DuruMeal - Orjinal Kelimeleri ile Kelam-ı Kadim Okuma
Sıra Numarası... Sure: Ayet: DuruMeal'de Ara: Açıklamalı DuruMeal Sayfası
��NF��TAR SURES��

SUREMEAL
Rahman, Rahim ALLAH adına!
.mid5262.ss82.as.saİNFİTAR.ns82.ny.cs30.syf586.sure.82.xxxxx
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm.
82. İNFİTAR / 1-2-3-4-5
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
• Sema fatr olduğunda
• ve kevkebler nesr edildiklerinde
• ve bahrlar fecr ettirildiğinde
• ve kabirler baseret olduğunda
nefs takdim ettiği ve tehir ettiği şeylere alimdir!
Ahiret SMV FT:R KVKB NSéR BHR FCR K:BR BA:SéR A:LM NFS K:DM eH:R .mid5263.ss82.as1.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretx.ss82.as2.ss82.as3.ss82.as4.ss82.as5.x#eh:r-ahhar#||#smv-sema#||#a:lm-alim#||#nfs-nefs#||#ft:r-fatr#||#nsér-nesr#||#kvkb-kevkeb#||#bhr-bahr#||#fcr-fecr#||#ba:sér-baseret#||#k:br-kabir#||#k:dm-takdim#x#SMV#||#FT:R#||#KVKB#||#NSéR#||#BHR#||#FCR#||#K:BR#||#BA:SéR#||#A:LM#||#NFS#||#K:DM#||#eH:R#||#eh:r-ahhar#||#smv-sema#||#a:lm-alim#||#nfs-nefs#||#ft:r-fatr#||#nsér-nesr#||#kvkb-kevkeb#||#bhr-bahr#||#fcr-fecr#||#ba:sér-baseret#||#k:br-kabir#||#k:dm-takdim#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِذَا السَّمَاء انفَطَرَتْ * وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انتَثَرَتْ * وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ * وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ * عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
İzes semâunfetaret. * Ve izel kevâkibunteseret. * Ve izel bihâru fucciret. * Ve izel kubûru bu’siret. * Alimet nefsun mâ kaddemet ve ahharet.
alim
ع ل مA:LM
İlim sahibi. Bilen, bilgili. / Çok bilen. El Alim : İlim, bilme fiili. İnsanda tabii ilim vardır. Bunu, etkiler yüzünden kaybeder. Sonra bu tabii ilmine ulaşmak için, dışarıdan aşılama ilimler alır. Öğrenme denir ismine. Bunların hepsi ALLAH'ın alim fiilidir.
Aynı kökten:alim ilm ilim Ulum isti'lam Ma'lum Ma'lumat muallim müteallim taallüm talim Tealüm alem Alemin alamet a'lem A'lam ma'lem Maâlim mu'lem
Ba'seret
ب ع ث رBA:SéR
alt-üst olmak. İnkılâb. Karıştırma. Bulandırma. Meydana çıkma. Kirli leke. Dikkatle teftiş etme. Keşif ve istihrac etme. Perâkende edip dağıtma.
Aynı kökten:Ba'seret
bahr
bahir
ب ح رBHR
Deniz. Büyük göl veya nehir. Yarmak, yırtmak. Çok yürüyen at. İyi kimse. Deve hastalığı.
Çğl.BihârÇğl.EbhârÇğl.Buhur
Aynı kökten:Bâhire bahr bahir Bihâr Ebhâr Buhur bahri bahriye Bahriyyun ibhar İstibhar müstebhir Mütebahhir Mütebahhirîn tebahhur
kontrol-giriş
Aynı kökten:
fecr
fecir
ف ج رFCR
Çatlama, yarılma. (Su) Akma. (Tanyeri) Ağarma. Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. Günah işlemek. Fücur ve fısk işlemek. Yalan söylemek. İsyan ve muhalefet eylemek. Haktan sapmak. Meyletmek. Söğmek. Bühtan eylemek.
Aynı kökten:fecr fecir İfcar İnficar mütefeccir Salatül fecr tefeccür Tefeccürât Facir Facire Fecere Füccar Fücur
Fatr
ف ط رFT:R
Bir şeye başlamak. / İcab eylemek. / Yarık, çatlak. Yarmak. / Yaratmak. / Oruç tutanın orucunu açması.
Aynı kökten:Fatır Futur Fâtır Fatr Fatur Fetur Fıtr Fıtra Fitre fıtrat Fıtrî İd-i Fıtr iftar İftariyye infitar Mefatır Muftır Munfatır Münfatır
Kabr
Kabir
ق ب رK:BR
Mezar. Merkad. Ölünün toprağa gömüldüğü yer.
Çğl.KuburÇğl.Makabir
Aynı kökten:Kabr Kabir Kubur Makabir Makber Mekabir Makbur
takdim
ق د مK:DM
Arzetmek. Sunmak. Küçük bir kimseyi yaş, amel, mevki ve takva itibariyle büyük bir kimse ile tanıştırmak. Öne geçirmek, bir şeyi başka bir şeyden önde tutmak. Bir büyüğün önüne geçip bir şey vermek.
Çğl.Takdimât
Aynı kökten:Akdem İkdam İkdamat İstikdam kadem akdam Kademe Kademiyye kadim kudema kıdem Kuddam Kudum Kudumiyye Makdem Makadim Mâtekaddem Mikdam Makadim Mukaddema Mukaddemat Mukaddeme mukaddim Mukaddime Mukaddimat Mukdim Müstakdim Mütekaddim Mütekaddimîn mütekadim Takadüm Tekadüm takdim Takdimât Takdime Tekadim tekaddüm Takaddüm
Kevkeb
ك و ك بKVKB
Yıldız. Parıldamak.
Çğl.Kevakib
Aynı kökten:Kevkeb Kevakib Kevkebe Kevkebî Mükevkeb
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
nesr
nesir
ن ث رNSéR
Çoğaltmak, saçmak, yaymak. / serpmek, acele etmek veya hızlı olmak. / Manzum olmayan söz veya yazı.
Çğl.nüsur
Aynı kökten:İntisar mensur müntesir mütenasir nesr nesir nüsur nüsur
sema
س م وSMV
Gök yüzü. Asuman. Gök. / Her şeyin sakfı. / Gölgelik. Bulut ve emsali örtü. / İnsanda duygu merkesinin derinlikleri. İnsanın Allah ile irtibat kurduğu nokta.
Çğl.semavat
Aynı kökten:adına isim esma esami İsma müsemma Müsemmeyat Mütesemmi sema semavat Semave semavi Semaviyyât Semiy Semiyye Semüvv sümüv Tesemmi
Diyanet Meali:
Gök yarıldığı zaman, Yıldızlar saçıldığı zaman, Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman, Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.
82. İNFİTAR / 6-7-8
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Ey İnsan!
• Seni halk eden...
• ve ardından seni sevva eden…
• ve ardından seni adl eden…
• dilediği surette seni terkib eden…
kerim Rabbine, seni garr eden nedir?
Doğa/YaşamAhiret eNS G:RR RBB KRM H:LK: SVY A:DL S:VR ŞYe RKB .mid5264.ss82.as6.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xx**xDoğa/YaşamxAhiretxxinsanxalakxx.ss82.as7.ss82.as8.x#şye-şae#||#rbb-rabb#||#h:lk:-halk#||#ens-insan#||#g:rr-garr#||#krm-kerim#||#a:dl-adl#||#svy-sevva#||#rkb-terkib#||#s:vr-suret#x#eNS#||#G:RR#||#RBB#||#KRM#||#H:LK:#||#SVY#||#A:DL#||#S:VR#||#ŞYe#||#RKB#||#şye-şae#||#rbb-rabb#||#h:lk:-halk#||#ens-insan#||#g:rr-garr#||#krm-kerim#||#a:dl-adl#||#svy-sevva#||#rkb-terkib#||#s:vr-suret#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ * الَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّاكَ فَعَدَلَكَ * فِي أَيِّ صُورَةٍ مَّا شَاء رَكَّبَكَ
Yâ eyyuhel insânu mâ garreke bi rabbikel kerîm(kerîmi). * Ellezî halakake fe sevvâke fe adelek(adeleke). * Fî eyyi sûretin mâ şâe rekkebek(rekkebeke).
Adl
ع د لA:DL
Hakkaniyet. Adâlet üzere oluş. Cevr ve zulüm etmeyip nefislerde ve akıllarda istikameti kaim ve mâlum olan emir ve hâleti icra etmek. Doğruluk. Her şeyi yerli yerince yapmak, beraber etmek. El Adl : ALLAH'ın adalet fiili. ALLAH herşeyde adildir. Biz adaletsiz görürsek bu bizim bakışımızın yanlışlığındandır.
Aynı kökten:adalet A'del Adil Udul Âdil Âdile Adl Adlî adliye Muadele Muadelat Muadelet Muadil Müteadil Ta'dil Ta'dilat Teadül Teâdülât
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Garr
غ ر رG:RR
Beyhude ve bâtıl şey. Gafil adam. Aldatan. Kuyu kazan. Aldatmak. Hırsa düşmek. Alnında dirhemden büyücek beyazlık bulunan at.
Aynı kökten:Garr Garre Garur Gurur İgrar İgtirar Magrur Mağrur Tagrir Tagrirât Tegarrür
halk
halak
خ ل قH:LK:
Yaratmak. İcad. Örneği ve benzeri olmayan bir şeyi yaratmak, ibdâ' eylemek. Bir şeyi yumuşatıp düzleştirmek. Halk, toplum.
Aynı kökten:Halak Halık Halıkıyyet halkiyet halk halak Hallak Haluk hilkat Hulk Ahlak Ihtilak Tahlik
Kerim
ك ر مKRM
Takdir edilerek kabul görmüş olan ikram. / Şerefli. Güzide, seçkin, kıymetli şey. El Kerim : İkram fiili.
Dşl.KerimeÇğl.EkarimÇğl.Kiram
Aynı kökten:ekrem ikram İkramat ikramiye İstikram Keramet kerem Kerim Kerime Ekarim Kiram Mekreme Mikram mükerrem mükrem mükrim tekrim
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Terkib
ر ك بRKB
Birkaç şeyin beraber olması. Birkaç şeyin karıştırılması ile meydana getirilmek. Birbirine karıştırılmış maddeler.
Çğl.TerkibatÇğl.Terakib
Aynı kökten:İrkâb İrkâben Merkeb Merakib Merkub Müterakib Rakib Rükban Rükkab Rakiben Rekb Rekub Rikâb Rüküb Rikâbî Rükub Mürekkeb Mürekkebât Mürekkib Müterekkib Terekküb Terkib Terkibat Terakib
Suret
ص و رS:VR
Biçim, görünüş. Kılık. Tarz. Yol. Gidiş. Hal. Tasvir. Dıştan görünen şekil. Çare. Kıyamet günü İsrafil Aleyhisselâm'ın çalacağı boru. Boynuzdan yapılan av düdüğü.
Çğl.SurÇğl.Suver
Aynı kökten:Musavver Musavvir Musavvire Mutasavver Mutasavvir Suret Sur Suver Surî Tasavvur Tasavvurat Tasvir Tasvirat Tesavir
sevva
س و يSVY
Seviye. Seviyeleme. Seviyelendiren, düzelten. Doğruya götüren.
Aynı kökten:istiva Masiva müsavi Mütesavi Mütesevvi Seva Seviyy seviye Seviyye sevva Siva Tesavi tesviye
şae
ش ي اŞYe
Diledi, istedi, murad eyledi.
Aynı kökten:inşallah maşallah meşaet şae şey Eşya teşyie uşeyya
Diyanet Meali:
Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
82. İNFİTAR / 9
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır, bilakis!
Siz dininize kizb ediyorsunuz!
Ahiret KZéB DYN .mid5265.ss82.as9.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretxxxvaadxxhaberxxx#dyn-din#||#kzéb-kizb#x#KZéB#||#DYN#||#dyn-din#||#kzéb-kizb#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدِّينِ
Kellâ bel tukezzibûne bid dîn(dîni).
din
د ي نDYN
Din; ALLAH ile halkettikleri arasında ki münasebetin düzeni, nizamıdır.
Çğl.Edyan
Aynı kökten:Âdine din Edyan diyanet Ladinî mütedeyyin Deyn Düyun İdane İstidane Medîn Müstedîn Tedeyyün
kizb
ك ذ بKZéB
Yalan. Yalan söyleme. Uydurma söz, asılsız kelam.
Çğl.Ekazib
Aynı kökten:Ekzeb Kâzib Kâzibe kezub Kezeb kezzab kizb Ekazib Mekzebe Mekzube Mükâzebe Mükezzib Tekâzüb tekzib Ükzube
Diyanet Meali:
Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.
82. İNFİTAR / 10-11-12
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak sizin üzerinize elbette hıfz edici, kerim katibler vardır! Onlar fail olduklarınıza alimdirler.
Ahiret HFZ: KRM KTB A:LM FA:L .mid5266.ss82.as10.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretx.ss82.as11.ss82.as12.xxxvaadxxhaberxxx#ktb-katib#||#a:lm-alim#||#hfz:-hıfz#||#krm-kerim#||#fa:l-xxoxx#x#HFZ:#||#KRM#||#KTB#||#A:LM#||#FA:L#||#ktb-katib#||#a:lm-alim#||#hfz:-hıfz#||#krm-kerim#||#fa:l-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظِينَ * كِرَامًا كَاتِبِينَ * يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ
Ve inne aleykum le hâfızîn(hâfızîne). * Kirâmen kâtibîn(kâtibîne). * Ya’lemûne mâ tef’alûn(tef’alûne).
alim
ع ل مA:LM
İlim sahibi. Bilen, bilgili. / Çok bilen. El Alim : İlim, bilme fiili. İnsanda tabii ilim vardır. Bunu, etkiler yüzünden kaybeder. Sonra bu tabii ilmine ulaşmak için, dışarıdan aşılama ilimler alır. Öğrenme denir ismine. Bunların hepsi ALLAH'ın alim fiilidir.
Aynı kökten:alim ilm ilim Ulum isti'lam Ma'lum Ma'lumat muallim müteallim taallüm talim Tealüm alem Alemin alamet a'lem A'lam ma'lem Maâlim mu'lem
Hıfz
ح ف ظHFZ:
Saklama. Koruma. Siyanet. Muhafaza. Ezber etmek. Hatırda tutmak. Kur'an'ı ezberde tutmak.
Aynı kökten:Hâfız Huffaz Hafaza Hâfıza Hafîziyyet Hıfz İstihfaz Mahfaza Mahfuz Muhafaza Muhafazat Muhafız Muhafızîn Müstahfaz Müstahfazin Mütehaffız Mütehaffızîn
Kerim
ك ر مKRM
Takdir edilerek kabul görmüş olan ikram. / Şerefli. Güzide, seçkin, kıymetli şey. El Kerim : İkram fiili.
Dşl.KerimeÇğl.EkarimÇğl.Kiram
Aynı kökten:ekrem ikram İkramat ikramiye İstikram Keramet kerem Kerim Kerime Ekarim Kiram Mekreme Mikram mükerrem mükrem mükrim tekrim
katib
ك ت بKTB
Yazan, yazıcı, kitâbet eden. Katib. Usta yazıcı.
Çğl.Ketebe
Aynı kökten:iktab İktab İstiktab katib Ketebe Ketb kitab Kütüb kitabe kitabet Kitbe mekteb Mekâtib mektub Mekâtîb Mektubat Mukteb Mekâtib Mükâtebe Mükâtib
Diyanet Meali:
Hâlbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
82. İNFİTAR / 13
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak, berr olanlar elbette naimdedirler.
Ahiret BRR NA:M .mid5267.ss82.as13.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretx#brr-berr#||#na:m-naim#x#BRR#||#NA:M#||#brr-berr#||#na:m-naim#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِنَّ الْأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
İnnel ebrâre lefî naîm(naîmin).
Berr
barr
ب ر رBRR
İyilik ve ihsan edici, muhsin. Sözünde duran. Takvâ ehli olan, her çeşit günahlardan sakınan. Çok hayır sahibi. Özü sözü doğru olan, hamiyetli. Dindar ve temiz kimse. Susuz, kuru yerler. Toprak. Yeryüzü, yer. El Berr : Mütemadiyyen beraberlik fiili.
Çğl.EbrârÇğl.Berere
Aynı kökten:Berr barr Ebrâr Berere birr Eberr Meberre Meberrât Teberrü' Berranî Berren Berrî Berriye
Naim
ن ع مNA:M
Bol miktardaki nimet. Bolluk ve bahtiyarlık içinde yaşayış. Nizam-ü hal ve mal. Cennet'in sekiz kısmından dördüncü tabakası. // Taze, körpe. Kılçıksız, yumuşak, kemiksiz. Etli sebze.
Aynı kökten:En'am En'amte İn'am İn'amat İname Min'am Müna'am Mün'am Mün'im Mütena'im Mütena'imîn Naim Naime Na'ma Na'me Nami Namiye Neam Niam Nu'man Neame Neamât Nemat Enmut Nimât Ne'me Nağme Nağamât Nı'me Niam Ni'me Ni'met Neama' En'üm Niam Nu’ame Nu'm Nu'man Nuumet Tan'im Ten'im
Diyanet Meali:
Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler.
82. İNFİTAR / 14-15
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak, facirler elbette cahimdedirler. Din yevminde ona saly edilecekler.
Ahiret FCR CHM S:LY YVM DYN .mid5268.ss82.as14.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretxxcehennemxyevmxx.ss82.as15.x#yvm-yevm#||#chm-cahim#||#fcr-facir#||#s:ly-saly#||#dyn-din#x#FCR#||#CHM#||#S:LY#||#YVM#||#DYN#||#yvm-yevm#||#chm-cahim#||#fcr-facir#||#s:ly-saly#||#dyn-din#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَإِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ * يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدِّينِ
Ve innel fuccâre lefî cahîm(cahîmın). * Yaslevnehâ yevmed dîn(dîni).
Cahim
ج ح مCHM
Çok sıcak yer. Şiddetli ve kat kat birbiri üzerine yanan ateş. Çukur yerde yanan ateş. Cehennem'in bir tabakası.
Aynı kökten:Cahim Cahme cehennem cehnam Cihnam
din
د ي نDYN
Din; ALLAH ile halkettikleri arasında ki münasebetin düzeni, nizamıdır.
Çğl.Edyan
Aynı kökten:Âdine din Edyan diyanet Ladinî mütedeyyin Deyn Düyun İdane İstidane Medîn Müstedîn Tedeyyün
Facir
ف ج رFCR
Haktan sapan. Haram ve günaha dalmış kötü insan. Günahı bilerek işleyen.
Dşl.FacireÇğl.FecereÇğl.Füccar
Aynı kökten:fecr fecir İfcar İnficar mütefeccir Salatül fecr tefeccür Tefeccürât Facir Facire Fecere Füccar Fücur
Saly
ص ل يS:LY
Ateşe girmek. Tutuşturmak. Ateşte pişirmek. Sıkıntı çekerek yanmak.
Aynı kökten:Saly Tasalli
Yevm
ي و مYVM
Gün. Yirmidört saatlik zaman. Sene. Asır. Devir. Devre. Süreç.
Çğl.eyyam
Aynı kökten:El yevm Eyyam EYYAMÜL USBÜ' Külle yevm Müyaveme Yevm eyyam Yevmî Yevmiye
Diyanet Meali:
Şüphesiz, günahkârlar da cehennemdedirler. Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
82. İNFİTAR / 16
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Onlar ondan gayb değiller.
Ahiret G:YB .mid5269.ss82.as16.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretx#g:yb-gayb#x#G:YB#||#g:yb-gayb#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبِينَ
Ve mâ hum anhâ bi gâibîn(gâibîne).
gayb
gaib
غ ي بG:YB
Gizli olan. Görünmeyen. Göz önünde bulunmayan, hazırda olmayan. Görünmeyen alem. Belirsiz. Güman. Hislerle veya akıl ile bilinmeyen şey. Kaybolmuş olan. Gr: Üçüncü şahıs, hazırda olmayan kimse.
Çğl.Guyub
Aynı kökten:gayb gaib Guyub Gaybet Gaybî Gaybubet gayyib Gayub Gayâb Gaybe gıyab Gıybet İgtiyab Magib Mugayebe Mugayyeb Mugayyebât Mugtab Mütegayyib Mütegayyibe Tagayyüb Tegayyüm Tegayyümât
Diyanet Meali:
Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
82. İNFİTAR / 17-18-19
Surede Toplam Ayet: 19
Kitap Sırası: 82
Nüzul Sırası: 82
Sayfa: 586
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
"Din yevmi"nin ne olduğunu sana idra ettiren nedir?
Sonra... nedir "Din yevmi"nin ne olduğunu sana idra ettiren!?
Nefsin, nefs için bir şey temlik etmediği yevmdir!
İzin yevminde, emir, ALLAH'ındır.
AhiretDin Yevmi DRY YVM DYN DRY YVM DYN YVM MLK NFS NFS ŞYe eMR .mid5270.ss82.as17.saİNFİTAR.ns82.nyMEKKE.cs30.syf586.sure.82.xxxAhiretxDin Yevmixxyevmxyevmxyevmxx.ss82.as18.ss82.as19.xxxvaadxxhaberxxx#şye-şey#||#emr-emir#||#yvm-yevm#||#nfs-nefs#||#dyn-din#||#dry-idra#||#mlk-temlik#x#DRY#||#YVM#||#DYN#||#DRY#||#YVM#||#DYN#||#YVM#||#MLK#||#NFS#||#NFS#||#ŞYe#||#eMR#||#şye-şey#||#emr-emir#||#yvm-yevm#||#nfs-nefs#||#dyn-din#||#dry-idra#||#mlk-temlik#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ * ثُمَّ مَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ * يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْئًا وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ
Ve mâ edrâke mâ yevmud dîn(dîni). * Summe mâ edrâke mâ yevmud dîn(dîni). * Yevme lâ temliku nefsun li nefsin şey’â(şey’en), vel emru yevmeizin lillâh(lillâhi).
İdra
د ر يDRY
Bildirmek. Bildirilmek. Def etmek.
Aynı kökten:İdra Müdrî
din
د ي نDYN
Din; ALLAH ile halkettikleri arasında ki münasebetin düzeni, nizamıdır.
Çğl.Edyan
Aynı kökten:Âdine din Edyan diyanet Ladinî mütedeyyin Deyn Düyun İdane İstidane Medîn Müstedîn Tedeyyün
emir
ا م رeMR
Emredici olan. Seyyid. Şerif. Yüksek rütbeli zabit. Bir memleketin, bir aşiretin veya kabilenin reisi. Büyük ve meşhur bir soydan gelen. Hz.Peygamber'in (A.S.M.) soyundan gelen. Zengin.
Çğl.Ümera
Aynı kökten:Âmir amir Âmire Emaret emir Ümera emr emir Evamir Umur imra Me'mur memur Teemmür Te'mir
Temlik
م ل كMLK
Mal sahibi etmek. Birine mülkü kazandırmak, sahib etmek. Mülk olarak vermek.
Aynı kökten:İmlak İstimlak malik Malik-ül Mülk melek Meleke Melekât Melaike melekut melik melike Mülûk Melk Memleket Memâlik Memluk mülk milk Emlak Mülket Mülkiye Mülkiyet Mümellek Müstemlek Müstemleke Mütemalik Mütemellik Temellük Temlik
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
Yevm
ي و مYVM
Gün. Yirmidört saatlik zaman. Sene. Asır. Devir. Devre. Süreç.
Çğl.eyyam
Aynı kökten:El yevm Eyyam EYYAMÜL USBÜ' Külle yevm Müyaveme Yevm eyyam Yevmî Yevmiye
şey
ش ي اŞYe
Nesne, şey. İstemek, dilemek.
Çğl.Eşya
Aynı kökten:inşallah maşallah meşaet şae şey Eşya teşyie uşeyya
Diyanet Meali:
Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır.