DuruMeal - Orjinal Kelimeleri ile Kelam-ı Kadim Okuma
Sıra Numarası... Sure: Ayet: DuruMeal'de Ara: Açıklamalı DuruMeal Sayfası
FECR SURES��

SUREMEAL
Rahman, Rahim ALLAH adına!
.mid5329.ss89.as.saFECR.ns10.ny.cs30.syf592.sure.89.xxxxx
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhir rahmânir rahîm.
89. FECR / 1-2-3-4
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 592
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Yemin olsun!
• Fecre…
• ve aşr geceye…
• ve çift (sayıda) olana... ve tek (sayıda) olana…
• ve isra ettiğinde geceye!
Yemin FCR LYL A:ŞR ŞFA: VTR LYL SRY .mid5330.ss89.as1.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf592.sure.89.xxxYeminxxsayıxx.ss89.as2.ss89.as3.ss89.as4.x#lyl-leyl#||#şfa:-şef#||#fcr-fecr#||#a:şr-aşr#||#vtr-vitr#||#sry-isra#x#FCR#||#LYL#||#A:ŞR#||#ŞFA:#||#VTR#||#LYL#||#SRY#||#lyl-leyl#||#şfa:-şef#||#fcr-fecr#||#a:şr-aşr#||#vtr-vitr#||#sry-isra#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
وَالْفَجْرِ * وَلَيَالٍ عَشْرٍ * وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ * وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Vel fecr(fecri). * Ve leyâlin aşr(aşrın). * Veş şef’ı vel vetr(vetri). * Vel leyli izâ yesr(yesri).
aşr
Aşir
ع ش رA:ŞR
On. On adetten birisini almak. On etmek. Onluk, on tanelik bölüm. Onda bir. On kısma taksim edilen bir şeyin herbir parçası. Kur'an-ı Kerimin on cüz'ünden herbiri veya on ayetlik bir parçası. Refakatçi. Çokluk. Şirket. Dost, yardımcı, yardak. Koca. Kabile. Kötülükte yardımcılık eden. Sahip. Toz.
Aynı kökten:Aşir Aşiret aşr Aşir İşrin Mi'şar Muaşşer Muaşşir Öşür A'şar
fecr
fecir
ف ج رFCR
Çatlama, yarılma. (Su) Akma. (Tanyeri) Ağarma. Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. Günah işlemek. Fücur ve fısk işlemek. Yalan söylemek. İsyan ve muhalefet eylemek. Haktan sapmak. Meyletmek. Söğmek. Bühtan eylemek.
Aynı kökten:fecr fecir İfcar İnficar mütefeccir Salatül fecr tefeccür Tefeccürât Facir Facire Fecere Füccar Fücur
Leyl
Leyle
ل ي لLYL
Gece.
Çğl.LeyalÇğl.Leyail
Aynı kökten:Leyl Leyle Leyal Leyail Leyla Leyle-nehara
İsrâ
س ر يSRY
Yürütmek. Göndermek. Gece yürüyüşü. (sürat ve serilik içerir.)
Aynı kökten:İsrâ israil İsrailoğulları Benî İsrâil Sari Sâriye Seriyy Seriyy Esriye Seryân Seriyye Seraya Sery Serye seryâ Sirayet Suriye
Vitr
Vetr
و ت رVTR
Tek. Bir. Yalnız. Tenha. / İki şeyin (bir çiftin) arasında tek olan. / İki şeyin birleşmesinden oluşan teklik. / Yatsı namazını kılmakla vakti giren üç rekat namaz. / Arefe günü. Kurban bayramından bir önceki gün.
Aynı kökten:Mütevatir Mütevatirat Mütevettir Mütevettire Tetra Tevatür Tevatürât Veter Evtar Vetire Vetâir Vitr Vetr
Şef'
ش ف عŞFA:
Çift. Kurban bayramı günü. Namazların her iki rek'atı demektir. Dört rek'atlı bir namazın evvelki iki rek'atında Şef'-i evvel, diğer iki rek'atına da Şef'-i Sâni denilir. Üç rek'atlı namazın üçüncü rek'atı da Şef'i sâni'dendir.
Aynı kökten:Eşfa' şafi Şefi' Şef' Şefa Şefaat
Diyanet Meali:
Tan yerinin ağarmasına andolsun, On geceye andolsun, Çifte ve teke andolsun, Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).
89. FECR / 5-6-7-8-9-10
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 592
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Bunda hicr sahibleri için kasem yok mu!?
Görmedin mi!?
Rabbin, amedleri olan, beldeler içinde, onun misli halk edilmemiş olan İrem şehrine... Ad kavmine nasıl da fail oldu!
Vadide sahrları cevb eden Semud kavmine!?
Vetedler sahibi firavuna!?
K:SM HCR ReY KYF FA:L RBB A:VD eRM A:MD H:LK: MSéL BLD SéMD CVB S:H:R VDY VTD .mid5331.ss89.as5.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf592.sure.89.xxxxxkissa-meselx.ss89.as6.ss89.as7.ss89.as8.ss89.as9.ss89.as10.x#kyf-keyfe#||#bld-belde#||#rbb-rabb#||#a:vd-ad kavmi#||#h:lk:-halk#||#hcr-hicr#||#k:sm-kasem#||#a:md-amed#||#msél-misl#||#erm-irem#||#cvb-cevb#||#s:h:r-sahr#||#vdy-vadi#||#sémd-semud kavmi#||#vtd-veted#||#fa:l-xxoxx#||#rey-xxoxx#x#K:SM#||#HCR#||#ReY#||#KYF#||#FA:L#||#RBB#||#A:VD#||#eRM#||#A:MD#||#H:LK:#||#MSéL#||#BLD#||#SéMD#||#CVB#||#S:H:R#||#VDY#||#VTD#||#kyf-keyfe#||#bld-belde#||#rbb-rabb#||#a:vd-ad kavmi#||#h:lk:-halk#||#hcr-hicr#||#k:sm-kasem#||#a:md-amed#||#msél-misl#||#erm-irem#||#cvb-cevb#||#s:h:r-sahr#||#vdy-vadi#||#sémd-semud kavmi#||#vtd-veted#||#fa:l-xxoxx#||#rey-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ * أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ * إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ * الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ * وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ * وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ
Hel fî zâlike kasemun lizî hicr(hicrin). * E lem tere keyfe feale rabbuke bi âd(âdin). * İreme zâtil ımâd(ımâdi). * Elletî lem yuhlak misluhâ fîl bilâd(bilâdi). * Ve semûdelleziyne câbûssahre bil vâd(vâdi). * Ve fir avne zîl evtâd(evtâdi).
Amed
ع م دA:MD
Sütunlar. Birşeye devam üzere olma. Mülâzemet etme.
Aynı kökten:Amd Amden Amed Taammüd Teammüd Taammüdât Taammüden
Ad Kavmi
ع و دA:VD
Ad Kavmi
Aynı kökten:Ad Kavmi Avd Eyd Avdet Avdetî İade Îd i'da İstiade Maad Meâd Muad Muavede Muavedet Muavid Muîd Müveddi Ta'yid Tuyur
belde
ب ل دBLD
Memleket, şehir. Büyük köy. Yer, arz. Göğüs, sadır. İki kaş arasında kıl olmayıp açık olması.
Çğl.beledÇğl.biladÇğl.büldan
Aynı kökten:belde beled bilad büldan Beledi belediye
Cevb
ج و بCVB
Kesmek. Yırtmak. Mesafe almak.
Aynı kökten:cevab cevabat ecvibe icabet İcabe İsticabe İsticâbet isticvab Mucib Mücavebe Mücavebet müstecvib Cevb Micveb
İrem
eRM
xoxox
Aynı kökten:İrem
halk
halak
خ ل قH:LK:
Yaratmak. İcad. Örneği ve benzeri olmayan bir şeyi yaratmak, ibdâ' eylemek. Bir şeyi yumuşatıp düzleştirmek. Halk, toplum.
Aynı kökten:Halak Halık Halıkıyyet halkiyet halk halak Hallak Haluk hilkat Hulk Ahlak Ihtilak Tahlik
Hicr
Hacr
ح ج رHCR
Hicir. Men'etmek. Birisine bir şeyi yasak etmek. Malını kullanmaktan men'etmek. Şer'an haram olan şey. Kucak. Ağuş. Semud Kavmi'nin bulundukları vadinin ismi. ? Mahrum bırakmak, sertleştirmek, saklanmak, direnmek, yasaklamak, engellemek, engellemek, erişimi yasaklamak (bir yere). Bir kişiyi veya bir şeyi önlemek / engellemek / alıkoymak, sınırlamak veya bir şeyi çevrelemek, bir deve veya canavarın gözünün etrafına bir işaret yakmak, kuşatmak, bir şey yapmak bir kimsenin boğazını keserek kesime cesaretlendirilmesi veya cesaretlendirilmesi için kanuna aykırı veya izin verilemez.
Aynı kökten:Haccar hacer Ahcar Hacerat Hicar Hicr Hacr Hicr Kavmi hücre Hucer Hucerât hücre Hüceyre hücrat hucurat Mahcur müstahcer
Kasem
ق س مK:SM
Yemin. Ahdetme.
Çğl.Kasemât
Aynı kökten:iksam İstiksam Kasame Kasem Kasemât Maksum Muksem Muksim Müstaksim İktisam İstiksam Kısm Kısım Aksam Kısmet Mukassim Münkasım Müstaksim Mütekasim Taksim Tekasüm Takasüm Uksume Ekasim
keyfe
ك ي فKYF
Nasıl? Sağlık, afiyet. Memnuniyet.
Aynı kökten:keyf keyif keyfe keyfiyyet mükeyyif Mükeyyifât
misl
misil
م ث لMSéL
Benzer. Eş. Nazır. Tıpkısı. Aynısı kadar. Bire-bir.
Çğl.Emsel
Aynı kökten:İmtisal İstimsal mesel Emsal Emsile Mesela Meselen Mesil Mesulat misal Müsül Emsal misl misil Emsel Mümessel mümessil Temessül temsil Temsilât Timsal Temasil Ümsüle
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Sahr
Sahret
ص خ رS:H:R
Kaya. Büyük taş. Maden kütlesi. Hazret-i Süleyman (A.S) 'in mühürünü çalan ifrit.
Çğl.SaharÇğl.SaharatÇğl.Suhur
Aynı kökten:Sahr Sahret Sahar Saharat Suhur Sahr Suhre Suhar
Semud Kavmi
SéMD
xoxox
Aynı kökten:Semud Kavmi
vadi
و د يVDY
İki dağ arasındaki uzun çukur. Dere. Bir nehrin aktığı yer. Nehir yatağı. Yol, tarz, usül. Saha.
Çğl.Evdiye
Aynı kökten:Diyet Diyat İyalet vadi Evdiye
Veted
و ت دVTD
Çadır kazığı. Ağaç kazık. Demir mıh. Edb: Aruzda üç harfden meydana gelen nazım.
Çğl.Evtad
Aynı kökten:Cezr-i Vetedî Veted Evtad
Diyanet Meali:
Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.
89. FECR / 11-12-13-14
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 592
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Bunlar; beldelerinde tuğyan edenlerdi… ve ardından orada fesadı daha çoğaltanlardı…
Artık Rabbin onlara azab savtını sabb etti!
Muhakkak ki Rabbin, elbette, mirsad iledir.
T:G:Y BLD KSéR FSD S:BB RBB SVT: A:ZéB RBB RS:D .mid5332.ss89.as11.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf592.sure.89.xxxxxkissa-meselx.ss89.as11.ss89.as12.ss89.as13.ss89.as14.x#bld-belde#||#rbb-rabb#||#ksér-ekser#||#a:zéb-azab#||#t:g:y-tuğyan#||#fsd-fesad#||#s:bb-sabb#||#svt:-savt#||#rs:d-mirsad#x#T:G:Y#||#BLD#||#KSéR#||#FSD#||#S:BB#||#RBB#||#SVT:#||#A:ZéB#||#RBB#||#RS:D#||#bld-belde#||#rbb-rabb#||#ksér-ekser#||#a:zéb-azab#||#t:g:y-tuğyan#||#fsd-fesad#||#s:bb-sabb#||#svt:-savt#||#rs:d-mirsad#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ * فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ * فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ * إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ
Ellezîne tagav fîl bilâd(bilâdi). * Fe ekserû fîhel fesâd(fesâde). * Fe sabbe aleyhim rabbuke sevta azâb(azâbin). * İnne rabbeke le bil mirsâd(mirsâdi).
azab
ع ذ بA:ZéB
Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza.
Aynı kökten:azab Azb Azb Iztırab Muazzeb Muazzib Mu'zib Ta'zib
belde
ب ل دBLD
Memleket, şehir. Büyük köy. Yer, arz. Göğüs, sadır. İki kaş arasında kıl olmayıp açık olması.
Çğl.beledÇğl.biladÇğl.büldan
Aynı kökten:belde beled bilad büldan Beledi belediye
fesad
ف س دFSD
Bozuk ve fenalık. Karışıklık. Haddi tecavüz edip zulmetmek.
Çğl.Fesadat
Aynı kökten:fesad Fesadat ifsad İfsadat İnfisad İstifsad Mifsad müfsid Müfsidîn
Ekser
ك ث رKSéR
Pek fazla. Daha çok. Kesrette olan. En çok.
Aynı kökten:Ekser iksar İstiksar Kâsir Kesir küsur küsurat kesr kesir kesret kevser Meksur Mükesser Müksir Müsteksir Mütekasir Mütekessir Mütekessir Tekâsür tekasür Teksir
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
Mirsad
Mersad
ر ص دRS:D
Gözetleme yeri. Rasad yeri. Gözetleme âleti. Suçluları gözleyip duran. Pusu. Suçlular için hazır bekleyen.
Çğl.Merasid
Aynı kökten:İrsad Mirsad Mersad Merasid Murasade Rasad Tarassud
Sabb
ص ب بS:BB
Dökmek, akıtmak, boşaltmak. Dökülmek. Aşık, tutkun.
Aynı kökten:Munsabb Sabb Sabeb Asbâb Tasabbüb
Savt
س و طSVT:
Kamçı, kırbaç. Bir şeyi diğerine karıştırmak.
Çğl.SiyâtÇğl.Esvât
Aynı kökten:Savt Siyât Esvât
tuğyan
tugvan
ط غ يT:G:Y
Taşkınlık. Azgınlık. Haddi aşmak. Hadde tecavüz etmek. Zulüm ve küfürde çok ileri gitmek. Taşkın mizaçlılık. Resmi devlet kuvvetlerine karşı durmak. Asi olmak. Su baskını.
Aynı kökten:Itga Tagıye Tagut Tavagi Tagva Tagy Tagi Tagun tuğyan tugvan
Diyanet Meali:
Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi. Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
89. FECR / 15-16
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 593
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Ancak İnsan!...
Rabbi kendisini belv ettiğinde... ve ardından ona daha kerim olduğunda ve onu nimetlendirildiğinde…
"Rabbim beni en kerim kıldı" der.
Ama kendisini belv ettiğinde... ve ardından kendisine rızkını kaderlediğinde,
"Rabbim beni en hevan kıldı" der.
eNS BLV RBB KRM NA:M K:VL RBB KRM BLV K:DR RZK: K:VL RBB HéVN .mid5333.ss89.as15.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf593.sure.89.xxxxxinsanxxxsadaka-duruxx.ss89.as16.xxxibadetxxx#rbb-rabb#||#rzk:-rızk#||#ens-insan#||#na:m-nimet#||#blv-belv#||#krm-kerim#||#blv-belv#||#k:dr-ikdar#||#hévn-hevan#||#k:vl-xxoxx#x#eNS#||#BLV#||#RBB#||#KRM#||#NA:M#||#K:VL#||#RBB#||#KRM#||#BLV#||#K:DR#||#RZK:#||#K:VL#||#RBB#||#HéVN#||#rbb-rabb#||#rzk:-rızk#||#ens-insan#||#na:m-nimet#||#blv-belv#||#krm-kerim#||#blv-belv#||#k:dr-ikdar#||#hévn-hevan#||#k:vl-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَأَمَّا الْإِنسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ * وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ
Fe emmel insânu izâ mebtelâhu rabbuhu fe ekremehu ve na’amehu fe yekûlu rabbî ekremen(ekremeni). * Ve emmâ izâ mebtelâhu fe kadere aleyhi rızkahu fe yekûlu rabbî ehânen(ehâneni).
Belv
Belva
ب ل وBLV
Dert, çile. Musibet. Zahmet. İmtihan, tecrübe.
Aynı kökten:Belâ Belâyâ Belv Belva Belve Bilv Mübtelâ
Belv
Belva
ب ل وBLV
Dert, çile. Musibet. Zahmet. İmtihan, tecrübe.
Aynı kökten:Belâ Belâyâ Belv Belva Belve Bilv Mübtelâ
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Hevan
ه و نHéVN
Hakaret, zillet, alçaklık, zelillik, aşağılık, horluk. Küçümsemek. Kınamak. Alçak ve hakir addedip itibar etmemek, kıymet vermemek.
Aynı kökten:ehven Hevan hevn heyyin Mehane Mehanet Muhîn Tehavün tehvin
İkdar
ق د رK:DR
Kudret verme, kuvvetleştirme, güç kazandırma. Geçimini sağlama. Birini kayırma.
Aynı kökten:Akder İkdar İktidar kader kadir Kadr Kıdr Kudur kudret Akdar Makderet makdur Makdurat Mikdar mukadder Mukadderat Mukaddir Mukaddirîn muktedir Muktedirîn takdir Tekadir
Kerim
ك ر مKRM
Takdir edilerek kabul görmüş olan ikram. / Şerefli. Güzide, seçkin, kıymetli şey. El Kerim : İkram fiili.
Dşl.KerimeÇğl.EkarimÇğl.Kiram
Aynı kökten:ekrem ikram İkramat ikramiye İstikram Keramet kerem Kerim Kerime Ekarim Kiram Mekreme Mikram mükerrem mükrem mükrim tekrim
Ni'met
ن ع مNA:M
Nimet. İyi hal. Güzel hayat, maddi ve manevi imkanlar. Hoş, güzel hal. İyilik, lütuf, ihsan. Saadet. Hidayet. Giyecek şeyler. Yiyecek faydalı şey, rızık. / Rahatlık. Refaha sebep olan şey.
Çğl.Neama'Çğl.En'ümÇğl.Niam
Aynı kökten:En'am En'amte İn'am İn'amat İname Min'am Müna'am Mün'am Mün'im Mütena'im Mütena'imîn Naim Naime Na'ma Na'me Nami Namiye Neam Niam Nu'man Neame Neamât Nemat Enmut Nimât Ne'me Nağme Nağamât Nı'me Niam Ni'me Ni'met Neama' En'üm Niam Nu’ame Nu'm Nu'man Nuumet Tan'im Ten'im
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
rızk
ر ز قRZK:
Allah'ın herkese lütuf ve kısmet ettiği ve bekaya sebeb olan nimet. Yiyip içecek şey. Maddi manevi ihtiyaca lazım nimet. // (rızık: doyuran, beslenen, eklenen varlık demek.)
Dşl.RızıkÇğl.Erzak
Aynı kökten:İrtizak İstirzak Mürtezik Mürtezika Müsterzık Razık rezzak rızk Rızık Erzak Terzik
Diyanet Meali:
İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.
89. FECR / 17-18-19-20
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 593
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
Bilakis!
• Siz yetime ikram etmiyorsunuz!
• ve miskine taamı hazza etmiyorsunuz!
• ve size miras bırakılanı, lemme yeyiş ile yiyorsunuz!
• ve mala, cemm muhabbetle muhabbet duyuyorsunuz!
Miras Hukuku KRM YTM HD:D: T:A:M SKN eKL VRSé eKL LMM HBB MVL HBB CMM .mid5334.ss89.as17.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf593.sure.89.xxxMiras Hukukuxxsadaka-duruxx.ss89.as18.ss89.as19.ss89.as20.xxxibadetxxx#mvl-mal#||#ytm-yetim#||#ekl-ekl#||#krm-ikram#||#hd:d:-hazza#||#skn-miskin#||#t:a:m-taam#||#lmm-lemme#||#vrsé-miras#||#cmm-cemm#||#hbb-muhabbet#x#KRM#||#YTM#||#HD:D:#||#T:A:M#||#SKN#||#eKL#||#VRSé#||#eKL#||#LMM#||#HBB#||#MVL#||#HBB#||#CMM#||#mvl-mal#||#ytm-yetim#||#ekl-ekl#||#krm-ikram#||#hd:d:-hazza#||#skn-miskin#||#t:a:m-taam#||#lmm-lemme#||#vrsé-miras#||#cmm-cemm#||#hbb-muhabbet#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ * وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ * وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا * وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا
Kellâ bel lâ tukrimûnel yetîm(yetîme). * Ve lâ tehâddûne alâ taâmil miskîn(miskîni). * Ve te’kulûnet turâse eklen lemmâ(lemmen). * Ve tuhıbbûnel mâle hubben cemmâ(cemmen).
Cemm
ج م مCMM
Çokluk. Mecmu. Kuyuda biriken su. Hırs ve tama ile mal biriktirmek.
Aynı kökten:Cemm Mücemme Mecemme
ekl
ا ك لeKL
Yemek yeme
Aynı kökten:Âkil Âkile Ekile ekl Ekul Me'kel Me'kul Teekkül Ükl Ükül Ükle Ükel
muhabbet
ح ب بHBB
Sevgi, sevme. Tohumun ekilmesi, ekilen tohumdan semere elde edilmesi, doğanın döngüsünün sağlanması, doğanın insanlığa faydalı hale gelmesi anlamlarındadır. Var olan her şeyden, İnsanlık için fayda üretmek demektir. Sohbet. Haz duyulan şeye meyletmek.
Aynı kökten:Ehabb Habb Habbe habbat hubub hububat habib Habibe Ahbab hibab Hubab hubb hubbe hubban hubbe Mahbub Mahbubat Mahabib mahbube Mahbubiyyet muhabbet Muhibb Muhibbe Muhibban Müstehab mütehabb Mütehabbe tahabbüb Tehabb tahab
hazza
ح ض ضHD:D:
Tahrik etmek. Teşvik etmek. Önayak olmak. Özendirmek.
Aynı kökten:Hazz hazza Muhazza Tahziz
ikram
ك ر مKRM
Sunulacak şey, armağan. Ağırlamak. Hürmet etmek. Saygı göstermek.
Çğl.İkramat
Aynı kökten:ekrem ikram İkramat ikramiye İstikram Keramet kerem Kerim Kerime Ekarim Kiram Mekreme Mikram mükerrem mükrem mükrim tekrim
Lemme
ل م مLMM
Şiddet. Meşakkat, zorluk. Az şey.
Çğl.Lemmât
Aynı kökten:İlmam Lemem Lemm Lemme Lemmât Limmî Limmiye Lümme Lümmî Lümmiyet Limmiyet xoxox
mal
م و لMVL
Tasarrufuna sahib olunan şey.
Çğl.Emval
Aynı kökten:İmale İstimale mal Emval Malî Maliye Temevvül Temvil
miskin
س ك نSKN
Ziyadesiyle fakir olan. Uyuşuk. Zavallı, fakir kimse.
Çğl.Mesakîn
Aynı kökten:iskan mesken Mesakin meskenet Meskeniyet meskun miskin Mesakîn Müsekkin Mütemeskin sakin Sakinan Sevakin Sükkân Sekene Sekine Sekinet Sekn Sikkîn Sükûn Tesekkün teskin
taam
ط ع مT:A:M
Yenilen şey. Aş. (hak edilmiş olmak, sahiplik içerir.) Lezzet.
Çğl.tuum
Aynı kökten:it'am mat'um Mat'umat mut'im taam tuum
Miras
و ر ثVRSé
Ölen kimseden akrabalarına ve yakınlarına kalmış olan mal, mülk.
Aynı kökten:İras İrs A'râs İrsen İrsî Mevarîs Mevrus Mevruse Mevrusat Miras Muris Muvarese Müvarese Mütevaris Te'ris Tevarüs Teverrüs Tevris Türas Vâris Vârisîn Veraset Verese
yetim
Yütm
ي ت مYTM
Babası ölmüş olan çocuk. / Nesebini inkar etmiş kişi. / Gayrı meşru. / Tek, eşsiz, yalnız.
Dşl.YetimeÇğl.EytamÇğl.Yetama
Aynı kökten:yetim Yütm Yetime Eytam Yetama
Diyanet Meali:
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz. Malı da pek çok seviyorsunuz.
89. FECR / 21-22-23-24
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 593
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Hayır!
• Arz, dekk olarak dekk olarak, dekk edildiğinde
• ve Rabbin kıldığında...
• ve melek saff saff olduğunda...
• ve cehennem ile izin yevmi getirildiğinde…
izin günü tezekkür eder İnsan!... ona zikir ne edecekse!
Der ki:
"Ahh keşke... hayatım için, takdim etseymişim!"
Ahiret DKK eRD: DKK DKK CYe RBB MLK S:FF S:FF CYe ZéKR eNS eNY ZéKR K:VL K:DM HYY .mid5335.ss89.as21.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf593.sure.89.xxxAhiretxxyevmxcehennemxinsanxx.ss89.as22.ss89.as23.ss89.as24.x#eny-ani#||#erd:-arz#||#rbb-rabb#||#s:ff-saff#||#dkk-dekk#||#mlk-melek#||#ens-insan#||#zékr-tezekkür#||#chm-cehennem#||#hyy-hayat#||#k:dm-takdim#||#cye-xxoxx#||#k:vl-xxoxx#x#DKK#||#eRD:#||#DKK#||#DKK#||#CYe#||#RBB#||#MLK#||#S:FF#||#S:FF#||#CYe#||#ZéKR#||#eNS#||#eNY#||#ZéKR#||#K:VL#||#K:DM#||#HYY#||#eny-ani#||#erd:-arz#||#rbb-rabb#||#s:ff-saff#||#dkk-dekk#||#mlk-melek#||#ens-insan#||#zékr-tezekkür#||#chm-cehennem#||#hyy-hayat#||#k:dm-takdim#||#cye-xxoxx#||#k:vl-xxoxx#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا * وَجَاء رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا * وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَانُ وَأَنَّى لَهُ الذِّكْرَى * يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي
Kellâ izâ dukketil ardu dekken dekkâ(dekken). * Ve câe rabbuke vel meleku saffen saffâ(saffen). * Ve cîe yevmeizin bi cehenneme yevmeizin yetezekkerul insânu ve ennâ lehuz zikrâ. * Yekûlu yâ leytenî kaddemtu li hayâtî.
cehennem
ج ح مCHM
Allah'a, vekillerine ve emirlerine itaatsizlikden meydana gelen yanma. İç sıkıntısı. ? Kara delik.
Aynı kökten:Cahim Cahme cehennem cehnam Cihnam
Dekk
Dekke
د ك كDKK
Ufalanmak. Pâre pâre olmak. / Parça parça etmek. / Vurmak, döğmek. / Seki, sofa. / Yumuşak ve düz yer ve kumluk. / Kapı önünde oturmak için üstü bir yüzey halinde düzeltilmiş tümsek ve taraça ve teras gibi yapı. / Duvar gibi yüksek bir şeyi alçaltmak ve düzeltmek için vurup yıkarak kırıp dökmek. / Döğüp ezmek ve bir şeyin girinti ve çıkıntısını, pürüzünü düzeltmek için ezerek veya sürterek, eğeleyerek veya çukurlarını doldurarak herhangi bir şekilde düzlemek. / Delil.
Çğl.Dekeke
Aynı kökten:Dakk Dekk Dekke Dekeke Dekken Müdekkik Müdekkikîn
insan
ا ن سeNS
Yetkili ve sahib temsilcinin, beşer yaşantıdaki adı.
Çğl.EnasiÇğl.Enasiye
Aynı kökten:ins Ünas insan Enasi Enasiye Enes Enis Enise İnas İstinas Me'nus Me'nusiyet Muvaneset Muvanis Müanese Müste'nis Te'nis Üns Ünsî ünsiye ünsiyet Hz. Yunus
Ani
ا ن يeNY
Ansızın, birdenbire. Bir anda. Hemen. Tam da. Nasıl da. Son derece kızgın. Olgunlaşmış, kemale erişmiş.
Çğl.Ânâ
Aynı kökten:Ani Ânâ Aniye İna' İnâ Aniye
arz
erz
ا ر ضeRD:
İnsanın Allah'tan aldığı emri uyguya aldığı nokta. Aşağı. Toprak. Zemin. Yeryüzü. Dünya. Memleket, ülke. Küre. İklim. Davarın ayağının altı.
Çğl.ArzînÇğl.ArâziÇğl.Eradîn
Aynı kökten:arz erz Arzîn Arâzi Eradîn Arzî Arziye
hayat
ح ي يHYY
Dirilik. Canlılık. Sağlık. / Kasaba ve köy evlerinde üstü kapalı, bir, iki veya üç tarafı açık sofa, avlu.
Aynı kökten:hayat Hayatiyet hayvan Hayevan Hayvanat hayy Ahyâ Hayyâkallah Hayye Hayy-ul Kayyum Hz. Yahya ihya İstihya mahya muhyi tahiyyatü Tahiyye Tehiyye Tahiyyat Haya İstihya Müstahyi Hayyat Hayyatîn Hayye Hayyât
takdim
ق د مK:DM
Arzetmek. Sunmak. Küçük bir kimseyi yaş, amel, mevki ve takva itibariyle büyük bir kimse ile tanıştırmak. Öne geçirmek, bir şeyi başka bir şeyden önde tutmak. Bir büyüğün önüne geçip bir şey vermek.
Çğl.Takdimât
Aynı kökten:Akdem İkdam İkdamat İstikdam kadem akdam Kademe Kademiyye kadim kudema kıdem Kuddam Kudum Kudumiyye Makdem Makadim Mâtekaddem Mikdam Makadim Mukaddema Mukaddemat Mukaddeme mukaddim Mukaddime Mukaddimat Mukdim Müstakdim Mütekaddim Mütekaddimîn mütekadim Takadüm Tekadüm takdim Takdimât Takdime Tekadim tekaddüm Takaddüm
melek
Meleke
م ل كMLK
Yetenek, kabiliyet, tasarruf etme gücü. / Tekrar tekrar yapılan bir iş veya tecrübeden sonra hasıl olan bilgi ve mehâret. Meleke. / Madde ile mananın kesiştiği yer. / İnsan duyuları tarafından algılanamayan, nurdan yaratılmış, fıtratları sâfi, masum mahluk. / Güzel huylu ve güzel olan kimse. / "ülûk" mastarından "elçi, sefir" anlamı olduğu da iddia edilmiştir.
Çğl.MelekâtÇğl.Melaike
Aynı kökten:İmlak İstimlak malik Malik-ül Mülk melek Meleke Melekât Melaike melekut melik melike Mülûk Melk Memleket Memâlik Memluk mülk milk Emlak Mülket Mülkiye Mülkiyet Mümellek Müstemlek Müstemleke Mütemalik Mütemellik Temellük Temlik
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
saff
ص ف فS:FF
Sıra, dizi, saf. / Saf haline getirmek. Saf halinde düzen vermek, displin etmek. / İlim ve amel olarak tam bir düzen içinde olmak. / Disiplinden meydana gelen intizam. / Saf olanlar. İntizama gelenler.
Çğl.saffatÇğl.Asfaf
Aynı kökten:Mesaff Mesâff Musaffaf saff saffat Asfaf Tasfif Tasfifât
tezekkür
ذ ك رZéKR
Unuttuktan sonra hatıra getirmek. Zikretmek. Bir şeyi ders gibi tekrar ile ezbere almak. Birkaç kişi toplanıp iş üzerine görüşmek.
Çğl.Tezekkürât
Aynı kökten:İstizkâr Mezkûr mezkur Müstezkir Mütezekkir müzakere Müzakerat müzekker müzekkere Müzekkire Müzekkir Müztekir Müddekir tezekkür Tezekkürât tezkere Tezkire Tezakir Tezkir Zâkir zakir Zâkirûn Zâkire zeker Zükrân Zükur Zikâre zikr zikir ezkar zikra
Diyanet Meali:
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman, Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!? “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.
89. FECR / 25-26
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 593
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Artık izin yevminde, kimse kendi azabını, azab edemez.
Kimse kendi vesakını, vesak edemez.
Ahiret A:ZéB A:ZéB eHD VSéK: VSéK: eHD .mid5336.ss89.as25.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf593.sure.89.xxxAhiretxxyevmxx.ss89.as26.x#ehd-ehad#||#a:zéb-azab#||#vsék:-vesika#||#vsék:-vesak#x#A:ZéB#||#A:ZéB#||#eHD#||#VSéK:#||#VSéK:#||#eHD#||#ehd-ehad#||#a:zéb-azab#||#vsék:-vesika#||#vsék:-vesak#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ * وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ
Fe yevmeizin lâ yuazzibu azâbehû ehad(ehadun). * Ve lâ yûsiku ve sâkahû ehad(ehadun).
azab
ع ذ بA:ZéB
Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza.
Aynı kökten:azab Azb Azb Iztırab Muazzeb Muazzib Mu'zib Ta'zib
Ehad
ahad
ا ح دeHD
Bir. Tek. // Pazar günü. El Ehad : Tek olması.
Dşl.İhda
Aynı kökten:Âhâd Ehad ahad İhda Ehadiyyet Ahadiyet
Vesak
و ث قVSéK:
Bağ. Rabıta. Yeminleşerek anlaşmak. Sözleşme yeri.
Aynı kökten:İstisak Mevsuk Mevasik Misak Müstevsik Vesak vesika Vesaik Vuska Vüska
vesika
و ث قVSéK:
Bir hâlin, bir hadisenin veya bir sözün doğruluğunu gösteren, inandırıcı şey. Belge, sened.
Çğl.Vesaik
Aynı kökten:İstisak Mevsuk Mevasik Misak Müstevsik Vesak vesika Vesaik Vuska Vüska
Diyanet Meali:
Artık o gün, Allah’ın edeceği azabı kimse edemez. Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
89. FECR / 27-28-29-30
Surede Toplam Ayet: 30
Kitap Sırası: 89
Nüzul Sırası: 10
Sayfa: 593
Cüz: 30
Nüzul Yeri: MEKKE
Ey mutmain nefs!
Razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine rücu et… ve ardından, BANA ibadet edenlere dahil ol!... ve cennete dahil ol!
Ahiret NFS T:MN RCA: RBB RD:V RD:V DH:L A:BD DH:L CNN .mid5337.ss89.as27.saFECR.ns10.nyMEKKE.cs30.syf593.sure.89.xxxAhiretxxcennetxx.ss89.as28.ss89.as29.ss89.as30.xxxemirxxyasakxxxxibadetxxx#rbb-rabb#||#nfs-nefs#||#dh:l-dahil#||#cnn-cennet#||#a:bd-ibadet#||#t:mn-mutmain#||#rca:-rücu#||#rd:v-radiye#||#rd:v-marziye#x#NFS#||#T:MN#||#RCA:#||#RBB#||#RD:V#||#RD:V#||#DH:L#||#A:BD#||#DH:L#||#CNN#||#rbb-rabb#||#nfs-nefs#||#dh:l-dahil#||#cnn-cennet#||#a:bd-ibadet#||#t:mn-mutmain#||#rca:-rücu#||#rd:v-radiye#||#rd:v-marziye#
Orjinal Metin - Sözlük - İlgili Ayetler - Diyanet Meali
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ * ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً * فَادْخُلِي فِي عِبَادِي * وَادْخُلِي جَنَّتِي
Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh(mutmainnetu). * İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten). * Fedhulî fî ibâdî. * Vedhulî cennetî.
ibadet
ع ب دA:BD
Aldığı emir üzere yaşamak. Emre itaat etmek. Kendi benliğini ve varlığını bırakmak, vaz geçmek.
Çğl.İbadat
Aynı kökten:abd abid abide a'bide ibad İ'bad ibadet İbadat İsti'bad ma'bed maabid ma'bud ma'bude Ta'bid übeyd
Cennet
ج ن نCNN
Etrafı çevrilerek ve kapatılarak korumaya alınmış bahçe.
Çğl.CennâtÇğl.Cinan
Aynı kökten:Can Canan Cann Cenan Cenin Ecinne Cenn Cünün Cennân Cennet Cennât Cinan Cinnet Cünun Cinnî Cinn Cinnet Cünnet Cünun Mecane Mecenne Micenn Mecnun Mecanin Mütecenni Mütecennin Tecanün Tecennün
dahil
د خ لDH:L
İçeri. İç. İçinde. İçeri girmiş. Girmek, karışmak. Dokunmak. Taarruz etmek, müdâhale eylemek.
Aynı kökten:dahil dahl Dehal Dehalet duhul İddihal İdhal İdhalât Medhal Medahil Medhul müdahil Müdahilîn Müdahilan Müdhal Müdhil Mütedahil
Nefs
Nefis
ن ف سNFS
Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi. Göz. Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri. Ruh, hayat, asıl. Maya. Hamiyet.
Çğl.NüfusÇğl.Enfüs
Aynı kökten:enfes Enafis Enfüsî Nefs Nefis Nüfus Enfüs Nefsani Nefsi Neseme Nesme Nüsüm Münafese Münafesat Mütenafis nefaset Nefsaniyet Nesis Tenafüs Tenâfüsât menfes Müneffis Müteneffis Nafis nefes Enfas Nesem teneffüs Teneffüsât Tenfis Tenfisât Nefsa Nefsâvât Nifâs Nevâfis
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
rücu
ر ج عRCA:
Cayma, vazgeçme. Geri dönme. Sözünden dönme.
Aynı kökten:İrca' İrtica İstirca' Merci' Mercu' müracaat mürteci raci' Rec'a Ric'at rücu teracu terci'
Marziye
ر ض وRD:V
Razı olma, hoşnud olma, memnuniyet.
Aynı kökten:İrtiza' İrza İraza Marzî Marziyat Marziye Merzat marzat Müraza Mürazat Müterazi radi Râdiye Radiyen Rızaen razı rıdvan Rızvan rıza Tardiye Tarziye terazi
radi
Râdiye
ر ض وRD:V
Razı olan, rıza gösteren, itaat eden.
Aynı kökten:İrtiza' İrza İraza Marzî Marziyat Marziye Merzat marzat Müraza Mürazat Müterazi radi Râdiye Radiyen Rızaen razı rıdvan Rızvan rıza Tardiye Tarziye terazi
mutmain
ط م نT:MN
İtmi'nanlı. İçi rahat. Müsterih. Şüphesi kalmamış. Emin.
Aynı kökten:itminan mutmain Tamn Tatmin Tuma'nine
Diyanet Meali:
(Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!” “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!” “(İyi) kullarımın arasına gir.” “Cennetime gir.”