Duru Vizyon

Tarihten Ders Çıkarmak

Her ne olursa olsun,
MUHATAP KALDIĞIMIZ ŞEY, LAYIK OLDUĞUMUZDUR!
 
Olan her şey,
Yaşam şeklimizle, zihniyetimizle, inandıklarımızla, söylemlerimizle, düşüncelerimizle, amellerimizle…
İnsan olarak, İslam olarak becerdiklerimiz, beceremediklerimizle…
aldanmalarımızla, uyanık olmalarımızla…
HAK ETTİKLERİMİZDİR.
 
Bu sadece şimdi değil,
HER DÖNEMDE, tarihin HER ÇAĞINDA böyledir.
 
Demek ki,
Tarih denilince,
alınması gereken ders,
kimlerin neleri yaptığı değil,
nelerin NELERE SEBEP OLDUĞUDUR…
 
İslam itikadında,
Allah’ın var ettiklerine, Allah’ın iradesine, Allah’ın fiillerine
MUHALEFET OLAMAZ…
 
İtikadımızda,
failler değil, fiiller sorgulanır.
Sorgu alemde değil, enfüste yapılır.
 
Bir toplum,
İNSAN yaşantısına hakkıyla mazhar olamadığından,
helak olmaya mahkum olmuşsa,
o toplumu helak edecek
elbette bir Nemrut, bir Firavun çıkacaktır.
 
Tarih değerlendireceğiz,
Tarihten ders çıkaracağız diye,
Nemruta, Firavuna, yada bunların fiillerine bakılmaz!
 
Bunların hesabı neyse,
Bu hesaplarını ALLAH’a vereceklerdir.
 
Ders çıkarılacak yer,
bu Nemrutlara, bu Firavunlara
O TOPLUMLARIN NEDEN MUHATAP KALDIKLARIDIR!
 
Ders almak için HESAPLAŞMA, yine enfüste
yani iç dinamiklerde yapılır.
TOPLUMUN YAPISI ÜZERİNDEN BAKILIR YAŞANANLARA…
 
ve o Nemruta Firavuna muhatap kalan yaşanmışlar üzerinden,
bugün gerek toplumsal olarak,
gerek bireysel olarak,
KENDİ BULUNMAMIZ GEREKEN yerler tespit edilir.
 
TARİH BİLİNCİ,
gerek toplumsal, gerek bireysel olarak,
bu nedenle şarttır.
 
Kelam-ı Kadim,
aynı zaman da bir tarih kaynağı niteliğindedir.
 
Tarihsel olaylara ışık tutan Kelam-ı Kadim’de
yada diğer kitaplarda,
meselelerin
bugün bizim yaptığımız gibi,
sonuçları yada kahramanları açısından
ele alındığını göremezsiniz…
 
Toplumların
muhatap kaldıklarına
NEDEN MUHATAP OLDUKLARI
yani olanların sebepleri üzerinden değerlendirme yapılır
ve aynı şeylere muhatap olmamak amacıyla
DERSLER ÇIKARILIR, ÖĞÜTLER VERİLİR…
 
Bugün ciddi bir oyunun içindeyiz yine…
 
Tarihsel gerçekleri,
tekerrür etmesin diye gündeme getiriyoruz,
mazereti ile,
geçmişimizden bazı kesitlere,
olayların sonuçları yada kahramanları üzerinden eğilinerek
bir takım
analizler yapılmaktadır.
 
Oysa
bu analizlerde
toplumun muhatap kaldığı eziyetlere neden olan
YAŞAYIŞ, İTİKAT, ZİHNİYET vs SORUNLAR değil,
 
olayların kahramanları ve sonuçları üzerinden analizler yapılmaktadır.
 
Yöntem doğru olmayınca,
istenilen sonuca ulaşmak bir yana
TOPLUMDA AYRIŞMALAR, DÜŞMANLIKLAR, BÖLÜNMELER körüklenmekte…
asıl düzelmesi gerekenlere hiç bakılmamakta,
TÜRK/İSLAM Toplumlarına düşmanlık edenlerin ekmeğine yağ sürülmektedir.
 
Bunu yapanlar da,
bireysel olarak,
gerek Kelam-ı Kadim’in emirlerine,
gerek Hz. Allah Rasulünün örnekliğine
KARŞI ÇIKMIŞ olmakla,
kendi yaşantılarında tümüyle buhrana gömülmektedirler.
 
Kendi yaşadıkları kendilerini ilgilendirir…
Ancak
Toplumumuza verdikleri zarar CİDDİDİR!
 
“Biz toplumu bilgilendirmek için bunları yapıyoruz”
mazereti, kendilerini kurtaramayacaktır!
 
Eğer gerçekten iyi niyet ile
TARİHTEN DERS ÇIKARILMAK İSTENİYORSA,
bu iş,
Kelam-ı Kadim’de ve Hadis-i Şerifte örneklendiği üzre yapılmalıdır.
 
Şahısların hesabı,
Allah’a aittir.
Nemrut, Firavun bizim derdimiz değildir…
 
Bizi Nemrutlara Firavunlara muhatap kılan
BİZİM EKSİKLERİMİZ BİZE ANLATILMALIDIR!
 
Oyuna Gelmeyelim!
 
Selamlar… Selamlar…