Rasullerin soy bilgisi

Bazı Murselin için Soy Bilgisi

Aşağıda ki bilgi, sadece, Kelam-ı Kadim’de bahsedilmiş bazı kıssaların daha kolay anlaşılmasına yardımcı olsun için paylaşılmıştır.

Adem (as)

Evliya rivayetine göre Hz. Adem (as), İnsanlığın dördüncü atasıdır.

Toprağı eken ilk kimsedir.

10 sayfa suhuf inzal olmuştur.

Adem ismi, Kelam-ı Kadim’de 25 ayette geçmektedir.

İbranice “toz-kızıl toprak”, Süryanice “sessiz-sakin”, Asurca “döllenmek, üretmek, ekilebilir arazi” manalarına gelmektedir.

Arapçada; yokluk, bedeni veya bedeni varlığı yok etmek; karışarak birleşmek; tecrübeli olmak; model olmak, taklit edilmeye değer bir örnek olmak; satıh, yüzey; ıslah edilmiş, terbiye edilmiş, uygun hale getirilmiş, bozulması engellenmiş, (mesele deri için tabaklanmış); ünsiyet tutan, insal olan anlamlarına gelir.

Ayrıca, bu kelimenin, devam kökünden, idame eden, daim olan, devam eden anlamlarına gelme ihtimali de vardır.

Şit (as)

Babası Âdem Aleyhisselâm, Annesi de Hz. Havvâ’dır.

50 sayfa suhuf inzal olmuştur.

İdris (as)

Yerd (yahud Yarid) b. Mehlâil b. Kay­narı (yahud Kaynen) b. Enuş, b. Şit, b. Âdem Aleyhisselâm.

İdris ismi, Kelam-ı Kadim’de 2 ayette geçmektedir.

Mesleği “terzi”liktir. Yazı yazan ilk kimsedir.

30 sayfa suhuf inzal olmuştur.

Süryanicede “AḥnūḥḤānūḥ-Uḥnūḥ” olarak ifade edilir ve “suda ıslatılmış, yumuşatılmış ve uzman” manalarına gelmektedir.

Arapça olarak, en iyi ders, içeriği en kuvvetli ders, alınması mecburi olan ders manasındadır.

Nuh (as)

Nuh b. Lemek (veya Lemk), b .Mettu Şelah, b. Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b. Yerd (veya Yarid), b. Mehlâil, b .Kayn (veya Kaynarı), b. Enuş, b. Şis, b. Âdem Aleyhisselâm.

Nuh ismi, Kelam-ı Kadim’de 43 ayette geçmektedir.

  • Süryanice, “sakin” manasına;
  • İbranice, “sakin, teselli eden” manalarına gelmektedir.

Arapça olarak,

  • sarkmak, sallanarak bir yandan bir yana hareketlenmek;
  • bir şeyi değerli bir suya (mesela altın suyuna) batırarak süslemek, kıymetini yükseltmek;
  • sulanmak, ağlamak;
  • nameli şekilde ötmek, feryad etmek, gıcırdamak anlamları vardır.

Hud (as)

Hûd (Âbir) b. Abdullâh, b. Rebah, b. Halud b. Âd, b. Avs, b. İrem, b. Sâm, b. Nuh Aleyhisselam.

Hud ismi, Kelam-ı Kadim’de 7 ayette geçmektedir.

Kelimenin, bulunduğu durumdan pişmanlık duyarak dönüş yapan, iyi bir durumdan dönüş yaparak daha aşağı bir duruma geçen; yavaşlayan, duraksayan, sürünür duruma gelen anlamları vardır.

Salih (as)

Salih b. Ubeyd, b. Esif (veya Asit), b. Kemaşic b. Ubeyd, b. Hadir b. Semud, b. Âbir b. İrem, b. Sâm, b. Nuh Aleyhisselam.

Hud ismi, Kelam-ı Kadim’de 9 ayette geçmektedir.

Kelimenin, disiplin vermek, düzenlemek, en iyi haline getirmek; sahipliğini kullanmak, makamında bulunmak, yetkiyi eline almak, görevini yapmak; barış halinde olmak, güvenilir durumda olmak anlamları vardır.

İbrahim (as)

La ilaha il-l-Allah, İbrahim Halilullah

İbrahim b. Târah (Âzer), b. Nahor, b. Sarug (Şarug) b. Rau (Ergu), b. Falığ, b. Âbir, b. Şalıh, b. Erfahşed, b. Sâm, b. Nuh b. Lemek (veya Lemk), b. Mettu Şelah, b. Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b. Yerd (veya Yarid), b. Mehlâil, b. Kayn (veya Kaynarı), b. Enuş, b. Şit, b. Âdem Aleyhisselam.

İbrahim ismi, Kelam-ı Kadim’de 63 ayette geçmektedir.

10 sayfa suhuf inzal olmuştur.

İbranicede, bu kelimenin aslı “Ebun Rahīmun” olup“ İbrāham, İbrahūm, İbraham, İbrahum, Ebrehem, İbruhum” gibi değişik söylemleri vardır. “Baba, yüksek ve yüce” anlamına gelmektedir. Süryanicede “Abram-Abraham”; “ib” baba “rahm-ruhm” ise merhametli demek olup, manası “merhametli baba” demektir.

Arapçada, berheme kelimesinden düşünülürse; “tüm dikkatini vererek ve incelemek, gözlemlemek maksadı ile gözünü kıpırdatmadan bir şeye bakıp durmak” anlamındadır.

Yine Arapçada; bu kelime iki kelimenin birleşimi olarak B-RHM şeklinde olabilir. Bu şekliyle; rahmet ile, rahmete, merhamete; rahmetin başladığı yer, rahimiyete giriş yeri; kişinin rahmaniyete ulaşıverdiği an anlamlarına gelir.

Lut (as)

Lût b. Hâran, b. Târah, b. Nahor, b. Sarug (Şarug) b. Rau (Ergu), b. Falığ, b. Âbir, b. Şalıh, b. Erfahşed, b. Sâm, b. Nuh Aleyhisselam.

Hz. Lût (as), İbrahim Aleyhisselâmın Yeğeni, yani kardeşi Haran’ın oğlu idi.

Lut ismi, Kelam-ı Kadim’de 27 ayette geçmektedir. Hz. İbrahim’e iman eden ilk kişidir. Onunla birlikte hicret etmiştir.

İbranice asıllı “Lot-Lōṭ” kelimesi, kılıf, örtü, kabuk anlamlarına gelir.

Arapçada “lāṭa” çamurlamak, çamurla sıvamak demek olup, gönderildiği kavim taşlaştığından dolayı böyle bir isim verilmiş olması muhtemeldir.

İsmail (as)

İsmail Aleyhisselam; İbrahim (as)’ın, Hz. Hâcer’den doğan ilk ve büyük oğludur.

İsmail ismi, Kelam-ı Kadim’de 63 ayette geçmektedir.

İbranicede, “Allahı dinleyen” demektir.

Arapça olarak, semia köküne irtibatlıdır. Seslenişini heryere dinlettiren, işittiren anlamı vardır.

İshak (as)

İshak Aleyhisselâm; İbrahim (as)’ın ikinci oğlu olup Hz. Sâre’den doğmuştur.

İshak ismi, Kelam-ı Kadim’de 16 ayette geçmektedir.

İbranicede “gülen gülümseyen” anlamına gelmektedir.

Arapça olarak, kendini uzaklaştırmak, uzaklaşmak, mahrumiyet içine girmek, belirsiz olmak anlamları vardır.

Yakub (as)

Yâkub b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Yâkub Aleyhisselâmın Annesi: Refaka’dır.

Yakub ismi, Kelam-ı Kadim’de 16 ayette geçmektedir.

Yakub ismi, ikab sahibi, akab sahibi olarak iki kelimeden oluşur. İbraniler, doğumunda, ikizi olan “Esau” nun topuğunu tutar halde doğmasına dayandırır. Ardından gidilen, takip edilen; nesiller boyu torun sahibi olan; büyük musibetlerin, büyük acıların nedeni anlamları vardır.

Yakub (as), aynı zamanda, İSRAİL olarak bilinir.

İsrail; gizli gizli ve hızlı hızlı kaçan, tüyen; imkan bulduğunda ezici ve yıkıcı olan, doğru yoldan çeviren; her yere sari olan, bulaşan, yayılan manalarındadır.

Yusuf (as)

Yûsuf b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Yûsuf Aleyhisselâmın annesi: Râhıl bint-i Leban’dır.

Yusuf ismi, Kelam-ı Kadim’de 26 ayette geçmektedir.

İbranicede; toplamak, devşirmek ve çoğaltmak manasına gelmektedir. Aynı zamanda falcı ve kâhin anlamları da uydurulmaktadır.

Arapçada; esefli, kederli, üzüntülü anlamı vardır.

Eyyub (as)

Eyyûb b. Mûs, b. Ra’vil (veya Razıh) b. Ays b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Eyyûb Aleyhisselâmın annesi Lut Aleyhisselâmın kızı idi. 

Eyyub ismi, Kelam-ı Kadim’de 4 ayette geçmektedir.

“Eyyub” lafzının “âba-yeûbu” asıllı arapça kökenli bir kelime olduğunu ifade edilmiştir. Buna göre manası, ‘tüm hallerde hakka dönen demektir.

İncil’de “Tanrı tarafından sınav edilmiş, metanet ve sabrını koruyan anlamına gelmektedir. Batılı filologlardan Robinson’a göre “kendisine (Şeytan tarafından) baskı uygulanan” anlamındadır.

Arapçada; ayıblanmış, kusurlanmış, kusuru lekesi olan ve bundan arınan manasındadır.

Zülkifl (as)

Bişr (Zülkifl) b. Eyyûb Aleyhisselâm.

Zülkifl ismi, Kelam-ı Kadim’de 2 ayette geçmektedir.

Zülkifl, zü-l-kifl olarak iki kelimeden oluşur. Makam sahibi, büyük komutan, üstün idareci anlamına gelir.  Bir rivayete göre Türk önderi Oğuz Kaan’a nisbettir.

Şuayb (as)

Şuayb b. Mîkâil, b. Yeşcür, b. Medyen, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Şuayb Aleyhisselâmın annesi: Lut Aleyhisselâmın kızı Mîkâil’dir.

Şuayb Aleyşhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın Kayınpederi idi.

Şuayb ismi, Kelam-ı Kadim’de 10 ayette geçmektedir. Üstün seviyede hitabet yeteneği vardır.

Şuayb kelimesi; önce birleştirip, sonra ayırmak; ıslah etmek ve düzenlemek için parçalara kollara ayırmak; düzene sokmak, verimli hale getirmek için dağıtmak, bölüm bölüm yapmak; tümden gelim anlamlarına gelir.

Şuayb ismi; karışık, nizami olmayan işlerden, aldatarak ve kandırarak elde edilen kazanç anlamına da gelir. Şuayb (as), ölçü ve mizanda hile yapan Medyen ve Eyke kavmine irsal edilmiştir.

Musa (as)

La ilaha il-l-Allah, Musa Kelimullah

Mûsâ b. İmran, b. Yashür, b. Kahis, b. Lâvi, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Musa ismi, Kelam-ı Kadim’de 131 ayette geçmektedir.

TEVRAT inzal olmuştur. 

Hz. Musa (as), dinde TEŞBİH tebliğ etmiştir.

İbranice “çekmek, çıkarmak, sökmek” anlamına gelir. Ayrıca Mısır dilinde “Mes-Mess” oğul, çocuk manasına gelmektedir. Mısırcada “Thut-Mosis, Ra-Mosis/Ramses” gibi kelimeler bulunduğu göz önüne alındığında “Musa” kelimesinin İbranice değilde mısırca olması daha kuvvetli ihtimaldir. Bölge ve dillerle göre “Moşeh-Mō(y)sēs-Moses-MoşeMōşēh-Mōusēs” şeklinde varyantları mevcuttur.

Musa kelimesinin İbranice su anlamındaki “mū” ve ağaç anlamındaki “şā” kelimelerinin birleşiminden, suyun üstünde ki ağaç (sandık) anlamında olduğu belirtilmiştir. Çünkü Musa tahta bir tabutla Firavun sarayına ulaşmıştır.

Suyla gelen ikram, suyun getirdiği hazine, suyun koruduğu, sakladığı değer anlamları ihtiva edebilir.

Harun (as)

Mûsâ b. İmran Aleyhisselâm ile Hârûn b. İmran Aleyhisselâm, Ana-Baba bir kardeş idiler. Harun Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmdan bir yaş büyüktü.

Harun ismi, Kelam-ı Kadim’de 20 ayette geçmektedir.

Harun ismi kesin olan hangi dilde olduğu bilinmemektedir. İbranicede “Ahārōn, Aaron, Eharon, Aron “gibi lehçeleri bulunmaktadır. İbraniceden Arapçaya geçmiştir.

Allah-u alem, Harun ismi; ilerlemeyi reddeden, geri geri giden, itaatten beri duran anlamındadır.

Hızır (as):

Rivayete göre soyu: Hızır Aleyhisselam b. Belya (veya İlya) b. Milkân, b. Falığ, b. Âbir, b. Salih, b. Erfahşed, b. Sâm b. Nuh Aleyhisselam olup, babası büyük bir kraldı.

Kendisinin; Âdem Aleyhisselamın oğlu veya Ays b.İshak Aleyhisselamın oğullarından olduğu veya İbrahim Aleyhisselama iman ve Babil’den, Onunla birlikte hicret edenlerden birisinin ya da Farslı bir babanın oğlu ol­duğu, kral Efridun ve İbrahim Aleyhisselam devrinde yaşadığı, büyük Zülkarneyn’e Kılavuzluk ettiği, İsrail oğulları krallarından İbn. Emus’un zamanında İsrail oğullarına peygamber olarak gönderildiği de rivayet edilir.

Yuşa (as)

Yûşa’ b. Nûn, b. Efrâim, b. Yûsuf, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Kâlib b. Yüfena (as)

Kâlib b. Yüfena, b. Bariz (Fariz), b. Yehuza, b. Yâkub, b. İshak, b. İbra­him Aleyhisselâm.

Kâlib b. Yüfenna Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın kız kardeşi Meryem’in kocası veya Mûsâ Aleyhisselâmın damadı idi.

Hızkıl (as)

Hızkıl b. Nûridir.

Hızkıl Aleyhisselâmın annesi yaşlanıp çocuk doğurmaz hale geldikten sonra, Yüce Allâh’dan bir oğul dilemiş ve Hızkıl Aleyhisselâm, ihsan olunmuştur. Bunun için, Hızkıl Aleyhisselâm (İbnül’acûz = Koca Karının Oğlu) diye anılmıştır.

İlyas (as)

İlyas b. Yasin, b. Finhas, b. Ayzar, b. Hârûn, b. İmran (as)

İlyas ismi, Kelam-ı Kadim’de 3 ayette geçmektedir.

Mutlak Hiçlik manasınadır.

Elyesa (as)

Elyesa’ b. Ahtub, b. Adiy, b. Şütlem, b. Efrâîm, b. Yûsuf, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Elyesa Aleyhisselâm’ın, İlyas Aleyhisselâm’ın amcasının oğlu olduğu da söylenir.

Elyasa ismi, Kelam-ı Kadim’de 2 ayette geçmektedir.

Ferahlık, bolluk, ihtiyaç olduğunda ikram eden anlamlarınadır. İlyas (as)’ın yardımcılarındandır.

Yunus (as)

Yûnus b. Matta b. Bünyamin b. Yâkub b. İshâk, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Matta, Yûnus Aleyhiselâmın annesi idi. Mürselinden, Yûnus b. Matta ile İsâ b. Meryem Aleyhisselâmlardan baş­ka hiç biri annesine nisbetle anılmamıştır.

Yunus ismi, Kelam-ı Kadim’de 4 ayette geçmektedir.

İbranice kökenli bir kelime olan “Yunus” güvercin manasına gelmektedir. İncil’ deki ismi “Jonas” olan bu kişi İbranicede “Jōnāh” , Yunanca ise “Jona” ve “Jonas” şeklinde ifade edilmektedir.

Yunus; ünsiyet sahibi, ünsiyet, alışma, yarenlik kabiliyeti olan anlamındadır.

Şemûyel (as)

Şemûyel b.Bali, b.Alkama, b.Yerham, b.Yehu, b.Tehu, b.Savf. >>> Hârûn Aleyhisselâm.

Şemuyel Aleyhisselâmın annesi Hanne olup, Lâvi b.Yâkub Aleyhisselâmın ailesine mensuptu.

Davud (as)

Dâvûd b. İşâ Aleyhisselâm; >>> Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm.

Davud ismi, Kelam-ı Kadim’de 16 ayette geçmektedir. Çok güzel bir sesi vardı. Demirci ustasıydı. Calut ile Talut savaşında Calut’u öldüren askerdir.

ZEBUR inzal olmuştur. 

“Dâvud” lafzı “Dávid- Dāwiḏ “ şeklinde İbranice köken ile sevimli, sevgili ve Tanrının favorisi anlamlarına gelir.

Bu kelime; gerektiğinde hunhar ve zalim olabilen yavuz kimse; yavuz (şiddetle yanan) ateş anlamındadır.

Süleyman (as)

Süleyman b.Dâvûd b.İşa. >>> Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm. 

Süleyman ismi, Kelam-ı Kadim’de 16 ayette geçmektedir.

Süleymân lafzı, İbranicede “Şlomo- Şelomo- Şelomoh”; Avrupa dillerinde “Salomone-Solomon, Salomon- Salomo” şeklinde ifade edilmektedirler. Şlomo kelimesi, barış yapan demek olup, Arapçadaki selim, selamet ve İslam sözcükleriyle kökdeştir.

Herkes tarafından kabul edilen, emniyet ve itimad edilen, tasdik edilip inkâr edilmeyen anlamındadır.

Lokman (as)

Lukman b. Sâran, b. Mürîd, b. Savun.

Lukman Aleyhisselâm; Dâvûd Aleyhisselâmın devrinde yaşamıştır. Kendisi; Mısır Nub kabilesine mensubtu. Medyen ve Eyke halkındandı. İsrail oğullarından bir adamın kölesi iken, onun tarafından âzâd edilmiş ve kendisine ayrıca mal da verilmişti.

Lokman ismi, Kelam-ı Kadim’de 2 ayette geçmektedir. “Hakīm-Hekīm” sıfatıyla meşhur olmuş bir şahsiyettir.

Şâ’yâ (as)

Şâ’yâ b. Emus veya Emsıya’dır.

İrmiya (as)

İrmiya b. Hılkıya >>> Hârûn b. İmran b. Yashür, b. Kahis, b. Lâvi, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm.

Danyal (as)

Danyal b. Hızkıl’ül ‘asgar >>> Süleyman b. Dâvud Aleyhisselam.

Uzeyr (as)

Uzeyr b. Cerve >>> Hârûn Aleyhisselâm.

Üzeyr ismi, Kelam-ı Kadim’de 1 ayette geçmektedir.

Zulkarneyn (as)

Zülkarneyn Aleyhisselâmın ismi, soyu ve Peygamber olup olmadığı hakkın­da bir çok ve çelişkili rivayetler bulunmaktadır. Kendisinin, Sa’b b.Abdullah’ülkahtânî olduğu söylendiği gibi, babasının Hımyerîlerden olduğu da ileri sürülmektedir. İbn. Habîb de; Hımyer krallarının isimlerini -Hişam b.Kelbî’den sırasıyla kitabı­na geçirirken, Sa’b b.Karîn b.Hemal’ı, -Yüce Allah’ın, Kitabında- Zülkarneyn diye anmış olduğunu kayd ettikten sonra, kral Zeyd b.Hemal’ı kayd edip ona da, Yü­ce Allah’ın Tübba’ adını vermiş olduğunu açıklar. Hz. Ali’ye göre, Zülkarneyn Aleyhisselâm, Allah’ın Salih bir kulu idi.

Zülkarneyn ismi, Kelam-ı Kadim’de 3 ayette geçmektedir.

“zü – el – ḳarn” iki kelimeden müteşekkildir. Bununla kastedilen mana müfessirler arasında ihtilaf konusu olup, kafasında iki boynuzlu miğferi bulunan kişi veya Büyük İskender olması muhtemeldir.

Karin sahibi anlamındadır. Karin; boynuz veya boynuzlu miğfer olabileceği gibi; yakınlık, bağlılık, liyakat, zaman anlamlarında olması daha muhtemeldir.

Zekeriyya (as)

Zekeriyyâ b. Berahyâ >>> Süleyman b. Dâvûd Aleyhisselâm.

Zekeriyya ismi, Kelam-ı Kadim’de 6 ayette geçmektedir.

İbranice kökenli “Zecharjahu” kökeninden manası; Allah’ı hatırlayan anlamında, “zakar hatırlamak” ve “Jahve- Allah” kelimelerinden müteşekkildir.

Dolmak, doldurmak ve bunun sonucunda kabını genişletmek; bir yerde toplanarak genişlemek, büyümek anlamlarındadır.

Yahya (as)

Yahya (as) b. Zekeriyyâ b. Berahyâ >>> Süleyman b. Dâvûd Aleyhisselâm.

Yahya ismi, Kelam-ı Kadim’de 5 ayette geçmektedir. Hz. Meryem’in yeğeni ve daha sonra kocasıdır. Yahya ismi daha önce hiç kullanılmamıştır.

Zekeriya (as)’ın oğludur. Yahya (as) Ansara-Nasara kentinde dünyaya gelmiş olup, Hristiyan kültüründe kuzeni İsa (as)’ı su ile vaftiz ettiğinden dolayı “Vaftizci Yuhanna” olarak isimlendirilmiştir. İbranice “Yoḥanan hammaṭbil”, Aramice “Yoḥanan” Latince “Ioannes Baptista” şeklinde ifade edilmektedir.

Yahya ismi; hayat sahibi anlamına gelmektedir.

İsa (as)

La ilaha il-l-Allah, İsa Ruhullah

Hz. Meryem’in oğludur ve bir mucize olarak babasız dünyaya gelmiştir.

Hz. Meryem’in b. İmran b.Mâsân >>> Hub’um b. Süleyman Aleyhisselâm.

İNCİL inzal olmuştur.

Hz. İsa (as), dinde TESLİS tebliğ etmiştir.

İsa ismi, Kelam-ı Kadim’de 25 ayette geçmektedir.

Mesih kelimesi ile birlikte kullanılmaktadır. Eski Süryanice ”ʾĪšōʿ-ʿĪsū” şimdiki Süryanicede “ʿĪšē-ʿĪsē“ İbranicede “ʿĒsaw” şeklinde kullanımları mevcuttur. Süryanicede, mübarek manasına gelmektedir.

Bazı dilbilimciler İsa isminin Arapça kökenli “ āyes” türemiş olup manasının beyaz tenli kişi olduğunu söylerken, bazıları da Arapça “a-v-s” kökünden türeyip manasının siyaset olduğunu söylemektedirler.

Hz. Muhammed (sav)

La ilaha il-l-Allah, Muhammeden Rasulullah

Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Hâşim, b. Abdi Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka’b, b. Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Mâlik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar, b. Maadd, b. Adnan.
Bütün kaynaklar Muhammed (as)’ın, Adnan’a kadar olan atalarının gerek isimlerinde, gerek sıralarında, ittifak halinde bulundukları gibi Adnan’ın da İsmail (as) b. İbrahim (as)ın öz be öz soyundan geldiğinde de müttefiktirler.

KUR’AN inzal olmuştur. 

Hz. Muhammed (sav), dinde TEVHİD tebliğ etmiştir.

 

Önemli olanın zahiri soydan ziyade, manevi bağlılık soyu olduğu, Sayın Okuyanlarımız tarafından unutulmamalıdır.

Genel kaynaklardan derlediğimiz, yukarıda da özetlediğimiz bilgileri aşağıdaki şekilde soyağacı şeklinde şema haline getirilmiştir. Bu şema, sadece fikir edinmek için hazırlanmıştır.

Doğrusunu sadece ALLAH bilir.

Şemada ayrıca Hz. Nuh (as)’ın çocukları ve bu çocuklarının, Büyük Tufan sonrasında önderlik ettiği kavimlerden de bahsedilmiştir.

Peygamberler soyağacı

(Kaydetmek için resmi büyüttükten sonra sağ tıklayarak, “Farklı Kaydet” seçeneğini kullanabilirsiniz. Resmin boyutları yüksek olduğu için bilgisayarınıza indirmeden detaylı izleme yapmanız maalesef mümkün olmayabilir.)

Mürselin ve Enbiya için, hassaten Hz. Muhammed (sav) için, Allah Rızası için El-Fatiha…