Ramazan

Ramazan Nedir?

Kelime sonuna gelen “-an” (Arapça “nun”) eki; eklendiği kelimenin ifade ettiği kavramın, İnsan yaşamının üçüncü evresi olan, dünya zamanına ait, dünyevi bir kavram olduğunu gösterir.

(iman, ihsan, kur’an gibi örneklerde olduğu gibi).

  • Ramaz: Güneşin hissedilen hararetinin artması, şiddetlenmesi, yakıcı hale gelmesi anlamına gelir.
  • Remza; Zeminin kavurucu sıcak hale gelmesi veya güneşin altında çok fazla sıcak hale gelmiş taş anlamlarındadır.

Güneş; dünyaya en yakın semada bulunan, dünyanın temel enerji ve yaşam kaynağıdır. Kadim Kelam’da, kandil ve yıldız olarak bahsedilenlerdendir.

 

İnsan varlığında Güneşgönül makamında yer tutan semanın, insana en yakın olan haber, emir, ilham kaynağını ifade eder.

Ramazan odur ki; her anında Allah’tan bize bir haber, bir ilham gelmektedir.

Gönlümüzde yer bulan güneş kandilinden, aklımızda yer bulan arz alemimize gelen haber, ilham ve emirler ile aklımız ve aklımızın ana unsurları olan duygu, mantık, şuur, hareket, tefekkür merkezlerimiz, hararetin ve aşkın yakıcılığına gark olur.

 

Ancak, bu halin faziletinin insanda zuhur edebilmesi için, namütenahi bir incelik, hassasiyet, anlayışa ihtiyaç vardır. Bu incelik, anlayış ve hassasiyet, anayasamız olan Kelam-ı Kadim‘de açıkça emredilen, 22 hususun icabı ile temin edilir.

İçinde olduğumuz eksikliklerin ortadan kalkması için de, Receb ve Şaban’da, Regaib ve Beraat imkanı ile affımız sağlanmıştır.

Tüm bunların ardından,

Razaman halinin 3 esası vardır;

  • gündüzleri Oruç,
  • akşamları Teravih,
  • geceleri Sahur.

 

ORUÇ / SAVM

Oruç, ruç-roç-roz-ruz ifadesi ile Farsçadan Türkçe’ye “gün” anlamında geçmiştir. Oruç kelimesi, aynı kökenden günü aç geçirmek, bir şey yemeden gün geçirmek anlamına gelir.

Kadim Kelam’da emredilen Savm kelimesi;

Sakınmak, korunmak, uzak durmak, men etmek, el çekmek, hareket etmemek, terk etmek gibi anlamlardadır. Ayrıca, suyun akışı, akması anlamı da vardır.

Orucun ibadet olarak tanımı; Fecr vaktinden akşama kadar yemeden içmeden ve nefsani duygulardan uzak durmak şeklinde yapılır.

Fecr ile akşam arası, bir tam günün, ikinci yarısı olan aydınlık kısmına karşılık gelir. Yani zahiratın ayan olduğu ve mahlukatın eylem vakti olan kısımdır.

 

TERAVİH

Teravih, Ruh kökünden gelir. İki şey arasında nefeslenmek, ruhlanmak anlamındadır.

Gündüzünü oruçla geçirmeye niyet eden bir kimse, akşamdan teravih ile vücudunu (gövdesini değil vücudunu) teravih ile hazır eder.

Nitekim salat; düzene koymak, disiplin etmek, nizamlamak, herşeyi var oluş nedenine uygun hale sokmak anlamındadır.

 

SAHUR

Sahur, seher vaktinde uyanık olmak ve bu vakitte uyanık olarak yenilen yemek demektir.

Seher vakti; İşa-i Sani yani Yatsı Ezanı vakti ile Fecr arasının (yani LEYL’in), FECR’den önce ki  son kısmıdır.

Seher vakti günün en karanlık vaktidir.

Seher Vaktinde, artık gecenin tüm karanlığı çökmüştür.

Maddi ve manevi olumlar, bu karanlık ile kendilerini gizlemiştir.

Bedenlerin en dingin ve en tepkisiz, niyetlerin en temiz, kişinin maneviyatının en saf, en yüksek olduğu zaman bu zamandır.

Uykuda olanlar da rüya gibi bilinçaltı hareketlerinin en yoğun zamanındadır.

Seher vaktinde, bedeni ibadetlere ara verilir ve TEFEKKÜR edilir.

İşte böyle bir ruhsallık altında, günün orucu için gıdasını alan kişi, seher vaktinin sonunda fecr ile birlikte tekrar orucuna başlar.

Selamlar… selamlar…