Düşünceye Hakim Olmak

Düşünceye Hakimiyet

İnsan beyninde, düşünce kabiliyeti, sahipsiz kaldığında, kurgu içinde faaliyet gösterir.

Kurgu, sinema ve tiyatro gibi senaryo içeren faaliyetlerde olduğu gibidir. Her kurguda belli olaylar ve bu olayları yaşayan, etki eden, tepki veren kahramanlar vardır. Düşünce belli başlı olayları kendi bünyesinde kurgular ve kahramanlar yaratır.

Olaylar ve kahramanlar…

Bazen olmuş ve yaşanmış olayları dilediği gibi yönlendirir. Başkasına söyleyemediği şeyleri söyler, kavgalar eder veya sevgiler yaşar.

Bazen olmadık olaylar kurar, imkansız kurgular içinde kendisine bir rol seçer.

Bazen yarınlarını düşünerek kurgular. Planlar yapar, olayları geliştirir, ihtimalleri değerlendirir, sebep sonuç ilişkileri kurar.

Bunların ve buna benzer düşünce kurgularının ortak tarafı; düşüncenin bir olaya ve bir veya birkaç kahramana odaklanmasıdır. Tüm senaryo bu olay ve kahramanlara bağlı ve bunların üzerine kuruludur. Hepsinde, bir yapan ve yapılan zinciri vardır. Düşünceye ait dikkat kavramı da çok kez bu olaylara ve kavramlara dönüktür.

Bu düşünce sisteminde, olaylar kahramanlara, ortamlara ve şartlara bağımlılık gösterir ve bu değişkenlerle değişimler yada yönelimlere girer. Tam bir gerçekçilik iddiası ile süre giden bu düşünce sistemi, hakikatte, kurgular üzerine mükemmel bir hayal dünyasıdır.

Fiziksel halimizi düşüncelerimiz belirler.

Düşünce yapısı bu hayal dünyasında uzun süre kalmayı bile beceremeden daldan dala, kurgudan kurguya geçiş yapar. Bazen üç-beş dakikada bir başka bir senaryo, başka bir alem yeşerir beynimizde. İnsan düşüncesi her seferinde yeni başlayan kurgular içinde açılımlar yapar ve kahramanlarına olaylarını yaşatır. Bazen de aynı kurguda uzun zaman boyunca hatta günlerce aylarca takılır kalır düşünceler, takıntılar oluşur. Araya kısa kısa başka kurgular giriyor gibi olsa da, insan beyni kurguyu yine kişinin takıntısına getirir.

Bu süreç içerisinde, düşüncenin kurguları, kişinin duygularını kendi hakimiyetine alır. Olaylara ve kahramanlara göre kişi etkilenir ve halden hale girer. Genel olarak sıkıntı yaratan bu durum bazen geçici huzur hali de yaşatabilir ancak tesadüfi olur.

Kişinin huzuru gibi, sağlığı da düşüncelerinden etkilenir. Bütün hastalıkların nedeni, kişinin düşüncelerindendir.

Düşünce sistemi hiçbir zaman boş durmaz.

Sürekli kurgulamak olayı içinde faaliyet gösteren düşünce sistemi, hiçbir anda boş durmaz, duramaz. Düşünce sisteminin görevi sürekli olarak düşünmek eylemi ile alakadar olmaktır ve sahipsiz olduğu sürece kurgu olayı tekrarlanır.

Kişinin düşünce sistemine sahip çıkması gereken asli unsur, hakikattir. Nitekim hakikat, hayalin tersidir.

Hakikatte ise olay AN’dadır ve kahraman tektir. Tek ve bütün olan Öz’dür. Tek ve bütün olan Öz dışında güç sahibi, istek sahibi, kudret sahibi yoktur.

Düşünce sistemi, kendisini bir varlık olarak kabul etmekten kurtulup, kurgulardan vazgeçerek tek ve bütün olan Öz’ün hakimiyetine inanmak mecburiyetindedir. Bu mecburiyetin sonucu mutlak ferahlıktır.

Hayali ve zanni düşüncelerden arınıp kurguları yok etmek, edemesek bile, olay ve kahramanların tek ve bütün olan Öz’den olduğuna inanmak; kişinin beden mahluk yaşamdan arınıp, bedenini kullanan olduğuna inanmasından geçer.

Düşüncelerimize nasıl hakim olacağız?

İnsan düşünce sistemi hiçbir anda boş durmaz. Uykuda bile olsa düşüncelerimiz her an faaldir ve çalışır. Düşünce merkezimizi dolduran düşünceler, istemimizle yada istemimiz dışında olabilir.

Yani düşüneceğimiz şeyi biz kendimiz belirleyebiliriz, bu imkanımız vardır.

Düşüncelerimize kendimiz sahip çıkmaz isek, oluşan boşluğu kendiliğinden kurgular doldurur ve daldan dala, rüzgara kapılmış kuru yaprak gibi sürüklenir gideriz.

Fiziki durumumuz da düşüncelerimizde gelişen kurguların senaryosuna göre şekil alır. Sevincimiz de, hüznümüz de hatta sağlık ve sıhhatimiz de bu kurguların sonucudur. Ne durumda olursak olalım, huzur hissetmeyiz içimizde.

Oysa, düşünce merkezimizi, kendi belirlediğimiz düşünce ile doldurursak başı boş kurguların beynimizi işgal etmesini önleye biliriz.

Bu noktada asıl olan, düşünce merkezimizi doldurmak için belirlediğimiz düşüncenin, yine kurgulardan oluşmamasıdır. Düşünce sistemini, isteyerek yada istemeyerek, meşgul eden her türlü kurgu, kişinin alakasıdır, alaka duyduğudur.

Alakamızı doğru yere yönlendirir, düşüncelerimizde de alakamıza yer verirsek, muazzam huzura kapı aralanır. Denemesi bedevadır.