DuruMeal - Orjinal Kelimeleri ile Kelam-ı Kadim Okuma
Sıra Numarası... Sure: Ayet: DuruMeal'de Ara: Açıklamalı DuruMeal Sayfası
TARIK SURES��

SUREMEAL
Rahman, Rahim ALLAH adına!
.mid5305.ss86.as.saTARIK.ns36.ny.cs30.syf590.sure.86.xxxxx
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm.
86. TARIK / 1-2-3
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Semaya ve "Tarık"a yemin olsun.
Sakıb necm olan "Tarık"ın ne olduğunu... sana idra ettiren nedir?
Bu surede, Türk'ün ve Türk'lüğün meziyetlerinden bahsedilir. Tarık ile kasd edilen, Türk'lüktür.
TarıkYemin SMV T:RK: DRY T:RK: NCM SéK:B .mid5306.ss86.as1.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxTarıkxYeminx.ss86.as2.ss86.as3.x#smv-sema#||#t:rk:-tarık#||#dry-idra#||#dry-idra#||#t:rk:-tarık#||#sék:b-sakıb#||#ncm-necm#x#SMV#||#T:RK:#||#DRY#||#T:RK:#||#NCM#||#SéK:B#||#smv-sema#||#t:rk:-tarık#||#dry-idra#||#dry-idra#||#t:rk:-tarık#||#sék:b-sakıb#||#ncm-necm#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَالسَّمَاء وَالطَّارِقِ * وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ * النَّجْمُ الثَّاقِبُ
Ves semâi vet târık(târıkı). * Ve mâ edrâke met târik(târiku). * En necmus sâkıb(sâkıbu).
İdra
د ر يDRY
Bildirmek. Bildirilmek. Def etmek.
Aynı kökten:İdra Müdrî
İdra
د ر يDRY
Bildirmek. Bildirilmek. Def etmek.
Aynı kökten:İdra Müdrî
necm
necim
ن ج مNCM
Yıldız. Kabak ve hıyar gibi yayvan (sapsız) nebat. Kur'an-ı Kerim'in her defa inzal edildiği kısım. Ceste ceste, kısım kısım oluş. Kur'an-ı Kerim'in her defa inzal edildiği kısım. Belirli olan vakit. Belirli vakitte yapılan vazife. Huk: Bir borcun taksitlerini ödemek için hulül eden muayyen borç.
Çğl.EncümÇğl.Nücum
Aynı kökten:necm necim Encüm Nücum Tencim
sema
س م وSMV
Gök yüzü. Asuman. Gök. / Her şeyin sakfı. / Gölgelik. Bulut ve emsali örtü. / İnsanda duygu merkesinin derinlikleri. İnsanın Allah ile irtibat kurduğu nokta.
Çğl.semavat
Aynı kökten:adına isim esma esami İsma müsemma Müsemmeyat Mütesemmi sema semavat Semave semavi Semaviyyât Semiy Semiyye Semüvv sümüv Tesemmi
Sakıb
ث ق بSéK:B
Parlak. Bir yandan bir yana delip geçen.
Aynı kökten:Eskab İskab Meskub Miskab Mesakıb Musakkab Müsakkib Müskab Mütesakkıb Sakb Sukub Sakıb Sekkab Sukb Sükub Sukbe Sukub Sukab Sukabât Tesakkub Tesakkubât Teskib Üskub
tarık
ط ر قT:RK:
Şiddetle çarpan, vuran, gece gelen şey. Dövme, çalma, ayaklarını yere vurma, davul çalma. Gece gelen kimse. Zulmette hâsıl olan belâ ve musibetler. Sabah yıldızı. (Zühre). Yol, cadde. Sebep, vesile, vasıta. Maişeti te'min etmek için tutulan meslek, geçinmek için yapılan iş.
Çğl.atrakÇğl.Etrika
Aynı kökten:Itrak Matruk Mıtrak Mıtraka Metârık Mutatarrik Mutreka Mütrık tarık atrak Etrika tark Tarraka Tatarruk Tatrik Türk Etrak Türkân
tarık
ط ر قT:RK:
Şiddetle çarpan, vuran, gece gelen şey. Dövme, çalma, ayaklarını yere vurma, davul çalma. Gece gelen kimse. Zulmette hâsıl olan belâ ve musibetler. Sabah yıldızı. (Zühre). Yol, cadde. Sebep, vesile, vasıta. Maişeti te'min etmek için tutulan meslek, geçinmek için yapılan iş.
Çğl.atrakÇğl.Etrika
Aynı kökten:Itrak Matruk Mıtrak Mıtraka Metârık Mutatarrik Mutreka Mütrık tarık atrak Etrika tark Tarraka Tatarruk Tatrik Türk Etrak Türkân
Diyanet Meali:
1 Göğe ve târıka andolsun. 2 Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin? 3 O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
86. TARIK / 4
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak bütün nefs… onun üzerine hafız yok mudur!?
KLL NFS HFZ: .mid5307.ss86.as4.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxxxxvaadxxhaberxxx#kll-külli#||#nfs-nefs#||#hfz-hafız#||#hfz:-hafız#x#KLL#||#NFS#||#HFZ:#||#kll-külli#||#nfs-nefs#||#hfz-hafız#||#hfz:-hafız#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
İn kullu nefsin lemmâ aleyhâ hâfız(hâfızun).
kontrol-giriş
Aynı kökten:
Hâfız
ح ف ظHFZ:
Muhafaza eden. Koruyan. Hıfzeden. Kur'ân-ı Kerim'i tamamen ezbere okuyan. El Hafız : Muhafaza, hafız edici. Koruyucu fiili.
Çğl.HuffazÇğl.Hafaza
Aynı kökten:Hâfız Huffaz Hafaza Hâfıza Hafîziyyet Hıfz İstihfaz Mahfaza Mahfuz Muhafaza Muhafazat Muhafız Muhafızîn Müstahfaz Müstahfazin Mütehaffız Mütehaffızîn
Küllî
ك ل لKLL
Külle mensub. Cüz'iyat ve ferdlerden meydana gelmiş olan. Umumi, bütün. Çok, ziyade, fazla.
Aynı kökten:İklil Kell Külul küll Küllî külliyat Külliyet külliye Külliyet Külliyen Mükellel
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
Diyanet Meali:
4 Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
86. TARIK / 5-6-7-8
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık İnsan, neyden halk edildiğine nazar etsin!
• Sulb ve teribeler arasından ihrac edilen dafik sudan halk edildi.
Muhakkak ki O, onu reca üzre elbette kadirdir.
Doğa/Yaşam NZ:R eNS H:LK: H:LK: MVHé DFK: H:RC BYN S:LB TRB RCA: K:DR .mid5308.ss86.as5.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxDoğa/Yaşamxxinsanxalakxx.ss86.as6.ss86.as7.ss86.as8.xxxvaadxxhaberxxx#h:lk:-hulk#||#byn-beyn#||#ens-insan#||#nz:r-nazar#||#dfk:-dafik#||#mvhé-main#||#s:lb-sulb#||#trb-teribe#||#h:rc-ihrac#||#k:dr-kadir#||#rca:-reca#x#NZ:R#||#eNS#||#H:LK:#||#H:LK:#||#MVHé#||#DFK:#||#H:RC#||#BYN#||#S:LB#||#TRB#||#RCA:#||#K:DR#||#h:lk:-hulk#||#byn-beyn#||#ens-insan#||#nz:r-nazar#||#dfk:-dafik#||#mvhé-main#||#s:lb-sulb#||#trb-teribe#||#h:rc-ihrac#||#k:dr-kadir#||#rca:-reca#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَلْيَنظُرِ الْإِنسَانُ مِمَّ خُلِقَ * خُلِقَ مِن مَّاء دَافِقٍ * يَخْرُجُ مِن بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ * إِنَّهُ عَلَى رَجْعِهِ لَقَادِرٌ
Fel yenzuril insânu mimme hulık(hulıka). * Hulika min mâin dâfik(dâfikın). * Yahrucu min beynis sulbi vet terâib(terâibi). * İnnehu alâ rec’ıhî le kâdir(kâdirun).
beyn
beyne
ب ي نBYN
Arası, arasında, aralık. İki şeyin arası. İkisinin ortası. Firkat. Ayrılık. Beyan. Burnu ve ayakları uzun karga.
Aynı kökten:bayin beyan Beyanat beyanname beyn beyne beyyine İstibane mabeyn mübeyyen mübeyyin mübin Müstebin Tebeyyün tibyan
Dafik
د ف قDFK:
Atılarak dökülen. Su ve emsali gibi akarak dökülen.
Aynı kökten:Dafik Defk Düfak Düfuk Mütedeffik Tedeffuk
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Hulk
خ ل قH:LK:
Huy. Ahlak. Tabiat. Yaratılıştan olan haslet. Seciyye. Cibilliyet. İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhi ve zihni haller.
Çğl.Ahlak
Aynı kökten:Halak Halık Halıkıyyet halkiyet halk halak Hallak Haluk hilkat Hulk Ahlak Ihtilak Tahlik
ihrac
خ ر جH:RC
Çıkmak. Çıkarmak. Dışarı atmak. Fazla malı başka memlekete göndermek. İstifade için meydana koymak.
Çğl.ihracat
Aynı kökten:harc Hâric Hırrîc huruc ihrac ihracat İstihrac İstihracat Maharic Mahrec muhrec Muhrice Müstahrec Müstahric Taharrüc tahric Muharric
kadir
ق د رK:DR
Bir işi yapmaya gücü yeten. Mukaddir. Muktedir. Kudreti mutlak olan ve her hususa muktedir olan. El Kadir : Muhakkak becermek. Muktedirde becermiş olmak. Kudret. Kudret sâhibi ve herşeye kudreti yeten. Nihayetsiz kudret sahibi.
Aynı kökten:Akder İkdar İktidar kader kadir Kadr Kıdr Kudur kudret Akdar Makderet makdur Makdurat Mikdar mukadder Mukadderat Mukaddir Mukaddirîn muktedir Muktedirîn takdir Tekadir
Main
م و هMVHé
Saf, akar su. Göz önünde akan su. Cennet şerbeti. Zâhir, görünen. Göz değmiş, nazar değmiş.
Aynı kökten:ma' Emvah mai Main
nazar
ن ظ رNZ:R
Göz atmak. Beklemek, izlemek. Ertelemek. Düşünmek, ibret almak. Mülahaza, düşünmek, bakmak, imrenerek bakmak, düşünce. Yan bakış, kötü bakış. Bir türlü kabul etmek. Gözdeğmesi. İltifat. İtibar.
Aynı kökten:İntizar İnzar Manzara Menazır Minzar Münazara Münazarat Münazır Münazırîn Mütenazır nazar Nazaran Nazarî nazariye Nazariyyât Nazır Nüzzâr Nazıra Nazre Tenazzur unzur
Rec'a
ر ج عRCA:
Geri gelme, dönüş. Öldükten sonra tekrar diriliş.
Aynı kökten:İrca' İrtica İstirca' Merci' Mercu' müracaat mürteci raci' Rec'a Ric'at rücu teracu terci'
Sulb
ص ل بS:LB
Sert, katı. Taş gibi olan. Omurga kemiği. Sülâle, zürriyet. Bel.
Çğl.Aslâb
Aynı kökten:Musalleb Mutasallib Sulb Aslâb Sulbî Sulbiye Sulbiyet Tasallub Taslib Mütesalib Mütesalibe Salb Salben Taslib
Teribe
ت ر بTRB
Göğüs. Tıb: Göğüs kemikleri. Kaburga kemikleri. Gerdanlık yeri.
Çğl.Teraib
Aynı kökten:İtrab Terb Terba Terbab Teribe Teraib Teribe Teterrüb Tetrib Tırbal Tarâbil Tirb Tırb Tirâb Etrâb Türâb Turab Tirban Etribe Türban Türbe Atrab Itrab İstıtrab İstitrab İstitrabî Mıtrab Mutatarrib Mutatarribin Mutrib Müstatrib Tarab Tatarrub Tatrib Metrebe
Diyanet Meali:
5 Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın. 6 Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı. 7 Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar. 8 Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
86. TARIK / 9-10
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Yevmde, serireler belv edilir… ve ardından ona, ne kuvvet ne de nasır olmaz.
Ahiret YVM BLV SRR K:VY NS:R .mid5309.ss86.as9.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxAhiretxxyevmxx.ss86.as10.x#yvm-yevm#||#k:vy-kuvve#||#blv-belv#||#srr-serire#||#ns:r-nasır#x#YVM#||#BLV#||#SRR#||#K:VY#||#NS:R#||#yvm-yevm#||#k:vy-kuvve#||#blv-belv#||#srr-serire#||#ns:r-nasır#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ * فَمَا لَهُ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
Yevme tubles serâir(serâiru). * Femâ lehu min kuvvetin ve lâ nâsır(nâsırın).
Belv
Belva
ب ل وBLV
Dert, çile. Musibet. Zahmet. İmtihan, tecrübe.
Aynı kökten:Belâ Belâyâ Belv Belva Belve Bilv Mübtelâ
Kuvve
Kuvvet
ق و يK:VY
Kuvvet. Güç. Salâhiyyet. İktidar. Fikir. Niyet. Hasse. His. Duygu. Meleke. Kabiliyyet. Sükunette bulunan cisimleri harekete, hareket ettikleri sükunete getirmeğe muktedir olan sebeb.
Çğl.Kuvâ
Aynı kökten:Evked kavi kaviy Kaviyyen Kuvvad Kuvve Kuvvet Kuvâ mukavemet Mukavim Mukavimîn Mukavva Mukavvî Takavvi Mukvin
nasır
ن ص رNS:R
Yardımcı, yardım eden, nusret veren.
Çğl.NasırînÇğl.NussarÇğl.ensar
Aynı kökten:İntisar istinsar mensur mansur Minsar minsir Münasara Müstansır Mütenasır nasır Nasırîn Nussar ensar nasr nusret Nusrat Tenasur mütenassır nasrani Nasara Tansir Tenassur
Serire
س ر رSRR
Gizli şey, gizli sır. Gizli hal veya fikir. / Kalplerde gizlenen inançlar, niyetler, sevgiler, kinler ve maksatlar gibi sırf batıni işlerden olan sırları ve gizli şekilde yapılan iyi veya kötü gizli işler. / Yatak.
Çğl.Serâir
Aynı kökten:İsrar Serire Serâir Sırr Sır Serair Meserret Mesarr Meserrat Mesrur Mesruriyet Sarr Serra Sirr Esrar Esirre Sürur Tesrir Tesrirât Serir Sürur Surre Surer
Yevm
ي و مYVM
Gün. Yirmidört saatlik zaman. Sene. Asır. Devir. Devre. Süreç.
Çğl.eyyam
Aynı kökten:El yevm Eyyam EYYAMÜL USBÜ' Külle yevm Müyaveme Yevm eyyam Yevmî Yevmiye
Diyanet Meali:
9 Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla! 10 (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
86. TARIK / 11-12-13-14
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Reca sahibi semaya ve sada' sahibi arza yemin olsun ki… muhakkak o, elbette fasl kavildir. O, hezl değildir!
Yemin SMV RCA: eRD: S:DA: K:VL FS:L HéZL .mid5310.ss86.as11.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxYeminx.ss86.as11.ss86.as12.ss86.as13.ss86.as14.x#erd:-arz#||#smv-sema#||#rca:-reca#||#s:da:-sada#||#fs:l-fasl#||#hézl-hezl#||#k:vl-xxoxx#x#SMV#||#RCA:#||#eRD:#||#S:DA:#||#K:VL#||#FS:L#||#HéZL#||#erd:-arz#||#smv-sema#||#rca:-reca#||#s:da:-sada#||#fs:l-fasl#||#hézl-hezl#||#k:vl-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَالسَّمَاء ذَاتِ الرَّجْعِ * وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ * إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ * وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ
Ves semâi zâtir rec’(rec’ı). * Vel ardı zâtis sad’(sad’ı). * İnnehu le kavlun fasl(faslun). * Ve mâ huve bil hezl(hezli).
arz
erz
ا ر ضeRD:
İnsanın Allah'tan aldığı emri uyguya aldığı nokta. Aşağı. Toprak. Zemin. Yeryüzü. Dünya. Memleket, ülke. Küre. İklim. Davarın ayağının altı.
Çğl.ArzînÇğl.ArâziÇğl.Eradîn
Aynı kökten:arz erz Arzîn Arâzi Eradîn Arzî Arziye
Fasl
Fasıl
ف ص لFS:L
İki şey arasındaki ek yeri. Mafsal. Hak ile bâtılın arasını fark. Ayrıcalık. Ayrılma. Çözme. Bölüm. Mevsim. Aynı makamda çalınan şarkı. Çocuğu memeden kesmek. Birini zemmetmek. Gıybet. Kısa duvar. İnsanların lehinde veya aleyhinde söz söyleyerek para toplıyan.
Çğl.FisalÇğl.Fusul
Aynı kökten:Fâsıla Fevasıl Fasîle Fesâil Fasl Fasıl Fisal Fusul Fussilet Fusul-ü Erbaa İnfisal İnfisalat mafsal Mefsil Mefâsıl Mufassal Mufassıl Munfasıl Müfasale Tafsil Tafsilât Fasîl Fisâl Fuslân Faysal Fisal Fısal Fassal Fesil Efsâl Fisâl
Hezl
ه ز لHéZL
Ciddi olmayan söz. Saçma, uydurma, yalan konuşmak. Mizah ve şakayla ilgili söz veya şiir.
Çğl.HezliyâtÇğl.Hezeliyât
Aynı kökten:Hezl Hezliyât Hezeliyât
Rec'a
ر ج عRCA:
Geri gelme, dönüş. Öldükten sonra tekrar diriliş.
Aynı kökten:İrca' İrtica İstirca' Merci' Mercu' müracaat mürteci raci' Rec'a Ric'at rücu teracu terci'
Sada'
ص د عS:DA:
Kasd ve teveccüh eyleme. Bir şeyi âşikâre söylemek. Mevkiine tevcih ve isabet ettirmek. Kat'etmek. İzhar ve beyan etmek. Yarık ve çatlak. Bir şeyi ikiye yarmak.
Aynı kökten:Mutasaddı' Sada' Tasaddu'
sema
س م وSMV
Gök yüzü. Asuman. Gök. / Her şeyin sakfı. / Gölgelik. Bulut ve emsali örtü. / İnsanda duygu merkesinin derinlikleri. İnsanın Allah ile irtibat kurduğu nokta.
Çğl.semavat
Aynı kökten:adına isim esma esami İsma müsemma Müsemmeyat Mütesemmi sema semavat Semave semavi Semaviyyât Semiy Semiyye Semüvv sümüv Tesemmi
Diyanet Meali:
11 Yağmurlu göğe andolsun, 12 Yarık yarık çatlamış yere andolsun. 13 Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür. 14 O, boş bir söz değildir.
86. TARIK / 15-16
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Muhakkak onlar, keyd olarak keyd hazırlıyor. BEN de keyd olarak keyd hazırlıyorum.
KYD KYD KYD KYD .mid5311.ss86.as15.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxx.ss86.as16.x#kyd-keyd#||#kyd-keyd#x#KYD#||#KYD#||#KYD#||#KYD#||#kyd-keyd#||#kyd-keyd#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا * وَأَكِيدُ كَيْدًا
İnnehum yekîdûne keydâ(keyden). * Ve ekîdu keydâ(keyden).
Keyd
ك ي دKYD
Tuzak. Hile. Tuzak kurmak, plan yapmak. Kötülük. Men'etmek. Kusmak. Çakmağın tezce ateşi çıkmayıp geçmek. Cenk etmek, dövüşmek. Karganın ötmesi.
Aynı kökten:Keyd Mükâyede Tekâyüd Tekâyüdât
Keyd
ك ي دKYD
Tuzak. Hile. Tuzak kurmak, plan yapmak. Kötülük. Men'etmek. Kusmak. Çakmağın tezce ateşi çıkmayıp geçmek. Cenk etmek, dövüşmek. Karganın ötmesi.
Aynı kökten:Keyd Mükâyede Tekâyüd Tekâyüdât
Diyanet Meali:
15 Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar, 16 Ben de bir tuzak kurarım.
86. TARIK / 17
Surede Toplam Ayet: 17
Kitap Sırası: 86
Nüzul Sırası: 36
Sayfa: 590
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık, kafirlere mühlet ver... onlara irade ettiğince mühlet tanı.
MHéL KFR MHéL RVD .mid5312.ss86.as17.saTARIK.ns36.nyMEKKE.cs30.syf590.sure.86.xxxx#rvd-irade#||#kfr-kafir#||#mhél-mühlet#x#MHéL#||#KFR#||#MHéL#||#RVD#||#rvd-irade#||#kfr-kafir#||#mhél-mühlet#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
Fe mehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ(ruveyden).
Kâfir
ك ف رKFR
Gerçeklerin üzerini örterek kendisinin ve/veya başkasının, görmesini, incelemesini, tefekkür etmesini, iman etmesini engelleyen. Hakkı görmeyen ve örten. İyilik bilmeyen. Allah'ı inkar eden. Dinsiz. İmanın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan. Mülhid. Hayvan tersi.
Çğl.KefereÇğl.KüffarÇğl.Kâfirûn
Aynı kökten:ikfar Kâfir Kefere Küffar Kâfirûn Kafur kufur keffar keffare keffaret kefr Küfur Kefur Küfr küfür Küfran Mekfere Mükeffer Mükeffire Tekfir Tekfur
Mühlet
م ه لMHéL
Vakit. Bir işi bir zaman için geri bırakmak. Rıfk ve teenni ile meydan vererek tutmak.
Aynı kökten:İmhal İstimhal Mehal Mehl Emhal Mühl Mühlet Mümhil Müstemhil Temahül Temhil
irade
ر و دRVD
İstek, arzu, talep. Dilemek. Emir. Ferman. Bir şeyi yapmak veya yapmamak için olan iktidar, güç.
Çğl.iradat
Aynı kökten:irade iradat iradet Murad mürid rivad
Diyanet Meali:
17 Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!