DuruMeal - Orjinal Kelimeleri ile Kelam-ı Kadim Okuma
Sıra Numarası... Sure: Ayet: DuruMeal'de Ara: Açıklamalı DuruMeal Sayfası
��N����KAK SURES��

SUREMEAL
Rahman, Rahim ALLAH adına!
.mid5285.ss84.as.saİNŞİKAK.ns83.ny.cs30.syf588.sure.84.xxxxx
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm.
84. İNŞİKAK / 1-2
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 588
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Sema şakk ediliğinde…
Rabbine ezan edilmiştir ve hakikat ortaya çıkarılmıştır!
Ahiret SMV ŞK:K: eZéN RBB HK:K: .mid5286.ss84.as1.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretx.ss84.as2.x#smv-sema#||#rbb-rabb#||#hk:k:-hukkat#||#şk:k:-şakk#||#ezén-ezan#x#SMV#||#ŞK:K:#||#eZéN#||#RBB#||#HK:K:#||#smv-sema#||#rbb-rabb#||#hk:k:-hukkat#||#şk:k:-şakk#||#ezén-ezan#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِذَا السَّمَاء انشَقَّتْ * وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
İzes semâunşakkat. * Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
ezan
izan
ا ذ نeZéN
Bildirmek. Salat vaktini duyurma, ilan.
Aynı kökten:ezan izan izn izin Me'zene Meâzin Me'zun Me'zunîn Me'zuniyet Müezzin Müezzinîn müste'zen müste'zin Te'zin üzn Azan
kontrol-giriş
Aynı kökten:
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
sema
س م وSMV
Gök yüzü. Asuman. Gök. / Her şeyin sakfı. / Gölgelik. Bulut ve emsali örtü. / İnsanda duygu merkesinin derinlikleri. İnsanın Allah ile irtibat kurduğu nokta.
Çğl.semavat
Aynı kökten:adına isim esma esami İsma müsemma Müsemmeyat Mütesemmi sema semavat Semave semavi Semaviyyât Semiy Semiyye Semüvv sümüv Tesemmi
şakk
ش ق قŞK:K:
Yarık, çatlak. Yarılma, çatlama. / Yırtılma. Yırtma. / Kırma. Zorlanma, zorluk. / Eziyetli, zahmet verici, güç.
Aynı kökten:eşakk İnşikak iştikak Meşâkka meşakkat Meşâkk Münşakk şakk şık Şikak Teşakk teşakkuk teşkik
Diyanet Meali:
Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
84. İNŞİKAK / 3-4-5
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 588
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Arz medd edildiğinde… içindekiler ilka edildiğinde ve tahalli edildiğinde…
Rabbine ezan edilmiştir ve hakikat ortaya çıkarılmıştır!
Ahiret eRD: MDD LK:Y H:LV eZéN RBB HK:K: .mid5287.ss84.as3.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretx.ss84.as4.ss84.as5.x#erd:-arz#||#rbb-rabb#||#hk:k:-hukkat#||#mdd-medd#||#lk:y-ilka#||#h:lv-tahalli#||#ezén-ezan#x#eRD:#||#MDD#||#LK:Y#||#H:LV#||#eZéN#||#RBB#||#HK:K:#||#erd:-arz#||#rbb-rabb#||#hk:k:-hukkat#||#mdd-medd#||#lk:y-ilka#||#h:lv-tahalli#||#ezén-ezan#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ * وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ * وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
Ve izel ardu muddet. * Ve elkat mâ fîhâ ve tehallet. * Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
arz
erz
ا ر ضeRD:
İnsanın Allah'tan aldığı emri uyguya aldığı nokta. Aşağı. Toprak. Zemin. Yeryüzü. Dünya. Memleket, ülke. Küre. İklim. Davarın ayağının altı.
Çğl.ArzînÇğl.ArâziÇğl.Eradîn
Aynı kökten:arz erz Arzîn Arâzi Eradîn Arzî Arziye
ezan
izan
ا ذ نeZéN
Bildirmek. Salat vaktini duyurma, ilan.
Aynı kökten:ezan izan izn izin Me'zene Meâzin Me'zun Me'zunîn Me'zuniyet Müezzin Müezzinîn müste'zen müste'zin Te'zin üzn Azan
Tahalli
خ ل وH:LV
Boşalmak. Boş kalmak. Tenhaya çekilmek. Yalnız kalmak. Eskide kalmak. Gelip geçmek.
Aynı kökten:Halâ' Halevat Hali Ahliya Haliyen Haliyye Halle halvet Hilv Hulüv Hulu Ihla' İhla Tahalli Tahliye Tehi
kontrol-giriş
Aynı kökten:
İlka'
ل ق يLK:Y
Koymak, bırakmak. Terk etmek. Öne atmak.
Çğl.İlkaat
Aynı kökten:İlka' İlkaat İltika İstilka' lika mülaki mülteki Mütelaki Mütelakki Telak telaki Telakki Telakkiyât Tilka'
Medd
م د دMDD
Uzatma, çekme. Yayma ve döşeme. Çoğaltmak. Vermek, sunmak. Bir şeye dikkatlice bakmak. Nihayet, son. Sönmek. Bir şeyi söndürmek. Yardım etmek, mühlet vermek. Yâr ve yâver olmak. Tarlaya fışkı ve gübre dökmek. Sel suyu.
Aynı kökten:Emedd İmdad İstimdad Madde Mevadd Ma'dudat Medd Meded medet Medid Memdud Memedd Midad Midadiye Müdd Müdded Mümedd Mümedded Mümidd Müstemedd Temdid Temeddüd
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Diyanet Meali:
Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman, Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)
84. İNŞİKAK / 6
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 588
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Ey İnsan!
Muhakkak sen, Rabbine kedh ederek, kedh etmektesin.
Artık O'na mülaki olacaksın!
Ahiret eNS KDH RBB KDH LK:Y .mid5288.ss84.as6.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretxxinsanxxxxvaadxxhaberxxx#rbb-rabb#||#ens-insan#||#kdh-kedh#||#lk:y-mülaki#x#eNS#||#KDH#||#RBB#||#KDH#||#LK:Y#||#rbb-rabb#||#ens-insan#||#kdh-kedh#||#lk:y-mülaki#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Kedh
ك د حKDH
Amel. Güç ve kuvvetini sarfetme. Sa'y. Isırma, kaşıma veya yırtma ile hasıl olan iz.
Aynı kökten:Kedh Tekdih Tekedduh
mülaki
ل ق يLK:Y
Buluşan. Yüz yüze gelen. Görüşen. Kavuşan.
Aynı kökten:İlka' İlkaat İltika İstilka' lika mülaki mülteki Mütelaki Mütelakki Telak telaki Telakki Telakkiyât Tilka'
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Diyanet Meali:
Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.
84. İNŞİKAK / 7-8-9
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 588
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Kitabı, yemini ile verilen kimse… artık yakında, yesir hesabla hesaba çekilecek ve ehline sürur içinde inkılab edecek.
Ahiret eTY KTB YMN HSB HSB YSR K:LB eHéL SRR .mid5289.ss84.as7.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretx.ss84.as8.ss84.as9.x#ktb-kitab#||#ehél-ehil#||#k:lb-inkilab#||#ymn-yemin#||#ysr-yesir#||#hsb-hesab#||#srr-sürur#||#ety-xxoxx#x#eTY#||#KTB#||#YMN#||#HSB#||#HSB#||#YSR#||#K:LB#||#eHéL#||#SRR#||#ktb-kitab#||#ehél-ehil#||#k:lb-inkilab#||#ymn-yemin#||#ysr-yesir#||#hsb-hesab#||#srr-sürur#||#ety-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ * فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا * وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînih(yemînihî). * Fe sevfe yuhâsebu hısâben yesîrâ(yesîren). * Ve yenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ(mesrûren).
ehl
ehil
ا ه لeHéL
Yabancı olmayan, alışık olduğumuz. Dost, sahip, mensup. Evlâd, iyal. Kavm, müteallikat. Usta, muktedir ve becerikli. Halk, umum, nâs. Bir memleketin yerlileri, bir memlekette oturanlar, yaşayanlar.
Çğl.Ahali
Aynı kökten:ehl ehil Ahali Ehliyyet ehliyet Müste'hil
hesab
ح س بHSB
Hesab. Hesab etmek. Sanmak, zannetmek. Öyle kabul etmek. Ödenmesi gereken bedel.
Çğl.Hüsbân
Aynı kökten:Ahseb Hasb Haseb Hasbî Hasbüna Hasib hesab Hüsbân Husban İhsab İhtisab Mahsub Mahsubât Muhasebe Muhasib
kontrol-giriş
Aynı kökten:
kitab
ك ت بKTB
Ketb edilmiş olan.
Çğl.Kütüb
Aynı kökten:iktab İktab İstiktab katib Ketebe Ketb kitab Kütüb kitabe kitabet Kitbe mekteb Mekâtib mektub Mekâtîb Mektubat Mukteb Mekâtib Mükâtebe Mükâtib
Sürur
س ر رSRR
Sevinç. Neş'eli olmak.
Aynı kökten:İsrar Serire Serâir Sırr Sır Serair Meserret Mesarr Meserrat Mesrur Mesruriyet Sarr Serra Sirr Esrar Esirre Sürur Tesrir Tesrirât Serir Sürur Surre Surer
yemin
ي م نYMN
Kasem. Yemin, and. Mübarek. Sağ, sağ taraf, sağ el. Sözü Allah'ı zikrederek kuvvetlendirmek. El tutuşarak, Allah'a bağlılıklarını bildirerek, Allah'a ve birbirlerine söz vererek ahitleşmek. Fık: Zevcesi ölmüş er.
Çğl.EymanÇğl.Eymün
Aynı kökten:Eymen Eyamin Meymene Müsteymin Müteyemmen yemen yemin Eyman Eymün Yümn Yümün Yümna Yümnî
Yesir
ي س رYSR
Az şey, az, kalil. Kumarbaz. Kolay.
Aynı kökten:Eyser Yüsra Meysere Meyâsir Meysir Meyser Meysur Müsteyser müteyessir müyesser teysir Yesar Yesaret Yeser Yesir Yesr yüsr yüsür yüsret
Diyanet Meali:
Kime kitabı sağından verilirse, Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek, Sevinçli olarak ailesine dönecektir.
84. İNŞİKAK / 10-11-12-13-14-15
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 588
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Kitabı, zahrının verasından verilen kimse… artık yakında o, süburu davet edecek... ve saire saly olacak.
Muhakkak o, ehlinin arasında sürur içindeydi. Muhakkak o, havr etmeyeceğini zann etmekteydi.
Bilakis!
Muhakkak ki Rabbi kendisine basir olandır.
Ahiret eTY KTB VRY Z:HéR DA:V SéBR S:LY SA:R KVN eHéL SRR Z:NN HVR RBB KVN BS:R .mid5290.ss84.as10.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretx.ss84.as11.ss84.as12.ss84.as13.ss84.as14.ss84.as15.xxxkitabxxx#da:v-davet#||#kvn-kane#||#ktb-kitab#||#ehél-ehil#||#rbb-rabb#||#vry-vera#||#z:hér-zahr#||#sébr-sübur#||#sa:r-seir#||#s:ly-saly#||#srr-sürur#||#hvr-havr#||#z:nn-zann#||#bs:r-basir#||#ety-xxoxx#x#eTY#||#KTB#||#VRY#||#Z:HéR#||#DA:V#||#SéBR#||#S:LY#||#SA:R#||#KVN#||#eHéL#||#SRR#||#Z:NN#||#HVR#||#RBB#||#KVN#||#BS:R#||#da:v-davet#||#kvn-kane#||#ktb-kitab#||#ehél-ehil#||#rbb-rabb#||#vry-vera#||#z:hér-zahr#||#sébr-sübur#||#sa:r-seir#||#s:ly-saly#||#srr-sürur#||#hvr-havr#||#z:nn-zann#||#bs:r-basir#||#ety-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ * فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا * وَيَصْلَى سَعِيرًا * إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا * إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ * بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu verâe zahrih(zahrihî). * Fe sevfe yed’û subûrâ(subûren). * Ve yaslâ saîrâ(saîren). * İnnehu kâne fî ehlihî mesrûrâ(mesrûren). * İnnehu zanne en len yahûr(yahûra). * Belâ, inne rabbehu kâne bihî basîrâ(basîren).
Basir
ب ص رBS:R
Gören, görme duyusu çalışan. Basiret sahibi. Anlayışlı olan. Hakikatları anlayan. En iyi ve en çok anlayışlı. Kalb gözü ile gören. İt, köpek, kelp. El Basir : Her mahluk görür. Görme fiili.
Aynı kökten:basar Ebsâr Basir basiret Basair besaret İbsar İbtisar İstibsar Mubasara Mubsır Mubsırât Mütebassır Tabassur Tebsir
Da'vet
Dıayet
د ع وDA:V
Çağırma. / Ziyafet. / Bir fikri kabul ettirmek için deliller söylemek.
Aynı kökten:Bedduâ dai Duat Dâiye Da'vâ Deavi Da'vet Dıayet davetiye Dı've Dua duae Da'vat Ed'iye dua İddia İstid'a Med'uv Med'î Med'uvvîn Med'uvven Müddeâ Müddeayat Müddeî Tedaî
ehl
ehil
ا ه لeHéL
Yabancı olmayan, alışık olduğumuz. Dost, sahip, mensup. Evlâd, iyal. Kavm, müteallikat. Usta, muktedir ve becerikli. Halk, umum, nâs. Bir memleketin yerlileri, bir memlekette oturanlar, yaşayanlar.
Çğl.Ahali
Aynı kökten:ehl ehil Ahali Ehliyyet ehliyet Müste'hil
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
kitab
ك ت بKTB
Ketb edilmiş olan.
Çğl.Kütüb
Aynı kökten:iktab İktab İstiktab katib Ketebe Ketb kitab Kütüb kitabe kitabet Kitbe mekteb Mekâtib mektub Mekâtîb Mektubat Mukteb Mekâtib Mükâtebe Mükâtib
kontrol-giriş
Aynı kökten:
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Saly
ص ل يS:LY
Ateşe girmek. Tutuşturmak. Ateşte pişirmek. Sıkıntı çekerek yanmak.
Aynı kökten:Saly Tasalli
se'ir
س ع رSA:R
Tutuşmuş, alevli ateş.
Aynı kökten:Mütese'ir Sa'r Saur se'ir
Sürur
س ر رSRR
Sevinç. Neş'eli olmak.
Aynı kökten:İsrar Serire Serâir Sırr Sır Serair Meserret Mesarr Meserrat Mesrur Mesruriyet Sarr Serra Sirr Esrar Esirre Sürur Tesrir Tesrirât Serir Sürur Surre Surer
sübur
ث ب رSéBR
Helak, helaket. Mahvolmak. / Men olmak, kovulup sürülmek.
Aynı kökten:sübur
Vera
Very
و ر يVRY
Arkadan gelen. / Öte. / Başka taraf. / Arka, geri. / Torun. / Çakmaktan ateş çıkması. // Ateş yakmak. / Müphem olarak, müphem bir şekilde, bir şeyin başka bir şeymiş gibi yapılması. / Gizlemek, örtmek, bir şeyin arkasına örtmek, gizlemek. / Yardımcı, takipçi. / Hz. Musaya inzal olan Kanun Kitabı. // Arzı örten mahlukat. Yaratılmış olanlar. Halk. Mahluk. // Takvânın ileri derecesi. Bilmediği ve şüphe ettiğini öğrenip iyiye ve doğruya göre hareket edip bütün günahlardan çekinme hâleti.
Aynı kökten:ira Mütevari Tevari Vera Very
zahr
ظ ه رZ:HéR
Binek devesi. Kuş yeleklerinin kısa tarafı. Kara yolu. Sırt, arka. Yüksek yer. Kur'an'ın lâfz-ı şerifi. Haber.
Çğl.zuhurÇğl.ezhâr
Aynı kökten:.Zahir Azhar izhar mazhar Muzahhir Müstazhir Mustazhir Mütezahhir Mütezahir Müzaheret Muzahere müzahir Müzhir Salatüz zuhr Tazhir Tezahhür Tezahür Tezahürât Zahir zevahir zahr zuhur ezhâr zıhar Zuhr zuhur
Zann
ظ ن نZ:NN
Bir önermede, ihtimallerden birinin akıl yolu ile ağır basması ve bunun tercih edilmesi. Sübjektif kanaat. / Şüphe. / Zannetmek, sanmak. / Sezme. / Farkına varma.
Çğl.Zunun
Aynı kökten:Mazanne Mazınne Maznun Mutazanni Mutazannin Tazannün Zann Zunun Zânn Zannî
Diyanet Meali:
Fakat kime kitabı arkasından verilirse, “Helâk!” diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir. Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi. Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı. Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
84. İNŞİKAK / 16-17-18-19
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 589
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık Hayır!
Kasem ederim!
• Şafağa…
• ve geceye...
• ve vesk ettiği şeylere...
• ve vesk edildiğinde kamere!
Mutlaka siz, tabaka tabaka terkibleneceksiniz.
AhiretYemin K:SM ŞFK: LYL VSK: K:MR VSK: RKB T:BK: T:BK: .mid5291.ss84.as16.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf589.sure.84.xxxAhiretxYeminx.ss84.as17.ss84.as18.ss84.as19.x#lyl-leyl#||#k:mr-kamer#||#k:sm-kasem#||#şfk:-şafak#||#vsk:-vesk#||#rkb-terkib#||#t:bk:-tabaka#x#K:SM#||#ŞFK:#||#LYL#||#VSK:#||#K:MR#||#VSK:#||#RKB#||#T:BK:#||#T:BK:#||#lyl-leyl#||#k:mr-kamer#||#k:sm-kasem#||#şfk:-şafak#||#vsk:-vesk#||#rkb-terkib#||#t:bk:-tabaka#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ * وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ * وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ * لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
Fe lâ uksimu biş şefak(şefakı). * Vel leyli ve mâ vesak(vesaka). * Vel kameri izet tesak(tesaka). * Le terkebunne tabakan an tabakın.
kamer
ق م رK:MR
Ay. Ay ışığında uyumayıp uyanık durmak.
Çğl.Akmar
Aynı kökten:kamer Akmar Mukmir Mukmire
Kasem
ق س مK:SM
Yemin. Ahdetme.
Çğl.Kasemât
Aynı kökten:iksam İstiksam Kasame Kasem Kasemât Maksum Muksem Muksim Müstaksim İktisam İstiksam Kısm Kısım Aksam Kısmet Mukassim Münkasım Müstaksim Mütekasim Taksim Tekasüm Takasüm Uksume Ekasim
Leyl
Leyle
ل ي لLYL
Gece.
Çğl.LeyalÇğl.Leyail
Aynı kökten:Leyl Leyle Leyal Leyail Leyla Leyle-nehara
Terkib
ر ك بRKB
Birkaç şeyin beraber olması. Birkaç şeyin karıştırılması ile meydana getirilmek. Birbirine karıştırılmış maddeler.
Çğl.TerkibatÇğl.Terakib
Aynı kökten:İrkâb İrkâben Merkeb Merakib Merkub Müterakib Rakib Rükban Rükkab Rakiben Rekb Rekub Rikâb Rüküb Rikâbî Rükub Mürekkeb Mürekkebât Mürekkib Müterekkib Terekküb Terkib Terkibat Terakib
Tabaka
ط ب قT:BK:
Kat. Katmer. / Sınıf, topluluk. / Sigara paketi. / Bir veya iki yapraklı kâğıt. / Yemek tepsisi, sofra.
Çğl.TabakatÇğl.Etbak
Aynı kökten:Tabak Etbâk Tabaka Tabakat Etbak
Vesk
و س قVSK:
Dizilmek. Bir nizam dahilinde sıralanmak. / Beraber olmak. Tamam olmak. Toplanmak. / Cem' etmek, toplamak. / Altmış tane sa' (1040 dirhemlik hububat ölçeği).
Çğl.Evsük
Aynı kökten:İttisak Vesika Vesk Evsük
Şafak
ش ف قŞFK:
Tan zamanı. Güneş doğmağa yakın zaman veya güneş battıktan sonraki alaca karanlık. Gündüz. Nahiye. Cânib. Nasihat eden kimsenin "Nasihatım te'sir etsin, sözüm tutulsun" diye ıslah için gayret göstermesi. Merhamet. Harf.
Aynı kökten:Eşfak İşfak Müşfik Şafak Şefakat Şefik Şefika Şefkat
Diyanet Meali:
Yemin ederim şafağa, Geceye ve içinde topladıklarına, Dolunay hâlindeki aya ki, Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.
84. İNŞİKAK / 20-21
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 589
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
SECDE AYETİ
Artık onlara ne oluyor da... iman etmiyorlar!?... ve kendilerine Kur'an kıraat edildiğinde secde etmiyorlar!?
Secde Ayeti eMN K:Re K:Re SCD .mid5292.ss84.as20.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf589.sure.84.xxxSecde Ayetixximanxkuranxx.ss84.as21.xxxemirxxyasakxxxxvaadxxhaberxxxxkitabxxx#emn-iman#||#scd-secd#||#k:re-kuran#||#k:re-kıraat#x#eMN#||#K:Re#||#K:Re#||#SCD#||#emn-iman#||#scd-secd#||#k:re-kuran#||#k:re-kıraat#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ * وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ*
Fe mâ lehum lâ yu’minûn(yu’minûne). * Ve izâ kurıe aleyhimul kur’ânu lâ yescudûn(yescudûne).
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Kur'an
ق ر اK:Re
Kuran. Yönlendiren, yöneten. / Allah'tan mahluka her an gelmeye devam eden emirler.
Aynı kökten:ikra karie Kariât kıraat kur' Ekrâ Kur'an
kıraat
ق ر اK:Re
Okuma. İkinci bir şey olmadan okumak.
Aynı kökten:ikra karie Kariât kıraat kur' Ekrâ Kur'an
kontrol-giriş
Aynı kökten:
Diyanet Meali:
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
84. İNŞİKAK / 22-23-24-25
Surede Toplam Ayet: 25
Kitap Sırası: 84
Nüzul Sırası: 83
Sayfa: 589
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Bilakis!
Kafirler kizb ederler. ALLAH, onların viai ettikleri şeylere alimdir. Artık onlara, elim azabı ibşar et.
İman eden ve salih ameller içinde olan kimseler müstesna. Onlara gayrı memnun ecir vardır.
KFR KZéB A:LM VA:Y BŞR A:ZéB eLM eMN A:ML S:LH eCR G:YR MNN .mid5293.ss84.as22.saİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf589.sure.84.xxxxximanxx.ss84.as23.ss84.as24.ss84.as25.xxxvaadxxhaberxxx#g:yr-gayr#||#elm-elim#||#emn-iman#||#a:lm-alim#||#s:lh-salih amel#||#a:zéb-azab#||#kfr-kafir#||#ecr-ecir#||#kzéb-kizb#||#va:y-viai#||#bşr-ibşar#||#mnn-memnun#x#KFR#||#KZéB#||#A:LM#||#VA:Y#||#BŞR#||#A:ZéB#||#eLM#||#eMN#||#A:ML#||#S:LH#||#eCR#||#G:YR#||#MNN#||#g:yr-gayr#||#elm-elim#||#emn-iman#||#a:lm-alim#||#s:lh-salih amel#||#a:zéb-azab#||#kfr-kafir#||#ecr-ecir#||#kzéb-kizb#||#va:y-viai#||#bşr-ibşar#||#mnn-memnun#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بَلِ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ * وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ * فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ * إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Belillezîne keferû yukezzibûn(yukezzibûne). * Vallâhu a’lemu bimâ yûûn(yûûne). * Fe beşşirhum bi azâbin elîm(elîmin). * İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum ecrun gayru memnûn(memnûnin).
alim
ع ل مA:LM
İlim sahibi. Bilen, bilgili. / Çok bilen. El Alim : İlim, bilme fiili. İnsanda tabii ilim vardır. Bunu, etkiler yüzünden kaybeder. Sonra bu tabii ilmine ulaşmak için, dışarıdan aşılama ilimler alır. Öğrenme denir ismine. Bunların hepsi ALLAH'ın alim fiilidir.
Aynı kökten:alim ilm ilim Ulum isti'lam Ma'lum Ma'lumat muallim müteallim taallüm talim Tealüm alem Alemin alamet a'lem A'lam ma'lem Maâlim mu'lem
azab
ع ذ بA:ZéB
Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza.
Aynı kökten:azab Azb Azb Iztırab Muazzeb Muazzib Mu'zib Ta'zib
İbşar
ب ش رBŞR
Müjdeleme, tebşir etme, sevinçli bir haber bildirme.
Çğl.İbşarât
Aynı kökten:Başir Beşaret Bişârettir Beşarat beşir Bişr Büşra İbşar İbşarât İstibşar Mübaşeret Mübaşir Mübeşşer mübeşşir Mübeşşirîn Mübeşşirat Mübşer Mübşir Müstebşir Tebaşir Tebşir Tebşirât Beşare Beşâir Beşer Beşere Beşerî Beşeriyyet Fevkalbeşer Fevk-al beşer Mebşure
Ecir
ا ج رeCR
Ücretle çalışan, nefsini kiraya veren. Gündelikçi.
Aynı kökten:Ecir ecr ecir Ücur Acar İcar İcarat İcare İcaret İsticar Mucer Mucir Mücir Müste'cir
elim
ا ل مeLM
Acı veren, acıtan, ağrıtan. Çok şiddetli ağrı veren.
Dşl.elime
Aynı kökten:elem Alam elim elime İlam Mevlim Mulim Müellem Müellim Müteellim Teellüm
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Gayr
Gayrı
غ ي رG:YR
Diğer. Başka, başkası. Rakib. Yabancı. Artık. (kıskançlık içerir) (İstisnâ edâtıdır. Başlarına getirildiği kelimeyi nefy yapar.)
Çğl.Agyar
Aynı kökten:Agyer Gayr Gayrı Agyar Gayret Gayriyet Gayur Gayyir Gayyür Gıyer Mugayeret Mugayyer Mugayyir Mütegayyir Tagayyür Tegayyür Tagayyürat Tagyir Tagyirât
Kâfir
ك ف رKFR
Gerçeklerin üzerini örterek kendisinin ve/veya başkasının, görmesini, incelemesini, tefekkür etmesini, iman etmesini engelleyen. Hakkı görmeyen ve örten. İyilik bilmeyen. Allah'ı inkar eden. Dinsiz. İmanın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan. Mülhid. Hayvan tersi.
Çğl.KefereÇğl.KüffarÇğl.Kâfirûn
Aynı kökten:ikfar Kâfir Kefere Küffar Kâfirûn Kafur kufur keffar keffare keffaret kefr Küfur Kefur Küfr küfür Küfran Mekfere Mükeffer Mükeffire Tekfir Tekfur
kizb
ك ذ بKZéB
Yalan. Yalan söyleme. Uydurma söz, asılsız kelam.
Çğl.Ekazib
Aynı kökten:Ekzeb Kâzib Kâzibe kezub Kezeb kezzab kizb Ekazib Mekzebe Mekzube Mükâzebe Mükezzib Tekâzüb tekzib Ükzube
Memnun
م ن نMNN
Hoşnud. Razı. Minnet altında bulunan. İyiliğe nâil kılınmış. Çok muteber olan şey. Çok beğenilen. Ölçülü ve hesaplı olan. Kesilmiş.
Aynı kökten:İmtinan İstimnan Memnun Memnunen Memnuniyyet Menn menne Mennan Mennane Menun Minnet Temenna
salih amel
ص ل حS:LH
Allah'ın emrini bizatihi duyarak, ve itaat ederek, emr-i bil maruf, nehy-i anil münker esası ile yapılan ameller.
Aynı kökten:Aslah Eslah Hz. Salih ıslah Islahat İstıslah Munsalih Musalaha Musalahat Musalih Muslih Muslihîn Müsalaha Mütesalih salah Salahat salahiyet salih Saliha Suleha salih amel sulh
Viâ'
Viai
و ع يVA:Y
Kap. / İçinde bir şey konulabilen zarf. / Bellemek. / Biriktirmek. / Damar.
Çğl.Ev'iye
Aynı kökten:Viâ' Viai Ev'iye Viâiyyet
Diyanet Meali:
Daha doğrusu, inkâr edenler (Kur’an’ı) yalanlıyorlar. Hâlbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir. Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele! Ancak iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.