Kelam-ı Kadim için Duru Sözlük

Duru Sözlük'te... KÖK Ara: KELİME Ara: ANLAM içinde Ara:
HVR etiketli kayıtlar

KELİMEANLAM
Ahver
ح و رHVR
Akıllı. İri gözlü güzel. Ahu gözlü. Gözleri iri, gözlerinin akı karasından çok olan ve siyah kısmı pek siyah, beyaz kısmı pek beyaz olan kız. Müşteri yıldızı. (Jüpiter) Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam.
DuruMeal'de toplam 4 kayıtta geçiyor.
Dişil.HavraÇoğul.HurÇoğul.Huri
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##ahver##havra##hur##huri##HVR-ahver##HVR-havra##HVR-hur##HVR-huri##
Ahverî
ح و رHVR
Yumuşak, beyaz nesne.
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##ahveri##HVR-ahveri##
Havari
ح و رHVR
Yardımcı. Hz. İsa'nın yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri. Bunlar: İsa'nın Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
DuruMeal'de toplam 4 kayıtta geçiyor.
Çoğul.Havariyyun
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
xkisix##havari##havariyyun##HVR-havari##HVR-havariyyun##xkisix
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
DuruMeal'de toplam 4 kayıtta geçiyor.
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##havr##HVR-havr##
Huriye
ح و رHVR
Huri gibi.
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##huriye##HVR-huriye##
Mütehavir
ح و رHVR
Birbiriyle konuşan.
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##mütehavir##HVR-mütehavir##
Tahvir
ح و رHVR
Rücu ettirmek, döndürmek.
Aynı Kökten Türeyen:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
##tahvir##HVR-tahvir##
12 Kayıt Listeleniyor...
HVR kelime kökünün geçtiği -12- ayet listesi
SURE
3. ALİ İMRAN / 52
İsa onlardan küfür hissedince,
"ALLAH'a nasırlar kimlerdir?" dedi.
Havariler dediler ki:
"ALLAH'ın ensarı biziz. Biz ALLAH'a iman ettik. Bizim Müslümanlar olduğumuza şahid ol."
Meryem Kıssası.1 HSS A:YS KFR K:VL NS:R K:VL HVR NS:R eMN ŞH!D SLM .mid331.ss3.as52.ssALİ İMRAN.ns89.nyMEDİNE.cs3.syf55.sure.3.xxxMeryem Kıssası.1xxmüslümanximanxxkissa.013x#emn-iman#||#kfr-küfr#||#slm-müslim#||#şh!d-şahid#||#ns:r-nasır#||#hvr-havari#||#hss-hiss#||#a:ys-hz. isa#||#k:vl-xxoxx#x#HSS#||#A:YS#||#KFR#||#K:VL#||#NS:R#||#K:VL#||#HVR#||#NS:R#||#eMN#||#ŞH!D#||#SLM#||#emn-iman#||#kfr-küfr#||#slm-müslim#||#şh!d-şahid#||#ns:r-nasır#||#hvr-havari#||#hss-hiss#||#a:ys-hz. isa#||#k:vl-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ
Fe lemmâ ehassa îsâ min humul kufre kâle men ensârî ilâllâh(ilâllâhi), kâlel havâriyyûne nahnu ensârullâh(ensârullâhi), âmennâ billâh(billâhi), veşhed bi ennâ muslimûn(muslimûne).
Hz. İsa
ع ي سA:YS
xoxox
Aynı kökten:A'yes İys Ays Hz. İsa Us İsâs
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Hiss
ح س سHSS
Duymak. Farkına varmak. Duygu. Bir kimsenin haline acıyıp rikkat ve şefkat eylemek. Bir şeyi idrak edip şuur hâsıl eylemek. Bedendeki his uzuvlarından birisini müteessir eden bir şeyin mevcudiyetini idrak eylemek.
Çğl.Ehsâs Çğl.Hissiyat
Aynı kökten:Ehass Hass Hassas Hassase his Hassasiyet Hâsse Hiss Ehsâs Hissiyat Hissen Hissî Hissiyet İhsas İhsasî Mahsus Muhiss Mütehassis Tahassüs Tehassüs Zî-hasse Hasis Hass Hess Hess Hess Huss Tehessüm Ehass Hasas Hasâs Hasasa Hasaset Hassa Huss Husas Huss
Havari
ح و رHVR
Yardımcı. Hz. İsa'nın yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri. Bunlar: İsa'nın Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
Çğl.Havariyyun
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Küfr
küfür
ك ف رKFR
Örtmek. Allaha inanmamak. Hakkı görmemek. İmansızlık. Nankörlük, dinsizlik, günah, kaba ve ayıp söz.
Aynı kökten:ikfar Kâfir Kefere Küffar Kâfirûn Kafur kufur keffar keffare keffaret kefr Küfur Kefur Küfr küfür Küfran Mekfere Mükeffer Mükeffire Tekfir Tekfur
nasır
ن ص رNS:R
Yardımcı, yardım eden, nusret veren.
Çğl.NasırînÇğl.NussarÇğl.ensar
Aynı kökten:İntisar istinsar mensur mansur Minsar minsir Münasara Müstansır Mütenasır nasır Nasırîn Nussar ensar nasr nusret Nusrat Tenasur mütenassır nasrani Nasara Tansir Tenassur
Müslim
Müslüman
س ل مSLM
Silm olan. / Salim olan. / Teslimiyet halinde olan. / İslam yaşantısını yaşayan.
Dşl.MüslimeÇğl.Müslimûn
Aynı kökten:Darus Selam Eslem Hz. Süleyman İslam İstislam Müsaleme Müsellem Müselleme Müsellim Müslim Müslüman Müslime Müslimûn Müsteslim Müsteslimîn Mütesellim salim salime Sâlimîn selam selamet Selamun Aleykum selem Seleme selim Selime Silm Selm Tesalüm Tesellüm Teslim Teslimat Teslimiyet Derece-i Süllem Süllem Selalim
şahid
ش ه دŞH!D
Şahitlik yapan. Bilen, tanıyan. Senet yerine geçecek kadar mâkul ve mu'teber sayılan. Gören. Hazır. Veled yatağı denilen ve çocuk ile birlikte çıkan deri.
Dşl.ŞahideÇğl.ŞühedaÇğl.ŞevâhidÇğl.Şühud
Aynı kökten:istişhad İstişhadat işhad meşhed Meşahid meşhud Meşhudat Meşhudiyyet Müsteşhed Müsteşhedât Müşahed Müşahedat müşahede müşahid Müşahidin şahadet Şehâdet şahid Şahide Şüheda Şevâhid Şühud şehid Şüheda
Diyanet Meali:
İsa, onların inkârlarını sezince, “Allah yolunda yardımcılarım kim?” dedi. Havariler, “Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız” dediler.
5. MAİDE / 111
Havarilere,
"BANA ve Rasulüme iman edin!" diye vahy etmiştim.
"İman ettik!
Muhakkak bizim Müslüman olduğumuza şahid ol!" demişlerdi.
İsa Kıssası.05 VHY HVR eMN RSL K:VL eMN ŞH!D SLM .mid809.ss5.as111.ssMAİDE.ns112.nyMEDİNE.cs7.syf125.sure.5.xxxİsa Kıssası.05xxmüslümanxrasulximanxxkissa.027x#vhy-vahy#||#emn-iman#||#slm-müslim#||#şh!d-şahid#||#hvr-havari#||#rsl-rasul#||#k:vl-xxoxx#x#VHY#||#HVR#||#eMN#||#RSL#||#K:VL#||#eMN#||#ŞH!D#||#SLM#||#vhy-vahy#||#emn-iman#||#slm-müslim#||#şh!d-şahid#||#hvr-havari#||#rsl-rasul#||#k:vl-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
وَإِذْ أَوْحَيْتُ إِلَى الْحَوَارِيِّينَ أَنْ آمِنُواْ بِي وَبِرَسُولِي قَالُوَاْ آمَنَّا وَاشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ
Ve iz evhaytu ilel havâriyyîne en âminû bî ve bi resûlî, kâlû âmennâ veşhed bi ennenâ muslimûn(muslimûne).
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Havari
ح و رHVR
Yardımcı. Hz. İsa'nın yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri. Bunlar: İsa'nın Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
Çğl.Havariyyun
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Rasul
Resul
ر س لRSL
Taşıyıcı. Elçi. Getiren ve götüren. / Rasul bir gövde değil, manevi bir sıfattır. Elle tutulup, gözle görülmediği halde; tutan elleri, gören gözleri, hatta kalpleri bile kumanda eden, yetkisi altında tutan, mutlak yürürlüğünü icra eden mücerret ve manevi bir sıfattır. / Kendisine kitap verilmemiş olan, kendisinden önceki inzal edileni devam ettiren Allah elçisi. / Huk: Tasarrufta hakkı olmaksızın, birisinin sözünü olduğu gibi bir başkasına bildiren kimse. / Allah'tan kuluna, kulundan da Allah'a taşıyan.
Çğl.RüsülÇğl.Rüsela
Aynı kökten:irsal İrsalat irsaliye mürsel Mürselat Mürselin mürsele Mürsil Rasul Resul Rüsül Rüsela resel Ersâl risale Resail risalet terasül Terasülât
Müslim
Müslüman
س ل مSLM
Silm olan. / Salim olan. / Teslimiyet halinde olan. / İslam yaşantısını yaşayan.
Dşl.MüslimeÇğl.Müslimûn
Aynı kökten:Darus Selam Eslem Hz. Süleyman İslam İstislam Müsaleme Müsellem Müselleme Müsellim Müslim Müslüman Müslime Müslimûn Müsteslim Müsteslimîn Mütesellim salim salime Sâlimîn selam selamet Selamun Aleykum selem Seleme selim Selime Silm Selm Tesalüm Tesellüm Teslim Teslimat Teslimiyet Derece-i Süllem Süllem Selalim
vahy
vahiy
و ح يVHY
Emrin, bir fikrin veya bir hakikatın, Allah tarafından, Rasul noktasından İnsan'a inzal olması.
Aynı kökten:vahy vahiy
şahid
ش ه دŞH!D
Şahitlik yapan. Bilen, tanıyan. Senet yerine geçecek kadar mâkul ve mu'teber sayılan. Gören. Hazır. Veled yatağı denilen ve çocuk ile birlikte çıkan deri.
Dşl.ŞahideÇğl.ŞühedaÇğl.ŞevâhidÇğl.Şühud
Aynı kökten:istişhad İstişhadat işhad meşhed Meşahid meşhud Meşhudat Meşhudiyyet Müsteşhed Müsteşhedât Müşahed Müşahedat müşahede müşahid Müşahidin şahadet Şehâdet şahid Şahide Şüheda Şevâhid Şühud şehid Şüheda
Diyanet Meali:
Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.
5. MAİDE / 112
Havariler,
"Ey Meryem oğlu İsa!
Bize, semadan maide inzal etmeye, Rabbin istitaat eder mi?" demişlerdi.
O,
"Eğer mü'minler iseniz, ALLAH'a ittika edin!" demişti.
İsa Kıssası.05 K:VL HVR A:YS BNY MRY T:VA: RBB NZL MYD SMV K:VL VK:Y KVN eMN .mid810.ss5.as112.ssMAİDE.ns112.nyMEDİNE.cs7.syf125.sure.5.xxxİsa Kıssası.05xximanxxkissa.027xxxemirxxyasakxxx#bny-beni#||#t:va:-istitaat#||#smv-sema#||#emn-mümin#||#emn-iman#||#rbb-rabb#||#nzl-inzal#||#vk:y-ittika#||#myd-maide#||#hvr-havari#||#a:ys-hz. isa#||#mry-hz. meryem#||#k:vl-xxoxx#||#kvn-xxoxx#x#K:VL#||#HVR#||#A:YS#||#BNY#||#MRY#||#T:VA:#||#RBB#||#NZL#||#MYD#||#SMV#||#K:VL#||#VK:Y#||#KVN#||#eMN#||#bny-beni#||#t:va:-istitaat#||#smv-sema#||#emn-mümin#||#emn-iman#||#rbb-rabb#||#nzl-inzal#||#vk:y-ittika#||#myd-maide#||#hvr-havari#||#a:ys-hz. isa#||#mry-hz. meryem#||#k:vl-xxoxx#||#kvn-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
إِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَطِيعُ رَبُّكَ أَن يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء قَالَ اتَّقُواْ اللّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
İz kâlel havâriyyûne yâ îsebne meryeme hel yestetîu rabbuke en yunezzile aleynâ mâideten mines semâ(semâi) kâlettekullâhe in kuntum mu’minîn(mu’minîne).
Hz. İsa
ع ي سA:YS
xoxox
Aynı kökten:A'yes İys Ays Hz. İsa Us İsâs
beni
ب ن يBNY
Oğullar, evlâtlar, çocuklar. (Aslı: Benûn-Benîn)
Aynı kökten:bani beni benin benün benna bin Bina' bina Ebniye binaen binaenaleyh bint Bunni bünyan bünye ibn ibne benin benün ebna İbtina' Tebniye
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
mü'min
ا م نeMN
İman eden. Allah'a ve emirlerine, kanunlarına iman eden. Allah'a, ahirete, kitablarına, meleklerine, peygamberlerine ve kadere iman edip itaat eden kimse. Emniyete kavuşan. Korkulardan emniyet veren. El Mu'min : İnanış, inanma, inanıp öylece mutmain olma. ALLAH herşeyi bilerek inanarak yaratır ve bizimle beraber öylece inanır.
Çğl.Mü'minin
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Havari
ح و رHVR
Yardımcı. Hz. İsa'nın yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri. Bunlar: İsa'nın Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
Çğl.Havariyyun
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Hz. Meryem
م ر يMRY
xoxox
Aynı kökten:Hz. Meryem İmtira' Ma'ret Mirye Mümarat Mümaret Mümarete mümter mümterin temari
maide
م ي دMYD
Sofra. Ziyafet. Yemek sofrası.
Çğl.Mevaid
Aynı kökten:maide Mevaid Me'd Meyd Meydan Meyadin
inzal
ن ز لNZL
İndirme. İndirilme. Nüzul ettirme. / Birden bire inme. / Tenasül aletinden meninin çıkması.
Aynı kökten:enzele inzal menzil Menazil münezzil Münzil mütenezzil nazil nazile nezle nüzul tenezzül Tenezzülât tenzil Tenzilat
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
sema
س م وSMV
Gök yüzü. Asuman. Gök. / Her şeyin sakfı. / Gölgelik. Bulut ve emsali örtü. / İnsanda duygu merkesinin derinlikleri. İnsanın Allah ile irtibat kurduğu nokta.
Çğl.semavat
Aynı kökten:adına isim esma esami İsma müsemma Müsemmeyat Mütesemmi sema semavat Semave semavi Semaviyyât Semiy Semiyye Semüvv sümüv Tesemmi
İstitaat
ط و عT:VA:
İtaat etmenin gereklerini yerine getirmek, bunu dilemek ve şartlarına uymak.
Aynı kökten:İstitaat itaat muta' Mutatavvı' mutavi' muti taa taat Tatavvu' Tav'
İttika
و ق يVK:Y
Takva sahibi olmak. Kendisini Takva sahibi yapmak.
Aynı kökten:Etka İttika Muttaki Müttakîn Takıyye Takke Taki Takva Tevkıye Tukat Ku Vâkî Vaky Vıky Vika Veka Vikaye Taka Tevakki Tukye
Diyanet Meali:
Hani havariler de, “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da, “Eğer mü’minler iseniz, Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.
18. KEHF / 34
Ona semere oldu.
Havr ederken, sahibi için dedi ki:
"Ben mal olarak senden daha kalabalığım. Nefer olarak da azizim."
Mesel: İki Adam KVN S!MR K:VL S:HB HVR KS!R MVL A:ZZ NFR .mid2314.ss18.as34.ssKEHF.ns69.nyMEKKE.cs15.syf296.sure.18.xxxMesel: İki Adamxkissa.059x#kvn-kane#||#mvl-mal#||#ks!r-ekser#||#s:hb-sahib#||#nfr-nefer#||#a:zz-aziz#||#hvr-havr#||#s!mr-semere#||#k:vl-xxoxx#x#KVN#||#S!MR#||#K:VL#||#S:HB#||#HVR#||#KS!R#||#MVL#||#A:ZZ#||#NFR#||#kvn-kane#||#mvl-mal#||#ks!r-ekser#||#s:hb-sahib#||#nfr-nefer#||#a:zz-aziz#||#hvr-havr#||#s!mr-semere#||#k:vl-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌ فَقَالَ لِصَاحِبِهِ وَهُوَ يُحَاوِرُهُ أَنَا أَكْثَرُ مِنكَ مَالًا وَأَعَزُّ نَفَرًا
Ve kâne lehu semer(semerun), fe kâle li sâhıbihî ve huve yuhâviruhû ene ekseru minke mâlen ve eazzu neferâ(neferen).
Aziz
ع ز زA:ZZ
İzzetli. Çok izzetli. Sevgili. Çok nurlu. Dost. Şerif. Nadir. Dini dünyaya alet etmeyen. Sireti temiz. Manevi kudret ve kuvvet sahibi. Hristiyanlıkta kudsi kabul edilen daimi reis. El Aziz : ALLAH'ın teceli eden bütün varlıkları azizdir. Aziz olmayan hiç bir şey yoktur. Zelil olan bir şeyin de başka birşeyin yanında azizleştiğine arif olunur.
Dşl.azizeÇğl.Eizze
Aynı kökten:Aziz azize Eizze Azze Eazz İ'tizaz İ'zaz izzet Muazzez Muazzezen Muizz Müteazziz Taazzüz Ta'ziz
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Ekser
ك ث رKS!R
Pek fazla. Daha çok. Kesrette olan. En çok.
Aynı kökten:Ekser iksar İstiksar Kâsir Kesir küsur küsurat kesr kesir kesret kevser Meksur Mükesser Müksir Müsteksir Mütekasir Mütekessir Mütekessir Tekâsür tekasür Teksir
kontrol-giriş
Aynı kökten:
mal
م و لMVL
Tasarrufuna sahib olunan şey.
Çğl.Emval
Aynı kökten:İmale İstimale mal Emval Malî Maliye Temevvül Temvil
Nefer
ن ف رNFR
Harp için seferber olan.
Çğl.NefirÇğl.Enfar
Aynı kökten:İstinfar Müstenfir Nefer Nefir Enfar Nefr Nefret Nefrin Nüfur Tenfir
Semer
ث م رS!MR
Meyve. Yemiş. Verim. Netice. Fayda. Kâr.
Dşl.SemereÇğl.EsmarÇğl.SemerâtÇğl.Simar
Aynı kökten:İsmar Semar Semer Semere Esmar Semerât Simar Tesmir
Sâhib
Sahıb
ص ح بS:HB
Sohbet edilen kimse. Bir şeyi koruyan ve ona malik olan. Bir iş yapmış olan. Bir vasfı olan. Eş. Yakın arkadaş. Yoldaş. Yakın dost. Yoldaş, yol arkadaşı. Gözcü.
Dşl.SâhibeÇğl.SahbÇğl.EshabÇğl.Esâhıb
Aynı kökten:Ishab İstishab Mashub Mesâhib Musahebe Musahabat Musahib Müstashab Müstashib sahabe sahabi Sahabiye sahabet Sâhib Sahıb Sâhibe Sahb Eshab Esâhıb sohbet Tesahub
Diyanet Meali:
Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: “Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm.”
18. KEHF / 37
Sahibi ona havr ederek dedi ki:
• "Seni turabdan
• sonra nutfeden halk eden
• sonra da bir erkek kimse olarak seni sevva edene kafir misin?"
Mesel: İki AdamDoğa/Yaşam K:VL S:HB HVR KFR H:LK: TRB NT:F SVY RCL .mid2317.ss18.as37.ssKEHF.ns69.nyMEKKE.cs15.syf297.sure.18.xxxMesel: İki AdamxDoğa/Yaşamxxalakxxkissa.059x#rcl-recül#||#h:lk:-halk#||#kfr-kafir#||#svy-sevva#||#s:hb-sahib#||#hvr-havr#||#trb-turab#||#nt:f-nutfe#||#k:vl-xxoxx#x#K:VL#||#S:HB#||#HVR#||#KFR#||#H:LK:#||#TRB#||#NT:F#||#SVY#||#RCL#||#rcl-recül#||#h:lk:-halk#||#kfr-kafir#||#svy-sevva#||#s:hb-sahib#||#hvr-havr#||#trb-turab#||#nt:f-nutfe#||#k:vl-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُ أَكَفَرْتَ بِالَّذِي خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّاكَ رَجُلًا
Kâle lehu sâhıbuhu ve huve yuhâviruhû e keferte billezî halakake min turâbin summe min nutfetin summe sevvâke raculâ(raculen).
halk
halak
خ ل قH:LK:
Yaratmak. İcad. Örneği ve benzeri olmayan bir şeyi yaratmak, ibdâ' eylemek. Bir şeyi yumuşatıp düzleştirmek. Halk, toplum.
Aynı kökten:Halak Halık Halıkıyyet halkiyet halk halak Hallak Haluk hilkat Hulk Ahlak Ihtilak Tahlik
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Kâfir
ك ف رKFR
Gerçeklerin üzerini örterek kendisinin ve/veya başkasının, görmesini, incelemesini, tefekkür etmesini, iman etmesini engelleyen. Hakkı görmeyen ve örten. İyilik bilmeyen. Allah'ı inkar eden. Dinsiz. İmanın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan. Mülhid. Hayvan tersi.
Çğl.KefereÇğl.KüffarÇğl.Kâfirûn
Aynı kökten:ikfar Kâfir Kefere Küffar Kâfirûn Kafur kufur keffar keffare keffaret kefr Küfur Kefur Küfr küfür Küfran Mekfere Mükeffer Mükeffire Tekfir Tekfur
nutfe
ن ط فNT:F
Duru ve saf su. Meni. Rahimde iki yarım ve ayrı cinsten hücrelerin birleşmişi. Taşmış, dökülmüş su. Deniz.
Çğl.NitafÇğl.Nutuf
Aynı kökten:nutfe Nitaf Nutuf
recül
ر ج لRCL
Erkek, er kişi. Mevki sahibi kimse, devlet adamı. Yaya olan.
Çğl.rical
Aynı kökten:ircal İrtical İrticalen recale recül rical ricalen ricl ercül
Sâhib
Sahıb
ص ح بS:HB
Sohbet edilen kimse. Bir şeyi koruyan ve ona malik olan. Bir iş yapmış olan. Bir vasfı olan. Eş. Yakın arkadaş. Yoldaş. Yakın dost. Yoldaş, yol arkadaşı. Gözcü.
Dşl.SâhibeÇğl.SahbÇğl.EshabÇğl.Esâhıb
Aynı kökten:Ishab İstishab Mashub Mesâhib Musahebe Musahabat Musahib Müstashab Müstashib sahabe sahabi Sahabiye sahabet Sâhib Sahıb Sâhibe Sahb Eshab Esâhıb sohbet Tesahub
sevva
س و يSVY
Seviye. Seviyeleme. Seviyelendiren, düzelten. Doğruya götüren.
Aynı kökten:istiva Masiva müsavi Mütesavi Mütesevvi Seva Seviyy seviye Seviyye sevva Siva Tesavi tesviye
Türâb
Turab
ت ر بTRB
Toprak. Toz.
Çğl.TirbanÇğl.EtribeÇğl.Türban
Aynı kökten:İtrab Terb Terba Terbab Teribe Teraib Teribe Teterrüb Tetrib Tırbal Tarâbil Tirb Tırb Tirâb Etrâb Türâb Turab Tirban Etribe Türban Türbe Atrab Itrab İstıtrab İstitrab İstitrabî Mıtrab Mutatarrib Mutatarribin Mutrib Müstatrib Tarab Tatarrub Tatrib Metrebe
Diyanet Meali:
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah’ı inkâr mı ediyorsun?”
44. DUHAN / 54
Böyledir!...
Onları güzel gözlü huriler ile zevcelendiririz.
ZVC HVR A:YN .mid4474.ss44.as54.ssDUHAN.ns64.nyMEKKE.cs25.syf497.sure.44.xxxxxcennetxx#hvr-huri#||#zvc-zevc#||#a:yn-in#x#ZVC#||#HVR#||#A:YN#||#hvr-huri#||#zvc-zevc#||#a:yn-in#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
كَذَلِكَ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ
Kezâlik(kezâlike), ve zevvecnâhum bi hûrin în(înin).
În
ع ي نA:YN
İri ve güzel gözlüler.
Aynı kökten:Ayn A'yan A'yun Uyûn Aynen Ayniyyet În Main Muayin Muayyin Müteayyin Müteayyinân Taayyün Taayyünat
Ahver
ح و رHVR
Akıllı. İri gözlü güzel. Ahu gözlü. Gözleri iri, gözlerinin akı karasından çok olan ve siyah kısmı pek siyah, beyaz kısmı pek beyaz olan kız. Müşteri yıldızı. (Jüpiter) Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam.
Dşl.HavraÇğl.HurÇğl.Huri
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Zevc
ز و جZVC
Çeşit. Tür. / Sınıf. Cins. / Bir şeyi tamamlayan, bütünleyen, noksanlarını ikmal şeyler. / En az iki şeyden meydana gelen. Bunların her biri. // Karı ve kocanın herbiri.
Dşl.ZevceÇğl.ZevceynÇğl.zevcatÇğl.Ezvac
Aynı kökten:İzdivac Mütezevvic Mütezevvicîn Müzavece Müzevvec Tezevvüc Tezevvücât Tezvic Zevc Zevce Zevceyn zevcat Ezvac
Diyanet Meali:
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
52. TUR / 20
Müttekiler, saff halinde sıralanmış serirler üzredir… ve BİZ onları güzel gözlü huriler ile zevcelendiririz.
VKe SRR S:FF ZVC HVR A:YN .mid4750.ss52.as20.ssTUR.ns76.nyMEKKE.cs27.syf523.sure.52.xxxxxcennetxx#s:ff-masfuf#||#srr-serir#||#hvr-huri#||#zvc-zevc#||#a:yn-in#||#vke-itka#x#VKe#||#SRR#||#S:FF#||#ZVC#||#HVR#||#A:YN#||#s:ff-masfuf#||#srr-serir#||#hvr-huri#||#zvc-zevc#||#a:yn-in#||#vke-itka#
Orijinal Metin : Sözlük :
مُتَّكِئِينَ عَلَى سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ
Muttekiîne alâ sururin masfûfeh(masfûfetin), ve zevvecnâhum bi hûrin înin.
În
ع ي نA:YN
İri ve güzel gözlüler.
Aynı kökten:Ayn A'yan A'yun Uyûn Aynen Ayniyyet În Main Muayin Muayyin Müteayyin Müteayyinân Taayyün Taayyünat
Ahver
ح و رHVR
Akıllı. İri gözlü güzel. Ahu gözlü. Gözleri iri, gözlerinin akı karasından çok olan ve siyah kısmı pek siyah, beyaz kısmı pek beyaz olan kız. Müşteri yıldızı. (Jüpiter) Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam.
Dşl.HavraÇğl.HurÇğl.Huri
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
kontrol-giriş
Aynı kökten:
Serir
س ر رSRR
Taht. Yatacak yer.
Çğl.Sürur
Aynı kökten:İsrar Serire Serâir Sırr Sır Serair Meserret Mesarr Meserrat Mesrur Mesruriyet Sarr Serra Sirr Esrar Esirre Sürur Tesrir Tesrirât Serir Sürur Surre Surer
İtkâ'
و ك اVKe
Bir dayanağa, desteğe yönelme. / Dayanacak bir şey kullanma. Yaslanma. Destek edinme. / Otururken koltuk altına yastık veya destek koyma.
Aynı kökten:İkâ' İtkâ' Mütteki Müttekiûn Tekye Tekke Takiya Tevekkü' Vika'
Zevc
ز و جZVC
Çeşit. Tür. / Sınıf. Cins. / Bir şeyi tamamlayan, bütünleyen, noksanlarını ikmal şeyler. / En az iki şeyden meydana gelen. Bunların her biri. // Karı ve kocanın herbiri.
Dşl.ZevceÇğl.ZevceynÇğl.zevcatÇğl.Ezvac
Aynı kökten:İzdivac Mütezevvic Mütezevvicîn Müzavece Müzevvec Tezevvüc Tezevvücât Tezvic Zevc Zevce Zevceyn zevcat Ezvac
55. RAHMAN / 72
Maksur huriler... haymelerde...
HVR K:S:R H:YM .mid4930.ss55.as72.ssRAHMAN.ns97.nyMEKKE.cs27.syf533.sure.55.xxxxxcennetxx#hvr-huri#||#k:s:r-maksur#||#h:ym-hayme#x#HVR#||#K:S:R#||#H:YM#||#hvr-huri#||#k:s:r-maksur#||#h:ym-hayme#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ
Hûrun maksûrâtun fîl hiyâm(hiyâmi).
hayme
خ ي مH:YM
Çadır
Çğl.hıyamÇğl.hiyem
Aynı kökten:hayme hıyam hiyem Muhayyem
Ahver
ح و رHVR
Akıllı. İri gözlü güzel. Ahu gözlü. Gözleri iri, gözlerinin akı karasından çok olan ve siyah kısmı pek siyah, beyaz kısmı pek beyaz olan kız. Müşteri yıldızı. (Jüpiter) Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam.
Dşl.HavraÇğl.HurÇğl.Huri
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Maksur
ق ص رK:S:R
Kasrolunmuş, kısaltılmış, kasılmış, alıkonulmuş. Mahbus. Kasrolunmuş nesne. Gelinin üzerine tutulan duvak.
Aynı kökten:İktisar İstıksar Kasır Kasîr Kısar Kasr Kusur Kusur Kusure Maksur Maksur Mukassır Mütekasır Mütekasirîn Takasur Taksir Taksirat
Diyanet Meali:
Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.
56. VAKIA / 22-23-24
Amel etmiş oldukları şeylere ceza olarak… meknun inci emsalinde güzel gözlü huriler vardır!...
Ahiret HVR A:YN MS!L LeLe KNN CZY KVN A:ML .mid4946.ss56.as22.ssVAKIA.ns46.nyMEKKE.cs27.syf534.sure.56.xxxAhiretx.ss56.as23.ss56.as24.x#hvr-huri#||#a:yn-in#||#knn-meknun#||#ms!l-emsal#||#lele-lülü#||#czy-ceza#||#a:ml-amel#||#kvn-xxoxx#x#HVR#||#A:YN#||#MS!L#||#LeLe#||#KNN#||#CZY#||#KVN#||#A:ML#||#hvr-huri#||#a:yn-in#||#knn-meknun#||#ms!l-emsal#||#lele-lülü#||#czy-ceza#||#a:ml-amel#||#kvn-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
وَحُورٌ عِينٌ * كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ * جَزَاء بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Ve hûrun înun. * Ke emsâlil lu’luil meknûn(meknûni). * Cezâen bi mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
amel
ع م لA:ML
İş. Çalışma. Bir emri veya vazifeyi yerine getirme. Bir bilginin iş olarak tatbiki. Kar, iş işleme.
Çğl.AmeliyyatÇğl.A'mal
Aynı kökten:amel Ameliyyat A'mal Âmil amele amile Avâmil İsti'mal Ma'mul mamul muamele Muâmelât Muamil Taammül
În
ع ي نA:YN
İri ve güzel gözlüler.
Aynı kökten:Ayn A'yan A'yun Uyûn Aynen Ayniyyet În Main Muayin Muayyin Müteayyin Müteayyinân Taayyün Taayyünat
ceza
ج ز يCZY
Karşılık, mukabil.
Aynı kökten:ceza Cizye Mücazat Tecziye
Ahver
ح و رHVR
Akıllı. İri gözlü güzel. Ahu gözlü. Gözleri iri, gözlerinin akı karasından çok olan ve siyah kısmı pek siyah, beyaz kısmı pek beyaz olan kız. Müşteri yıldızı. (Jüpiter) Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam.
Dşl.HavraÇğl.HurÇğl.Huri
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Meknun
ك ن نKNN
Örtülü, gizli. Saklı. Dizilmiş. Dizili. Manzum.
Aynı kökten:İknan İstiknan Kânun Kanunulevvel Kanunussani Kenane kinâne Kenâyin Kenâin Kenin Kenn Kinan Eknan Ekinne Kinn Meknun Müstekinn Müstekinne Tekennüs
lülü
ل ا ل اLeLe
İnci. Parlak. Ziyalı. Kıymetli. / Birlik içinde olan topluluk. / Çok miktarda olan.
Aynı kökten:lülü
mesel
م ث لMS!L
Bir umumi kaideye delalet eden meşhur söz. Ata sözü. İbretli ve küçük hikaye. Dokunaklı ve manalı söz. Benzer. Misil. Delil. Hüccet.
Çğl.EmsalÇğl.Emsile
Aynı kökten:İmtisal İstimsal mesel Emsal Emsile Mesela Meselen Mesil Mesulat misal Müsül Emsal misl misil Emsel Mümessel mümessil Temessül temsil Temsilât Timsal Temasil Ümsüle
Diyanet Meali:
Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)
58. MUCADELE / 1
ALLAH, zevci hakkında seninle cedel eden ve onu ALLAH'a iştika eden kadının sözlerine semi olmuştu.
ALLAH, havr ettiklerinize semidir.
Muhakkak ki ALLAH semidir, basirdir.
Esma-ül HüsnaKadın ve Aile Hukuku SMA: K:VL CDL ZVC ŞKV SMA: HVR SMA: BS:R .mid5013.ss58.as1.ssMUCADELE.ns105.nyMEDİNE.cs28.syf541.sure.58.xxxEsma-ül HüsnaxKadın ve Aile Hukukuxxxibadetxxx#sma:-semi#||#bs:r-basir#||#hvr-havr#||#şkv-iştika#||#cdl-cedel#||#zvc-zevc#||#k:vl-xxoxx#x#SMA:#||#K:VL#||#CDL#||#ZVC#||#ŞKV#||#SMA:#||#HVR#||#SMA:#||#BS:R#||#sma:-semi#||#bs:r-basir#||#hvr-havr#||#şkv-iştika#||#cdl-cedel#||#zvc-zevc#||#k:vl-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ
Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilallâhi vallâhu yesmeu tehâvurekumâ, innellâhe semî’un basîr(basîrun).
Basir
ب ص رBS:R
Gören, görme duyusu çalışan. Basiret sahibi. Anlayışlı olan. Hakikatları anlayan. En iyi ve en çok anlayışlı. Kalb gözü ile gören. İt, köpek, kelp. El Basir : Her mahluk görür. Görme fiili.
Aynı kökten:basar Ebsâr Basir basiret Basair besaret İbsar İbtisar İstibsar Mubasara Mubsır Mubsırât Mütebassır Tabassur Tebsir
cedel
ج د لCDL
Konuşmada kavga etme. Niza. Hakkı bulmak için olmayıp, galib görünmek için çekişme.
Aynı kökten:cedel Cedelî Cedl Cidal mücadele Mücadelat Mücadil Mütecadil
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
semi'
س م عSMA:
İşitme. İşiten, duyan. Es Semi : İşitme fiili. HERŞEYİ İŞİTEN
Aynı kökten:Esma' Hz. İsmail İsma' İstima' Misma' Mesami' Müstemian Sami' Samia Samiîn Samiûn Samit Samite Sem' Sema' semi' Sima' Tesamu' Tesmi' Tesmiât
Zevc
ز و جZVC
Çeşit. Tür. / Sınıf. Cins. / Bir şeyi tamamlayan, bütünleyen, noksanlarını ikmal şeyler. / En az iki şeyden meydana gelen. Bunların her biri. // Karı ve kocanın herbiri.
Dşl.ZevceÇğl.ZevceynÇğl.zevcatÇğl.Ezvac
Aynı kökten:İzdivac Mütezevvic Mütezevvicîn Müzavece Müzevvec Tezevvüc Tezevvücât Tezvic Zevc Zevce Zevceyn zevcat Ezvac
İştikâ'
ش ك وŞKV
Şikâyet etme, şekvada bulunma.
Aynı kökten:Eşku İşka' İştikâ' Meşkâ Meşkû Mişkat Müştekâ Müşteki Müteşaki Müteşekki Şaki Şükat Şekva Şekve Şika Şikayet Şikayat Teşaki Teşekki Teşekkiyât
Diyanet Meali:
1. Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
61. SAFF / 14
Ey iman edenler!
Meryem oğlu İsa, havarilere "ALLAH'a ensar kimdir?" dediğinde, havarilerin "ALLAH'a ensar biziz" dedikleri gibi... ALLAH'a ensar olun!
İsrailoğullarından bir taife iman etmişti ve onlardan bir taife de kafir olmuştu... ardından iman edenlere, düşmanları üzre eyd etmiştik. Böylece zahir oluverdiler.
İsa Kıssası.11 eMN KVN NS:R K:VL A:YS BNY MRY HVR NS:R K:VL HVR NS:R eMN T:VF BNY SRY KFR T:VF eYD eMN A:DV S:BH Z:H!R .mid5089.ss61.as14.ssSAFF.ns109.nyMEDİNE.cs28.syf551.sure.61.xxxİsa Kıssası.11xximanxxkissa.139xxxemirxxyasakxxx#bny-beni#||#emn-iman#||#a:dv-adüvv#||#kfr-kafir#||#s:bh-ısbah#||#hvr-havari#||#ns:r-nasır#||#z:h!r-zahir#||#t:vf-taife#||#eyd-eyd#||#a:ys-hz. isa#||#mry-hz. meryem#||#sry-israiloğulları#||#k:vl-xxoxx#||#kvn-xxoxx#x#eMN#||#KVN#||#NS:R#||#K:VL#||#A:YS#||#BNY#||#MRY#||#HVR#||#NS:R#||#K:VL#||#HVR#||#NS:R#||#eMN#||#T:VF#||#BNY#||#SRY#||#KFR#||#T:VF#||#eYD#||#eMN#||#A:DV#||#S:BH#||#Z:H!R#||#bny-beni#||#emn-iman#||#a:dv-adüvv#||#kfr-kafir#||#s:bh-ısbah#||#hvr-havari#||#ns:r-nasır#||#z:h!r-zahir#||#t:vf-taife#||#eyd-eyd#||#a:ys-hz. isa#||#mry-hz. meryem#||#sry-israiloğulları#||#k:vl-xxoxx#||#kvn-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا كُونوا أَنصَارَ اللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّينَ مَنْ أَنصَارِي إِلَى اللَّهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ اللَّهِ فَآَمَنَت طَّائِفَةٌ مِّن بَنِي إِسْرَائِيلَ وَكَفَرَت طَّائِفَةٌ فَأَيَّدْنَا الَّذِينَ آَمَنُوا عَلَى عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا ظَاهِرِينَ
Yâ eyyuhellezîne âmenû kûnû ensârallâhi kemâ kâle îsebnu meryeme lil havâriyyîne men ensârî ilâllâh(ilâllâhi), kâlel havâriyûne nahnu ensârullâh(ensârullâhi), fe âmenet tâifetun min benî isrâîle ve keferet tâifeh(tâifetun), fe eyyednellezîne âmenû alâ aduvvihim fe asbehû zâhirîn(zâhirîne).
Adüvv
ع د وA:DV
Düşman, hasım.
Çğl.A'daÇğl.Eadi
Aynı kökten:Adavet Âdiyât Âdiye Adüvv A'da Eadi Adv Adevân Adva Advan Mu'ted Mu'tedî Müteaddi Müteadi Udva' Udvan
Hz. İsa
ع ي سA:YS
xoxox
Aynı kökten:A'yes İys Ays Hz. İsa Us İsâs
beni
ب ن يBNY
Oğullar, evlâtlar, çocuklar. (Aslı: Benûn-Benîn)
Aynı kökten:bani beni benin benün benna bin Bina' bina Ebniye binaen binaenaleyh bint Bunni bünyan bünye ibn ibne benin benün ebna İbtina' Tebniye
iman
ا م نeMN
Şahit olunmayan birşeye, bir kaynağa güvenerek itimat etmek.
Aynı kökten:amenna amentü amin eman emanet emin emniyet iman istiman i'timan me'men me'mun mü'min Mü'minin müste'min ümman Ümena
Eyd
ا ي دeYD
Kuvvet.
Aynı kökten:Eved Eyd Eyyid Müeyyid Müeyyide Müteeyyid Müteşeyyid Te'yid Te'yidât
Havari
ح و رHVR
Yardımcı. Hz. İsa'nın yardımcı ve sahabeleri olan 12 zâttan her biri. Bunlar: İsa'nın Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
Çğl.Havariyyun
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
Kâfir
ك ف رKFR
Gerçeklerin üzerini örterek kendisinin ve/veya başkasının, görmesini, incelemesini, tefekkür etmesini, iman etmesini engelleyen. Hakkı görmeyen ve örten. İyilik bilmeyen. Allah'ı inkar eden. Dinsiz. İmanın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan. Mülhid. Hayvan tersi.
Çğl.KefereÇğl.KüffarÇğl.Kâfirûn
Aynı kökten:ikfar Kâfir Kefere Küffar Kâfirûn Kafur kufur keffar keffare keffaret kefr Küfur Kefur Küfr küfür Küfran Mekfere Mükeffer Mükeffire Tekfir Tekfur
Hz. Meryem
م ر يMRY
xoxox
Aynı kökten:Hz. Meryem İmtira' Ma'ret Mirye Mümarat Mümaret Mümarete mümter mümterin temari
nasır
ن ص رNS:R
Yardımcı, yardım eden, nusret veren.
Çğl.NasırînÇğl.NussarÇğl.ensar
Aynı kökten:İntisar istinsar mensur mansur Minsar minsir Münasara Müstansır Mütenasır nasır Nasırîn Nussar ensar nasr nusret Nusrat Tenasur mütenassır nasrani Nasara Tansir Tenassur
Isbah
ص ب حS:BH
Seher vakti. Sabah vakti. Gafil olmamak. Uyanıklık. Birşeyin oluvermesi, meyana gelivermesi.
Aynı kökten:Isbah Masbah Misbah Mısbah Mesabih Sabah Sabahat Sabih Sabiha Subh Asbah Subha Sübha Tasabbuh
İsrailoğulları
Benî İsrâil
إِسْرَائِيلَSRY
İsrâil oğulları. Yahudiler. Yahudi.
Aynı kökten:İsrâ israil İsrailoğulları Benî İsrâil Sari Sâriye Seriyy Seriyy Esriye Seryân Seriyye Seraya Sery Serye seryâ Sirayet Suriye
Taife
ط و فT:VF
Hususi bir sınıf meydana getiren insanlar. Kavim, kabile. Takım.
Aynı kökten:Mataf Matâif Metaf Mutaf Mutatavvif Taif Taife Tatvif Tavf tavâf Tavvaf Tayfun Tetavvuf Tufan
Zahir
ظ ه رZ:H!R
Görünen, aşikar olan. Açık, belli, meydanda olan. Görünüşe göre. Şüphesiz. Suret. Dış yüz. Görünüş. Anlaşılan. Meğer. Galiba. Zannederim. Elbette. Arka çıkmak. Destek vermek. Ez Zahir : Görünen zuhurat fiili.
Çğl.zevahir
Aynı kökten:.Zahir Azhar izhar mazhar Muzahhir Müstazhir Mustazhir Mütezahhir Mütezahir Müzaheret Muzahere müzahir Müzhir Salatüz zuhr Tazhir Tezahhür Tezahür Tezahürât Zahir zevahir zahr zuhur ezhâr zıhar Zuhr zuhur
Diyanet Meali:
14. Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
84. İNŞİKAK / 10-11-12-13-14-15
Kitabı, zahrının verasından verilen kimse… artık yakında o, süburu davet edecek... ve saire saly olacak.
Muhakkak o, ehlinin arasında sürur içindeydi. Muhakkak o, havr etmeyeceğini zann etmekteydi.
Bilakis!
Muhakkak ki Rabbi kendisine basir olandır.
Ahiret eTY KTB VRY Z:H!R DA:V S!BR S:LY SA:R KVN eH!L SRR Z:NN HVR RBB KVN BS:R .mid5586.ss84.as10.ssİNŞİKAK.ns83.nyMEKKE.cs30.syf588.sure.84.xxxAhiretx.ss84.as11.ss84.as12.ss84.as13.ss84.as14.ss84.as15.xxxkitabxxx#da:v-davet#||#kvn-kane#||#ktb-kitab#||#eh!l-ehil#||#rbb-rabb#||#vry-vera#||#z:h!r-zahr#||#s!br-sübur#||#sa:r-seir#||#s:ly-saly#||#srr-sürur#||#hvr-havr#||#z:nn-zann#||#bs:r-basir#||#ety-xxoxx#x#eTY#||#KTB#||#VRY#||#Z:H!R#||#DA:V#||#S!BR#||#S:LY#||#SA:R#||#KVN#||#eH!L#||#SRR#||#Z:NN#||#HVR#||#RBB#||#KVN#||#BS:R#||#da:v-davet#||#kvn-kane#||#ktb-kitab#||#eh!l-ehil#||#rbb-rabb#||#vry-vera#||#z:h!r-zahr#||#s!br-sübur#||#sa:r-seir#||#s:ly-saly#||#srr-sürur#||#hvr-havr#||#z:nn-zann#||#bs:r-basir#||#ety-xxoxx#
Orijinal Metin : Sözlük : Diğer Meal :
وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ * فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا * وَيَصْلَى سَعِيرًا * إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا * إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ * بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu verâe zahrih(zahrihî). * Fe sevfe yed’û subûrâ(subûren). * Ve yaslâ saîrâ(saîren). * İnnehu kâne fî ehlihî mesrûrâ(mesrûren). * İnnehu zanne en len yahûr(yahûra). * Belâ, inne rabbehu kâne bihî basîrâ(basîren).
Basir
ب ص رBS:R
Gören, görme duyusu çalışan. Basiret sahibi. Anlayışlı olan. Hakikatları anlayan. En iyi ve en çok anlayışlı. Kalb gözü ile gören. İt, köpek, kelp. El Basir : Her mahluk görür. Görme fiili.
Aynı kökten:basar Ebsâr Basir basiret Basair besaret İbsar İbtisar İstibsar Mubasara Mubsır Mubsırât Mütebassır Tabassur Tebsir
Da'vet
Dıayet
د ع وDA:V
Çağırma. / Ziyafet. / Bir fikri kabul ettirmek için deliller söylemek.
Aynı kökten:Bedduâ dai Duat Dâiye Da'vâ Deavi Da'vet Dıayet davetiye Dı've Dua duae Da'vat Ed'iye dua İddia İstid'a Med'uv Med'î Med'uvvîn Med'uvven Müddeâ Müddeayat Müddeî Tedaî
ehl
ehil
ا ه لeH!L
Yabancı olmayan, alışık olduğumuz. Dost, sahip, mensup. Evlâd, iyal. Kavm, müteallikat. Usta, muktedir ve becerikli. Halk, umum, nâs. Bir memleketin yerlileri, bir memlekette oturanlar, yaşayanlar.
Çğl.Ahali
Aynı kökten:ehl ehil Ahali Ehliyyet ehliyet Müste'hil
Havr
ح و رHVR
Rücu etmek, dönmek. Eksiltmek, noksan etmek. Konuşmak, dertlenmek.
Aynı kökten:Ahver Havra Hur Huri Ahverî Havari Havariyyun Havr Huriye Mütehavir Tahvir
kitab
ك ت بKTB
Ketb edilmiş olan.
Çğl.Kütüb
Aynı kökten:iktab İktab İstiktab katib Ketebe Ketb kitab Kütüb kitabe kitabet Kitbe mekteb Mekâtib mektub Mekâtîb Mektubat Mukteb Mekâtib Mükâtebe Mükâtib
kontrol-giriş
Aynı kökten:
rabb
ر ب بRBB
Yetiştiren, eğiten. Terbiye eden. Vicdan.
Çğl.erbab
Aynı kökten:murabba mürebbi rabb erbab Rabbanî Rabbaniye Rabbaniyyun Rabbaniyyîn Rebib Rebibe Rebâib Rebub ribbiyyun rububiyet terbiye
sübur
ث ب رS!BR
Helak, helaket. Mahvolmak. / Men olmak, kovulup sürülmek.
Aynı kökten:mesbur sübur
Saly
ص ل يS:LY
Ateşe girmek. Tutuşturmak. Ateşte pişirmek. Sıkıntı çekerek yanmak.
Aynı kökten:Saly Tasalli
se'ir
س ع رSA:R
Tutuşmuş, alevli ateş.
Aynı kökten:Mütese'ir Sa'r Saur se'ir
Sürur
س ر رSRR
Sevinç. Neş'eli olmak.
Aynı kökten:İsrar Serire Serâir Sırr Sır Serair Meserret Mesarr Meserrat Mesrur Mesruriyet Sarr Serra Sirr Esrar Esirre Sürur Tesrir Tesrirât Serir Sürur Surre Surer
Vera
Very
و ر يVRY
Arkadan gelen. / Öte. / Başka taraf. / Arka, geri. / Torun. / Çakmaktan ateş çıkması. // Ateş yakmak. / Müphem olarak, müphem bir şekilde, bir şeyin başka bir şeymiş gibi yapılması. / Gizlemek, örtmek, bir şeyin arkasına örtmek, gizlemek. / Yardımcı, takipçi. / Hz. Musaya inzal olan Kanun Kitabı. // Arzı örten mahlukat. Yaratılmış olanlar. Halk. Mahluk. // Takvânın ileri derecesi. Bilmediği ve şüphe ettiğini öğrenip iyiye ve doğruya göre hareket edip bütün günahlardan çekinme hâleti.
Aynı kökten:ira Mütevari Tevari Vera Very
zahr
ظ ه رZ:H!R
Binek devesi. Kuş yeleklerinin kısa tarafı. Kara yolu. Sırt, arka. Yüksek yer. Kur'an'ın lâfz-ı şerifi. Haber.
Çğl.zuhurÇğl.ezhâr
Aynı kökten:.Zahir Azhar izhar mazhar Muzahhir Müstazhir Mustazhir Mütezahhir Mütezahir Müzaheret Muzahere müzahir Müzhir Salatüz zuhr Tazhir Tezahhür Tezahür Tezahürât Zahir zevahir zahr zuhur ezhâr zıhar Zuhr zuhur
Zann
ظ ن نZ:NN
Bir önermede, ihtimallerden birinin akıl yolu ile ağır basması ve bunun tercih edilmesi. Sübjektif kanaat. / Şüphe. / Zannetmek, sanmak. / Sezme. / Farkına varma.
Çğl.Zunun
Aynı kökten:Mazanne Mazınne Maznun Mutazanni Mutazannin Tazannün Zann Zunun Zânn Zannî
Diyanet Meali:
Fakat kime kitabı arkasından verilirse, “Helâk!” diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir. Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi. Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı. Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
Arama Kriterleri: (Sure: ) (Ayet: ) (Aranan: )