Seçilmiş ve Üstün Kılınmış Irk Yoktur
“Safv” Kavramı
Kelam’da geçen “saf” kelimesi, Arapça (Sad-Fe-Vav) kökünden türetilmiş olup, “katışığı olmayan” anlamına gelir.
- Deniz suyunu buharlaştırıp yeniden sıvılaştırdığınızda saf su elde edersiniz; içindeki tuz ve diğer katkılardan arınmıştır.
- Pilav yaparken pirinçten taş ve yabancı maddeleri ayırarak pilavlık saf pirinç elde edilir.
Bir şeyi saflaştırdığınızda, saf olarak elde ettiğiniz şey, onun içinden ayırdığınız katkılara üstün olmaz. Sadece işinize yarayacak olanı ayırmış olursunuz.
- Ham petrolden benzin, mazot veya gaz yağı gibi farklı malzemeler saflaştırılarak ayrı amaçlar için kullanılır. Bu malzemeler birbirine üstün değildir; her biri kendi işlevi açısından değerlidir.
“Istıfa”
Aynı kökten türeyen “ıstıfa”, “saflaştırmak” anlamındaki ifti’al kalıbında fiildir. Saflaşmış veya ayıklanmış anlamındaki sözcük ise “Musaffa”dır. Örneğin, 47/15’te geçen “musaffa asel” ifadesi “süzme bal” olarak tercüme edilir; balın peteğinden arındırılmış, saflaştırılmış hali kastedilmektedir.
Kur’an-ı Kerim’in 3/33 ayetinde, Adem’in de ıstıfa edilenlerden olduğu belirtilir:
“Muhakkak ki Allah, Adem’i ve Nuh’u ve İbrahim alini ve İmran alini ıstıfa etti.”
Bu ifade, bu şahsiyetlerin içlerindeki katkılardan, taşı ayıklanmış pirinç gibi, peteğinden süzülmüş bal gibi arındırılarak saflaştırıldığını belirtir.
Önemli bir nokta şudur: saflaştırma, bir üstünlük meydana getirmez.
Meallerdeki Kavram Karışıklığı
Meallerde ıstıfa sözcüğü için sıklıkla kullanılan “seçilerek üstün kılınmış” tercümesi, orijinal metindeki anlamı tam olarak yansıtmaz.
Bu tercümeyi neden veya hangi saiklerle bu şekilde yaptıkları bizi ilgilendirmiyor. Biz, “meal” adı altında, tahrif edilmiş yeni ve başka kitaplar yazılmasının önünü almaya çalışıyoruz.
Kur’an meallerinde bazı terimler tahrif edilmekte veya anlamı daraltılmaktadır.
- Rasul ve Nebi sözcükleri “peygamber” olarak verilir.
- Dava kavramı, “dua” olarak tercüme edilmiştir.
- ve daha bir çok…
Bu tür çeviri tercihleri, metnin orijinal anlamının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Önemli olan, kelime anlamlarının orijinal metin ışığında incelenmesidir.
Kelam’da bu ayet dışında Musa ve Meryem isimlerinin de ıstıfa edildiği belirtilir. İmran’ın kastedilen kişi, Musa’nın babası da olabilir, Meryem’in babası da; açık değildir.
Irk ve Üstünlük Meselesi
Bazı yorumlarda, Adem, Nuh, İbrahim ve İmran silsilesi zürriyetin tümüyle “seçilmiş ve üstün kılınmış” bir zürriyet olduğu bilhassa vurgulanmaktadır.
Bu düşünce, İmran’ı Musa ve Harun’un babası olarak görmektedir ve bu soyu teşkil eden Levililerin de diğer insanlara üstün olduğuna inanıyor demektir.
Yahudiler de, yahudilerin diğer tüm insanlara üstün olduğuna, Levililerin de yahudiler arasında üstün olduğuna itikad ederler.
Bu bağlamda, Kur’an’a tevil edilen söz konusu meal yorumu, oldukça dikkat çekicidir!
Tebliğ Edilen Nedir?
3/33 ayetinden anlaşıldığı üzere, her bir birey Adem’i, Nuh’u, İbrahim’i ve diğer peygamberleri kendi varlığında ve AN’da tefekkür ederek bulmalıdır. Kur’an hikaye anlatmak yerine, bir hal ve yaşantıyı tebliğ etmektedir.
Dünya üzerinde yaşayan toplumlar, Yapıcı ve Yıkıcı olmak üzere iki temel karakterde şekillenmektedir. Kelam’a göre Yapıcı tarafın temsilcisi Müslüman Türklerdir; Yıkıcı taraf ise çeşitli şekillerde ifadesini bulur ve Yahudilerin bu süreçteki rolü açıkça belirtilir.
Sonuç olarak;
Biz öncelikle, ayetteki ıstıfa sözcüğünde üstünlük anlamı olmadığını belirtmekle;
- Kur’an’da geçen ıstıfa sözcüğü “seçilmiş ve üstün kılınmış” gibi bir anlama sahip değildir.
- Kelam’daki ıstıfa, etnik veya sosyolojik bir üstünlük anlamı taşımaz; saflaştırma demektir. Bu saflaştırma, bireylerin içindeki katkılardan arındırılmasını ifade eder, üstünlük iddiası içermez.
- Yahudilerin veya belirli soylu ailelerin diğer insanlara üstün olduğuna dair herhangi bir dini temel yoktur.
- Musa’ya inanan Museviler ile Musa’ya karşı çıkan ve Rasulleri öldüren Yahudiler aynı grupta değerlendirilemez.
- İslam, ırkçılığı ve etnik üstünlüğü meşru görmez.
Not: Verilen kelime anlamları kişisel yorum değil, sözlüklerden teyit edilebilir gerçeklerdir.


Geri bildirim: Yakuboğulları ve Yahudiler - DuruVizyon