME / 19
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 576
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Sonra muhakkak onun beyan edilmesi de BİZ'im üzerimizedir.
BYN .mid5126.ss75.as19.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf576.sure.75.xxxx#byn-beyan#x#BYN#||#byn-beyan#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُ
Summe inne aleynâ beyânehu.
beyan
ب ي نBYN
İzah. Açıklama. Anlatma. Açık söyleme. Öğretme. Fesahat ve belagat. Söz olsun, iş olsun; vuku bulan şeyden murad ne olduğunu o şey ile alakası ve münasebeti bulunan bir sözle veya bir fiil ile açıklamaktır.
Çğl.Beyanat
Aynı kökten:bayin beyan Beyanat beyanname beyn beyne beyyine İstibane mabeyn mübeyyen mübeyyin mübin Müstebin Tebeyyün tibyan
Diyanet Meali:
Sonra onu açıklamak da bize aittir.
75. KIYAME / 20-21
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır, bilakis!
Siz onun acele olmasına muhabbet duyuyorsunuz... ve onun ahir olmasına vezr ediyorsunuz.
Ahiret HBB A:CL VZéR eH:R .mid5127.ss75.as20.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxAhiretx.ss75.as21.x#eh:r-ahiret#||#a:cl-acele#||#hbb-muhabbet#||#vzér-vezr#x#HBB#||#A:CL#||#VZéR#||#eH:R#||#eh:r-ahiret#||#a:cl-acele#||#hbb-muhabbet#||#vzér-vezr#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ * وَتَذَرُونَ الْآخِرَةَ
Kellâ bel tuhıbbûnel âcileh(âcilete). * Ve tezerûnel âhıreh(âhirete).
Acele
ع ج لA:CL
Çabuk, çabukluk. Bir işi çabuk yapmaya ve çabuk bitirmeye çalışma, ivedilik.
Aynı kökten:A'cel Acele Âcil Acul İ'cal İcalet icle İclet Ucul İsti'cal Muaccel Müsta'cel Müsta'celen Müsta'cil Müteaccil Taaccül Taaccülat Ta'cil Ta'cilât
ahiret
ا خ رeH:R
Devamiyet. Yaşam-ı ilahinin devamlılığı.
Aynı kökten:Ahar Aher Ahir ahir yevm ahiret bilahere Bi-l-ahire İlâ-âhir İstihar Mateahhar Mâ-teahhar Muahharen Muahhir muahhar Müste'hir Müste'hire Müteahhir Müteahhirîn Teehhür Te'hir Te'hirât uhra
muhabbet
ح ب بHBB
Sevgi, sevme. Tohumun ekilmesi, ekilen tohumdan semere elde edilmesi, doğanın döngüsünün sağlanması, doğanın insanlığa faydalı hale gelmesi anlamlarındadır. Var olan her şeyden, İnsanlık için fayda üretmek demektir. Sohbet. Haz duyulan şeye meyletmek.
Aynı kökten:Ehabb Habb Habbe habbat hubub hububat habib Habibe Ahbab hibab Hubab hubb hubbe hubban hubbe Mahbub Mahbubat Mahabib mahbube Mahbubiyyet muhabbet Muhibb Muhibbe Muhibban Müstehab mütehabb Mütehabbe tahabbüb Tehabb tahab
vezr
و ذ رVZéR
Bırakmak. Geriye bırakmak. Ortaya bırakmak. Terk etmek. Vazgeçmek.
Aynı kökten:vezr
Diyanet Meali:
Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
75. KIYAME / 22-23-24-25
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İzin yevminde... (bazı) vechler nazirdir… Rabblerine nazar etmektedir.
ve izin yevminde… (bazı) vechler ise besirdir… kendisine fakıra fail olunacağını zann etmektedir.
Ahiret VCHé ND:R RBB NZ:R VCHé BSR Z:NN FA:L FK:R .mid5128.ss75.as22.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxAhiretxxyevmxxxyevmxx.ss75.as23.ss75.as24.ss75.as25.x#rbb-rabb#||#vché-vücuh#||#nd:r-nazir#||#nz:r-nazar#||#vché-vücuh#||#bsr-besr#||#z:nn-zann#||#fk:r-fakıra#||#fa:l-xxoxx#x#VCHé#||#ND:R#||#RBB#||#NZ:R#||#VCHé#||#BSR#||#Z:NN#||#FA:L#||#FK:R#||#rbb-rabb#||#vché-vücuh#||#nd:r-nazir#||#nz:r-nazar#||#vché-vücuh#||#bsr-besr#||#z:nn-zann#||#fk:r-fakıra#||#fa:l-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ * وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌ * تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ
Vucûhun yevme izin nâdıreh(nâdıretun). * İlâ rabbihâ nâzıreh(nâziretun). * Ve vucûhun yevme izin bâsireth(bâsiretun). * Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkıreh(fâkıretun).
Besr
ب س رBSR
Yüz ekşitmek. Talep etmek, istemek. Acele etmek. Hamlık atmak. Siğil, sivilce, küçük çıban.
Çğl.Besûr
Aynı kökten:Besr Besûr
Fakıra
ف ق رFK:R
Büyük musibet, zahmet, meşakkat. Dâhiye. Belleri kırıp parçalayan şiddet.
Aynı kökten:Efkar Fakıra Fakir Fukara Fakr İfkar' Mefkaret Müfkir Müftekir Tefakkur Tefkir
Nazr
Nazir
ن ض رND:R
Altın. Taze. yumuşak, güzel, ışıltılı, taze, parlak, hoş, ihtişamlı ve bol yaşam, ihtişam bahşeden
Çğl.Enzur
Aynı kökten:Nadar Nazar Nazr Nazir Enzur Nuzar
nazar
ن ظ رNZ:R
Göz atmak. Beklemek, izlemek. Ertelemek. Düşünmek, ibret almak. Mülahaza, düşünmek, bakmak, imrenerek bakmak, düşünce. Yan bakış, kötü bakış. Bir türlü kabul etmek. Gözdeğmesi. İltifat. İtibar.
Aynı kökten:İntizar İnzar Manzara Menazır Minzar Münazara Münazarat Münazır Münazırîn Mütenazır nazar Nazaran Nazarî nazariye Nazariyyât Nazır Nüzzâr Nazıra Nazre Tenazzur unzur
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
vech
vecih
و ج هVCHé
Yüz, çehre. Tarz, üslub. Bir şeyin ön tarafı. Her şeyin karşısına gelen ve karşısında olan. Satıh. Ön. Alın. Cephe. Tarih. Suret. Sebeb. Bir şeyin nefsi ve zatı. Bir şeyin kendisi. Semt. Cihet. Münasebet. İmkan. Kur'an-ı Kerim okunuşundaki farklar. Bir memleketin ileri gelenleri.
Dşl.vichetÇğl.vücuh
Aynı kökten:Müteveccih Müteveccihîn Müvecceh tevacüh teveccüh Teveccühât Vecahet vech vecih vichet vücuh Veche vicah
vech
vecih
و ج هVCHé
Yüz, çehre. Tarz, üslub. Bir şeyin ön tarafı. Her şeyin karşısına gelen ve karşısında olan. Satıh. Ön. Alın. Cephe. Tarih. Suret. Sebeb. Bir şeyin nefsi ve zatı. Bir şeyin kendisi. Semt. Cihet. Münasebet. İmkan. Kur'an-ı Kerim okunuşundaki farklar. Bir memleketin ileri gelenleri.
Dşl.vichetÇğl.vücuh
Aynı kökten:Müteveccih Müteveccihîn Müvecceh tevacüh teveccüh Teveccühât Vecahet vech vecih vichet vücuh Veche vicah
Zann
ظ ن نZ:NN
Bir önermede, ihtimallerden birinin akıl yolu ile ağır basması ve bunun tercih edilmesi. Sübjektif kanaat. / Şüphe. / Zannetmek, sanmak. / Sezme. / Farkına varma.
Çğl.Zunun
Aynı kökten:Mazanne Mazınne Maznun Mutazanni Mutazannin Tazannün Zann Zunun Zânn Zannî
Diyanet Meali:
O gün birtakım yüzler aydındır. Rablerine bakarlar. O gün birtakım yüzler de asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
75. KIYAME / 26-27-28-29
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
Köprücük kemiğine belağ olduğunda, (can verirken)...
"Raky eden kim" denildiğinde...
kendisinin firak olduğunu zann ettiğinde…
ve bacakları bacaklarına leff olduğunda…
BLG: TRK: K:VL RK:Y Z:NN FRK: LFF SVK: SVK: .mid5129.ss75.as26.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxx.ss75.as27.ss75.as28.ss75.as29.x#blg:-belağ#||#trk:-xoxox#||#rk:y-raky#||#frk:-firak#||#z:nn-zann#||#svk:-xoxox#||#lff-leff#||#k:vl-xxoxx#x#BLG:#||#TRK:#||#K:VL#||#RK:Y#||#Z:NN#||#FRK:#||#LFF#||#SVK:#||#SVK:#||#blg:-belağ#||#trk:-xoxox#||#rk:y-raky#||#frk:-firak#||#z:nn-zann#||#svk:-xoxox#||#lff-leff#||#k:vl-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا إِذَا بَلَغَتْ التَّرَاقِيَ * وَقِيلَ مَنْ رَاقٍ * وَظَنَّ أَنَّهُ الْفِرَاقُ * وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِ
Kellâ izâ belegatit terâkıy(terâkıye). * Ve kîle men râk(râkın). * Ve zanne ennehul firâk(firâku). * Velteffetis sâku bis sâk(sâkı).
Belâg
belağ
ب ل غBLG:
Eriştirme, yetiştirme. Maksada uyan güzel ifâde. Kâfi gelme, kifâyet.
Aynı kökten:Bâliğ Bâliğa Belâg belağ belağat beliğ Bülega Bülga Bülgat büluğ eblağ İblağ meblağ Mebaliğ Mübalaga Mübalağa Mübalagat Mübellag Mübellig Tebellüğ tebliğ Tebligat
Fürkat
Firâk
ف ر قFRK:
Ayrılık.
Aynı kökten:Alamet-i Farika Hassa-i Farika Efrak Fârık Fârika Farıkat fark füruk faruk Ferîk fırka Firk Firkat Fürkat Furkan Fürkat Firâk İftirak İnfirak İstifrak Mefrak Mefrik Mefarik Mefruk Müfarık Müferrak Müferrik Müfterik Münferik Mütefarik Müteferrik Tefarik Tefarik-ul Asa Teferruk Tefrik Tefrika
Leff
ل ف فLFF
Sarma. Dürme. İçine toplama. İliştirme. Rabtetme. ? Yuvarlanmak, katlamak, sarmak, dahil etmek, birleştirmek, dolanmak (ağaçlar), yığınlanmak, kalın / yoğun ve bereketli / bolca birleştirmek.
Çğl.Elfaf
Aynı kökten:Leff Elfaf Leffen Müteleffif
Raky
ر ق يRK:Y
Yükselmek, terakki etmek.
Aynı kökten:Mürtaki Müterakki Raky Rukiye Rukye Rukâ Terakki Terakkiyât
xoxox
س و قSVK:
bacak, ana gövde, gizem, sır
Aynı kökten:İnsiyak İsaka mesak Mesuk Müsevvik Saik sevk sevkiyat Sıyk Siyak suk esvak tesvik xoxox
xoxox
Azm-i Terkova
ت ر قTRK:
Tıb: Köprücük kemiği.
Aynı kökten:xoxox Azm-i Terkova
Zann
ظ ن نZ:NN
Bir önermede, ihtimallerden birinin akıl yolu ile ağır basması ve bunun tercih edilmesi. Sübjektif kanaat. / Şüphe. / Zannetmek, sanmak. / Sezme. / Farkına varma.
Çğl.Zunun
Aynı kökten:Mazanne Mazınne Maznun Mutazanni Mutazannin Tazannün Zann Zunun Zânn Zannî
Diyanet Meali:
26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
75. KIYAME / 30
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İzin yevminde... mesak senin Rabbin üzredir.
RBB SVK: .mid5130.ss75.as30.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxxxyevmxx#rbb-rabb#||#svk:-mesak#x#RBB#||#SVK:#||#rbb-rabb#||#svk:-mesak#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمَسَاقُ
İlâ rabbike yevme izinil mesâk(mesâku).
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
mesak
س و قSVK:
Bir şey ileri sürmek. Sevk edilecek yer. (Söz için) Maksat.
Aynı kökten:İnsiyak İsaka mesak Mesuk Müsevvik Saik sevk sevkiyat Sıyk Siyak suk esvak tesvik xoxox
75. KIYAME / 31-32-33
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık, sadakat göstermemiştir... ve salat etmemiştir.
Fakat kizb ettirmişti... ve tevella etmişti... Sonra da kendi ehline böbürlenerek zehab olmuştu.
S:DK: S:LV KZéB VLY ZéHéB eHéL MT:V .mid5131.ss75.as31.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xx?xxxsalatxsadakaxx.ss75.as32.ss75.as33.xxxemirxxyasakxxxxibadetxxx#ehél-ehil#||#s:lv-salat#||#s:dk:-sadakat#||#kzéb-kizb#||#vly-tevella#||#zéhéb-zehab#||#mt:v-xoxox#x#S:DK:#||#S:LV#||#KZéB#||#VLY#||#ZéHéB#||#eHéL#||#MT:V#||#ehél-ehil#||#s:lv-salat#||#s:dk:-sadakat#||#kzéb-kizb#||#vly-tevella#||#zéhéb-zehab#||#mt:v-xoxox#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّى * وَلَكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّى * ثُمَّ ذَهَبَ إِلَى أَهْلِهِ يَتَمَطَّى
Fe lâ saddeka ve lâ sallâ. * Ve lâkin kezzebe ve tevellâ. * Summe zehebe ilâ ehlihî yetemettâ.
ehl
ehil
ا ه لeHéL
Yabancı olmayan, alışık olduğumuz. Dost, sahip, mensup. Evlâd, iyal. Kavm, müteallikat. Usta, muktedir ve becerikli. Halk, umum, nâs. Bir memleketin yerlileri, bir memlekette oturanlar, yaşayanlar.
Çğl.Ahali
Aynı kökten:ehl ehil Ahali Ehliyyet ehliyet Müste'hil
kizb
ك ذ بKZéB
Yalan. Yalan söyleme. Uydurma söz, asılsız kelam.
Çğl.Ekazib
Aynı kökten:Ekzeb Kâzib Kâzibe kezub Kezeb kezzab kizb Ekazib Mekzebe Mekzube Mükâzebe Mükezzib Tekâzüb tekzib Ükzube
xoxox
م ط وMT:V
kibirli veya küstahça gitmek veya yürümek
Aynı kökten:xoxox
sadaka
ص د قS:DK:
Dostluk. Doğruluk. Bir kimseye kalbden bağlılık. Dostlukta sebat, vefadarlık. Allah için, elde olandan ihtiyacı olana dostluk etmek. Herkese karşı doğru olmak.
Çğl.Sadakat
Aynı kökten:Esdak Masadak Masduk Mısdak Musadakat Musaddak musaddık Mutasaddık Mutasaddıkîn sadaka Sadakat sadık sadıka Asdika Saduk Saduka Sadukat sıddık sıdk Asdak Tasadduk tasdik Tasdikat
salat
salah
ص ل وS:LV
Düzen vermek, düzenlemek. / Sineyi yok ederek ve benliğinden arınarak, Allah'ın kainata düzen vermesine katılmak.
Çğl.Salavat
Aynı kökten:musalla Musalli Musallîn salat salah Salavat salavat salli Salv
tevelli
Tevella
و ل يVLY
Birisini dost edinme. Bir işi üzerine alma. Dönme, yönelme, i'raz etme. Ehl-i Beyt'e tam sevgi. Akrabalık. Karabet. Yakınlık beslemek.
Aynı kökten:evla Evali istila mevla Mevalî müstevli Müstevliye mütevelli Müvella tevelli Tevella vali velayet veli veliy Evliya Veliyy Veliyye Evliyâ Velâyâ vilayet
zehab
ذ ه بZéHéB
Gitmek. Zihnen bir yola sapmak. Yanlış düşünce. Bir fikre uymak. Zan. Gidermek, ortadan kaldırmak.
Aynı kökten:İzhab mezheb tezhib Zahib zehab zeheb
Diyanet Meali:
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı. Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti. Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.
75. KIYAME / 34
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Evladır sana! Artık evladır!
VLY VLY .mid5132.ss75.as34.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxx#vly-evla#x#VLY#||#VLY#||#vly-evla#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
أَوْلَى لَكَ فَأَوْلَى
Evlâ leke fe evlâ.
evla
و ل يVLY
Daha iyi, birincisi, başta gelmesi lâzım geleni.
Çğl.Evali
Aynı kökten:evla Evali istila mevla Mevalî müstevli Müstevliye mütevelli Müvella tevelli Tevella vali velayet veli veliy Evliya Veliyy Veliyye Evliyâ Velâyâ vilayet
Diyanet Meali:
“Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.
75. KIYAME / 35
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Sonra, evladır sana! Yine evladır!
VLY VLY .mid5133.ss75.as35.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxx#vly-evla#x#VLY#||#VLY#||#vly-evla#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
ثُمَّ أَوْلَى لَكَ فَأَوْلَى
Summe evlâ leke fe evlâ.
evla
و ل يVLY
Daha iyi, birincisi, başta gelmesi lâzım geleni.
Çğl.Evali
Aynı kökten:evla Evali istila mevla Mevalî müstevli Müstevliye mütevelli Müvella tevelli Tevella vali velayet veli veliy Evliya Veliyy Veliyye Evliyâ Velâyâ vilayet
75. KIYAME / 36
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
İnsan süda terk edileceğini mi hesab ediyor!?
HSB eNS TRK SDY .mid5134.ss75.as36.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xx**xxxinsanxx#trk-terk#||#ens-insan#||#hsb-hesab#||#sdy-süda#x#HSB#||#eNS#||#TRK#||#SDY#||#trk-terk#||#ens-insan#||#hsb-hesab#||#sdy-süda#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
E yahsebul’insânu en yutreke sudâ(sudân).
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
hesab
ح س بHSB
Hesab. Hesab etmek. Sanmak, zannetmek. Öyle kabul etmek. Ödenmesi gereken bedel.
Çğl.Hüsbân
Aynı kökten:Ahseb Hasb Haseb Hasbî Hasbüna Hasib hesab Hüsbân Husban İhsab İhtisab Mahsub Mahsubât Muhasebe Muhasib
Süda
س د يSDY
Kendi kendine çobansız gezen hayvan. / Bir şeyi kendi kolayına bırakmak.
Aynı kökten:Süda
Terk
ت ر كTRK
Bırakma, salıverme, vazgeçme. Bakmama. İhmal etme.
Aynı kökten:metruk Metruke Metrukiyyet Tereke Terike Terekat Terk
Diyanet Meali:
İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.
75. KIYAME / 37-38-39
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
O,
• dökülen meniden bir nutfe değil miydi ?
• Sonra alaka oldu.
• Ardından halk etti ve sevva etti.
• Ardından, ondan da erkek ve dişi iki zevc kıldı.
Doğa/Yaşam KVN NT:F MNY MNY KVN A:LK: H:LK: SVY CA:L ZVC ZéKR eNSé .mid5135.ss75.as37.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xx**xDoğa/Yaşamxxalakxxxalakxx.ss75.as38.ss75.as39.x#kvn-kane#||#h:lk:-halk#||#mny-meni#||#nt:f-nutfe#||#svy-sevva#||#a:lk:-alaka#||#zékr-zeker#||#ensé-ünsa#||#zvc-zevc#||#ca:l-xxoxx#x#KVN#||#NT:F#||#MNY#||#MNY#||#KVN#||#A:LK:#||#H:LK:#||#SVY#||#CA:L#||#ZVC#||#ZéKR#||#eNSé#||#kvn-kane#||#h:lk:-halk#||#mny-meni#||#nt:f-nutfe#||#svy-sevva#||#a:lk:-alaka#||#zékr-zeker#||#ensé-ünsa#||#zvc-zevc#||#ca:l-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِيٍّ يُمْنَى * ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوَّى * فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى
E lem yeku nutfeten min menî yin yumnâ. * Summe kâne alakaten fe halaka fe sevvâ. * Fe ceale minhuz zevceyniz zekere vel unsâ.
Alak
Alaka
ع ل قA:LK:
Bir işe başlayıp o işe devamlı olmak (Sevgi ve muhabbet içerir). Bir şeye ilişip tutulmak. Bir şeyin en iyi hali. Aşk ve muhabbet eylemek. Kan. Kızıl veya koyu ve uyuşuk kan. Pıhtılaşmış kan. Kadının gebe kalması. Yapışkan veya ilişken nesne, sakız. Yapışkan, balçık ve çamur. Hayvanat. Sülük.
Aynı kökten:Alak Alaka Ilk Alâk İ'lak İ'tilak Milak Muallak
Ünsa
ا ن ثeNSé
Dişi.
Çğl.İnas
Aynı kökten:Inas Mi'nas Ünsa İnas Ünuset
halk
halak
خ ل قH:LK:
Yaratmak. İcad. Örneği ve benzeri olmayan bir şeyi yaratmak, ibdâ' eylemek. Bir şeyi yumuşatıp düzleştirmek. Halk, toplum.
Aynı kökten:Halak Halık Halıkıyyet halkiyet halk halak Hallak Haluk hilkat Hulk Ahlak Ihtilak Tahlik
kontrol-giriş
Aynı kökten:
meni
م ن يMNY
Sperm. Semen. Erkek veya dişinin bel suyu. Döl suyu. Sperma.
Aynı kökten:emani meni Münye Mütemenna Mütemenni Temenni Temenniyât Ümniyye
nutfe
ن ط فNT:F
Duru ve saf su. Meni. Rahimde iki yarım ve ayrı cinsten hücrelerin birleşmişi. Taşmış, dökülmüş su. Deniz.
Çğl.NitafÇğl.Nutuf
Aynı kökten:nutfe Nitaf Nutuf
sevva
س و يSVY
Seviye. Seviyeleme. Seviyelendiren, düzelten. Doğruya götüren.
Aynı kökten:istiva Masiva müsavi Mütesavi Mütesevvi Seva Seviyy seviye Seviyye sevva Siva Tesavi tesviye
Zevc
ز و جZVC
Çeşit. Tür. / Sınıf. Cins. / Bir şeyi tamamlayan, bütünleyen, noksanlarını ikmal şeyler. / En az iki şeyden meydana gelen. Bunların her biri. // Karı ve kocanın herbiri.
Dşl.ZevceÇğl.ZevceynÇğl.zevcatÇğl.Ezvac
Aynı kökten:İzdivac Mütezevvic Mütezevvicîn Müzavece Müzevvec Tezevvüc Tezevvücât Tezvic Zevc Zevce Zevceyn zevcat Ezvac
zeker
ذ ك رZéKR
Erkek. Erkeklik organı.
Çğl.ZükrânÇğl.ZükurÇğl.Zikâre
Aynı kökten:İstizkâr Mezkûr mezkur Müstezkir Mütezekkir müzakere Müzakerat müzekker müzekkere Müzekkire Müzekkir Müztekir Müddekir tezekkür Tezekkürât tezkere Tezkire Tezakir Tezkir Zâkir zakir Zâkirûn Zâkire zeker Zükrân Zükur Zikâre zikr zikir ezkar zikra
Diyanet Meali:
O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi? Sonra bu, bir “alaka” oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi. Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.
75. KIYAME / 40
Surede Toplam Ayet: 40
Kitap Sırası: 75
Nüzul Sırası: 31
Sayfa: 577
Cüz: 29
Nüzul Yeri: MEKKE
Bunlar, mevt olanı hayy etmeye kadir olmak değil midir!
Esma-ül Hüsna LYS K:DR HYY MVT .mid5136.ss75.as40.saKIYAME.ns31.nyMEKKE.cs29.syf577.sure.75.xxxEsma-ül Hüsnax#lys-leyse#||#k:dr-kadir#||#hyy-hayy#||#mvt-mevt#x#LYS#||#K:DR#||#HYY#||#MVT#||#lys-leyse#||#k:dr-kadir#||#hyy-hayy#||#mvt-mevt#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
أَلَيْسَ ذَلِكَ بِقَادِرٍ عَلَى أَن يُحْيِيَ الْمَوْتَى
E leyse zâlike bi kâdirin alâ en yuhyiyel mevtâ.
hayy
ح ي يHYY
Nefes alıp vermeler, hareketler, dirilikler. Diri, canlı, sağ. Bir şeyi cem' ve ihraz eylemek. El Hayy : Hayatın umumiyeti, hayat fiili.
Çğl.Ahyâ
Aynı kökten:hayat Hayatiyet hayvan Hayevan Hayvanat hayy Ahyâ Hayyâkallah Hayye Hayy-ul Kayyum Hz. Yahya ihya İstihya mahya muhyi tahiyyatü Tahiyye Tehiyye Tahiyyat Haya İstihya Müstahyi Hayyat Hayyatîn Hayye Hayyât
kadir
ق د رK:DR
Bir işi yapmaya gücü yeten. Mukaddir. Muktedir. Kudreti mutlak olan ve her hususa muktedir olan. El Kadir : Muhakkak becermek. Muktedirde becermiş olmak. Kudret. Kudret sâhibi ve herşeye kudreti yeten. Nihayetsiz kudret sahibi.
Aynı kökten:Akder İkdar İktidar kader kadir Kadr Kıdr Kudur kudret Akdar Makderet makdur Makdurat Mikdar mukadder Mukadderat Mukaddir Mukaddirîn muktedir Muktedirîn takdir Tekadir
Leyse
ل ي سLYS
Olmadı (meâlinde fiil-i müşebbehtir)
Aynı kökten:Elest Elleys Eys Hz. İlyas leys layese Leyse
mevt
م و تMVT
Dünya yaşantısının yüklediği görevlerden paydos olma hali.
Aynı kökten:İmate memat Memut Men'a Men'at Menaî Menie Meniyye Mevat mevt meyyit Meyt mevta emvat muvat Müvat mümit Temavüt
Diyanet Meali:
Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?