Tarihin Zaman İçinde Akışı
CHP'nin Türk Halkına Bakışı

TARİHOLAY
9 EYLÜL 1923HALK FIRKASIANKARA HÜKÜMETİ / Parti ve STKlar
Mustafa Kemal'in yönetiminde 1908 Mondros Antaşması sonrası Milli Mücadele döneminde oluşturulan "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri" 1nci mecliste "Müdafaa-i Hukuk Grubu" olarak faaliyet gösterdi.

Grup, 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adını aldı. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır.

Cumhuriyet Halk Fırkası 1931 yılına kadar ekonomide liberalizmi, 1929 Büyük Buhran akabinde, 1931’den sonra ekonomide "Devletçilik" ilkesini kabul etti. 1927 yılındaki 2nci büyük kongresinde “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHF’nın dört temel ilkesi olarak benimsenmişti.

18 Mayıs 1931 tarihinde ki 3ncü büyük kurultayda “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.

1935 Kurultayında ise, Parti-Devlet bütünleşmesi hukuki temele oturtuldu.
gg9.aa9.yy1923.aaEYLÜL|HALK FIRKASI|ANKARA HÜKÜMETİ|Parti ve STKlar|İÇ|Ankara Hükumeti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Mustafa Kemal'in yönetiminde 1908 Mondros Antaşması sonrası Milli Mücadele döneminde oluşturulan "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri" 1nci mecliste "Müdafaa-i Hukuk Grubu" olarak faaliyet gösterdi. Grup, 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adını aldı. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır. Cumhuriyet Halk Fırkası 1931 yılına kadar ekonomide liberalizmi, 1929 Büyük Buhran akabinde, 1931’den sonra ekonomide "Devletçilik" ilkesini kabul etti. 1927 yılındaki 2nci büyük kongresinde “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHF’nın dört temel ilkesi olarak benimsenmişti. 18 Mayıs 1931 tarihinde ki 3ncü büyük kurultayda “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarılmıştır. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.
26 AĞUSTOS 1924TÜRKİYE İŞ BANKASITEKPARTİ DÖNEMİ / KURUM, ŞİRKET
Bankacılıkla ilgili ilk önemli girişim olan Türkiye İş Bankası, 26 Ağustos 1924’de 1 milyon TL sermayeli, anonim şirket şeklinde kurulmuştur.

Sermayenin %25’lik kısmı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Hindistan’daki Müslümanlarca Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'ye yardım olarak gönderilen paradan sağlanmış ve Mustafa Kemal %25 pay ile hissedar olmuştur.

Bankanın ilk genel müdürlüğüne, Celâl Bayar’ın ataması yapıldı. Atatürk genel müdürden sonra yönetim kurulu üyelerini de o dönemin güvenilir kişileri ve yakın dostları arasından bizzat kendisi seçmiştir.
gg26.aa8.yy1924.aaAĞUSTOS|TÜRKİYE İŞ BANKASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|KURUM, ŞİRKET|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Bankacılıkla ilgili ilk önemli girişim olan Türkiye İş Bankası, 26 Ağustos 1924’de 1 milyon TL sermayeli, anonim şirket şeklinde kurulmuştur. Sermayenin %25’lik kısmı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Hindistan’daki Müslümanlarca Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'ye yardım olarak gönderilen paradan sağlanmış ve Mustafa Kemal %25 pay ile hissedar olmuştur. Bankanın ilk genel müdürlüğüne, Celâl Bayar’ın ataması yapıldı. Atatürk genel müdürden sonra yönetim kurulu üyelerini de o dönemin güvenilir kişileri ve yakın dostları arasından bizzat kendisi seçmiştir. |
13 KASIM 1925YENİ İSTİKLAL MARŞI YARIŞMASITEKPARTİ DÖNEMİ
gg13.aa11.yy1925.aaKASIM|YENİ İSTİKLAL MARŞI YARIŞMASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|!!!|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|
İSTİKLAL MARŞI YARIŞMA ŞARTNAMESİ | DuruVizyon.com
23 AĞUSTOS 1927CHP ve DOMUZTEKPARTİ DÖNEMİ / Parti ve STKlar
Dışişleri Bakanı Teyfik Rüştü, The Times dergisine verdiği bir röportajda; "Domuz çok güzel bir gıdadır. İslam bunu yasaklamış fakat bu fikir eski nesille birlikte yok olacaktır. Yıllarca PİS diye korkutulan Domuzu artık genç nesillerimiz yiyebiliyor. Bu Reformu Halkımız gönüllü kabul etmiştir." dedi.
gg23.aa8.yy1927.aaAĞUSTOS|CHP ve DOMUZ|TEKPARTİ DÖNEMİ|Parti ve STKlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Dışişleri Bakanı Teyfik Rüştü, The Times dergisine verdiği bir röportajda; "£.£..£b£..£.£Domuz çok güzel bir gıdadır. İslam bunu yasaklamış fakat bu fikir eski nesille birlikte yok olacaktır. Yıllarca PİS diye korkutulan Domuzu artık genç nesillerimiz yiyebiliyor. Bu Reformu Halkımız gönüllü kabul etmiştir.£.£..£/b£..£.£" dedi. |
4 KASIM 1927HEYKEL AÇILIŞITEKPARTİ DÖNEMİ / Yatırımlar
Gazi Mustafa Kemal Ankara Etnografya Müzesi önünde ve Yenişehir’de dikilen heykellerinin açılışını yaptı.
gg4.aa11.yy1927.aaKASIM|HEYKEL AÇILIŞI|TEKPARTİ DÖNEMİ|Yatırımlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Gazi Mustafa Kemal Ankara Etnografya Müzesi önünde ve Yenişehir’de dikilen heykellerinin açılışını yaptı.|
10 NİSAN 1928LAİKLİKTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
Anayasa'dan dini terimlerin kaldırılmasına ilişkin kanun kabul edildi.

Anayasanın 2nci maddesinde ki "Türkiye Devleti'nin dini, Din-i İslam'dır" maddesi anayasadan çıkarıldı. Böylece "laiklik" tesis edildi.
gg10.aa4.yy1928.aaNİSAN|LAİKLİK|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|Din Tarihi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Anayasa'dan dini terimlerin kaldırılmasına ilişkin kanun kabul edildi. Anayasanın 2nci maddesinde ki £.£..£b£..£.£"Türkiye Devleti'nin dini, Din-i İslam'dır"£.£..£/b£..£.£ maddesi anayasadan çıkarıldı. Böylece "laiklik" tesis edildi.|
16 NİSAN 1928HAVUZ YAVUZ DAVASITEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
Türkiye Cumhuriyeti'nin bilinen ilk yolsuzluk davası başladı.

Kurulmaya çalışılan Gölcük Tersanesinde, bir yandan devam ettirilen Yavuz Zırhlısının Onarımı işinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla eski Bahriye Nazırı İhsan Bey Yüce Divana sevkedildi. İhsan Bey 2 yıl 2 ay hapse mahkum oldu.

İhsan Bey'in bakanlık görevinden ayrılması ile Bahriye Vekaleti lağvedildi.
gg16.aa4.yy1928.aaNİSAN|HAVUZ YAVUZ DAVASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Türkiye Cumhuriyeti'nin bilinen ilk yolsuzluk davası başladı. Kurulmaya çalışılan Gölcük Tersanesinde, bir yandan devam ettirilen Yavuz Zırhlısının Onarımı işinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla eski Bahriye Nazırı İhsan Bey Yüce Divana sevkedildi. İhsan Bey 2 yıl 2 ay hapse mahkum oldu. İhsan Bey'in bakanlık görevinden ayrılması ile Bahriye Vekaleti lağvedildi.|
20 HAZİRAN 1928DİN'İ ISLAH BEYANNAMESİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
20-21 Haziran 1928 tarihli Son Posta ve Vakit gazetelerinde, Darülfünun İlahiyat Fakültesi Müderrisler Meclisi tarafından hazırlanan “Dini Islah” adlı bir beyanname yayımlandı. Bu yayına hiçbir kesimden bir itiraz yada tekzib gelmedi.

Dini Islah Beyannamesinde özetle şunlar vardı:
  • Din toplumsal bir kurumdur. Bu sebeple diğer kurumlar gibi gelişim içinde olmalıdır. Türkiye’deki inkılaba paralel olarak din de gelişim göstermelidir.
  • Dini hayat da ahlaki ve iktisadi hayat gibi bilimsel düşünceler ve yöntemlerle düzeltilmelidir.
  • İbadet biçimi, ibadetin dili, ibadetin görünüşünde bazı değişiklikler gereklidir. İbadethanelere sıralar konması, giysilikler yapılması ve temiz ayakkabılarla girilmesi
  • İbadet dili Türkçe olmalı; surelerin, duaları, hutbelerin Türkçe biçimlerinin kullanılması
  • İbadethanelerde çağdaş ve enstürmantal müziğe yer verilmesi, din edebiyatının ve din felsefesinin kurulması için çalışmaların yapılması bunun için bir ilahiyat fakültesinin kurulması.
  • gg20.aa6.yy1928.aaHAZİRAN|DİN'İ ISLAH BEYANNAMESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|Din Tarihi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|20-21 Haziran 1928 tarihli Son Posta ve Vakit gazetelerinde, Darülfünun İlahiyat Fakültesi Müderrisler Meclisi tarafından hazırlanan “Dini Islah” adlı bir beyanname yayımlandı. Bu yayına hiçbir kesimden bir itiraz yada tekzib gelmedi. Dini Islah Beyannamesinde özetle şunlar vardı: £.£..£li£..£.£ Din toplumsal bir kurumdur. Bu sebeple diğer kurumlar gibi gelişim içinde olmalıdır. Türkiye’deki inkılaba paralel olarak din de gelişim göstermelidir. £.£..£li£..£.£ Dini hayat da ahlaki ve iktisadi hayat gibi bilimsel düşünceler ve yöntemlerle düzeltilmelidir. £.£..£li£..£.£ İbadet biçimi, ibadetin dili, ibadetin görünüşünde bazı değişiklikler gereklidir. İbadethanelere sıralar konması, giysilikler yapılması ve temiz ayakkabılarla girilmesi £.£..£li£..£.£ İbadet dili Türkçe olmalı; surelerin, duaları, hutbelerin Türkçe biçimlerinin kullanılma
    8 AĞUSTOS 1928TAKSİM ANITITEKPARTİ DÖNEMİ / Yatırımlar
    İstanbul’da Taksim Meydanı’nda bulunan Taksim Cumhuriyet Anıtı, Hakkı Şinasi Paşa başkanlığında ki komisyon tarafından, İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya yaptırıldı.
    gg8.aa8.yy1928.aaAĞUSTOS|TAKSİM ANITI|TEKPARTİ DÖNEMİ|Yatırımlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|İstanbul’da Taksim Meydanı’nda bulunan Taksim Cumhuriyet Anıtı, Hakkı Şinasi Paşa başkanlığında ki komisyon tarafından, İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya yaptırıldı. |
    1 KASIM 1928HARF İNKILABITEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    ATATÜRK İNKILAPLARI
    Türkler, İslam ile şereflendikten sonra kullanmaya başladıkları Arap alfabesini, bin yıldan daha fazla bir süre kullandı.

    1850’li yıllarda Ahmet Cevdet Paşa ile Münif Paşa gibi isimler alfabe değişimini dile getirmişlerdir. Münif Paşa (daha sonra Maarif Vekili), azası olduğu “Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye”de 12 Mayıs 1862’de verdiği bir konferansta alfabe konusundaki görüşlerini dikkate alan bazı dilciler, harfler hakkında ıslahat hareketinin başlangıcı olarak bu nutku kabul etmektedir.

    19. yüzyılın sonlarında Arap alfabesinin ıslahı tartışmalarına Namık Kemal, Ali Suavi ve Şemsettin Sami de katılmıştır.

    Arap yazısı ile Osmanlı Türkçesinin uyumsuzluğuna ilk kez değinen ve Arap yazısının (alfabesinin) Türkçeye uygun olmadığını ilk olarak ifade eden aydın Ziya Gökalp’tir.

    1850’lerden sonra, yaygın olmamakla birlikte, Batılı tarzda açılan yeni okullarda, hariciye ile dış elçiliklerde ve bankacılıkta, bürokraside ve diplomaside Lâtin harfleri Osmanlı topraklarında hayat bulmaya başlamıştır.

    Osmanlı Alfabesi'nin güncellenmesini talep edenler, bu alfabenin Türkçe'deki ünlü sesleri ifade etmede yetersiz kaldığını söylüyordu. Bu sebeple kaynaklanan yazım sorunlarıyla basılan kitapların artmasıyla beraber daha çok karşılaşıldı. 1870'li yıllarda başlayan Türkçe Sözlük çalışmaları da bu konuları daha çok tartışılır hale getirdi.

    Dünya üzerinde ki Türk Halklarının ortak bir alfabe kullanması düşüncesinin kabul edilmesiyle birlikte; 1926’da Bakü’de toplanmış olan SSCB 1.Türkoloji Kongresi, SSCB’de konuşulan bütün Türk dillerinin Latin alfabesi ile yazılması kararını almıştı; “Birleştirilmiş Yeni Türk Alfabesi (Yanalif) adıyla yeni bir alfabe hazırlanıp yayınlanmış ve bu karar birkaç yıl içinde uygulamaya konulmuştur.

    1927’de Azerbaycan ve Karaçay-Balkar bölgesinde bulunan Türkler, Lâtin alfabesini Türkiye’den daha önce kabul etmişlerdir. Sovyetlerdeki Türk halkları, Türkiye’de yaşanan Harf Devriminden sonra Lâtin alfabesine hızla geçmiştir. 1928’de Nogay’lar, 1929’da Kırım, 1928’de Özbekistan, 1930’da Kafkasya’da Kumuklar Lâtin harflerini kullanılmaya başlamışlardır.

    20. Yüzyılda Lâtin alfabesi Türk dilleri konuşanların genel alfabesi olmuştur. Ancak Komünist Rusya, Türkler arasında oluşan bu alfabe birliğinden rahatsız olmuştur.

    8 Ocak 1928’de Mahmut Esat Ankara Türk Ocağında, Türk Harfleri hakkında bir konferans vermiş, 24 Mayıs 1928’de de Lâtin rakamları “Türk rakamları” olarak kabul edilmiştir. Mayıs 1928’de Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulan dil encümeni de (Alfabe komisyonu), Lâtin alfabesine geçişle ilgili çalışmalarına hemen başlamıştır.

    M.Kemalin 8 Ağustos 1928 günü Cumhuriyet Halk Partisi tarafından tertiplenen halka açık eğlence toplantısında yaptığı açıklamalar aslında harf konusunda tüm çalışmaların sona erdiği ve artık harekete geçme zamanının geldiğinin bir resmi olmuştur.

    M.Kemal yeni alfabeyi Ağustos ve Eylül 1928'de birçok ilde halka tanıttı. Bu esnada bazı yeni eklentiler de alfabeye eklendi.

    8 - 25 Ekim 1928 tarihlerinde tüm resmi görevliler yeni Türk Alfabesi sınavına tabi tutuldu.

    Latin harflerinin kullanıldığı Türk alfabesi, 1 Kasım 1928 tarihinde resmi olarak yürürlüğe girmiştir.
    gg1.aa11.yy1928.aaKASIM|HARF İNKILABI|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|ATATÜRK İNKILAPLARI Türkler, İslam ile şereflendikten sonra kullanmaya başladıkları Arap alfabesini, bin yıldan daha fazla bir süre kullandı. 1850’li yıllarda Ahmet Cevdet Paşa ile Münif Paşa gibi isimler alfabe değişimini dile getirmişlerdir. Münif Paşa (daha sonra Maarif Vekili), azası olduğu “Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye”de 12 Mayıs 1862’de verdiği bir konferansta alfabe konusundaki görüşlerini dikkate alan bazı dilciler, harfler hakkında ıslahat hareketinin başlangıcı olarak bu nutku kabul etmektedir. 19. yüzyılın sonlarında Arap alfabesinin ıslahı tartışmalarına Namık Kemal, Ali Suavi ve Şemsettin Sami de katılmıştır. Arap yazısı ile Osmanlı Türkçesinin uyumsuzluğuna ilk kez değinen ve Arap yazısının (alfabesinin) Türkçeye uygun olmadığını ilk olarak ifade eden aydın Ziya Gökalp’tir. 1850’lerden sonra, yaygın olmamakla birlikte, Batılı tarzda açılan yeni okull
    24 KASIM 1928MİLLET MEKTEBLERİ - ÖĞRETMENLER GÜNÜTEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    ÖĞRETMENLER GÜNÜ

    Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981 senesinde, Mustafa Kemal'in Başöğretmen kabul edildiği tarih olan 24 Kasım, Türkiye’de Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Öğretmenler günü, pek çok ülkede 1994 senesinden beri UNESCO’nun da önerisi ile 5 Ekim tarihinde kutlanmaktadır.

    TÜRKİYE’DE EĞİTİM
    1928’de Millet Mektebleri açıldı, 1936’da Halk evlerinin bünyesine girdi.
    1932’de Halk Evleri açıldı. 1951’de kapatıldı.
    1936’de Köy Eğitmenleri Projesi başladı.
    1940’da Köy Enstitüleri kanunlaşarak resmileşti.
    1942’de Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.
    1949’da ABD ile Fulbright Antlaşması imzalandı.
    1954’de Köy Enstitüleri, Öğretmen Okullarına dönüştürüldü.
    gg24.aa11.yy1928.aaKASIM|MİLLET MEKTEBLERİ - ÖĞRETMENLER GÜNÜ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Yıl Dönümü|Devletin Tesisi|£.£..£b£..£.£ÖĞRETMENLER GÜNÜ£.£..£/b£..£.£ Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981 senesinde, Mustafa Kemal'in Başöğretmen kabul edildiği tarih olan 24 Kasım, Türkiye’de Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Öğretmenler günü, pek çok ülkede 1994 senesinden beri UNESCO’nun da önerisi ile 5 Ekim tarihinde kutlanmaktadır. £.£..£b£..£.£TÜRKİYE’DE EĞİTİM£.£..£/b£..£.£ 1928’de Millet Mektebleri açıldı, 1936’da Halk evlerinin bünyesine girdi. 1932’de Halk Evleri açıldı. 1951’de kapatıldı. 1936’de Köy Eğitmenleri Projesi başladı. 1940’da Köy Enstitüleri kanunlaşarak resmileşti. 1942’de Yüksek Köy Enstitüsü açıldı. 1949’da ABD ile Fulbright Antlaşması imzalandı. 1954’de Köy Enstitüleri, Öğretmen Okullarına dönüştürüldü. |
    MİLLET MEKTEBLERİ | DuruVizyon.com
    15 AĞUSTOS 1929"ALLAH'I TAHTINDAN İNDİRDİK"TEKPARTİ DÖNEMİ / Parti ve STKlar
    Tokat Milletvekili Ahmet Refik Sevengil, Uyanış Dergisine verdiği mülakatta:

    "Allah'ı da Sultan ile birlikte tahtından indirdik!" açıklamasını yaptı.
    gg15.aa8.yy1929.aaAĞUSTOS|"ALLAH'I TAHTINDAN İNDİRDİK"|TEKPARTİ DÖNEMİ|Parti ve STKlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Tokat Milletvekili Ahmet Refik Sevengil, Uyanış Dergisine verdiği mülakatta: £.£..£b£..£.£"Allah'ı da Sultan ile birlikte tahtından indirdik!"£.£..£/b£..£.£ açıklamasını yaptı.|
    7 HAZİRAN 1931AYASOFYA'NIN MOZAİKLERİ İÇİN KAZI İZNİ VERİLDİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    Amerikalı zenginlerden, İstanbul’daki Bizans eserlerini kurtarmak için para toplayarak, Bizans Enstitüsü’nü kuran Thomas Whittemore’a, Ayasofya Camisi’nin sıvaları altında kalan mozaikleri ortaya çıkarması için 7 Haziran 1931 tarihli bir Bakanlar Kurulu kararıyla izin verildi.
    Kararın altında Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal ve Başvekil İsmet İnönü’nün imzaları vardı.
    gg7.aa6.yy1931.aaHAZİRAN|AYASOFYA'NIN MOZAİKLERİ İÇİN KAZI İZNİ VERİLDİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|amerika|Amerikalı zenginlerden, İstanbul’daki Bizans eserlerini kurtarmak için para toplayarak, Bizans Enstitüsü’nü kuran Thomas Whittemore’a, Ayasofya Camisi’nin sıvaları altında kalan mozaikleri ortaya çıkarması için 7 Haziran 1931 tarihli bir Bakanlar Kurulu kararıyla izin verildi. Kararın altında Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal ve Başvekil İsmet İnönü’nün imzaları vardı.|
    AYASOFYA | DuruVizyon.com
    5 TEMMUZ 1931İNÖNÜ BEYANATITEKPARTİ DÖNEMİ / Parti ve STKlar
    Meclis görüşmeleri sırasında, İsmet İnönü:
    "Eğer bir memlekette erbabı namus, laakal eşşira kadar sabur olmazsa, o memleket behemahal batar.”
    gg5.aa7.yy1931.aaTEMMUZ|İNÖNÜ BEYANATI|TEKPARTİ DÖNEMİ|Parti ve STKlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|İ. İnönü|CHP ve Türk Halkı|Meclis görüşmeleri sırasında, İsmet İnönü: £.£..£b£..£.£"Eğer bir memlekette erbabı namus, laakal eşşira kadar sabur olmazsa, o memleket behemahal batar.”£.£..£/b£..£.£|
    29 OCAK 1932TÜRKÇE EZAN, FATİH ve AYASOFYA CAMİLERİNDEN BAŞLADITEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar Okur tarafından Yerebatan Camii'nde 22 Ocak 1932 tarihinde okundu. 29 Ocak 1932 Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız, Türkçe Kur'an okudu.

    29 Ocak 1932 tarihinde Fatih Camiinde ve Kadir Gecesine rastlayan 3 Şubat 1932 tarihinde Ayasofya'da Türkçe olarak Ezan, Kamet ve Kur'an okunmasının ardından, Ezan ve Kur'an'ın Arapça okunması Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile yasaklandı.

    1941’de mecliste TCK'nın 526nci maddesine

    “Arapça ezan ve kamet okuyanların üç aya kadar hapis veya 10 liradan 200 liraya kadar para cezası verileceği…”
    hükmü eklendi.

    Sadece Ezan ve Kur'an değil, farz, vacip ve sünnet tüm Namazlar dahilinde ki iftidah tekbiri, diğer tekbirler, sure ve duaların Arapça okunulması da yasaktı. Yasak sadece Arapça içindi. Başka yabancı dillerin kullanılmasında bir kısıtlama yoktu.

    Ezan ve Kur'an'ın Arapça okunması yasağına, Demokrat Parti iktira gelmesinden hemen sonra, 16 Haziran 1950 günü yapılan düzenleme ile son verildi.
    gg29.aa1.yy1932.aaOCAK|TÜRKÇE EZAN, FATİH ve AYASOFYA CAMİLERİNDEN BAŞLADI|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|Din Tarihi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar Okur tarafından Yerebatan Camii'nde 22 Ocak 1932 tarihinde okundu. 29 Ocak 1932 Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız, Türkçe Kur'an okudu. 29 Ocak 1932 tarihinde Fatih Camiinde ve Kadir Gecesine rastlayan 3 Şubat 1932 tarihinde Ayasofya'da Türkçe olarak Ezan, Kamet ve Kur'an okunmasının ardından, Ezan ve Kur'an'ın Arapça okunması Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile yasaklandı. 1941’de mecliste TCK'nın 526nci maddesine £.£..£i£..£.£“Arapça ezan ve kamet okuyanların üç aya kadar hapis veya 10 liradan 200 liraya kadar para cezası verileceği…” £.£..£/i£..£.£ hükmü eklendi. Sadece Ezan ve Kur'an değil, farz, vacip ve sünnet tüm Namazlar dahilinde ki iftidah tekbiri, diğer tekbirler, sure ve duaların Arapça okunulması da yasaktı. £.£..£b£..£
    19 ŞUBAT 1932HALKEVLERİTEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    Halkevleri, halkın eğitimine ve kültürel gelişmesine yardımcı olmak üzere 19 Şubat 1932'de kuruldu.

    Cumhuriyet Halk Fırkası, 1931 yılı kogresinde, parti tüzüğünün 72. Maddesinde parti idare heyetlerine Halkevi açma yetkisi verilmiştir. Yani Halkevleri tamamen CHP'nin kontrol ve tasarrufundadır.

    İkinci Meşrutiyet döneminde uygulanan Türk Ocakları modelinin deneyimi ve birikiminin bu yeni yapılanmada önemli bir payı bulunmaktadır. Halkevleri, Türk Ocaklarının kapatılmasından yaklaşık 10 ay sonra kurulmuştur.

    11 Ağustos 1951 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5830 sayılı kanun ile Türkiye genelindeki bütün Halkevleri kapatılarak malları hazineye devredilmiştir.

    27 Mayıs 1960’da gerçekleşen askeri darbe sonrasında Halkevleri 21 Nisan 1963 tarihinde bir dernek statüsünde, bağımsız bir demokratik kitle örgütü olarak tekrar kurulmuştur. Bu dönemde bini aşan sayısı ile Halkevleri toplumsal muhalefetin önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir.

    12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbe ile Halkevleri yeniden kapatılmış, bir kez daha bütün varlıklarına el konulmuştur. 1987 yılında toplam 24 şubede tekrar faaliyete geçmiştir.
    gg19.aa2.yy1932.aaŞUBAT|HALKEVLERİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Halkevleri, halkın eğitimine ve £.£..£b£..£.£kültürel£.£..£/b£..£.£ gelişmesine yardımcı olmak üzere 19 Şubat 1932'de kuruldu. Cumhuriyet Halk Fırkası, 1931 yılı kogresinde, parti tüzüğünün 72. Maddesinde parti idare heyetlerine Halkevi açma yetkisi verilmiştir. Yani Halkevleri tamamen CHP'nin kontrol ve tasarrufundadır. İkinci Meşrutiyet döneminde uygulanan Türk Ocakları modelinin deneyimi ve birikiminin bu yeni yapılanmada önemli bir payı bulunmaktadır. Halkevleri, Türk Ocaklarının kapatılmasından yaklaşık 10 ay sonra kurulmuştur. 11 Ağustos 1951 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5830 sayılı kanun ile Türkiye genelindeki bütün Halkevleri kapatılarak malları hazineye devredilmiştir. 27 Mayıs 1960’da gerçekleşen askeri darbe sonrasında Halkevleri 21 Nisan 1963 tarihinde bir dernek statüsünde, bağımsız bir demokratik kitle örgütü olarak tekrar kurul
    18 TEMMUZ 1932EZAN YASAĞITEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Ezanın Arapça okunması ülke genelinde resmen yasaklandı. Diyanet dairesi, bu yasağı ilgili mercilere duyurdu.
    gg18.aa7.yy1932.aaTEMMUZ|EZAN YASAĞI|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Ezanın Arapça okunması ülke genelinde resmen yasaklandı. Diyanet dairesi, bu yasağı ilgili mercilere duyurdu.|
    31 TEMMUZ 1932DÜNYA GÜZELLİK YARIŞMASITEKPARTİ DÖNEMİ
    Keriman Halis, Belçika’nın Spa kentinde düzenlenen, orijinal adı “International Pageant of Pulchritude” olan Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması’nda, ilk kez jürinin oylama yapmadığı yarışmada Dünya Güzellik Kraliçesi seçildi.
    Mustafa Kemal'e çektiği teşekkür telgrafında, "Bu muvaffakiyetim, sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir," dedi. Mustafa Kemal Atatürk kendisine Ece soyadını verdi.

    Yarışmayı bizzat izleyen Halit Turhan Bey’in hatıralarına göre; juri başkanı oylama yapmaya gerek duymamış ve kürsüye geçerek:
    "Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz."

    O dönem Türkiye tarafından “Türk modernleşmesinin ispatı” olarak sunulan bu hadise, Avrupa tarafından “Osmanlı’yı bu hale getirdik” şeklinde dünyaya takdim edildi. İşte bu sebeple 1933’ten 1951’e kadar Türkiye’de güzellik yarışması yapılmasına müsaade edilmedi. Cumhuriyet gazetesinin ilkini 1929 yılında düzenlediği ve her yıl tekrarladığı güzellik yarışmalarına 1933’te son verildi. 1951 yılına kadar Türkiye’de hiçbir resmi ve gayrıresmi kuruluş tarafından güzellik yarışması düzenlenmedi.
    gg31.aa7.yy1932.aaTEMMUZ|DÜNYA GÜZELLİK YARIŞMASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Keriman Halis, Belçika’nın Spa kentinde düzenlenen, orijinal adı “International Pageant of Pulchritude” olan Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması’nda, ilk kez jürinin oylama yapmadığı yarışmada Dünya Güzellik Kraliçesi seçildi. Mustafa Kemal'e çektiği teşekkür telgrafında, "Bu muvaffakiyetim, sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir," dedi. Mustafa Kemal Atatürk kendisine Ece soyadını verdi. Yarışmayı bizzat izleyen Halit Turhan Bey’in hatıralarına göre; juri başkanı oylama yapmaya gerek duymamış ve kürsüye geçerek: £.£..£b£..£.£"Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu k
    5 ŞUBAT 1933TÜRKÇE EZAN TEPKİLERİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    5 Şubat 1933 tarihinde Atatürk, 1 Şubat’ta Bursa’da bir grubun, ezan ve kametin Türkçe okunmasını bahane edip, gösteri yapması üzerine, Ege gezisini yarıda keserek Bursa’ya geldi.

    6 Şubat 1933, Atatürk, Anadolu Ajansına Bursa'daki olayla ilgili şu demeci verdi:

    ''Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi, dini siyasete ve herhangi bir tahrike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin anlaşılmasıdır. Kesin olarak bilinmelidir ki Türk milletinin milli dili ve milli benliği, bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır.''
    gg5.aa2.yy1933.aaŞUBAT|TÜRKÇE EZAN TEPKİLERİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|!!!|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|5 Şubat 1933 tarihinde Atatürk, 1 Şubat’ta Bursa’da bir grubun, ezan ve kametin Türkçe okunmasını bahane edip, gösteri yapması üzerine, Ege gezisini yarıda keserek Bursa’ya geldi. 6 Şubat 1933, Atatürk, Anadolu Ajansına Bursa'daki olayla ilgili şu demeci verdi: £.£..£i£..£.£''Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi, dini siyasete ve herhangi bir tahrike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin anlaşılmasıdır. Kesin olarak bilinmelidir ki Türk milletinin milli dili ve milli benliği, bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır.''£.£..£/i£..£.£|
    18 KASIM 1933İSTANBUL ÜNİVERSİTESİTEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    5 Mayıs 1933 tarihli kabine toplantısında, Dar-ül Fünun’un kapatılarak, yerine yeni esaslara göre İstanbul Üniversitesi’nin kurulması kararlaştırıldı.

    Yeni üniversiteyi kurmak amacıyla gelen heyetin Bakanlık’ta yaptığı toplantıda Yahudi kökenli Alman bir profesörün ifadesi ile “Yeni fabrikanın üreteceği mamulat; inkilapçı, laik, cumhuriyetçi, milliyetçi ve halkçı olacaktı.”

    İstanbul Üniversitesi, 18 Kasım 1933 günü öğretime açıldı.

    Yeni üniversitenin kadro işleriyle bizzat Reşid Galib meşgul olmuştur. Maarif Vekili Reşid Galibin 12 Eylül 1933 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan beyanatında “ilimden ziyade idealistliğin ön planda tutulduğu” açıkça belirtilmiştir.
    gg18.aa11.yy1933.aaKASIM|İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|5 Mayıs 1933 tarihli kabine toplantısında, Dar-ül Fünun’un kapatılarak, yerine yeni esaslara göre İstanbul Üniversitesi’nin kurulması kararlaştırıldı. Yeni üniversiteyi kurmak amacıyla gelen heyetin Bakanlık’ta yaptığı toplantıda £.£..£b£..£.£Yahudi kökenli Alman bir profesörün ifadesi ile “Yeni fabrikanın üreteceği mamulat; inkilapçı, laik, cumhuriyetçi, milliyetçi ve halkçı olacaktı.”£.£..£/b£..£.£ İstanbul Üniversitesi, 18 Kasım 1933 günü öğretime açıldı. Yeni üniversitenin kadro işleriyle bizzat Reşid Galib meşgul olmuştur. Maarif Vekili Reşid Galibin 12 Eylül 1933 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan beyanatında £.£..£b£..£.£“ilimden ziyade idealistliğin ön planda tutulduğu”£.£..£/b£..£.£ açıkça belirtilmiştir.|
    CUMHURİYET DÖNEMİ YÜKSEKÖĞRENİM | DuruVizyon E-Dergi
    24 KASIM 1934AYASOFYA CAMİSİ MÜZEYE ÇEVRİLDİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    “Eşsiz bir mimarlık sanat abidesi olan İstanbul’daki Ayasofya Camisi’nin tarihî vaziyeti itibarıyla müzeye çevrilmesi bütün Şark âlemini sevindireceği, insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi...” diye başlayan kararname ile İstanbul'un fethinden beri cami olarak kullanılan Ayasofya, müzeye çevrildi.

    Thomas Whittemore’un, daha önce koridor ve çevre binalarda başlamış olan klise dönemine ait mozaikleri ortaya çıkarma çalışmaları ana bina içinde de başladı.
    1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya, müze olarak halkın ziyaretine açıldı.
    gg24.aa11.yy1934.aaKASIM|AYASOFYA CAMİSİ MÜZEYE ÇEVRİLDİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|£.£..£b£..£.£“Eşsiz bir mimarlık sanat abidesi olan İstanbul’daki Ayasofya Camisi’nin tarihî vaziyeti itibarıyla müzeye çevrilmesi bütün Şark âlemini sevindireceği, insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi...” £.£..£/b£..£.£diye başlayan kararname ile İstanbul'un fethinden beri cami olarak kullanılan Ayasofya, müzeye çevrildi. Thomas Whittemore’un, daha önce koridor ve çevre binalarda başlamış olan klise dönemine ait mozaikleri ortaya çıkarma çalışmaları ana bina içinde de başladı. 1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya, müze olarak halkın ziyaretine açıldı.|
    AYASOFYA | DuruVizyon.com
    9 MAYIS 1935
    KEMALİZMTEKPARTİ DÖNEMİ / Parti ve STKlar
    Cumhuriyet Halk Fırkası Dördüncü Büyük Kurultayı toplandı.
    4. Kurultay, Mustafa Kemal Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu.

    Kurultayda "fırka" yerine fransızca eş anlamlısı olan "parti" sözcüğü benimsendi. Altı ok daha ayrıntılı şekilde ele alındı.

    "Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm prensipleridir" denilerek, Kemalizm ilk kez resmi olarak tanımlandı. Yıllar sonra bu ideolojinin Munis Tekinalp (Moiz Kohen) adında bir yahudi olduğu ortaya çıktı.
    gg9.aa5.yy1935.aaMAYIS|KEMALİZM|TEKPARTİ DÖNEMİ|Parti ve STKlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Cumhuriyet Halk Fırkası Dördüncü Büyük Kurultayı toplandı. 4. Kurultay, Mustafa Kemal Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu. Kurultayda "fırka" yerine fransızca eş anlamlısı olan "parti" sözcüğü benimsendi. Altı ok daha ayrıntılı şekilde ele alındı. "Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm prensipleridir" denilerek, Kemalizm ilk kez resmi olarak tanımlandı. Yıllar sonra bu ideolojinin Munis Tekinalp (Moiz Kohen) adında bir yahudi olduğu ortaya çıktı. |
    27 MAYIS 1935MİLLİ BAYRAMLAR ve GENEL TATİLLER KANUNUTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Hafta tatilinin Cuma gününden, Cumartesi öğleden sonraya alınması bu kanunla olmuştur. Kanunun ilk 3 maddesi şöyledir;

    BİRİNCİ MADDE — Ulusal bayram yalnız Cumhuriyetin ilân edildiği 29 ilk teşrin günüdür. Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız o gün tören yapılır. Bayram 28 ilk teşrin öğleden sonra başlamak üzere 29 ve 30 günleri devam eder.

    İKİNCİ MADDE — Genel tatil günleri şunlardır:
  • A - Zafer bayramı; istiklâl savaşında son zaferin kazanıldığı 30 ağustos günü; (Bu gün Millî Müdafaa vekilliği tarafından hazırlanacak programa göre özel tören yapılır).
  • B - Ulusal egemenlik bayramı; 22 nisan öğleden sonra ve 23 nisan günü.
  • C - Bahar bayramı; mayısın birinci günü.
  • D - Şeker bayramı; üç gün.
  • E - Kurban bayramı; dört gün,
  • E - Yılbaşı günü; her yıl birinci kânunun 31nci günü Öğleden sonra ve ikinci kânunun birinci günü.
    Bu maddede yazılı tatil günlerinde ve birinci maddede yazılı ulusal bayramın 28 ve 30 ilk teşrin günlerinde hususî yerlerin kapanması mecburî değildir.

    ÜÇÜNCÜ MADDE — Hafta tatili pazar günüdür. Bu tatil 35 saatten eksik olmamak üzere cumartesi günü saat 13 te başlar. Halkın yemesi, içmesi, giyinmesi gibi zarurî ihtiyaçlar ile alâkalı alış, veriş dükkân ve mağazaları hakkında cumartesi günü hafta tatili kanunu hükümleri tatbik edilmez.
  • gg27.aa5.yy1935.aaMAYIS|MİLLİ BAYRAMLAR ve GENEL TATİLLER KANUNU|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Hafta tatilinin Cuma gününden, Cumartesi öğleden sonraya alınması bu kanunla olmuştur. Kanunun ilk 3 maddesi şöyledir; BİRİNCİ MADDE — Ulusal bayram yalnız Cumhuriyetin ilân edildiği 29 ilk teşrin günüdür. Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız o gün tören yapılır. Bayram 28 ilk teşrin öğleden sonra başlamak üzere 29 ve 30 günleri devam eder. İKİNCİ MADDE — Genel tatil günleri şunlardır: £.£..£li£..£.£A - Zafer bayramı; istiklâl savaşında son zaferin kazanıldığı 30 ağustos günü; (Bu gün Millî Müdafaa vekilliği tarafından hazırlanacak programa göre özel tören yapılır). £.£..£li£..£.£B - Ulusal egemenlik bayramı; 22 nisan öğleden sonra ve 23 nisan günü. £.£..£li£..£.£C - Bahar bayramı; mayısın birinci günü. £.£..£li£..£.£D - Şeker bayramı; üç gün. £.£..£li£..£.£E - Kurban bayramı; dört gün, £.£..£li£..£.£E - Yılbaşı günü;
    15 ARALIK 1935TUNCELİ İLİNİN İDARESİ HAKKINDAKİ KANUNTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey 1926 yılında hükümete sunduğu bir raporda şöyle diyordu:

    "Dersim, Cumhuriyet hükümeti için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin işlem yapmak ve üzücü ihtimalleri önlemek, memleketin selameti için mutlaka lazımdır. Mektep açmak, yol yapmak, refahı temin edecek fabrikalar kurmak özetle yurtlandırma ve medenileştirme yoluyla bölgeyi ıslaha çalışmak hayalden başka bir şey değildir."

    1930'da Birinci Umum Müfettişi İbrahim Tali Öngören izlenecek yöntem olarak şunları belirlemişti:
  • "A) Bütün Dersim'in hariçle münasebetini kat ederek, taarruzlarına ve ticaretlerine mani olmak, aç kalacak halkı zamanla kendiliğinden ilticaya icbar etmek ve şu suretle Dersimi fenalıklardan tahliye.
  • B) Her tarafı esaslı surette kapadıktan sonra ihata çemberini tedricen darlaştırmak ve fenalıklardan dolayı yakalananları derhal Dersim'den çıkartarak garba serpiştirmek"

    Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ise "Dersimli okşanmakla kazanılmaz" derken "Dersim'in koloni gibi nazarı itibara alınmasını" öneriyordu.

    1934 yılında çıkartılan İskan Kanunu ve 1935 yılında çıkartılan Tunçeli İlinin İdaresi Hakkındaki Kanun kapsamında da bu önerilere uygun bir takım hareketlere girişildi.

    Kanuna göre; Dersim'in adı değiştiriliyor ve yeni bir il kurularak adına ‘Tunçeli' deniliyordu. Yeni kurulan vilayete rütbesiyle ilgili yetkilere sahip olmak üzere bir korgeneral vali, kumandan olarak atanıyordu.

    Tunceli Kanununa göre “Vali-Kumandan” aşırı yetkilerle donatılmış, yarama yürütme ve yargının neredeyse tüm yetkileri tanımlanmıştı. Güvenlik açısından gerekli görülürse il halkından olan kişileri ve aileleri il içinde bir yerden bir diğer yere nakletmeye ve bu kişi ve ailelerin il içinde ikamet etmelerini engellemeye yetkiliydi. İdam hükümlerinin de tescil edilmesi de valinin yetkisindeydi. Tecil edilmeyen idam cezaları infaz ediliyordu. Aslında bu hüküm anayasaya aykırı idi. Çünkü mevcut anayasaya göre idam hükümlerinin onayı TBMM'ye aitti.
  • gg15.aa12.yy1935.aaARALIK|TUNCELİ İLİNİN İDARESİ HAKKINDAKİ KANUN|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey 1926 yılında hükümete sunduğu bir raporda şöyle diyordu: "Dersim, Cumhuriyet hükümeti için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin işlem yapmak ve üzücü ihtimalleri önlemek, memleketin selameti için mutlaka lazımdır. Mektep açmak, yol yapmak, refahı temin edecek fabrikalar kurmak özetle yurtlandırma ve medenileştirme yoluyla bölgeyi ıslaha çalışmak hayalden başka bir şey değildir." 1930'da Birinci Umum Müfettişi İbrahim Tali Öngören izlenecek yöntem olarak şunları belirlemişti: £.£..£li£..£.£"A) Bütün Dersim'in hariçle münasebetini kat ederek, taarruzlarına ve ticaretlerine mani olmak, aç kalacak halkı zamanla kendiliğinden ilticaya icbar etmek ve şu suretle Dersimi fenalıklardan tahliye. £.£..£li£..£.£B) Her tarafı esaslı surette kapadıktan sonra ihata çemberini tedricen darlaştırmak ve fenalıklardan dolayı
    20 OCAK 1936SİNEMALARDA ÖĞRETİCİ FİLMTEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
    gg20.aa1.yy1936.aaOCAK|SİNEMALARDA ÖĞRETİCİ FİLM|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.|
    5 ŞUBAT 1937ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Anayasanın 2nci maddesine; “Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” maddesi eklendi.
    gg5.aa2.yy1937.aaŞUBAT|ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Anayasanın 2nci maddesine; £.£..£b£..£.£“Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır”£.£..£/b£..£.£ maddesi eklendi. |
    21 MART 1937DERSİM KATLİAMITEKPARTİ DÖNEMİ
    İnönü Hükümetlerinin sürdüğü bu dönemde, bölgenin etnik ve jeopolitik durumu sürekli kaşınarak ve halka karşı haddi aşan Devlet baskısı hissettirilerek, 1935'den beri, şehir halkı arasında sürekli olarak fitne hareketleri yürütülmüştü.

    Olaylar 1937 yılında Harçik deresi üzerindeki tahta köprünün 20/21 Mart 1937 gecesi Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkılması ve köprü ile Kahmut arasındaki telefon hattının tahrip edilmesiyle başladı.

    1937 yılında Devlet, aşiretlerden silahlarını hükümete teslim etmesini talep etti. Birkaç kez eşkıyanın toplandığı yerler, özellikle bu ayaklanmayı görünürde perde arkasından yönettiği bilinen Seyit Rıza'nın evi ve civarı havadan bombalandı. 26 Nisan 1937 tarihinde Sin bucağının Hozat'la irtibatının dağ yolu ile yapılmasını sağlamak maksadı ile açılan ve mevcudu 36 sabit jandarmadan ibaret olan Askisor karakolu saat 20.00'den itibaren 100 kadar eşkıya tarafından kuşatıldı.

    Eşkıya 26/27 Nisan gecesi 80 kişilik bir kuvvetle Jandarma Taburu Süvari Bölüğü'ne taarruza başladı ve sabaha kadar eşkıya ile bölük arasında çok yakın mesafede ve çok şiddetli müsademe devam etti.

    Bu noktadan sonra devlet "tenkil" yani yok etme harekatı için tüm gücüyle bölgeye girdi.

    Aynı tarihlerde Seyit Rıza da yardım için İngiliz Dış İşleri Bakanlığı'na başvuruyordu. "Dersim Generali" olarak Seyit Rıza'nın imzaladığı ve 1987 yılında ortaya çıkan mektupta Seyit Rıza yardım istese de bu yardımı bulamayacak ve mektubuna cevap tutuklandıktan sonra gelecekti.

    10 Eylül 1937 tarihinde Başbakan İnönü Birinci Dersim Harekatı'nın bilançosunu, 1 subay 28 er ve bir bekçi şehit, 4 subay 46 er ve bir bekçi de yaralıdır. İsyana iştirak eden zavallılardan zayiat ise 265 maktul ve 20 yaralıdır. 27 kişi yakalanmış ve 849 kişi de teslim olarak açıkladı.

    15 Kasım 1937 günü Elazığ Buğday Meydanı’nda Seyit Rıza ve diğerleri idam edildi. Katliam sürecinde 13 bin kişi öldürülmüş, yaklaşık 12 bin kişi de sürgüne gönderilmiştir.

    İnönü, Atatürk tarafından kovulmasının intikamını Dersim Olayları ile almıştır. Dersim'de meydana gelen katliam, İnönü CHP'si tarafından, Celal Bayar ve Mustafa Kemal üzerine yıkılmaa çalışılmıştır.
    gg21.aa3.yy1937.aaMART|DERSİM KATLİAMI|TEKPARTİ DÖNEMİ|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Terör|İnönü Hükümetlerinin sürdüğü bu dönemde, bölgenin etnik ve jeopolitik durumu sürekli kaşınarak ve halka karşı haddi aşan Devlet baskısı hissettirilerek, 1935'den beri, şehir halkı arasında sürekli olarak fitne hareketleri yürütülmüştü. Olaylar 1937 yılında Harçik deresi üzerindeki tahta köprünün 20/21 Mart 1937 gecesi Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkılması ve köprü ile Kahmut arasındaki telefon hattının tahrip edilmesiyle başladı. 1937 yılında Devlet, aşiretlerden silahlarını hükümete teslim etmesini talep etti. Birkaç kez eşkıyanın toplandığı yerler, özellikle bu ayaklanmayı görünürde perde arkasından yönettiği bilinen Seyit Rıza'nın evi ve civarı havadan bombalandı. 26 Nisan 1937 tarihinde Sin bucağının Hozat'la irtibatının dağ yolu ile yapılmasını sağlamak maksadı ile açılan ve mevcudu 36 sabit jandarmadan ibaret olan Askisor karakolu saat 20.00'den itibaren
    19 EYLÜL 1937
    M.KEMAL'İN İNÖNÜ'YE GÜVENSİZLİĞİ ve EMEKLİ ETMESİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    Atatürk, İsmet İnönü ile huzurnun gittikçe bozulması üzerine, yine yaşadıkları bir fikir ayrılığından sonra

    "Siz yorulmuşsunuz Paşa!... Sinirleriniz bozulmuş!.. Yalnız sinirleriniz olsa yine de zarar vermez ama düşünce selametini de kaybetmişsiniz! Acele dinlenmeğe ihtiyacınız var! Size izin veriyorum, yerinize kimin vekâlet edeceğini yarın ajanstan öğrenirsiniz!...”

    diyerek kendisinin dinlenmesini istemiştir. Bu durum Anadolu Ajansından 21 Eylül 1937 tarihinde

    “Başvekil Malatya mebusu İsmet İnönü’ye talep ve ricası üzerine Reisicumhur Atatürk tarafından bir buçuk ay mezuniyet verilmiş ve Başvekâlet vekâletine İktisat Vekili vekâleten Bayar tayin edilmiştir.” şeklinde duyurulmuştur.
    gg19.aa9.yy1937.aaEYLÜL|M.KEMAL'İN İNÖNÜ'YE GÜVENSİZLİĞİ ve EMEKLİ ETMESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Atatürk, İsmet İnönü ile huzurnun gittikçe bozulması üzerine, yine yaşadıkları bir fikir ayrılığından sonra "Siz yorulmuşsunuz Paşa!... Sinirleriniz bozulmuş!.. Yalnız sinirleriniz olsa yine de zarar vermez ama düşünce selametini de kaybetmişsiniz! Acele dinlenmeğe ihtiyacınız var! Size izin veriyorum, yerinize kimin vekâlet edeceğini yarın ajanstan öğrenirsiniz!...” diyerek kendisinin dinlenmesini istemiştir. Bu durum Anadolu Ajansından 21 Eylül 1937 tarihinde £.£..£i£..£.£“Başvekil Malatya mebusu İsmet İnönü’ye talep ve ricası üzerine Reisicumhur Atatürk tarafından bir buçuk ay mezuniyet verilmiş ve Başvekâlet vekâletine İktisat Vekili vekâleten Bayar tayin edilmiştir.” £.£..£/i£..£.£şeklinde duyurulmuştur. |
    15 HAZİRAN 1938EVLENME YAŞI 15 OLARAK BELİRLENDİTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Medeni kanundaki evlenme yaşı kadınlar için 15, erkekler için 17 olarak düzenlendi.
    gg15.aa6.yy1938.aaHAZİRAN|EVLENME YAŞI 15 OLARAK BELİRLENDİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Medeni kanundaki evlenme yaşı kadınlar için 15, erkekler için 17 olarak düzenlendi.|
    30 HAZİRAN 1938M.KEMAL'E İHANET PLANITEKPARTİ DÖNEMİ
    Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, İsmet İnönü'ye yazdığı mektubta;
    M.Kemal'in sağlığı üzerine yaptıkları planın, kendisinin şikayetine karşın "yolunda seyir ettiği"ni ve İnönü'nün Cumhurreis'liğinin yaklaştığını ifade etmektedir.
    Bakan Kaya, 1950'de, üyesi olduğu Mason Locasından bir arkadaşına yazdığı mektupta, Kasım 1938'e Büyük Kurtuluş diyecektir.
    gg30.aa6.yy1938.aaHAZİRAN|M.KEMAL'E İHANET PLANI|TEKPARTİ DÖNEMİ|İÇ|Tek Parti Dönemi|M. Kemal|CHP ve Türk Halkı|Mason|Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, İsmet İnönü'ye yazdığı mektubta; £.£..£b£..£.£M.Kemal'in sağlığı üzerine yaptıkları planın, kendisinin şikayetine karşın "yolunda seyir ettiği"ni ve İnönü'nün Cumhurreis'liğinin yaklaştığını£.£..£/b£..£.£ ifade etmektedir. Bakan Kaya, 1950'de, üyesi olduğu Mason Locasından bir arkadaşına yazdığı mektupta, Kasım 1938'e Büyük Kurtuluş diyecektir. |
    10 KASIM 1938İSMET İNÖNÜ YÖNETİMİ DÖNEMİTEKPARTİ DÖNEMİ
    İsmet İnönü, arka planda ki odaklarla birlikte, Gazi'nin öldüğü günün öğleden sonrasında, Türk Ordusunun namlularını çevirerek hedef aldığı mecliste yapılan oylama ile kendisini Cumhurbaşkanı seçtirdi.
    gg10.aa11.yy1938.aaKASIM|İSMET İNÖNÜ YÖNETİMİ DÖNEMİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|!!!|Tek Parti Dönemi|İ. İnönü|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|amerika|İsmet İnönü, arka planda ki odaklarla birlikte, Gazi'nin öldüğü günün öğleden sonrasında, Türk Ordusunun namlularını çevirerek hedef aldığı mecliste yapılan oylama ile kendisini Cumhurbaşkanı seçtirdi.|
    26 ARALIK 1938CHP'DE İNÖNÜ DÖNEMİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    CHP Olağanüstü Kurultayı'nda İsmet İnönü'ye "Değişmez Genel Başkan" ünvanı verildi. Ayrıca "Milli Şef" olarak anıldı.

    Bu tarihten itibaren İnönü, Mustafa Kemal'e ait tüm hatıratı ortadan kaldırma çabasına başlamış ve onun tüm strateji ve planlarını terketmiş, projelerini sonlandırmıştır.
    gg26.aa12.yy1938.aaARALIK|CHP'DE İNÖNÜ DÖNEMİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|İ. İnönü|CHP ve Türk Halkı|CHP Olağanüstü Kurultayı'nda İsmet İnönü'ye £.£..£b£..£.£"Değişmez Genel Başkan"£.£..£/b£..£.£ ünvanı verildi. Ayrıca £.£..£b£..£.£"Milli Şef"£.£..£/b£..£.£ olarak anıldı. Bu tarihten itibaren İnönü, Mustafa Kemal'e ait tüm hatıratı ortadan kaldırma çabasına başlamış ve onun tüm strateji ve planlarını terketmiş, projelerini sonlandırmıştır. |
    4 EYLÜL 1939GIDA'DA İHRAÇ YASAĞITEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    İkinci dünya savaşının başlaması üzerine, tüm gıda maddelerine ihraç yasağı kondu.
    gg4.aa9.yy1939.aaEYLÜL|GIDA'DA İHRAÇ YASAĞI|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İkinci dünya savaşının başlaması üzerine, tüm gıda maddelerine ihraç yasağı kondu.|
    20 ARALIK 1939ŞARAP KURULUTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    II.Dünya Savaşının hızla sürdüğü günlerde, Türkiye'nin Paris'teki Uluslararası Şarap Kurulu'na katılmasına ilişkin yasa çıktı.
    gg20.aa12.yy1939.aaARALIK|ŞARAP KURULU|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|uakurul|fransa|II.Dünya Savaşının hızla sürdüğü günlerde, Türkiye'nin Paris'teki Uluslararası Şarap Kurulu'na katılmasına ilişkin yasa çıktı.|
    18 OCAK 1940MİLLİ KORUMA KANUNUTEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Bu kanun, halk arasında Ekmek Karnesi olarak bilinen uygulamanın temelidir. CHF'nın çıkarttığı ve hükûmete fiyatları saptamada, ürünlere el koymada, hatta zorunlu çalışma yükümlülüğü getirmede sınırsız yetkiler veren yasadır.

    10 Eylül 1960 tarihli ve 79 sayılı kanunla, Milli Koruma Kanunu’na karşı işlenen suçlar affedildi. Sermaye ve fon hesapları tasfiye edilerek, kanun yürürlükten kaldırıldı.

    Milli Koruma Kanunu, ülkeyi olası bir savaşa karşı yeterli kılmış gibi görünse de, sonuçları halk için tam bir felaket oldu. Mesele sadece ekonomik sıkıntı olmanın ötesinde, devlete ve CHP'ye olan güvesizlik ve bozulan toplumsal huzurdu.

    Kanunun etkileri, özetle;
  • 1) Halkın elinden, aç bırakılmak pahasına gıda maddeler toplanmış, bu gıda maddeleri toplama ve depolamadaki beceriksizlik yüzünden yol kenarlarında ya da ambarlarda çürütülmüştü. Halkın bunu görmesi, hükumete öfkelenmesi ve her olumsuzluktan onu sorumlu tutmasına yol açtı.
  • 2) Kanunu kötüye kullanan bazı memurlar ve partinin önde gelenleri, halktan kanun gücüyle aldıkları araçları, mülkleri, gıda maddelerini kendilerine ya da yakınlarına peşkeş çekmiş, stokçularla iş birliği yaparak halkın aleyhine maddi menfaat sağlamıştı. Bu durum, halkın güvenini kökünden sarstı.
  • 3) Belki de insanları en çok bezdiren karaborsacılık oldu. Hükumet gıda ve tüketim mallarına el koyduğunda fiyatlar arttı ve karaborsa yaygınlaştı.
  • 4) İki sene içinde enflasyon %500 arttı. Sonunda ekmek, şeker gibi temel gıda ürünleri karneyle verilmeye başlandı. Yine de karaborsa durdurulamadı ve hükumet karaborsayla mücadelede başarısız oldu.
  • gg18.aa1.yy1940.aaOCAK|MİLLİ KORUMA KANUNU|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Bu kanun, halk arasında Ekmek Karnesi olarak bilinen uygulamanın temelidir. CHF'nın çıkarttığı ve hükûmete fiyatları saptamada, ürünlere el koymada, hatta zorunlu çalışma yükümlülüğü getirmede sınırsız yetkiler veren yasadır. 10 Eylül 1960 tarihli ve 79 sayılı kanunla, Milli Koruma Kanunu’na karşı işlenen suçlar affedildi. Sermaye ve fon hesapları tasfiye edilerek, kanun yürürlükten kaldırıldı. Milli Koruma Kanunu, ülkeyi olası bir savaşa karşı yeterli kılmış gibi görünse de, sonuçları halk için tam bir felaket oldu. Mesele sadece ekonomik sıkıntı olmanın ötesinde, devlete ve CHP'ye olan güvesizlik ve bozulan toplumsal huzurdu. Kanunun etkileri, özetle; £.£..£li£..£.£1) Halkın elinden, aç bırakılmak pahasına gıda maddeler toplanmış, bu gıda maddeleri toplama ve depolamadaki beceriksizlik yüzünden yol kenarlarında ya da ambarlarda çürütülmüştü. Halkın bunu
    17 NİSAN 1940KÖY ENSTİTÜLERİTEKPARTİ DÖNEMİ / EĞİTİM
    Köy enstitüleri açıldı.
    gg17.aa4.yy1940.aaNİSAN|KÖY ENSTİTÜLERİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EĞİTİM|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Köy enstitüleri açıldı. £.£..£img src=https://duruvizyon.files.wordpress.com/2018/11/koyenstitu.jpg£..£.£|
    Köy Enstitüleri | DuruVizyon.com
    6 NİSAN 1941BATAN GEMİNİN PARALARITEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    İngiltere’de Bradbury Wilkinson tarafından basılan 50 Kuruş (p133) ve Thomas de la Rue tarafın basılan 100 Liraları (p137) taşıyan, City of Roubaix gemisi, 6 Nisan 1941 günü Yunanistan’ın Pire limanında Alman savaş uçakları tarafından vuruldu ve cephanesi isabet alan Clan Fraser gemisi ile birlikte battı.

    Gemideki paralar, Yunan halkı tarafından çıkarıldı ve Egeye kıyısı olan Türk yerleşim merkezlerinde piyasaya verildi. Bunun üzerine her iki para da tedavülden alındı. Ancak devletin ekonomik kaybı engellenemedi. Piyasada olan 50 Kuruş (p133) ve 100 Liraların (p137) tamamı denizden çıkarılan paralardır. 50 Kuruş (p133) yerine 50 Kuruş (p134) bastırılır.

    Aynı serinin 50 Liralık (p136) olanının bir kısmı, daha evvel İngiltere’deki matbaanın bombalanması sırasında zaten imha olmuş, büyük bir kısmı ise City of Newcastle gemisi ile Nisan 1941’de Türkiye teslim edilmiştir. Serinin diğer paraları piyasaya verilemediğinden 50 Liralar da piyasaya verilmedi.

    6 Mayıs 1955 tarihinden 50 Kuruş ve 50 Liralar İzmit Sümerbank Selüloz Fabrikalarında imha edilmiştir. 100 Liraları akıbeti ise belli değildir. Yunan halkı tarafından piyasa sürülen ve dolaşıma girmesi engellenemeyen para ile kaybolan 100 liralık banknotlardan ötürü çok büyük zarar oluşmuştur.
    gg6.aa4.yy1941.aaNİSAN|BATAN GEMİNİN PARALARI|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|yunan|ingiltere|İngiltere’de Bradbury Wilkinson tarafından basılan 50 Kuruş (p133) ve Thomas de la Rue tarafın basılan 100 Liraları (p137) taşıyan, City of Roubaix gemisi, 6 Nisan 1941 günü Yunanistan’ın Pire limanında Alman savaş uçakları tarafından vuruldu ve cephanesi isabet alan Clan Fraser gemisi ile birlikte battı. Gemideki paralar, Yunan halkı tarafından çıkarıldı ve Egeye kıyısı olan Türk yerleşim merkezlerinde piyasaya verildi. Bunun üzerine her iki para da tedavülden alındı. Ancak devletin ekonomik kaybı engellenemedi. Piyasada olan 50 Kuruş (p133) ve 100 Liraların (p137) tamamı denizden çıkarılan paralardır. 50 Kuruş (p133) yerine 50 Kuruş (p134) bastırılır. Aynı serinin 50 Liralık (p136) olanının bir kısmı, daha evvel İngiltere’deki matbaanın bombalanması sırasında zaten imha olmuş, büyük bir kısmı ise City of Newcastle gemisi ile Nisan 1941’de Türkiy
    2 HAZİRAN 1941EZAN YASAĞITEKPARTİ DÖNEMİ / KANUN, HUKUK
    Türk Ceza Kanunu'nun 526'ncı maddesinde yapılan değişiklikle Arapça ezan ve kamet okuyanlara para ve hapis cezası verileceği hükme bağlandı.
    gg2.aa6.yy1941.aaHAZİRAN|EZAN YASAĞI|TEKPARTİ DÖNEMİ|KANUN, HUKUK|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Türk Ceza Kanunu'nun 526'ncı maddesinde yapılan değişiklikle Arapça ezan ve kamet okuyanlara para ve hapis cezası verileceği hükme bağlandı. £.£..£img src="https://duruvizyon.files.wordpress.com/2018/11/turkce_kuran_okunmasi_umumilesti.jpg" align="center"£..£.£|
    1941HİBRİT BUĞDAY TOHUMUTEKPARTİ DÖNEMİ
    Rockefeller Vakfı'nın başlattığı ‘Yeşil Devrim' adlı musibetin Türkiye'ye taşınmasında mason Gülek'in imzası vardır.

    Meclis kürsüsünden ve verdiği beyanatlarda sürekli olarak “ziraat devrimi”nin gerekliliğinden söz eder ve bunun için de “yeni tohum”lara ihtiyaç olduğunu dile getirir.

    Dönemin CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, kendi itirafına göre, 1940'da yasak olmasına rağmen usulsüz yollarla Rockefeller Vakfı'nın Meksika laboratuvarlarında ifsad ettiği yani “Sonara” adlı genetik yapısına müdahale edilmiş hibrit buğday tohumlarını Türkiye'ye kaçak yollarla getirip, 1941'de Adana'da 100 çiftçiye ektirtir.

    Gülek bir konuşmasında şunları söyleyecektir: “Meksika buğdayı, üzüm ve incir bakımına göre, daha az bakım isteyen bir üründür. Üzümde göztaşı ve buna benzer ilaçlamaların yapılması gereklidir. İncirde de budama ve ilaçlama şarttır. Buğdayda ise uzun boylu bir çalışma ve bakım gerekli değildir. İste bu nedenlerin yanında, üzüm ve incir üreticisi de alın terinin karşılığını almadığı için, Meksika buğdayı ekmeğe başlayacaktır.”

    Tabii bir meyve olmayan ve bugün kanser hastalarının kesinlikle yememesi gerektiği uyarıları yapılan ve pek çok kişiye dokunan “greyfurt” adlı hibrit ağacını, Türkiye'ye getirip, ektirten de odur.

    Kasım Gülek Kimdir?

    Nesebi, 1492 Polya Yahudilerine kadar uzanır.

    Büyük dedesi Sadrazam, babası İttihatçı, büyük nenesi bir papazın kızı, baldızı ABD ordusuna mensup olan Gülek ve karısını -akrabası Leyla Umar'ın yazdıklarına göre-, Fener Partikhanesi'nde Patrik Athenagoras vaftiz eder.

    ABD'den, Mustafa Kemal'e yazılan özel mektup sayesinde 30 yaşında iken milletvekili olarak tayin edilir.

    Gülen'i Vatikan, NATO Gladyosu ve CIA ile tanıştıran ve onların emirlerine veren de Gülek'tir.
    gg.aa10.yy1941.aa|HİBRİT BUĞDAY TOHUMU|TEKPARTİ DÖNEMİ|!!!|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Rockefeller Vakfı'nın başlattığı ‘Yeşil Devrim' adlı musibetin Türkiye'ye taşınmasında mason Gülek'in imzası vardır. Meclis kürsüsünden ve verdiği beyanatlarda sürekli olarak “ziraat devrimi”nin gerekliliğinden söz eder ve bunun için de “yeni tohum”lara ihtiyaç olduğunu dile getirir. Dönemin CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, kendi itirafına göre, 1940'da yasak olmasına rağmen usulsüz yollarla Rockefeller Vakfı'nın Meksika laboratuvarlarında ifsad ettiği yani “Sonara” adlı genetik yapısına müdahale edilmiş hibrit buğday tohumlarını Türkiye'ye kaçak yollarla getirip, 1941'de Adana'da 100 çiftçiye ektirtir. Gülek bir konuşmasında şunları söyleyecektir: “Meksika buğdayı, üzüm ve incir bakımına göre, daha az bakım isteyen bir üründür. Üzümde göztaşı ve buna benzer ilaçlamaların yapılması gereklidir. İncirde de budama ve ilaçlama şarttır. Buğdayda ise uzun boylu bir çalışma ve bakım gerekli deği
    18 KASIM 1941
    TÜRK LİRASI'NDAN ATATÜRK PORTRESİ KALDIRILDITEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    Türk parasında Atatürk'ün yerine İsmet İnönü'nün portrelerinin kullanılması ilk kez 1940 yılında gerçekleşti.

    Merkez Bankası'nın 1940'lı yıllarda bastığı ikinci emisyon banknot grubunda hem İnönü'nün hem de Atatürk'ün portreleri yer aldı.

    Üçüncü ve dördüncü gruptaki banknotların tamamında İnönü'nün portreleri bulunurken, üçüncü grup banknotlar 1942-1947 yılları arasında, dördüncü grup ise 1947-1948 yılları arasında dolaşıma çıkarıldı. Böylece, ikinci, üçüncü ve dördüncü emisyonda İnönü'nün portreleri kullanılırken, İnönü portreli banknotlar 1940-1948 yılları arasında dolaşımda kalmış oldu. Zorunlu tedavül ise 1953 yılında sona erdi.

    Üzerinde İnönü'nün portresi bulunan son banknot olan 10 Türk Lirası banknotları ABD'de bastırılmış ve 15 Eylül 1948'de tedavüle çıkarılmıştı. 2 Haziran 1952'de bu banknotların tedavülden çekilme kararı alınmış, 2 Haziran 1953'te ise tamamen tedavülden kaldırılmıştır.
    gg18.aa11.yy1941.aaKASIM|TÜRK LİRASI'NDAN ATATÜRK PORTRESİ KALDIRILDI|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Türk parasında Atatürk'ün yerine İsmet İnönü'nün portrelerinin kullanılması ilk kez 1940 yılında gerçekleşti. Merkez Bankası'nın 1940'lı yıllarda bastığı ikinci emisyon banknot grubunda hem İnönü'nün hem de Atatürk'ün portreleri yer aldı. Üçüncü ve dördüncü gruptaki banknotların tamamında İnönü'nün portreleri bulunurken, üçüncü grup banknotlar 1942-1947 yılları arasında, dördüncü grup ise 1947-1948 yılları arasında dolaşıma çıkarıldı. Böylece, ikinci, üçüncü ve dördüncü emisyonda İnönü'nün portreleri kullanılırken, İnönü portreli banknotlar 1940-1948 yılları arasında dolaşımda kalmış oldu. Zorunlu tedavül ise 1953 yılında sona erdi. Üzerinde İnönü'nün portresi bulunan son banknot olan 10 Türk Lirası banknotları ABD'de bastırılmış ve 15 Eylül 1948'de tedavüle çıkarılmıştı. 2 Haziran 1952'de bu banknotların tedavülden çekilme
    19 ARALIK 1941
    EKMEK KARNESİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    İstanbul'da ekmek satışları karneye bağlandı.
    gg19.aa12.yy1941.aaARALIK|EKMEK KARNESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Devletin Tesisi|İstanbul'da ekmek satışları karneye bağlandı.|
    13 OCAK 1942
    EKMEK KARNESİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Ekmek Karnesi uygulaması tüm yurt için genişletildi.
    gg13.aa1.yy1942.aaOCAK|EKMEK KARNESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Ekmek Karnesi uygulaması tüm yurt için genişletildi. |
    1 EKİM 1942İSMET İNÖNÜ'DEN YOLSUZLUK İTİRAFITEKPARTİ DÖNEMİ
    “Şuursuz bir ticaret havası, haklı sebepleri çok aşan bir pahalılık belası… Bulanık zamanı bir daha ele geçmez fırsat sayan eski çiftlik ağası ve elinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı ticaret metaı yapmaya yeltenen gözü doymaz vurguncu tüccar… Büyük bir milletin hayatına küstah bir surette kundak koymaya çalışmaktadırlar.
    Ticaretin ve iktisadi faaliyetin serbestliğini bahane ederek milleti soymak hakkını hiç kimseye, hiçbir zümreye tanımamalıyız.” İsmet İnönü
    gg1.aa10.yy1942.aaEKİM|İSMET İNÖNÜ'DEN YOLSUZLUK İTİRAFI|TEKPARTİ DÖNEMİ|!!!|Tek Parti Dönemi|İ. İnönü|CHP ve Türk Halkı|“Şuursuz bir ticaret havası, haklı sebepleri çok aşan bir pahalılık belası… Bulanık zamanı bir daha ele geçmez fırsat sayan eski çiftlik ağası ve elinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı ticaret metaı yapmaya yeltenen gözü doymaz vurguncu tüccar… Büyük bir milletin hayatına küstah bir surette kundak koymaya çalışmaktadırlar. Ticaretin ve iktisadi faaliyetin serbestliğini bahane ederek milleti soymak hakkını hiç kimseye, hiçbir zümreye tanımamalıyız.” İsmet İnönü|
    11 KASIM 1942VARLIK VERGİSİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Bazı varlıklı kesimlerden bir defalık olağanüstü servet vergisi alınmasına dair Varlık Vergisi Kanunu 11 Kasım 1942 tarihinde oybirliğiyle kabul edilerek, Milli Koruma Kanunu'nun yerini aldı.

    Kanunun amacı, savaş sırasında vurgunculuk yapan elitleri cezalandırmak gibi görünse de, asıl hedef gayrimüslim kesim olmuştu.

  • Vergi matrahları, yerel komisyonlar tarafından tayin ediliyordu. Sabit bir oran yoktu.
  • Vergileri ödeme son günü 20 Ocak 1943 tarihi olarak belirlendi. Ertesi gün hacizler başladı.
  • Gayrimüslim olanların vergi matrahları, Müslümanlara göre on misli oranla hesaplandı. Toplam vergi gelirinin yüzde 55'ini bu azınlık kesim ödedi.
  • Gayrimüslimlerin, ödemelerini taksitle yapmalarına izin verilmedi. Bu kişiler ödeme yapmak için çoğunlukla işlerini ve mülklerini Müslüman iş adamlarına satmak zorunda kadılar.
  • Vergilerini ödeyemeyenler zorunlu çalışmaya mahkum oldular. Bini aşkın mükellef 27 Ocak 1943 tarihinden itibaren Eskişehir’in Sivrihisar ve Erzurum’un Aşkale ilçelerindeki çalışma kamplarına gönderilmek üzere bazı merkezlerde toplanmaya başlandı. Aşkale’ye gönderilen 1,229 mükelleften 21’i kötü hayat koşulları ve yetersiz tıbbi bakım yüzünden kampta hayatını kaybetti.
  • Bu kanun hükümlerinden kurtulmak için birçok mükellef yurt dışına kaçtı.
  • Varlık Vergisi, İngiltere ve ABD'den gelen sert tepkiler üzerine Mart 1944'te yürürlükten kaldırıldı. Ancak azınlıkların Türk devletine güvenleri onarılmaz şekilde sarsılmış oldu.
  • gg11.aa11.yy1942.aaKASIM|VARLIK VERGİSİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|ingiltere|amerika|Bazı varlıklı kesimlerden bir defalık olağanüstü servet vergisi alınmasına dair Varlık Vergisi Kanunu 11 Kasım 1942 tarihinde oybirliğiyle kabul edilerek, Milli Koruma Kanunu'nun yerini aldı. Kanunun amacı, savaş sırasında vurgunculuk yapan elitleri cezalandırmak gibi görünse de, asıl hedef gayrimüslim kesim olmuştu. £.£..£li£..£.£Vergi matrahları, yerel komisyonlar tarafından tayin ediliyordu. Sabit bir oran yoktu. £.£..£li£..£.£Vergileri ödeme son günü 20 Ocak 1943 tarihi olarak belirlendi. Ertesi gün hacizler başladı. £.£..£li£..£.£Gayrimüslim olanların vergi matrahları, Müslümanlara göre on misli oranla hesaplandı. Toplam vergi gelirinin yüzde 55'ini bu azınlık kesim ödedi. £.£..£li£..£.£Gayrimüslimlerin, ödemelerini taksitle yapmalarına izin verilmedi. Bu kişiler ödeme yapmak için çoğunlukla işlerini ve mülklerini Müslüman iş ad
    26 ŞUBAT 1943VARLIK VERGİSİ TAHSİLATITEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    21 Ocak 1943 tarihine kadar vergisini ödemeyenler için haciz ve satış işlemleri başlatıldı. Borcunu kapatamayanlardan 1229 kişi 27 Ocak'tan itibaren peyderpey Erzurum Aşkale'ye sürgün edilmeye başlandı.

    Varlık Vergisi mükellefi olan gayrimüslimler gruplar hâlinde, polis marifetiyle Haydarpaşa Garı'ndan kalkan trenle Erzurum Aşkale'ye gönderildi ve kış boyunca orada kar küredi.

    6 Ağustos 1943'te ise Aşkale'dekilerin bir kısmı Eskişehir'e gönderildi. Aralık ayına kadar burada taş kırdırılıp yol inşaatında çalıştırıldılar.
    gg26.aa2.yy1943.aaŞUBAT|VARLIK VERGİSİ TAHSİLATI|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|21 Ocak 1943 tarihine kadar vergisini ödemeyenler için haciz ve satış işlemleri başlatıldı. Borcunu kapatamayanlardan 1229 kişi 27 Ocak'tan itibaren peyderpey Erzurum Aşkale'ye sürgün edilmeye başlandı. Varlık Vergisi mükellefi olan gayrimüslimler gruplar hâlinde, polis marifetiyle Haydarpaşa Garı'ndan kalkan trenle Erzurum Aşkale'ye gönderildi ve kış boyunca orada kar küredi. 6 Ağustos 1943'te ise Aşkale'dekilerin bir kısmı Eskişehir'e gönderildi. Aralık ayına kadar burada taş kırdırılıp yol inşaatında çalıştırıldılar. |
    4 MAYIS 1943ŞEKER ve UN SATIŞI DURDURULDUTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    II.Dünya Savaşı sürerken, Başbakanlık şeker satışlarını durdurdu.

    Bir yıl sonra, İstanbul'da nüfus başına sadece iki kilo un verilmesi karara bağlandı.
    gg4.aa5.yy1943.aaMAYIS|ŞEKER ve UN SATIŞI DURDURULDU|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|II.Dünya Savaşı sürerken, Başbakanlık şeker satışlarını durdurdu. Bir yıl sonra, İstanbul'da nüfus başına sadece iki kilo un verilmesi karara bağlandı. |
    4 HAZİRAN 1943TOPRAK MAHSULLERİ VERGİSİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Varlık vergisi kaldırıldıktan beş ay sonra, zirai servetleri vergilendirmek amacıyla, 4 Haziran 1943 tarihinde 4429 sayılı kanun ile Toprak Mahsulleri Vergisi konuldu.

    Gerçekte 1925'te kaldırılmış olan "aşar" vergisine geri dönülmesi demek olan bu vergi, büyük çiftçinin aşırı kazancının vergisini toplamakta yetersiz kaldı. Zaten yaşam düzeyi düşük olan ve ancak kendini yaşatacak kadar üretim yapabilen küçük çiftçinin üzerine yıkıldı.

    Çiftçiden, ürün grubuna göre, gayrisafi tarımsal üretimin yüzde sekizi ile yüzde on ikisi arasında farklı oranlarda, bazı ürünlerden aynî, diğer bazı ürünlerden ise nakdî olarak alınması hükme bağlanmıştı.

    Ancak uygulamadaki sorunlar nedeniyle Nisan 1944 tarihinde 4553 sayılı yasa ile değiştirilerek tüm tarımsal ürünlerden yüzde on oranında ayni olarak alınmasına karar verildi. Toprak Mahsulleri Vergisi, başka siyasi partiler kurulması ile 1946'da kaldırıldı.
    gg4.aa6.yy1943.aaHAZİRAN|TOPRAK MAHSULLERİ VERGİSİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Varlık vergisi kaldırıldıktan beş ay sonra, zirai servetleri vergilendirmek amacıyla, 4 Haziran 1943 tarihinde 4429 sayılı kanun ile Toprak Mahsulleri Vergisi konuldu. Gerçekte 1925'te kaldırılmış olan "aşar" vergisine geri dönülmesi demek olan bu vergi, büyük çiftçinin aşırı kazancının vergisini toplamakta yetersiz kaldı. Zaten yaşam düzeyi düşük olan ve ancak kendini yaşatacak kadar üretim yapabilen küçük çiftçinin üzerine yıkıldı. Çiftçiden, ürün grubuna göre, gayrisafi tarımsal üretimin yüzde sekizi ile yüzde on ikisi arasında farklı oranlarda, bazı ürünlerden aynî, diğer bazı ürünlerden ise nakdî olarak alınması hükme bağlanmıştı. Ancak uygulamadaki sorunlar nedeniyle Nisan 1944 tarihinde 4553 sayılı yasa ile değiştirilerek tüm tarımsal ürünlerden yüzde on oranında ayni olarak alınmasına karar verildi. Toprak Mahsulleri Vergisi, başka
    7 OCAK 1944ÇORAP TEKELİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verilerek tekelleştirildi.
    gg7.aa1.yy1944.aaOCAK|ÇORAP TEKELİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verilerek tekelleştirildi.|
    26 ŞUBAT 1944MEMUR İKRAMİYESİTEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Hükümet aile sahibi olan memurlara onar lira ikramiye verilmesini kabul etti.
    gg26.aa2.yy1944.aaŞUBAT|MEMUR İKRAMİYESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Hükümet aile sahibi olan memurlara onar lira ikramiye verilmesini kabul etti.|
    3 MAYIS 1944“ULAN ÖKÜZ ANADOLULU!..TEKPARTİ DÖNEMİ / Parti ve STKlar
    ULAN ÖKÜZ ANADOLU'LU!
    SİZİN MİLLİYETÇİLİKLE, KOMÜNİZM İLE NE İŞİNİZ VAR?..
    MİLLİYETÇİLİK LAZIMSA, BUNU BİZ YAPARIZ...
    KOMÜNİZM GEREKİRSE, ONU DA BİZ GETİRİRİZ...
    SİZİN İKİ VAZİFENİZ VAR:

    BİRİNCİSİ, ÇİFTÇİLİK YAPIP MAHSUL YETİŞTİRMEK...
    İKİNCİSİ, ASKERE ÇAĞIRDIĞIMIZDA ASKERE GELMEK!”


    Osman Yüksel Serdengeçti’ye hitaben Nevzat Tandoğan'ın bir zihniyetin Türk Halkı'na bakışını yansıtan ibretlik sözleridir.
    Tandoğan, 1929 yılından 1946 yılında ölümüne kadar, Ankara Valisi, aynı zamanda Ankara Belediye Başkanı ve aynı zamanda CHP Ankara İl Başkanıdır.
    gg3.aa5.yy1944.aaMAYIS|“ULAN ÖKÜZ ANADOLULU!..|TEKPARTİ DÖNEMİ|Parti ve STKlar|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|£.£..£b£..£.£ULAN ÖKÜZ ANADOLU'LU! SİZİN MİLLİYETÇİLİKLE, KOMÜNİZM İLE NE İŞİNİZ VAR?.. MİLLİYETÇİLİK LAZIMSA, BUNU BİZ YAPARIZ... KOMÜNİZM GEREKİRSE, ONU DA BİZ GETİRİRİZ... SİZİN İKİ VAZİFENİZ VAR: BİRİNCİSİ, ÇİFTÇİLİK YAPIP MAHSUL YETİŞTİRMEK... İKİNCİSİ, ASKERE ÇAĞIRDIĞIMIZDA ASKERE GELMEK!”£.£..£/b£..£.£ Osman Yüksel Serdengeçti’ye hitaben Nevzat Tandoğan'ın bir zihniyetin Türk Halkı'na bakışını yansıtan ibretlik sözleridir. Tandoğan, 1929 yılından 1946 yılında ölümüne kadar, Ankara Valisi, aynı zamanda Ankara Belediye Başkanı ve aynı zamanda CHP Ankara İl Başkanıdır. |
    2 KASIM 1944PASTA ÜRETİM YASAĞITEKPARTİ DÖNEMİ / EKONOMİK GELİŞMELER
    Pasta imalatı yasağı ve hava saldırılarına karşı karartma tedbirleri kaldırıldı.
    8 Kasım itibariyle ışıkların yakılabileceği ilan edildi.
    gg2.aa11.yy1944.aaKASIM|PASTA ÜRETİM YASAĞI|TEKPARTİ DÖNEMİ|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Pasta imalatı yasağı ve hava saldırılarına karşı karartma tedbirleri kaldırıldı. 8 Kasım itibariyle ışıkların yakılabileceği ilan edildi.|
    6 AĞUSTOS 1945BORALTAN KÖPRÜSÜ OLAYITEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Tekirdağ Milletvekili Şevket Mocan’ın, Başbakan tarafından yanıtlanması üzere verdiği, Borltan Köprüsü olayına ilişkin soru önergesine, dönemin Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu 18/7/1951 tarihinde yanıt verdi. Cevabında;

    “Ankara’daki Sovyet Sefaleti ile mütekabiliyet esasını tesbit eden bir nota teatisi suretiyle (237) Sovyet askerî mültecisinden (195)’i ilk parti olarak 6.VIII.1945 tarihinde Tıhmıs kapısından Sovyetlere iade edilmiştir.” diyerek olayı doğruladı.
    gg6.aa8.yy1945.aaAĞUSTOS|BORALTAN KÖPRÜSÜ OLAYI|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Diplomasi|rusya|Tekirdağ Milletvekili Şevket Mocan’ın, Başbakan tarafından yanıtlanması üzere verdiği, Borltan Köprüsü olayına ilişkin soru önergesine, dönemin Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu 18/7/1951 tarihinde yanıt verdi. Cevabında; £.£..£b£..£.£“Ankara’daki Sovyet Sefaleti ile mütekabiliyet esasını tesbit eden bir nota teatisi suretiyle (237) Sovyet askerî mültecisinden (195)’i ilk parti olarak 6.VIII.1945 tarihinde Tıhmıs kapısından Sovyetlere iade edilmiştir.”£.£..£/b£..£.£ diyerek olayı doğruladı.|
    21 EYLÜL 1945MENDERES'İN CHP'DEN İHRAÇ EDİLMESİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    29 Mayıs 1945 tarihinde CHP’li 7 milletvekili, bütçeye ret oyu verdiler.
    7 Haziran 1945 tarihinde Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, CHP Meclis Grubu’na dörtlü Takrir‘i verdiler.
    12 Haziranda Dörtlü Takrir, CHP Meclis Grubunda reddedildi.

    Bu gelişmelerden sonra, 21 Eylül 1945 tarihinde Menderes ve Köprülü CHP’den ihraç edildiler.

    Celal Bayar, 26 Eylül'de önce milletvekilliğinden daha sonra 3 Aralıkta CHP’den istifa etti.
    27 Kasım 1945 tarihinde de Refik Koraltan CHP’den ihraç edildi.
    gg21.aa9.yy1945.aaEYLÜL|MENDERES'İN CHP'DEN İHRAÇ EDİLMESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|29 Mayıs 1945 tarihinde CHP’li 7 milletvekili, bütçeye ret oyu verdiler. 7 Haziran 1945 tarihinde Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, CHP Meclis Grubu’na dörtlü Takrir‘i verdiler. 12 Haziranda Dörtlü Takrir, CHP Meclis Grubunda reddedildi. Bu gelişmelerden sonra, 21 Eylül 1945 tarihinde Menderes ve Köprülü CHP’den ihraç edildiler. Celal Bayar, 26 Eylül'de önce milletvekilliğinden daha sonra 3 Aralıkta CHP’den istifa etti. 27 Kasım 1945 tarihinde de Refik Koraltan CHP’den ihraç edildi. |
    Dörtlü Takrir Teklifi | DuruVizyon.com
    27 HAZİRAN 1946ONİKİ ADATEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Müttefikler, On iki Ada’nın Yunanistan’a verilmesini kararlaştırdı.
    gg27.aa6.yy1946.aaHAZİRAN|ONİKİ ADA|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Diplomasi|yunan|Müttefikler, On iki Ada’nın Yunanistan’a verilmesini kararlaştırdı.|
    14 ŞUBAT 1947DÜNYA BANKASINA ÜYELİKTEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Bretton Woods İkizleri denilen IMF ve Dünya Bankası, 1944 yılında kurulmuşlar, ancak 1947 yılında aktif olabilmişlerdir.

    Her ikisinin de kuruluş amacı Dünya Savaşları sonrasında kurulması planan yeni emperyal düzenin kuralarını oluşturmak ve uygulamaktır.

    Türkiye, Atatürk sonrası tek partili döneminde ortaya çıkan batı hayranlığının ve bağımlılık üzerine politikalarının etkisiyle ve Truman ve Marshall Planlarına katılmanın şartları gereği 1947 yılında üyeliğini başlatmıştır.
    gg14.aa2.yy1947.aaŞUBAT|DÜNYA BANKASINA ÜYELİK|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Diplomasi|uakurul|amerika|Bretton Woods İkizleri denilen IMF ve Dünya Bankası, 1944 yılında kurulmuşlar, ancak 1947 yılında aktif olabilmişlerdir. £.£..£b£..£.£Her ikisinin de kuruluş amacı Dünya Savaşları sonrasında kurulması planan yeni emperyal düzenin kuralarını oluşturmak ve uygulamaktır.£.£..£/b£..£.£ Türkiye, Atatürk sonrası tek partili döneminde ortaya çıkan batı hayranlığının ve bağımlılık üzerine politikalarının etkisiyle ve Truman ve Marshall Planlarına katılmanın şartları gereği 1947 yılında üyeliğini başlatmıştır.|
    11 MART 1947IMF'YE ÜYELİK ve İLK BORÇLANMATEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    IMF' e üye olundu.

    1947'de IMF'den 5 milyon dolar borç alındı ve şartlı borçlanma dönemi başlamış oldu.

    IMF ile ilk Stand-By Antlaşması ise 1960 darbesinden hemen sonra, darbeci hükümet tarafından yapılacaktır.
    gg11.aa3.yy1947.aaMART|IMF'YE ÜYELİK ve İLK BORÇLANMA|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|Dış Borç|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Antlaşmalar|Diplomasi|uakurul|amerika|IMF' e üye olundu. 1947'de IMF'den 5 milyon dolar borç alındı ve şartlı borçlanma dönemi başlamış oldu. IMF ile ilk Stand-By Antlaşması ise 1960 darbesinden hemen sonra, darbeci hükümet tarafından yapılacaktır.|
    Uluslararası Para Fonu Nedir? | DuruVizyon.com
    12 TEMMUZ 1947ASKERİ YARDIM ANTLAŞMASITEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Ankara’da 12 Temmuz 1947 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Hasan Saka-ABD Hükümeti adına Edwin C.Wilson tarafından imzalanmıştır.

    Anlaşmanın 2. maddesi:
  • "Türkiye Hükümeti yapılacak yardımı, tahsis edilmiş bulunan amaç doğrultusunda kullanabilecektir. Birleşik Devletler Başkanı tarafından atanan misyon şefi ve temsilcilerinin görevlerini serbestçe yapabilmesi için, Türkiye Hükümeti her türlü tedbiri alacak, yardımın kullanılışı ve işleyişi hakkında istenecek olan her türlü bilgi ve gözlemi, her türlü kolaylık ve yardımı sağlayacaktır."

    3.maddesi (2.bend):
  • "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu anlaşma için: yardım amacı, kaynağı, mahiyeti, genişliği, miktarı ve ilerlemesi hakkında ve ABD hakkında Türkiye’de tam ve devamlı (lehinde) yayın yapacaktır."

    ABD-Türkiye ikili askeri anlaşması imzalandığından kısa süre sonra hemen Amerikalı subay, astsubay ve erleri askeri üniformalarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri karargah ve birliklerine dağıldı.
    Ordumuzdaki önemli direnişe rağmen, Türk Hükümetinin desteklediği ABD'liler isteklerini gerçekleştirdiler.

    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, konu hakkında şu açıklamayı yapmıştı;

    "Büyük Amerika Cumhuriyetinin; memleketimiz ve milletimiz hakkında beslemekte olduğu yakın dostluk duygularının yeni bir misalini teşkil eden bu sevinçli olayı her Türk'ün candan alkışlaması gerekir."

    2.cihan savaşı sırasında ve savaşın fiilen sona ermesinden sonra, milletimizin ispat ettiği yüksek meziyet ve ideallerinin dünya efkar-ı umumiyesi tarafından takdir edildiğini gösteren bu yardım, Türkiye’ye zaruri ve normal savaş malzemesinin bir kısmını temin etmek maksadıyla savaş sonunda Türkiye’nin düştüğü iktisadi güçlüklerde çok ferahlatıcı olacak ve Amerikan Hükümeti cihan barışının korunması uğruna çok büyük fedakarlık etmiştir."


    1964 yılı Haziran ayında, bu sefer Başbakan olan İsmet İnönü'ye, Kıbrıs bunalımında ABD tarafından, 12 Temmuz 1947 tarihli ikili askeri anlaşmanın 2. ve 4. maddeleri gereği Türkiye’nin müdahale edemeyeceği notası verildi.
  • gg12.aa7.yy1947.aaTEMMUZ|ASKERİ YARDIM ANTLAŞMASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|Dış Borç|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Antlaşmalar|Diplomasi|amerika|Ankara’da 12 Temmuz 1947 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Hasan Saka-ABD Hükümeti adına Edwin C.Wilson tarafından imzalanmıştır. Anlaşmanın 2. maddesi: £.£..£li£..£.£"Türkiye Hükümeti yapılacak yardımı, tahsis edilmiş bulunan amaç doğrultusunda kullanabilecektir. Birleşik Devletler Başkanı tarafından atanan misyon şefi ve temsilcilerinin görevlerini serbestçe yapabilmesi için, Türkiye Hükümeti her türlü tedbiri alacak, yardımın kullanılışı ve işleyişi hakkında istenecek olan her türlü bilgi ve gözlemi, her türlü kolaylık ve yardımı sağlayacaktır." 3.maddesi (2.bend): £.£..£li£..£.£"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu anlaşma için: yardım amacı, kaynağı, mahiyeti, genişliği, miktarı ve ilerlemesi hakkında ve ABD hakkında Türkiye’de tam ve devamlı (lehinde) yayın yapacaktır." ABD-Türkiye ikili ask
    İlgili Bağlantı için Tıklayınız.
    12 TEMMUZ 194712 TEMMUZ BEYANNAMESİTEKPARTİ DÖNEMİ / SİYASİ GELİŞMELER
    Cumhurbaşkanı İnönü, 1950 öncesi dönemde mecliste millet vekilleri bulunan CHP ve DP arasında olağanüstü boyutlara gelen çekişmeler karşısında bir beyanname yayımlayarak, iktidar ve muhalefetin iddialarını dinlediğini, kendisinin her iki partiye de eşit mesafede olarak her iki tarafın da haklılık paylarının olduğunu ifade ediyordu.

    Bununla beraber “meşru ve kanuni siyasi partilere karşı tarafsız ve eşit muamele mecburiyeti, siyasi hayat emniyetinin temel şartıdır” diyerek Peker hükümetinin muhalefet partilerine karşı tarafsız ve eşit yaklaşmadığını açıktan ifade ediyordu.

    İnönü, “Muhalefet, teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktır. İktidar, muhalefetin kanun haklarından başka bir şey düşünmediğinden emin bulunacaktır” ifadeleriyle iktidar ve muhalefetin ülke demokrasisine katkı sağlamak için beraber çalışması gerektiğini belirtiyordu.

    Bu beyanname ile İnönü Türkiye’nin yönünün çok partili demokrasi olduğunu, tek partili düzene bir daha dönüş olamayacağını açıkça ilan etmiş oldu. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Başbakan Recep Peker Ağustos ayının sonunda istifa etmek zorunda kaldı.
    gg12.aa7.yy1947.aaTEMMUZ|12 TEMMUZ BEYANNAMESİ|TEKPARTİ DÖNEMİ|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Cumhurbaşkanı İnönü, 1950 öncesi dönemde mecliste millet vekilleri bulunan CHP ve DP arasında olağanüstü boyutlara gelen çekişmeler karşısında bir beyanname yayımlayarak, iktidar ve muhalefetin iddialarını dinlediğini, kendisinin her iki partiye de eşit mesafede olarak her iki tarafın da haklılık paylarının olduğunu ifade ediyordu. Bununla beraber £.£..£i£..£.£“meşru ve kanuni siyasi partilere karşı tarafsız ve eşit muamele mecburiyeti, siyasi hayat emniyetinin temel şartıdır”£.£..£/i£..£.£ diyerek Peker hükümetinin muhalefet partilerine karşı tarafsız ve eşit yaklaşmadığını açıktan ifade ediyordu. İnönü, £.£..£i£..£.£“Muhalefet, teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktır. İktidar, muhalefetin kanun haklarından başka bir şey düşünmediğinden emin bulunacaktır”£.£..£/i£..£.£ ifadeleriyle iktidar ve
    17 KASIM 1947CHP 7. KURULTAYITEKPARTİ DÖNEMİ
    1947 Kurultayı CHP için en önemli kurultaylardan birisidir.

    İnönü'nün "Değişmez Genel Başkanlığı" 10 Mayıs 1946 tarihli 2.Olağanüstü Kurultayda zaten kaldırılmıştı. Genel Başkanlık Divanı kaldırılarak yerine kurultayca seçilen 40 üyeli "Parti Divanı" getirildi. Balkanlık seçiminde ilk kez İnönü oy birliğiile değil oy çokluğu ile seçildi.

    Çok partili düzene geçilmesi ile seçmene inmek ihtiyacı duyan CHP, bu kurultayda, ilkokullara din dersi konulması ve üniversitelere ilahiyat fakülteleri açılması fikirlerini benimsedi. Yine de bu düşüncelere karşı çıkan partililer olduka fazlaydı.

    CHP, 1947 yılında Devletçilik ilkesini de revize ederek ekonomi programını değiştirdi. Demir-Çelik Kombinaları, Genel Makine Fabrikası, Elektrolitik Bakır Kombinası gibi ağır sanayi projelerinden vazgeçildiğini açıkladı. MKE’nin (Makine Kimya Endüstrisi) gerçekleştirdiği ve Danimarka dahil birçok ülkeye ihraç edilen 8 kişilik yolcu uçağı üretimine son verildi.
    gg17.aa11.yy1947.aaKASIM|CHP 7. KURULTAYI|TEKPARTİ DÖNEMİ|İÇ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|1947 Kurultayı CHP için en önemli kurultaylardan birisidir. İnönü'nün "Değişmez Genel Başkanlığı" 10 Mayıs 1946 tarihli 2.Olağanüstü Kurultayda zaten kaldırılmıştı. Genel Başkanlık Divanı kaldırılarak yerine kurultayca seçilen 40 üyeli "Parti Divanı" getirildi. Balkanlık seçiminde ilk kez İnönü oy birliğiile değil oy çokluğu ile seçildi. Çok partili düzene geçilmesi ile seçmene inmek ihtiyacı duyan CHP, bu kurultayda, ilkokullara din dersi konulması ve üniversitelere ilahiyat fakülteleri açılması fikirlerini benimsedi. Yine de bu düşüncelere karşı çıkan partililer olduka fazlaydı. CHP, 1947 yılında Devletçilik ilkesini de revize ederek ekonomi programını değiştirdi. Demir-Çelik Kombinaları, Genel Makine Fabrikası, Elektrolitik Bakır Kombinası gibi ağır sanayi projelerinden vazgeçildiğini açıkladı. MKE’nin (Makine Kimya Endüstrisi) gerçekleştirdiği ve Danimarka dahil b
    5 ŞUBAT 1948MASON LOCALARI YENİDEN AÇILDITEKPARTİ DÖNEMİ
    Türkiye Mason Derneği kuruluş belgelerini İstanbul Valiliği’ne vermiş ve Türkiye’de Masonluk tekrar faaliyete geçmiştir. İstanbul’un ardından Aralık 1948'de İzmir, Ocak 1949'da Ankara şubeleri açılmıştır.

    1951 yılında Halkevleri'nin kapatılmasının ardından, zamanında Halkevleri’ne devredilen eski binalarının geri alınması için açılan davalar da olumlu sonuçlanarak 1954'de İzmir ve 1957'de İstanbul binaları yeniden derneğin mülkiyetine girmiştir.

    16 Aralık 1956'da yapılan genel kurulda ise bağımsız bir büyük locanın kurulması için gerekli son adımlar da atılarak Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası hayata geçirilmiştir. Bu tarihe kadar 28 loca kurulduğu görülmektedir.
    gg5.aa2.yy1948.aaŞUBAT|MASON LOCALARI YENİDEN AÇILDI|TEKPARTİ DÖNEMİ|!!!|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Mason|Türkiye Mason Derneği kuruluş belgelerini İstanbul Valiliği’ne vermiş ve Türkiye’de Masonluk tekrar faaliyete geçmiştir. İstanbul’un ardından Aralık 1948'de İzmir, Ocak 1949'da Ankara şubeleri açılmıştır. 1951 yılında Halkevleri'nin kapatılmasının ardından, zamanında Halkevleri’ne devredilen eski binalarının geri alınması için açılan davalar da olumlu sonuçlanarak 1954'de İzmir ve 1957'de İstanbul binaları yeniden derneğin mülkiyetine girmiştir. 16 Aralık 1956'da yapılan genel kurulda ise bağımsız bir büyük locanın kurulması için gerekli son adımlar da atılarak Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası hayata geçirilmiştir. Bu tarihe kadar 28 loca kurulduğu görülmektedir.|
    4 TEMMUZ 1948MARSHALL PLANI ANTLAŞMASITEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Marshall Planı, II. Dünya savaşının bitmesinden sonra, savaşın geride bıraktığı tahribatı gidermek için tasarlanmış bir ekonomik yardım (kredilendirme/borçlandırma) planıdır. 1947 yılında ABD tarafından önerilen bu yardım paketi, 1948 ve 1951 yılları arasında yürürlüğe konulmuştur.

    Ayrıca bu plan ve antlaşma çerçevesinde verilen taahhütler gereği, Türkiye'de üretim yapan tüm tesis ve fabrikalar kapatılmıştır. Bunların içinde o dönem küresel ölçekte öneme sahip silah, mühimmat ve uçak farkikaları da vardır.

    Bu paketten toplamda 16 ülke istifade etmiştir.
  • Hibeler: Türkiye 1948 ve 1951 yılları arasında Marshall yardımları çerçevesinde hibe olarak Amerika Birleşik Devletlerinden toplamda 63 milyon dolar tutarında ıskarta silah almıştır.
  • Krediler: Aynı yıllar arasında Türkiye ABD’den borç olarak 72 milyon dolar almıştır. Bu rakamın da çok az bir miktarı nakit paradır. Yapılan anlaşmaya göre alınan bu borçların ödemesi 1952 yılından itibaren yapılacaktır. 1952 ile 1956 yılları arasında sadece borcun faizi ödenecek, o tarihten sonra 35 sene boyunca %2.5 faizle borcun ödemesi eşit taksitlerle yapılacaktır.

    Marshall Planıyla Türkiye’ye hibe yada kredi olarak verilen malzemelerin bakım ve idamesinin Türkiye bütçesinden yapılacak olması, Türkiye ekonomisinde dengesizlikler meydana getirmiştir.

    Gelen yardımların bakım ve yedek parça giderleri için Türkiye’nin bütçesinden çıkan para, yılda 145 milyon doları geçiyordu.

    Bu durum II. Dünya savaşından sonra ekonomisini henüz düzeltememiş ve döviz stoklarında sıkıntılar yaşayan Türkiye’nin daha fazla sıkıntılara boğulması anlamına gelmekteydi. Doğal olarak malzemeler için yapılan ithalat arttıkça dolar sıkıntıları baş gösterdi ve Türkiye’nin dış ticaret dengelerinde çok ciddi sıkıntılar yaşandı.
  • gg4.aa7.yy1948.aaTEMMUZ|MARSHALL PLANI ANTLAŞMASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|Dış Borç|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Antlaşmalar|Diplomasi|amerika|Marshall Planı, II. Dünya savaşının bitmesinden sonra, savaşın geride bıraktığı tahribatı gidermek için tasarlanmış bir ekonomik yardım (kredilendirme/borçlandırma) planıdır. 1947 yılında ABD tarafından önerilen bu yardım paketi, 1948 ve 1951 yılları arasında yürürlüğe konulmuştur. Ayrıca bu plan ve antlaşma çerçevesinde verilen taahhütler gereği, Türkiye'de üretim yapan tüm tesis ve fabrikalar kapatılmıştır. Bunların içinde o dönem küresel ölçekte öneme sahip silah, mühimmat ve uçak farkikaları da vardır. Bu paketten toplamda 16 ülke istifade etmiştir. £.£..£li£..£.££.£..£b£..£.£Hibeler:£.£..£/b£..£.£ Türkiye 1948 ve 1951 yılları arasında Marshall yardımları çerçevesinde hibe olarak Amerika Birleşik Devletlerinden toplamda 63 milyon dolar tutarında ıskarta silah almıştır. £.£..£li£..£.££.£..£b£..£.£K
    8 TEMMUZ 1948OEECTEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    Uzun adı, AVRUPA EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI olan OEEC, 1948'de Marshall planı çerçevesinde Amerikan yardımından yararlanan Avrupa ülkeleri tarafından, iktisadi ilişkilerinde sürekli bir işbirliği sağlamak ve ortak bir kalkınma programı uygulamak amacıyla oluşturulan örgüttür.

    Türkiye'nin, 8 Temmuz 1948 tarih ve 5252 sayılı yasa uyarınca katıldığı topluluk, faaliyet alanını genişletmek amacıyla 1961'de Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'na (OECD) dönüşmüştür.
    gg8.aa7.yy1948.aaTEMMUZ|OEEC|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Diplomasi|uakurul|amerika|Uzun adı, AVRUPA EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI olan OEEC, 1948'de Marshall planı çerçevesinde Amerikan yardımından yararlanan Avrupa ülkeleri tarafından, iktisadi ilişkilerinde sürekli bir işbirliği sağlamak ve ortak bir kalkınma programı uygulamak amacıyla oluşturulan örgüttür. Türkiye'nin, 8 Temmuz 1948 tarih ve 5252 sayılı yasa uyarınca katıldığı topluluk, faaliyet alanını genişletmek amacıyla 1961'de Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'na (OECD) dönüşmüştür. |
    27 ARALIK 1949FULBRİGHT ANTLAŞMASITEKPARTİ DÖNEMİ / DIŞ İLİŞKİLER
    ABD İLE EĞİTİM KOMİSYONU KURULMASI ANTLAŞMASI

    27 Aralık 1949 tarihli bu antlaşma, Türk Milli Eğitimine yön verecek iradeye, ABD’nin önce ortak edilmesi daha sonra belirleyici olmasını sağlayacak koşulları yaratan bir antlaşmadır.
    Antlaşmaya göre “Türkiye’de, Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu adı altında bir komisyon kurulacaktır.”

    “Bu komisyon, niteliği bu antlaşma ile belirlenen ve parası Türk Hükümeti tarafından finanse edilecek olan eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracaktır.

    “Komisyon dördü T.C. Vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir.”


    Antlaşmaya göre, ABD kontrol ve başkanlığındaki heyet, Türk Eğitim Sistemini tamamen yönetecektir. Okullar, müfredatlar, öğretmenler, öğrenciler ve kısaca her şey ABD kontrolündedir.

    Eğitim sistemimizi ve akabinde ülkenin temelini Amerika’ya teslim eden Fulbright Anlaşması ile geçmişten günümüze tüm sistemimizi Amerika belirlemiştir.

    Amerikan politikalarının ülkemize rahatça sızmasını sağlayan Fulbright Anlaşması, yeni nesillerin nasıl şekilleneceğini ve nasıl bir düşünce ve inanç sisteminde olacağını belirleyerek ülkemizi tam bir sömürge konumuna getirmiştir.

    Bu antlaşmanın sonucu olarak;
    • ABD’nin hazırlamadığı hiçbir kaynak ve doküman çocuklarımıza okutulamaz.
    • ABD’nin onay vermediği hiç bir tarih ve inanç sistemi, çocuklarımıza öğretilemez.
    • Hiçbir zaman teknik ve bilimsel olarak yeterli ve donanımlı nesiller yetiştirilemez.

    Anlaşmanın önemi ve vahameti, 70 sene sonra bu gün çok daha net olarak ortaya çıkmıştır!

    Söz konusu anlaşma, 1938 ile 1949 yılları arasında yapılan bir dizi anlaşmalar zincirine bağlı olduğu için, iptal edilebilmesi veya yürürlükten kaldırılması hukuken mümkün değildir.
    Siyonist ve evangelist sömürgeciler olan ABD ve İngiltere, o dönemde Türkiye ile yaptıkları her anlaşma ile diğer tüm anlaşmaları da güncelleyerek (maalesef) garanti altına almışlar ve Türk Devletinin ve hükümetlerinin, kendi kontrolleri dışına çıkmasına asla taviz vermemişlerdir.

    İLGİLİ DOKÜMAN
    gg27.aa12.yy1949.aaARALIK|FULBRİGHT ANTLAŞMASI|TEKPARTİ DÖNEMİ|DIŞ İLİŞKİLER|DIŞ İLİŞKİ|Tek Parti Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Devletin Tesisi|Antlaşmalar|Diplomasi|amerika|ABD İLE EĞİTİM KOMİSYONU KURULMASI ANTLAŞMASI 27 Aralık 1949 tarihli bu antlaşma, £.£..£b£..£.£Türk Milli Eğitimine yön verecek iradeye, ABD’nin önce ortak edilmesi daha sonra belirleyici olmasını£.£..£/b£..£.£ sağlayacak koşulları yaratan bir antlaşmadır. Antlaşmaya göre £.£..£i£..£.£“Türkiye’de, Birleşik Devletler £.£..£b£..£.£Eğitim Komisyonu£.£..£/b£..£.£ adı altında bir komisyon kurulacaktır.” “Bu komisyon, niteliği bu antlaşma ile belirlenen ve parası Türk Hükümeti tarafından finanse edilecek olan £.£..£b£..£.£eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracaktır.£.£..£/b£..£.£” “Komisyon dördü T.C. Vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi komisyonun fahri başkanı olacak ve £.£..£b£..£.£komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyo
    FULBRİGHT ANTLAŞMASI | DuruVizyon.com
    14 ARALIK 1953CHP'NİN ÜSTÜNE ALDIĞI MAL VARLIĞININ HAZİNEYE İADESİAdnan Menderes Dönemi
    TEK PARTİ DÖNEMİNDE TANINAN İMTİYAZLAR KALDIRILDI
    CHP'nin tek parti döneminde, devlet imkanlarından, parti, teşkilatlar ve yöneticiler lehine, kendi üzerine kaydettiği varlık ve imkanlar, çıkarılan bir kanun ile hazineye geri alındı. Bu mesele, devleti kendi malı gibi gören CHP anlayışında çok ciddi sıkıntılar yaratmıştır.
    gg14.aa12.yy1953.aaARALIK|CHP'NİN ÜSTÜNE ALDIĞI MAL VARLIĞININ HAZİNEYE İADESİ|Adnan Menderes Dönemi|!!!|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|TEK PARTİ DÖNEMİNDE TANINAN İMTİYAZLAR KALDIRILDI CHP'nin tek parti döneminde, devlet imkanlarından, parti, teşkilatlar ve yöneticiler lehine, kendi üzerine kaydettiği varlık ve imkanlar, çıkarılan bir kanun ile hazineye geri alındı. Bu mesele, devleti kendi malı gibi gören CHP anlayışında çok ciddi sıkıntılar yaratmıştır. |
    İlgili Bağlantı için Tıklayınız.
    12 EKİM 1958VATAN CEPHESİAdnan Menderes Dönemi / Parti ve STKlar
    İçte ve dışta meydana gelen bütün gelişmeleri bir “muhalefet rüzgârı”na dönüştürmek isteyen CHP lideri İsmet İnönü, Türkiye’nin her tarafında meydan mitingleri düzenletip kışkırtıcı konuşmalar yapmaya başladı.

    Günden güne artırılarak ve kışkırtılarak devam eden toplumsal kutuplaşma karşısında, açıkça geldiği gözlenen darbeye ön almak için Adnan Menderes, 12 Ekim 1958 günü gittiği Manisa’da halka hitaben yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

    “Muhalefetteki arkadaşlarımızın vatanperverliğine bir defa daha huzurunuzda müracaat ederek, şunu rica ediyorum: Kin ve ihtirası desteklemekte devam etmesinler.
    Vatana hizmetin hangi istikamette olduğunu düşünerek, muhalefetin kötü gidişine ‘Paydos’ desinler.
    Anarşiye ve nifaka paydos dedikten sonradır ki, hakiki demokrasinin ve hürriyetin güneşi bütün parlaklığı ile ortaya çıkacak, milletimizin terakki ve teâlisine giden yolu daha da aydınlatacaktır.”


    Bu sözler ve sonrasında ki bazı uygulamalar, CHP tarafından, Menderes’in askere ve darbeye karşı tedbir olarak, bir örgütsel oluşum yarattığı şeklinde yansıtılmaya çalışılsa da, 27 Mayıs günü, bunun hiç de böyle olmadığı açıkça ortaya çıktı.
    gg12.aa10.yy1958.aaEKİM|VATAN CEPHESİ|Adnan Menderes Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İçte ve dışta meydana gelen bütün gelişmeleri bir “muhalefet rüzgârı”na dönüştürmek isteyen CHP lideri İsmet İnönü, Türkiye’nin her tarafında meydan mitingleri düzenletip kışkırtıcı konuşmalar yapmaya başladı. Günden güne artırılarak ve kışkırtılarak devam eden toplumsal kutuplaşma karşısında, açıkça geldiği gözlenen darbeye ön almak için Adnan Menderes, 12 Ekim 1958 günü gittiği Manisa’da halka hitaben yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: £.£..£i£..£.£“Muhalefetteki arkadaşlarımızın vatanperverliğine bir defa daha huzurunuzda müracaat ederek, şunu rica ediyorum: Kin ve ihtirası desteklemekte devam etmesinler. Vatana hizmetin hangi istikamette olduğunu düşünerek, muhalefetin kötü gidişine ‘Paydos’ desinler. Anarşiye ve nifaka paydos dedikten sonradır ki, hakiki demokrasinin ve hürriyetin güneşi bütün parlaklığı ile ortaya çıkacak, milletimizin terakki ve teâlis
    1 MAYIS 1959UŞAK OLAYLARIAdnan Menderes Dönemi / SİYASİ GELİŞMELER
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İsmet İnönü, Demokrat Partinin hiç bir dönemde siyasi bir üstünlük gösteremediği ve CHP'nin kalesi olarak görülen Uşak’ta vatandaşların protestosuna uğradı.
    Bu protestonun yaklaşan darbeye zemin hazırlamak için bir tertip olduğu ihtimali oldukça yüksektir.
    gg1.aa5.yy1959.aaMAYIS|UŞAK OLAYLARI|Adnan Menderes Dönemi|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı İsmet İnönü, Demokrat Partinin hiç bir dönemde siyasi bir üstünlük gösteremediği ve CHP'nin kalesi olarak görülen Uşak’ta vatandaşların protestosuna uğradı. Bu protestonun yaklaşan darbeye zemin hazırlamak için bir tertip olduğu ihtimali oldukça yüksektir. |
    2 NİSAN 1960KAYSERİ OLAYIAdnan Menderes Dönemi / SİYASİ GELİŞMELER
    Seçim gezisi için Kayseri'ye giden İsmet İnönü'yü taşıyan tren, İnönü'nün Kayseriye girişinin hükümet tarafından yasaklandığı yaygarası ile Himmet Dede istasyonunda durduruldu.

    Treni, önce "Valinin Emri" olduğunu öne sürerek durdurup, sonra da bekletmeksizin hareket etmesine izin veren Binbaşı Selahattin Çetiner, açılan soruşturma ile birlikte, DP hükümeti tarafından derhal emekli edilmiş, ancak darbeden sonra göreve geri alınarak, belki de bu tezgahın ödülü olarak Generalliğe kadar terfi ettirilmiştir.

    Çetiner, 12 Eylül darbesinden sonra kurulan hükümette de İçişleri bakanlığı yapmıştır.

    Himmet Dede olayı üzerine, 1961 darbe anayasasına, "seçim zamanlarında ulaştırma, içişleri ve adalet bakanlarının görevden çekilmesine dair" madde konulmuştur.
    gg2.aa4.yy1960.aaNİSAN|KAYSERİ OLAYI|Adnan Menderes Dönemi|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Seçim gezisi için Kayseri'ye giden İsmet İnönü'yü taşıyan tren, £.£..£b£..£.£İnönü'nün Kayseriye girişinin hükümet tarafından yasaklandığı£.£..£/b£..£.£ yaygarası ile Himmet Dede istasyonunda durduruldu. Treni, önce "Valinin Emri" olduğunu öne sürerek durdurup, sonra da bekletmeksizin hareket etmesine izin veren Binbaşı Selahattin Çetiner, açılan soruşturma ile birlikte, DP hükümeti tarafından derhal emekli edilmiş, ancak darbeden sonra göreve geri alınarak, belki de bu tezgahın ödülü olarak Generalliğe kadar terfi ettirilmiştir. Çetiner, 12 Eylül darbesinden sonra kurulan hükümette de İçişleri bakanlığı yapmıştır. Himmet Dede olayı üzerine, 1961 darbe anayasasına, "seçim zamanlarında ulaştırma, içişleri ve adalet bakanlarının görevden çekilmesine dair" madde konulmuştur. |
    18 NİSAN 1960TAHKİKAT KOMİSYONUAdnan Menderes Dönemi / SİYASİ GELİŞMELER
    DP Meclis Grubu 7 Nisan'da bir bildiri yayımladı.

    Bildiride CHP'nin ülkedeki bütün yıkıcı grupları çevresinde topladığı, halkı ve orduyu iktidara karşı ayaklanmaya kışkırttığı öne sürüldü. Bu bildirinin ardından DP Meclis Grubu TBMM Başkanlığı'na muhalefetin eylemlerinin soruşturulması için bir önerge verdi. Önerge 18 Nisan'da Meclis'te büyük bir çoğunlukla kabul edilerek yasalaştı.

    Yasaya göre bir Tahkikat Komisyonu oluşturulacak ve bu komisyon üç ay boyunca muhalefetin ve basının eylemlerini soruşturacaktı. CHP'nin iddia edilen konularda ki faaliyetlerinin Meclis tarafından araştırılması girişimi, CHP'nin paniğe kapılmasına yol açtı ve1960 darbesinin ana nedenlerinden birisi oldu.

    İsmet İnönü, Tahkikat Komisyonu gelişmesi üzerine, uzun zamandır hesaplanan darbe düşüncesini artık açık ederek, meşhur sözlerini söyledi:

    “Bu yolda devam edersiniz, ben de sizi kurtaramam. Şartlar tamam olduğunda milletler için ihtilal meşru bir haktır.’’
    gg18.aa4.yy1960.aaNİSAN|TAHKİKAT KOMİSYONU|Adnan Menderes Dönemi|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|DP Meclis Grubu 7 Nisan'da bir bildiri yayımladı. Bildiride CHP'nin £.£..£b£..£.£ülkedeki bütün yıkıcı grupları çevresinde topladığı, halkı ve orduyu iktidara karşı ayaklanmaya kışkırttığı£.£..£/b£..£.£ öne sürüldü. Bu bildirinin ardından DP Meclis Grubu TBMM Başkanlığı'na muhalefetin eylemlerinin soruşturulması için bir önerge verdi. Önerge 18 Nisan'da Meclis'te büyük bir çoğunlukla kabul edilerek yasalaştı. Yasaya göre bir £.£..£b£..£.£Tahkikat Komisyonu£.£..£/b£..£.£ oluşturulacak ve bu komisyon üç ay boyunca muhalefetin ve basının eylemlerini soruşturacaktı. CHP'nin iddia edilen konularda ki faaliyetlerinin Meclis tarafından araştırılması girişimi, CHP'nin paniğe kapılmasına yol açtı ve1960 darbesinin ana nedenlerinden birisi oldu. İsmet İnönü, Tahkikat Komisyonu gelişmesi üzerine, uzun zamandır hesaplanan darbe düşüncesini artık açık ederek, meşhur sözle
    28 NİSAN 1960SUİKAST: TURAN EMEKSİZAdnan Menderes Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP muhalefetinin ve muhalefet yanlısı medyanın (o donemde tüm medya bundan ibaretti), Türkiye'de kaos ortamı oluşturmak için girdiği çalışmaları ve gerçekleştirdiği eylemleri soruşturmak amacıyla, mecliste Tahkikat Komisyonu kurulmuştu.

    Bu tahkikatlara başlanması, Menderes Hükümetinin, 27 Mayıs darbesi ile alaşağı edilmesinin ana nedenleri arasındadır.

    Komisyonun görev yapmasına ve sonuç elde etmesine engel olmak için bir takım olaylar ve protestolar tertiplendi.
  • Ankara ve İstanbul'da öğrenciler protesto gösterileri düzenlemeye başladılar.
  • 26 Nisan'da İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri CHP'nin tahkik edilmesini protesto etti.
  • 28 Nisan'da da öğrenciler merkez binada bir toplantı düzenlediler.
  • Üniversite içinde başlayan çatışma Beyazıt Meydanı'na kadar taştı.
  • Tansiyonun iyice yükseltilmesi ve eylemlerin ses getirmesi için, buradaki çatışmalar sırasında, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, kurşunlanarak öldürüldü.

    Olaylar nedeniyle Ankara ve İstanbul'da sıkıyönetim ilan edildi ve gece sokağa çıkma yasağı kondu.
  • gg28.aa4.yy1960.aaNİSAN|SUİKAST: TURAN EMEKSİZ|Adnan Menderes Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|Kişiler|27 Mayıs Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Suikastler|CHP muhalefetinin ve muhalefet yanlısı medyanın (o donemde tüm medya bundan ibaretti), Türkiye'de kaos ortamı oluşturmak için girdiği çalışmaları ve gerçekleştirdiği eylemleri soruşturmak amacıyla, mecliste Tahkikat Komisyonu kurulmuştu. Bu tahkikatlara başlanması, Menderes Hükümetinin, 27 Mayıs darbesi ile alaşağı edilmesinin ana nedenleri arasındadır. Komisyonun görev yapmasına ve sonuç elde etmesine engel olmak için bir takım olaylar ve protestolar tertiplendi. £.£..£li£..£.£Ankara ve İstanbul'da öğrenciler protesto gösterileri düzenlemeye başladılar. £.£..£li£..£.£26 Nisan'da İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri CHP'nin tahkik edilmesini protesto etti. £.£..£li£..£.£28 Nisan'da da öğrenciler merkez binada bir toplantı düzenlediler. £.£..£li£..£.£Üniversite içinde başlayan çatışma Beyazıt Meydanı'na kadar taşt
    5 MAYIS 1960555KAdnan Menderes Dönemi / SİYASİ GELİŞMELER
    28-29 Nisan gösterilerinden sonra DP yönetimi, 5 Mayıs günü saat 5'te, Ankara'da Kızılay Meydanı'nda bir gösteri düzenlemeye karar verdi.

    Buna göre iktidar partisine mensup gençler, Kızılay Meydanı'nda, Meclis'ten çıkıp Çankaya'ya gidecek olan Celal Bayar ve Adnan Menderes'i alkışlayıp destekleyeceklerdi. Ama iktidara karşı olan ve askeri darbe isteyen gençler de plandan haberdar oldular ve 555K (5'inci ayın 5'inci günü saat 5'te Kızılay Meydanı'nda) şifresi ile geniş bir öğrenci kitlesini organize ettiler. 5 Mayıs günü, darbe yanlısı gençler Kızılay'a akın ederken, iktidarı destekleme amacıyla Kızılay'a gelen DP yanlısı gençler azınlıkta kaldı.

    Saat 6 civarında meydana gelen Bayar ve Menderes burada çok büyük protestolarla karşılaştı. Hatta bazı göstericiler Menderes'i tartakladılar. Menderes bir gazetecinin arabasına alınarak meydandan güçlükle uzaklaştırıldı.

    Menderes'e fiili saldırıda bulunan öğrencilerden birisinin Deniz Baykal olduğu yönünde şaiya vardır nacak konu hiç bir zaman netleşmemiştir. Fiili saldırıda bulunan gencin "demokrasi istiyoruz" nidası üzerine Menderes: "Başbakanın yakasına yapışıyorsunuz, daha nasıl demokrasi itiyorsunuz" diyerek yanıt vermişti.
    gg5.aa5.yy1960.aaMAYIS|555K|Adnan Menderes Dönemi|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|28-29 Nisan gösterilerinden sonra DP yönetimi, 5 Mayıs günü saat 5'te, Ankara'da Kızılay Meydanı'nda bir gösteri düzenlemeye karar verdi. Buna göre iktidar partisine mensup gençler, Kızılay Meydanı'nda, Meclis'ten çıkıp Çankaya'ya gidecek olan Celal Bayar ve Adnan Menderes'i alkışlayıp destekleyeceklerdi. Ama iktidara karşı olan ve askeri darbe isteyen gençler de plandan haberdar oldular ve 555K (5'inci ayın 5'inci günü saat 5'te Kızılay Meydanı'nda) şifresi ile geniş bir öğrenci kitlesini organize ettiler. 5 Mayıs günü, darbe yanlısı gençler Kızılay'a akın ederken, iktidarı destekleme amacıyla Kızılay'a gelen DP yanlısı gençler azınlıkta kaldı. Saat 6 civarında meydana gelen Bayar ve Menderes burada çok büyük protestolarla karşılaştı. Hatta bazı göstericiler Menderes'i tartakladılar. Menderes bir gazetecinin arabasına alınarak meydandan güçlükle uzaklaştırıldı. Menderes'e
    6 MAYIS 1960İSMET İNÖNÜ BEYANATIAdnan Menderes Dönemi / Parti ve STKlar
    "Dış siyaset için söyleyeceklerim çok basittir. Batı demokrasileri ile aynı cephede bulunuyoruz. Bu anlayış milletçe kabul edilmiştir. Ve hangi parti iktidara geçerse geçsin, bu devam edecektir."
    gg6.aa5.yy1960.aaMAYIS|İSMET İNÖNÜ BEYANATI|Adnan Menderes Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|İ. İnönü|CHP ve Türk Halkı|£.£..£b£..£.£"Dış siyaset için söyleyeceklerim çok basittir. Batı demokrasileri ile aynı cephede bulunuyoruz. Bu anlayış milletçe kabul edilmiştir. Ve hangi parti iktidara geçerse geçsin, bu devam edecektir."£.£..£/b£..£.£|
    27 MAYIS 1960
    TÜRK MİLLETİNE DARBE1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / SİYASİ GELİŞMELER
    27 MAYIS DARBE DÖNEMİ
    18 Mayıs tarihinde mecliste, CHP hakkında Tahkikat Komisyonu kurulması ve Komisyonun görevine başlaması üzerine, Ankara ve İstanbul'da örgütlenen öğrenci eylemleri bahane edilerek seçilmiş meşru hükümete karşı askeri darbe yapıldı.

    27 Mayıs 1960'da, başkanlığı sonradan emekli Orgeneral Cemal Gürsel'e verilen ve Milli Birlik Komitesi adı altında toplanan bir grup genç subay tarafından, Ankara ve İstanbul'daki bazı önemli yerler ele geçirildi ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına yönetime doğrudan el koyulduğu açıklandı.

    Darbeden bir kaç gün önce İnönü, "ihtilal meşru bir haktır, sizi ben bile kurtaramam" sözleri ile darbeyi ve darbeci grubu desteklediğini zaten açıklamıştı.
    gg27.aa5.yy1960.aaMAYIS|TÜRK MİLLETİNE DARBE|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|27 Mayıs Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Önemli Gün ve Dönemler|Terör|Darbeler Tarihi|amerika|27 MAYIS DARBE DÖNEMİ 18 Mayıs tarihinde mecliste, CHP hakkında Tahkikat Komisyonu kurulması ve Komisyonun görevine başlaması üzerine, Ankara ve İstanbul'da örgütlenen öğrenci eylemleri bahane edilerek seçilmiş meşru hükümete karşı askeri darbe yapıldı. 27 Mayıs 1960'da, başkanlığı sonradan emekli Orgeneral Cemal Gürsel'e verilen ve Milli Birlik Komitesi adı altında toplanan bir grup genç subay tarafından, Ankara ve İstanbul'daki bazı önemli yerler ele geçirildi ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına yönetime doğrudan el koyulduğu açıklandı. Darbeden bir kaç gün önce İnönü, £.£..£b£..£.£"ihtilal meşru bir haktır, sizi ben bile kurtaramam"£.£..£/b£..£.£ sözleri ile darbeyi ve darbeci grubu desteklediğini zaten açıklamıştı. |
    13 KASIM 196013 KASIM TASFİYESİ1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    27 MAYIS DARBE DÖNEMİ
    Milli Birlik Komitesi içerisinden 14 üyenin vazifesine son verildiği duyurulmuştur. Cemal Gürsel, 13 Kasım 1960 günü MBK içerisinden 14 üyenin, komiteden “affedilmelerinin” mucip sebeplerini şu cümlelerle açıklamıştır:

    “Arkadaşlar, komite arkadaşlarımızın hepsi feragat sahibi, hepsi fevkalade çalışkan...fakat zaman zaman o kadar birbirinden ayrı fikirler, uzlaşmaz kanaatler ortaya çıkıyor ki, bir meseleyi halletmekten ziyade, bir meydan muharebesini kazanmak şekline giriyordu... Biz çatlaklığa meydan vermeden işi düzeltmek ve hatta hatta görünüşü kurtarmak adına gayri samimi beyanlar vermek mecburiyetinde kaldık... Fakat, son onbeş yirmi gün içinde hal öyle bir manzara ve mahiyet aldı ki komiteden sağlam karar çıkmak şöyle dursun, vatandaş efkarında şüpheler, ıstıraplar ve hatta endişeler başladı... Tabii, bütün memleket çocukları da, münevverleri de bizim kadar vatanperver oldukları için bu gidişin tehlikelerini görmeye ve ıstıraplarını duymaya başlamıştı. Ben, bütün dünyaya ve milletime karşı üzerime aldığım vazifenin mahiyetini ve icaplarını ciddi surette düşünmek mecburiyetindeydim... Bütün bu düşünüş ve görüşler çerçevesi içerisinde, yolumuzu aydınlatmak ve bu aydınlığı temin edecek kararları vermek durumunda idik. Öyle yaptık..”

    13 Kasım harekâtının askeri anlamda lideri Cemal Madanoğlu olmuştur.
    İngiliz belgelerinde, tasfiye edilen isimlerin ortak noktasının “CHP düşmanı olmaları” ve İnönü’nün Gürsel’i bu hamleyi gerçekleştirmesi yönünde teşvik ettiği noktasında doğrulanmayan raporların bulunduğu beyan edilmektedir.

    Mürted Hava Üssünde bir süre nezaret altında kalan 14 subayın, yurtdışı tayinleri kararlaştırılmıştır. Karara göre;
    Alparslan Türkeş Yeni Delhi’ye,
    Orhan Kabibay Ottowa’ya,
    Münir KöseoğluStockholm’a,
    Orhan Erkanlı Mexico City’ye,
    Mustafa Kaplan Lizbon’a,
    Muzaffer Karan Oslo’ya,
    Şefik Soyuyüce Kopenhag’a,
    Fazıl Akkoyunlu Kabil’e,
    Rıfat Baykal Tel Aviv’e,
    Dündar Taşer Rabat’a,
    Numan Esin Madrid’e,
    İrfan Solmazer Lahey’e,
    Muzaffer Özdağ Tokyo’ya ve
    Ahmet Er Trablus’a tayin edilmiştir.
    gg13.aa11.yy1960.aaKASIM|13 KASIM TASFİYESİ|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|T. Türkeş|27 Mayıs Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|27 MAYIS DARBE DÖNEMİ Milli Birlik Komitesi içerisinden 14 üyenin vazifesine son verildiği duyurulmuştur. Cemal Gürsel, 13 Kasım 1960 günü MBK içerisinden 14 üyenin, komiteden “affedilmelerinin” mucip sebeplerini şu cümlelerle açıklamıştır: “Arkadaşlar, komite arkadaşlarımızın hepsi feragat sahibi, hepsi fevkalade çalışkan...fakat zaman zaman o kadar birbirinden ayrı fikirler, uzlaşmaz kanaatler ortaya çıkıyor ki, bir meseleyi halletmekten ziyade, bir meydan muharebesini kazanmak şekline giriyordu... Biz çatlaklığa meydan vermeden işi düzeltmek ve hatta hatta görünüşü kurtarmak adına gayri samimi beyanlar vermek mecburiyetinde kaldık... Fakat, son onbeş yirmi gün içinde hal öyle bir manzara ve mahiyet aldı ki komiteden sağlam karar çıkmak şöyle dursun, vatandaş efkarında şüpheler, ıstıraplar ve hatta endişeler başlad
    24 EKİM 1961ÇANKAYA PROTOKOLÜ1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / SİYASİ GELİŞMELER
    27 MAYIS DARBE DÖNEMİ
    24 Ekim'de Çankaya Köşkünde Adalet Partisi Başkanı Ragıp Gümüşpala, Yeni Türkiye Partisi Başkanı Ekrem Alican, Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı İsmet İnönü, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Başkanı Osman Bölükbaşı, Cevdet Sunay, Cemal Gürsel ve kuvvet komutanlarının önünde, TBMM’nin açılışını güvence altına alan bir protokol/taahhütname siyasi parti liderlerine imzalattırıldı.

    Siyasi parti liderlerine imzalatılan protokolün ilk maddesi:
    “Partiler, cumhurbaşkanlığı için namzet göstermeyecekler. Gürsel’e oy verilmesi için elden gelen gayreti gruplarında sarf edeceklerdir.”
    şeklindeydi. Ayrıca,
  • Yassıada mahkumlarına af çıkarılmayacağı,
  • Emekli İnkılap Subaylar Derneğine bağlı subayların orduya geri alınmayacağı ve
  • kurulacak hükümetin İsmet İnönü başkanlığında olacağı
    garanti altına alındı. Bu garantilerin alınmasından sonra, 1961 seçimlerinde oluşan meclisin toplanmasına izin verildi.
  • gg24.aa10.yy1961.aaEKİM|ÇANKAYA PROTOKOLÜ|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|27 Mayıs Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|27 MAYIS DARBE DÖNEMİ 24 Ekim'de Çankaya Köşkünde Adalet Partisi Başkanı Ragıp Gümüşpala, Yeni Türkiye Partisi Başkanı Ekrem Alican, Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı İsmet İnönü, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Başkanı Osman Bölükbaşı, Cevdet Sunay, Cemal Gürsel ve kuvvet komutanlarının önünde, TBMM’nin açılışını güvence altına alan bir protokol/taahhütname siyasi parti liderlerine imzalattırıldı. Siyasi parti liderlerine imzalatılan protokolün ilk maddesi: £.£..£b£..£.£“Partiler, cumhurbaşkanlığı için namzet göstermeyecekler. Gürsel’e oy verilmesi için elden gelen gayreti gruplarında sarf edeceklerdir.” £.£..£/b£..£.£ şeklindeydi. Ayrıca, £.£..£li£..£.£Yassıada mahkumlarına af çıkarılmayacağı, £.£..£li£..£.£Emekli İnkılap Subaylar Derneğine bağlı subayların orduya geri alınmayacağı ve £.£..£li£..£.£kurulacak hükümetin İsme
    31 MART 1971HAŞHAŞ EKİMİN YASAKLANMASI1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / EKONOMİK GELİŞMELER
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    ABD, Maliye Bakanı Mesut Erzen’in, uçak satın almak için yaptığı kredi başvurusunu da “haşhaş ekimi”ni gerekçe göstererek reddetmişti. 12 Mart Muhtırası’ndan sonra Erim hükümetinin ilk işi haşhaş ekimini yasaklamak oldu.

    ABD buna karşılık taahhüt ettiği bedel olan ilk tazminatı 8 Şubat 1972’de ödedi (35 milyon TL). Türkiye’de haşhaş ekimi yeniden 1 Temmuz 1974’te Bülent Ecevit’in Başbakan, Necmettin Erbakan’ın Başbakan Yardımcısı olduğu CHP-MSP koalisyonu döneminde başlatıldı.

    Haşhaş, Türkiye tarımının en büyük kazanç kaynaklarından birisidir. Haşhaş önemli bir yağ bitkisidir. Ülkemizin birçok yerinde oldukça kaliteli haşhaş yağı üretilir.

    Fakat afyon kellelerini çizerek, temmuz başlarında sakızını almak yasaklanınca, o sakızın da içinde kaldığı tohumlardan üretilen yağ, içinde uyuşturucu sütün etkisi kaldığı için, eski kalitesinde olmuyordu. Eskiden yağmursuz yaz başında kelle çizilir, iki gün içinde o çizikten sakız çıkar ve güneşte kururdu. Toplanan sakızlar yalnızca devlete satılırdı. Devlet tarafından, yurt dışındaki ilaç fabrikalarına ihraç edilirdi.

    Ameliyatlarda ve başka iyi yahut kötü amaçlarda kullanılacak bu ilacı; sömürgeci ülkeler laboratuarlarında sentetik olarak üretmeye başlayınca, bize ektirmemek ve ihraç ettirmemek için, ağır baskılarla tehditler yağdırdılar.

    Bizdeki üretimi, kendimize yasaklattırdılar.
    gg31.aa3.yy1971.aaMART|HAŞHAŞ EKİMİN YASAKLANMASI|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|EKONOMİK GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|N. Erbakan|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Diplomasi|Terör|Darbeler Tarihi|amerika|12 MART DARBE DÖNEMİ ABD, Maliye Bakanı Mesut Erzen’in, uçak satın almak için yaptığı kredi başvurusunu da “haşhaş ekimi”ni gerekçe göstererek reddetmişti. 12 Mart Muhtırası’ndan sonra Erim hükümetinin ilk işi haşhaş ekimini yasaklamak oldu. ABD buna karşılık taahhüt ettiği bedel olan ilk tazminatı 8 Şubat 1972’de ödedi (35 milyon TL). Türkiye’de haşhaş ekimi yeniden 1 Temmuz 1974’te Bülent Ecevit’in Başbakan, Necmettin Erbakan’ın Başbakan Yardımcısı olduğu CHP-MSP koalisyonu döneminde başlatıldı. Haşhaş, Türkiye tarımının en büyük kazanç kaynaklarından birisidir. Haşhaş önemli bir yağ bitkisidir. Ülkemizin birçok yerinde oldukça kaliteli haşhaş yağı üretilir. Fakat afyon kellelerini çizerek, temmuz başlarında sakızını almak yasaklanınca, o sakızın da içinde kaldığı tohumlardan üretile
    20 MAYIS 1971TUSİAD1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
    gg20.aa5.yy1971.aaMAYIS|TUSİAD|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.|
    6 MAYIS 1972DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN ve HÜSEYİN İNAN'IN İDAMI1.İSTİKRARSIZ DÖNEM
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    İdam kararı, diğer partilerin yanı sıra, CHP milletvekillerinin kabul oyları ile mecliste onandı.
    gg6.aa5.yy1972.aaMAYIS|DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN ve HÜSEYİN İNAN'IN İDAMI|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|!!!|Cumhuriyet Dönemi|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ İdam kararı, diğer partilerin yanı sıra, CHP milletvekillerinin kabul oyları ile mecliste onandı.|
    8 MAYIS 19721.İSTİKRARSIZ DÖNEM
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    CHP olağanüstü kurultayında delegelerin çoğunluğunun İsmet İnönü'nün isteğine karşı çıkıp çoğunluğu Ecevit yanlısı olan Parti Meclisi adaylarına oy vermesi üzerine CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 33,5 yıldır sürdürdüğü liderliğinden istifa etti.
    gg8.aa5.yy1972.aaMAYIS||1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|!!!|Cumhuriyet Dönemi|Kişiler|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ CHP olağanüstü kurultayında delegelerin çoğunluğunun İsmet İnönü'nün isteğine karşı çıkıp çoğunluğu Ecevit yanlısı olan Parti Meclisi adaylarına oy vermesi üzerine CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, 33,5 yıldır sürdürdüğü liderliğinden istifa etti.|
    14 MAYIS 1972BÜLENT ECEVİT CHP GENEL BAŞKANI OLDU1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    CHP Genel Başkanlığına Bülent Ecevit'in seçilmesi ile "Değişmez Genel Başkan" İsmet İnönü, artık siyasetten ve CHP'den tümüyle dışlandı.

    İnönü, 4 Kasım 1972’de CHP üyeliğinden, 14 Kasım 1972’de milletvekilliği görevinden istifa etti. 25 Aralık 1973 tarihinde vefat etti.
    gg14.aa5.yy1972.aaMAYIS|BÜLENT ECEVİT CHP GENEL BAŞKANI OLDU|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|Kişiler|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ CHP Genel Başkanlığına Bülent Ecevit'in seçilmesi ile £.£..£b£..£.£"Değişmez Genel Başkan"£.£..£/b£..£.£ İsmet İnönü, artık siyasetten ve CHP'den tümüyle dışlandı. İnönü, 4 Kasım 1972’de CHP üyeliğinden, 14 Kasım 1972’de milletvekilliği görevinden istifa etti. 25 Aralık 1973 tarihinde vefat etti. |
    11 EKİM 1972MİLLİ SELAMET PARTİSİ KURULDU1.İSTİKRARSIZ DÖNEM
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    Milli Nizam Partisinin kapatılmasının ardından Necmettin Erbakan, MSP'yi kurdu. Daha sonra Bülent Ecevit başkanlığında kurulan CHP-MSP koalisyonunda devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev aldı. Ayrıca bu dönemde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı'na da destek verdi. Öte yandan 1975 yılında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyetçi Güven Partisi arasında kurulan I. Milliyetçi Cephe Hükümeti'inde de yeniden başbakan yardımcısı oldu.
    gg11.aa10.yy1972.aaEKİM|MİLLİ SELAMET PARTİSİ KURULDU|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|!!!|Cumhuriyet Dönemi|N. Erbakan|12 Mart Darbesi|Kıbrıs|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ Milli Nizam Partisinin kapatılmasının ardından Necmettin Erbakan, MSP'yi kurdu. Daha sonra Bülent Ecevit başkanlığında kurulan CHP-MSP koalisyonunda devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev aldı. Ayrıca bu dönemde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı'na da destek verdi. Öte yandan 1975 yılında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyetçi Güven Partisi arasında kurulan I. Milliyetçi Cephe Hükümeti'inde de yeniden başbakan yardımcısı oldu.|
    5 KASIM 19721.İSTİKRARSIZ DÖNEM
    12 MART DARBE DÖNEMİ
    CHP Milletvekili İsmet İnönü, 'CHP’nin parti politikasının memleket için sakıncalı istikamet aldığı' gerekçesiyle gece geç saatlerde hem CHP'den, hem milletvekilliğinden istifa etti. İnönü, eski Cumhurbaşkanı olduğundan senatör olarak Cumhuriyet Senatosu’ndaki görevine devam etti.
    gg5.aa11.yy1972.aaKASIM||1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|!!!|Cumhuriyet Dönemi|12 Mart Darbesi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|12 MART DARBE DÖNEMİ CHP Milletvekili İsmet İnönü, £.£..£b£..£.£'CHP’nin parti politikasının memleket için sakıncalı istikamet aldığı'£.£..£/b£..£.£ gerekçesiyle gece geç saatlerde hem CHP'den, hem milletvekilliğinden istifa etti. İnönü, eski Cumhurbaşkanı olduğundan senatör olarak Cumhuriyet Senatosu’ndaki görevine devam etti.|
    29 EKİM 1973BOĞAZ KÖPRÜSÜ1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Yatırımlar
    1971 Yılında temeli atıldığında, Ecevit “Boğaz köprüsü lükstür. Buradan zenginler geçecektir.” diyerek “Zap suyuna köprü yapalım” kampanyası başlattı.

    2016 yılında ki işgal girişiminden sonra adı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirildi.
    gg29.aa10.yy1973.aaEKİM|BOĞAZ KÖPRÜSÜ|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Yatırımlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|Kişiler|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|1971 Yılında temeli atıldığında, Ecevit £.£..£b£..£.£“Boğaz köprüsü lükstür. Buradan zenginler geçecektir.”£.£..£/b£..£.£ diyerek £.£..£b£..£.£“Zap suyuna köprü yapalım”£.£..£/b£..£.£ kampanyası başlattı. 2016 yılında ki işgal girişiminden sonra adı, £.£..£b£..£.£15 Temmuz Şehitler Köprüsü£.£..£/b£..£.£ olarak değiştirildi. |
    1 MAYIS 1977KANLI 1 MAYIS1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    Maocu (Çin) ve Moskovacı olarak bölünen Türk Solu, kendi yazılı mecmualarında birbirlerine düşmanca yazılar yazdırılarak büyük bir oyunun içine sürüklendiler.

    Sol’un bütün fraksiyonlarının katıldığı 1 Mayıs 1977 Taksim toplantısında, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşma yaptığı sırada
  • Silah sesleri duyuldu.
  • Binlerce insan birbirini eze eze kaçışmaya başladı. Ancak kaçış yolunda ki Kazancı yokuşu bir kamyon ile kapatılmıştı. Burada muazzam bir izdiham meydana geldi.
  • Daha ilk şok atlatılmadan, Sular İdaresi ve İntercontinetal Oteli’nden (The Marmara Otel) kalabalığın üzerine uzun namlulu silahlarla ateş edilmeye başlandı.
  • Bu sırada, nerden geldiği bilinmeyen bir panzer alana girerek işçilerin üzerine su sıkmaya ve kalabalığı çiğnemeye başladı.
  • Bu kaçışmanın ortasında, beyaz bir Renault marka arabadan göstericilerin üzerine ateş açıldı.

    Kanlı 1 Mayıs'da, 34 kişi hayatını kaybederken 126 kişi ise yaralandı. Ölenlerin 5’i kurşunlanarak geri kalan 29 kişi ise ezilerek hayatını kaybetti. Yaralıların 39’u çeşitli yerlerinden silahla vurulmuşlardı.

    1 Mayıs Olayları hiçbir zaman tam olarak aydınlatılmadı. Olaydan bir gün önce otele CIA ajanlarının yerleştiği ve olaydan sonra kayıtların silindiği iddia edildi.

    Aynı dönemde MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel’e olası bir darbe için telkinde bulunuldu. İzleyen günlerde Bülent Ecevit’e İzmir’de Havaalanında suikast düzenlenince Kara Kuvvetleri Komutanı 1 Haziran 1977 tarihinde emekliye sevk edildi.
  • gg1.aa5.yy1977.aaMAYIS|KANLI 1 MAYIS|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|Terör|Darbeler Tarihi|amerika|Maocu (Çin) ve Moskovacı olarak bölünen Türk Solu, kendi yazılı mecmualarında birbirlerine düşmanca yazılar yazdırılarak büyük bir oyunun içine sürüklendiler. Sol’un bütün fraksiyonlarının katıldığı 1 Mayıs 1977 Taksim toplantısında, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşma yaptığı sırada £.£..£li£..£.£Silah sesleri duyuldu. £.£..£li£..£.£Binlerce insan birbirini eze eze kaçışmaya başladı. Ancak kaçış yolunda ki Kazancı yokuşu bir kamyon ile kapatılmıştı. Burada muazzam bir izdiham meydana geldi. £.£..£li£..£.£Daha ilk şok atlatılmadan, Sular İdaresi ve İntercontinetal Oteli’nden (The Marmara Otel) kalabalığın üzerine uzun namlulu silahlarla ateş edilmeye başlandı. £.£..£li£..£.£Bu sırada, nerden geldiği bilinmeyen bir panzer alana girerek işçilerin üzerine su sıkmaya ve kalabalığı çiğnemeye başladı. £.£..£li£..£.£Bu kaçışmanı
    22 ARALIK 1977GÜNEŞ MOTEL OLAYI1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    Bülent Ecevit AP’den istifa eden 12 vekille, CHP’li İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil’in organizasyonuyla belediyeye ait Florya’daki Güneş Moteli’nde görüştü.

    12 vekile CHP’ye geçişleri karşılığında bakanlık önerilmişti.

    CHP lideri Ecevit bu görüşmelerde Tuncay Mataracı, Şerafettin Elçi, Mete Tan, Hilmi İşgüzar, Orhan Alp, Hasan Korkut, Cemalettin İnkaya, Ali Rıza Septioğlu, Oğuz Atalay, Enver Akova, Ahmet Karaaslan ve Güneş Öngüt ile görüştü.

    9 AP’li vekil istifa ederek hükûmetten desteklerini çekti.

    Onları Elazığ Bağımsız Milletvekili Ali Rıza Septioğlu ve AP’li Enver Akova ve Ahmet Karaaslan takip etti.

    AP’den ayrılan vekillerin gensoruyu desteklemesi neticesinde 41. Türkiye Hükûmeti düşürüldü.

    Cemalettin İnkaya bu gensoru görüşmelerinde oy vermedi. Böylece 12 vekil sayısı 11’e düştü ve Güneş Motel Olayı da bu nedenle 11’ler olayı olarak da anıldı.

    Ecevit, Oğuz Atalay’ın bakanlık teklifini reddetmesi sonrası geri kalan eski AP’li 10 vekile bakanlık vererek 42. Türkiye Hükûmeti’ni kurdu.
    gg22.aa12.yy1977.aaARALIK|GÜNEŞ MOTEL OLAYI|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|Kişiler|CHP ve Türk Halkı|Bülent Ecevit AP’den istifa eden 12 vekille, CHP’li İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil’in organizasyonuyla belediyeye ait Florya’daki Güneş Moteli’nde görüştü. 12 vekile CHP’ye geçişleri karşılığında bakanlık önerilmişti. CHP lideri Ecevit bu görüşmelerde Tuncay Mataracı, Şerafettin Elçi, Mete Tan, Hilmi İşgüzar, Orhan Alp, Hasan Korkut, Cemalettin İnkaya, Ali Rıza Septioğlu, Oğuz Atalay, Enver Akova, Ahmet Karaaslan ve Güneş Öngüt ile görüştü. 9 AP’li vekil istifa ederek hükûmetten desteklerini çekti. Onları Elazığ Bağımsız Milletvekili Ali Rıza Septioğlu ve AP’li Enver Akova ve Ahmet Karaaslan takip etti. AP’den ayrılan vekillerin gensoruyu desteklemesi neticesinde 41. Türkiye Hükûmeti düşürüldü. Cemalettin İnkaya bu gensoru görüşmelerinde oy vermedi. Böylece 12 vekil sayısı 11’e düştü ve Güneş Motel Olayı da bu nedenle 11’ler olayı olarak d
    31 ARALIK 1977GENSORU İLE DÜŞÜRÜLEN İLK HÜKÜMET1.İSTİKRARSIZ DÖNEM / SİYASİ GELİŞMELER
    CHP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Altan Öymen ve Hayrettin Uysal, 29 Aralık 1977 tarihinde, içte ve dışta güvenliği sağlayamadığı, cephecilik anlayışıyla ulusal birliği zedelediği, halk çoğunluğunu yoksulluğa sürüklediği ve TC Devleti'nin Anayasa'nın belirlediği kurallardan ve çerçeveden uzaklaştırmaya çalıştığı iddiasıyla Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet hakkında Anayasa'nın 89'uncu, Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 107'nci maddeleri uyarınca ''gensoru'' açılması için önerge verdiler.

    TBMM'nin 31 Aralık 1977 günlü oturumunda yapılan oylama sonucunda güvenoyu alamayan hükümet düştü. Güneş Motel skandalıyla transfer edilen milletvekilleri sayesinde Bülent Ecevit hükümet kurdu.
    gg31.aa12.yy1977.aaARALIK|GENSORU İLE DÜŞÜRÜLEN İLK HÜKÜMET|1.İSTİKRARSIZ DÖNEM|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Grubu adına Grup Başkanvekilleri Altan Öymen ve Hayrettin Uysal, 29 Aralık 1977 tarihinde, £.£..£i£..£.£içte ve dışta güvenliği sağlayamadığı, cephecilik anlayışıyla ulusal birliği zedelediği, halk çoğunluğunu yoksulluğa sürüklediği ve TC Devleti'nin Anayasa'nın belirlediği kurallardan ve çerçeveden uzaklaştırmaya çalıştığı£.£..£/i£..£.£ iddiasıyla Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet hakkında Anayasa'nın 89'uncu, Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 107'nci maddeleri uyarınca ''gensoru'' açılması için önerge verdiler. TBMM'nin 31 Aralık 1977 günlü oturumunda yapılan oylama sonucunda güvenoyu alamayan hükümet düştü. Güneş Motel skandalıyla transfer edilen milletvekilleri sayesinde Bülent Ecevit hükümet kurdu.|
    20 EKİM 1991TERÖR MECLİSE GİRDİTurgut Özal Dönemi / Parti ve STKlar
    20 Ekim 1991 Genel Seçimlerinde, SHP ile Halkın Emek Partisi ittifak yaptı.

    Fehmi Işıklar, Salih Sümer, Mahmut Uyanık, Sedat Yurttaş, Hatip Dicle ve Leyla Zana Diyarbakır'dan;
    Ahmet Türk ve Mehmet Sincar, Ali Yiğit Mardin'den;
    Mahmut Alınak, Orhan Doğan ve Selim Sadak Şırnak'tan;
    Zübeyir Aydar, Naif Güneş, Siirt'ten;
    Nizamettin Toğuç, Batman'dan; Remzi Kartal Van'dan; Sırrı Sakık Muş'tan; Mahmut Kılıç Adıyaman'dan, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden 19. dönem milletvekilleri olarak TBMM'ye girdiler.

    Bu milletvekilleri, SHP'den ayrılarak kendi parti gruplarını kurdular.
    gg20.aa10.yy1991.aaEKİM|TERÖR MECLİSE GİRDİ|Turgut Özal Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|20 Ekim 1991 Genel Seçimlerinde, SHP ile Halkın Emek Partisi ittifak yaptı. Fehmi Işıklar, Salih Sümer, Mahmut Uyanık, Sedat Yurttaş, Hatip Dicle ve Leyla Zana Diyarbakır'dan; Ahmet Türk ve Mehmet Sincar, Ali Yiğit Mardin'den; Mahmut Alınak, Orhan Doğan ve Selim Sadak Şırnak'tan; Zübeyir Aydar, Naif Güneş, Siirt'ten; Nizamettin Toğuç, Batman'dan; Remzi Kartal Van'dan; Sırrı Sakık Muş'tan; Mahmut Kılıç Adıyaman'dan, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden 19. dönem milletvekilleri olarak TBMM'ye girdiler. Bu milletvekilleri, SHP'den ayrılarak kendi parti gruplarını kurdular. |
    1992Turgut Özal Dönemi / Parti ve STKlar
    Turgut Özal:
    "Ben bir icraat yapacağım zaman sol kafaların yazdıklarına bakarım. Eğer hiç sesleri çıkmıyorsa o projeyi yapmam rafa kaldırırım. Yarısının sesi çıkmıyor yarısının sesi çıkıyor ise o projeyi yeniler öyle yaparım. Eğer bütün solcular projeyi engellemek için yaygara yapıyorlarsa, hiç kimseyi dinlemem projeyi aynen yapar ve bitiririm çünkü o proje memleket için hayırlara vesiledir..."
    ...
    "Halk Partisi hala statükocu partidir. Değişmez... bakmayın sosyal demokrat demesine. Onların sosyal demokratlığı da yoktur. Onlar statükoyu muhafaza eden eşraf partisidir. Vaktiyle o şekil kurulmuştur. O huyları hiç bir zaman değişmez. Onlar kendilerini allame-i cihan zannederler. Her şeyi bildiklerini zannederler hiçbir şey bilmezler."
    gg.aa.yy1992.aa||Turgut Özal Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Turgut Özal: £.£..£b£..£.£"Ben bir icraat yapacağım zaman sol kafaların yazdıklarına bakarım. Eğer hiç sesleri çıkmıyorsa o projeyi yapmam rafa kaldırırım. Yarısının sesi çıkmıyor yarısının sesi çıkıyor ise o projeyi yeniler öyle yaparım. Eğer bütün solcular projeyi engellemek için yaygara yapıyorlarsa, hiç kimseyi dinlemem projeyi aynen yapar ve bitiririm çünkü o proje memleket için hayırlara vesiledir..." ... "Halk Partisi hala statükocu partidir. Değişmez... bakmayın sosyal demokrat demesine. Onların sosyal demokratlığı da yoktur. Onlar statükoyu muhafaza eden eşraf partisidir. Vaktiyle o şekil kurulmuştur. O huyları hiç bir zaman değişmez. Onlar kendilerini allame-i cihan zannederler. Her şeyi bildiklerini zannederler hiçbir şey bilmezler."£.£..£/b£..£.£|
    17 EYLÜL 1993İSKİ SKANDALI2.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    Skandal, İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel'in aldatıldığını düşünen karısının ifadeleri üzerine ortaya çıktı.

    İstanbul dolandırılmıştı.

    Göknel ifadelerinde yolsuzluk yaptığını kabul ederek, aldığı paraları CHP Genel Merkezine ve Belediye Başkanı Sözen'e aktardığını iddia etti.
    gg17.aa9.yy1993.aaEYLÜL|İSKİ SKANDALI|2.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Skandal, İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel'in aldatıldığını düşünen karısının ifadeleri üzerine ortaya çıktı. İstanbul dolandırılmıştı. Göknel ifadelerinde yolsuzluk yaptığını kabul ederek, aldığı paraları CHP Genel Merkezine ve Belediye Başkanı Sözen'e aktardığını iddia etti. |
    22 NİSAN 1999SEÇİM İSTİFASI2.İSTİKRARSIZ DÖNEM / Parti ve STKlar
    Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanı Deniz Baykal, 18 Nisan seçimlerinde partinin aldığı sonuç nedeniyle görevinden istifa etti. Türkiye’de seçim yenilgisinden sonra istifa eden ilk lider oldu.
    gg22.aa4.yy1999.aaNİSAN|SEÇİM İSTİFASI|2.İSTİKRARSIZ DÖNEM|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanı Deniz Baykal, 18 Nisan seçimlerinde partinin aldığı sonuç nedeniyle görevinden istifa etti. Türkiye’de seçim yenilgisinden sonra istifa eden ilk lider oldu.|
    26 KASIM 2004R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP'li 15 milletvekili, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün düzenlediği Mersin mitinge katıldıkları gerekçesiyle ''kınama cezası'' talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi.
    gg26.aa11.yy2004.aaKASIM||R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP'li 15 milletvekili, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün düzenlediği Mersin mitinge katıldıkları gerekçesiyle ''kınama cezası'' talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi.|
    1 MAYIS 2007367 KRİZİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / SİYASİ GELİŞMELER
    CHP, Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci oturumunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Meclis'in birinci oturumu, Anayasa Mahkemesi, hukuki dayanağı olmayan “367 toplantı yeter sayısının sağlanmadığı” gerekçesi ile 1 Mayıs 2007 tarihli oylamayı iptal etti.

    Küresel sömürü düzeninin savunucusu konumunda ki vesayet odaklarının, siyasi partilere ve her bir milletvekiline açık ve aşırı baskısı sonucu 6 Mayıs 2007'de Meclis'te yapılan iki oylamada da 367 toplantı yeter sayısı bulunamadı.

    Hükümet bu gelişmelerin ardından erken seçim kararı aldı. Ancak, Meclis kapanmadan hemen önce, Anavatan Partisi'nin de desteğiyle, Anayasa'da, Cumhurbaşkanı Seçimi konusunda bir değişiklik yapıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, bu düzenlemeyi de onaylamayarak referanduma kararı aldı.

    Seçimlerden sonra MHP’nin desteği ile 367 krizi aşılarak Cumhurbaşkanı seçimi yapılabildi.
    gg1.aa5.yy2007.aaMAYIS|367 KRİZİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|SİYASİ GELİŞMELER|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|Darbeler Tarihi|amerika|CHP, Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci oturumunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Meclis'in birinci oturumu, Anayasa Mahkemesi, hukuki dayanağı olmayan £.£..£i£..£.£“367 toplantı yeter sayısının sağlanmadığı”£.£..£/i£..£.£ gerekçesi ile 1 Mayıs 2007 tarihli oylamayı iptal etti. £.£..£b£..£.£Küresel sömürü düzeninin savunucusu konumunda ki vesayet odaklarının£.£..£/b£..£.£, siyasi partilere ve her bir milletvekiline açık ve aşırı baskısı sonucu 6 Mayıs 2007'de Meclis'te yapılan iki oylamada da 367 toplantı yeter sayısı bulunamadı. Hükümet bu gelişmelerin ardından erken seçim kararı aldı. Ancak, Meclis kapanmadan hemen önce, Anavatan Partisi'nin de desteğiyle, Anayasa'da, Cumhurbaşkanı Seçimi konusunda bir değişiklik yapıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, bu düzenlemeyi de onaylamayarak referanduma kararı aldı. Seçimlerden son
    5 ŞUBAT 2008"BİZİM İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYİN OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Türkan Saylan:
    "Biz asılız. Dolayısıyla, %95 oy bile alsalar, bizim istemediğimiz birşeyin bu ülkede olması mümkün değil."

    Türkan Saylan;
    13 Aralık 1935 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Babası Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey'dir. Annesi evlendikten sonra Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman'dır.

    Kandilli İlkokulu ve Kandilli Kız Lisesi'nde okudu. 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi.
    1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim görmüş, 1974'de Fransa'da 1976'da yine İngiltere'de bulunmuş, 1977'de profesör olmuştur.

    1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluşturulan "Öğretim Üyeleri Derneği"nin kurucusu ve II.Başkanlığını yaptı.
    gg5.aa2.yy2008.aaŞUBAT|"BİZİM İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYİN OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Türkan Saylan: £.£..£b£..£.£"Biz asılız. Dolayısıyla, %95 oy bile alsalar, bizim istemediğimiz birşeyin bu ülkede olması mümkün değil."£.£..£/b£..£.£ Türkan Saylan; 13 Aralık 1935 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Babası Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey'dir. Annesi evlendikten sonra Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman'dır. Kandilli İlkokulu ve Kandilli Kız Lisesi'nde okudu. 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. 1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim görmüş, 1974'de Fransa'da 1976'da yine İngiltere'de bulunmuş, 1977'de profesör olmuştur. 1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluştur
    22 MAYIS 2010KEMAL KILIÇDAROĞLU CHP GENEL BAŞKANI OLDUR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Parti Başkanı Deniz Baykal, cinsel içerikli uygunsuz görüntüleri FETÖ eliyle yayınlanarak istifa ettirildi.

    Baykal'ın yerine, Kemal Kılçdaroğlu parti başkanlığına getirildi. Kılıçdaroğlu'nun aday olmayacağını açıklamasından birkaç saat sonra Parti Başkanlığına adaylığını açıklaması, bu adaylığın kendi tercihi değil, bir görevlendirme olduğunu gösteriyordu.
    gg22.aa5.yy2010.aaMAYIS|KEMAL KILIÇDAROĞLU CHP GENEL BAŞKANI OLDU|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|feto|Parti Başkanı Deniz Baykal, cinsel içerikli uygunsuz görüntüleri FETÖ eliyle yayınlanarak istifa ettirildi. Baykal'ın yerine, Kemal Kılçdaroğlu parti başkanlığına getirildi. Kılıçdaroğlu'nun aday olmayacağını açıklamasından birkaç saat sonra Parti Başkanlığına adaylığını açıklaması, bu adaylığın kendi tercihi değil, bir görevlendirme olduğunu gösteriyordu.|
    29 HAZİRAN 2012MİLLİ BAYRAMLARIMIZIN KUTLAMALARINI İPTAL DAVASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Milli Bayramların, "Halk Kutlamaları" ile şölen havasında kutlanılmasını öngören, 5 Mayıs 2012 de Resmi Gazetede yayımlanan, 16 Nisan 2012 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, CHP tarafından iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine götürüldü.

    Mahkemenin verdiği kararla, planlanan Halk Kutlamalarının yürütmesi durduruldu.

    Konu daha sonra CHP tarafından Hükümetin Milli Bayramlarımızın kutlamalarını engellemek ve kaldırmak istediği şeklinde tezvir edilerek, demokratik hükümete karşı eylem planına çevrildi.
    gg29.aa6.yy2012.aaHAZİRAN|MİLLİ BAYRAMLARIMIZIN KUTLAMALARINI İPTAL DAVASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Milli Bayramların, "Halk Kutlamaları" ile şölen havasında kutlanılmasını öngören, 5 Mayıs 2012 de Resmi Gazetede yayımlanan, 16 Nisan 2012 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, CHP tarafından iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine götürüldü. Mahkemenin verdiği kararla, planlanan Halk Kutlamalarının yürütmesi durduruldu. Konu daha sonra CHP tarafından £.£..£i£..£.£Hükümetin Milli Bayramlarımızın kutlamalarını engellemek ve kaldırmak istediği şeklinde tezvir edilerek£.£..£/i£..£.£, demokratik hükümete karşı eylem planına çevrildi. |
    Yönetmelik Detayları ile ilgili Haber
    21 EKİM 2014"YPG TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
    "Bizim için YPG terör örgütü değildir. Şimdi bir kere terör örgütü sivillere genç, yaşlı, kadın, erkek demeden öldüren örgütlenmelere biz 'terör örgütü' diyoruz. PKK bu bağlamda terör örgütüydü, çünkü genç, yaşlı, kadın, erkek demeden katletti. Ancak YPG'nin şu ana kadar Türkiye'ye veya kendi halkına yönelik böyle bir uygulaması olmadı. Olursa tabii ona da karşı çıkarız. YPG kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur."
    gg21.aa10.yy2014.aaEKİM|"YPG TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: £.£..£b£..£.£"Bizim için YPG terör örgütü değildir. Şimdi bir kere terör örgütü sivillere genç, yaşlı, kadın, erkek demeden öldüren örgütlenmelere biz 'terör örgütü' diyoruz. PKK bu bağlamda terör örgütüydü, çünkü genç, yaşlı, kadın, erkek demeden katletti. Ancak YPG'nin şu ana kadar Türkiye'ye veya kendi halkına yönelik böyle bir uygulaması olmadı. Olursa tabii ona da karşı çıkarız. YPG kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur."£.£..£/b£..£.£|
    14 ARALIK 2014"FETÖ İLE İTTİFAK YAPTIK"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler:
    "Her ne kadar parti yönetimimiz inkar etse de çok açık olarak 30 Mart mahalli idareler seçimlerinde bir ittifak yaptık. Cemaatle ittifak yaptık. İllerde ve ilçelerde cemaatin çeşitli unsurlarının CHP ile birlikte yürüdüğünü hepimiz gördük.”
    gg14.aa12.yy2014.aaARALIK|"FETÖ İLE İTTİFAK YAPTIK"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler: £.£..£b£..£.£"Her ne kadar parti yönetimimiz inkar etse de çok açık olarak 30 Mart mahalli idareler seçimlerinde bir ittifak yaptık. Cemaatle ittifak yaptık. İllerde ve ilçelerde cemaatin çeşitli unsurlarının CHP ile birlikte yürüdüğünü hepimiz gördük.”£.£..£/b£..£.£|
    31 ARALIK 2014CHP'DEN SKANDAL SÖZLERR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Ulusal TV'de Kilittaşı adlı programa katılan Ayşenur Arslan: "CHP/HDP koalisyon kurup Akparti'yi yıkmalı.Olmazsa silahlı mücadeleye girmeli."
    gg31.aa12.yy2014.aaARALIK|CHP'DEN SKANDAL SÖZLER|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Ulusal TV'de Kilittaşı adlı programa katılan Ayşenur Arslan: £.£..£b£..£.£"CHP/HDP koalisyon kurup Akparti'yi yıkmalı.Olmazsa silahlı mücadeleye girmeli."£.£..£/b£..£.£|
    17 EYLÜL 2015"PKK SİLAH BIRAKMAZ"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:
    "PKK, Kandile çekilse dahi silah bırakamaz. IŞİD iler çarpışıyorlar. ABD de destek veriyor."

    Bu söylemin aynısı, uluslararası medyada, PKK elebaşıları tarafından da ifade edilmişti.
    gg17.aa9.yy2015.aaEYLÜL|"PKK SİLAH BIRAKMAZ"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: £.£..£b£..£.£"PKK, Kandile çekilse dahi silah bırakamaz. IŞİD iler çarpışıyorlar. ABD de destek veriyor."£.£..£/b£..£.£ Bu söylemin aynısı, uluslararası medyada, PKK elebaşıları tarafından da ifade edilmişti. |
    15 ŞUBAT 2016"CHP, HDP ÇİZGİSİNE GEÇMİŞTİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal:
    "Bizim içimizde PYD konusunda olduğu gibi bazı arkadaşlarımız terör konusunda çizgiyi HDP çizgisine doğru taşıyan açılımlar içine doğru girdiler."
    gg15.aa2.yy2016.aaŞUBAT|"CHP, HDP ÇİZGİSİNE GEÇMİŞTİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|pkk|CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal: £.£..£b£..£.£"Bizim içimizde PYD konusunda olduğu gibi bazı arkadaşlarımız terör konusunda çizgiyi HDP çizgisine doğru taşıyan açılımlar içine doğru girdiler."£.£..£/b£..£.£|
    8 HAZİRAN 2016"TERÖRİSTLERİ ZİYARET ETTİK"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:
    "Biz hapiste hasta yatan PKK'lıya da gittik, DHKP-C'liye de gittik. Hiç ayrım yapmadık."
    gg8.aa6.yy2016.aaHAZİRAN|"TERÖRİSTLERİ ZİYARET ETTİK"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: £.£..£b£..£.£"Biz hapiste hasta yatan PKK'lıya da gittik, DHKP-C'liye de gittik. Hiç ayrım yapmadık."£.£..£/b£..£.£|
    17 KASIM 2016İZMİR TÜRKİYE'DEN AYRILSINR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İzmir Milletvekilleri Özcan Purcu ve Ali Yiğit, Denizli Milletvekili Melike Basmacı ile Kayseri Milletvekili Çetin Arık, parti il binası önünde partililere seslendi.

    Aslen Kayserili olduğunu belirten Ali Yiğit: Avrupa Birliği konusunda "Biz Avrupalı olmaya hazırız. Hele İzmirliler bu işe çok hazırlar. Orası demokrasiye açılan, Avrupa'ya açılan bir kapı gibidir. Biz bazen diyoruz ki 'Gerekirse de İzmir ayrılsın' yani biz istemeyiz, bu şartlarda bunlarla yaşamayı. Biz Avrupalı olmaya çalışıyoruz. Türkiye'de yaşayan demokrat, aydın, çağdaş insanlar Avrupalı olmaya hazır'' ifadelerini kullandı.
    gg17.aa11.yy2016.aaKASIM|İZMİR TÜRKİYE'DEN AYRILSIN|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP İzmir Milletvekilleri Özcan Purcu ve Ali Yiğit, Denizli Milletvekili Melike Basmacı ile Kayseri Milletvekili Çetin Arık, parti il binası önünde partililere seslendi. Aslen Kayserili olduğunu belirten Ali Yiğit: Avrupa Birliği konusunda "Biz Avrupalı olmaya hazırız. Hele İzmirliler bu işe çok hazırlar. Orası demokrasiye açılan, Avrupa'ya açılan bir kapı gibidir. Biz bazen diyoruz ki £.£..£b£..£.£'Gerekirse de İzmir ayrılsın' yani biz istemeyiz, bu şartlarda bunlarla yaşamayı.£.£..£/b£..£.£ Biz Avrupalı olmaya çalışıyoruz. Türkiye'de yaşayan demokrat, aydın, çağdaş insanlar Avrupalı olmaya hazır'' ifadelerini kullandı.|
    7 MAYIS 2017MİLLİ UÇAK GEMİSİ TEPKİSİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı:
    "Uçak gemileri denizaşırı operasyonlarda kullanılır. Türkiye neden uçak gemisine ihtiyaç duyuyor? Denizaşırı operasyonlara girişme niyeti mi var?”
    gg7.aa5.yy2017.aaMAYIS|MİLLİ UÇAK GEMİSİ TEPKİSİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı: £.£..£b£..£.£"Uçak gemileri denizaşırı operasyonlarda kullanılır. Türkiye neden uçak gemisine ihtiyaç duyuyor? Denizaşırı operasyonlara girişme niyeti mi var?”£.£..£/b£..£.£|
    15 HAZİRAN 2017
    ADALET YÜRÜYÜŞÜR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a yürüdü.

    Güven Park'ta başlayan yürüyüş 9 Temmuz 2017'de Maltepe'de sonlandı.

    420 kilometrelik yolu, beraberinde HDP'li siyasetçiler, FETÖ ve DHKP'li militanlar da olmak üzere, 25 günde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşün sonunda Maltepe'de bir miting de düzenledi.

    Kılıçdaroğlu Gandi'nin, Güney Afrika’da Hintleri ezen yasa ve uygulamalara karşı yaptığı Tuz Yürüyüşü'nün rekorunu kırdı. Gandi, İngiliz sömürgesinin yerel halkın tuz yapımına getirdiği yasağı delmek için Ahmedabad’dan Dandi’ye 390 kilometreden fazla yürümüştü.
    gg15.aa6.yy2017.aaHAZİRAN|ADALET YÜRÜYÜŞÜ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a yürüdü. Güven Park'ta başlayan yürüyüş 9 Temmuz 2017'de Maltepe'de sonlandı. 420 kilometrelik yolu, beraberinde HDP'li siyasetçiler, FETÖ ve DHKP'li militanlar da olmak üzere, 25 günde yürüyen Kılıçdaroğlu, yürüyüşün sonunda Maltepe'de bir miting de düzenledi. Kılıçdaroğlu Gandi'nin, Güney Afrika’da Hintleri ezen yasa ve uygulamalara karşı yaptığı Tuz Yürüyüşü'nün rekorunu kırdı. Gandi, İngiliz sömürgesinin yerel halkın tuz yapımına getirdiği yasağı delmek için Ahmedabad’dan Dandi’ye 390 kilometreden fazla yürümüştü. |
    6 EYLÜL 2017TERÖRLE MÜCADELE RAHATSIZLIĞIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Daha önce, Kobani'de öldürülen, PYD terör örgütü mensubu teröristin cenazesine katılan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu:
    "Eskiden JİTEM vardı, şimdi aynı görevi SİHA'lar yapıyor. Böyle yöntem hukuk devletinde olmaz ancak savaşta olur. Savaşın da kuralları var."
    gg6.aa9.yy2017.aaEYLÜL|TERÖRLE MÜCADELE RAHATSIZLIĞI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|pkk|Daha önce, Kobani'de öldürülen, PYD terör örgütü mensubu teröristin cenazesine katılan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: £.£..£b£..£.£"Eskiden JİTEM vardı, şimdi aynı görevi SİHA'lar yapıyor. Böyle yöntem hukuk devletinde olmaz ancak savaşta olur. Savaşın da kuralları var."£.£..£/b£..£.£|
    28 KASIM 2017MAN ADASI İFTİRASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu, kardeşi, eniştesi, ve dünürüne ait olduğunu iddia ettiği ve Man adasında bulunan şirkete milyonlarca dolar para transferini içeren belgeleri açıkladı.

    Cumhurbaşkanı avukatı 'iddiaların tamamı yalan, belgelerin tamamı sahtedir' şeklinde açıklamada bulundu.

    Yargıya intikal eden konu hakkında, Kılıçdaroğlu, muhatap aldığı tüm isimlere, iftira attığı gerekçesi ile tazminat ödemeye mahkum oldu.
    gg28.aa11.yy2017.aaKASIM|MAN ADASI İFTİRASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|R.T.Erdoğan|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu, kardeşi, eniştesi, ve dünürüne ait olduğunu iddia ettiği ve Man adasında bulunan şirkete milyonlarca dolar para transferini içeren belgeleri açıkladı. Cumhurbaşkanı avukatı 'iddiaların tamamı yalan, belgelerin tamamı sahtedir' şeklinde açıklamada bulundu. Yargıya intikal eden konu hakkında, Kılıçdaroğlu, muhatap aldığı tüm isimlere, iftira attığı gerekçesi ile tazminat ödemeye mahkum oldu. |
    6 ARALIK 2017CHP'Lİ ATAŞEHİR B.B. GÖREVDEN ALINDIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Açıklamanın tam metni şöyle:
    "Ataşehir Belediye Başkanı Battal İLGEZDİ, hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen raporlar ve adli mercilerce yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle, Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir."
    gg6.aa12.yy2017.aaARALIK|CHP'Lİ ATAŞEHİR B.B. GÖREVDEN ALINDI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Açıklamanın tam metni şöyle: "Ataşehir Belediye Başkanı Battal İLGEZDİ, hakkında Mülkiye Müfettişlerince düzenlenen raporlar ve adli mercilerce yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle, Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 06.12.2017 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir."|
    22 ARALIK 2017"EN DOĞRU İŞİ BİLE ALKIŞLAMAYIZ"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay:
    "Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim."
    gg22.aa12.yy2017.aaARALIK|"EN DOĞRU İŞİ BİLE ALKIŞLAMAYIZ"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Grup Başkanvekili Engin Altay: £.£..£b£..£.£"Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim."£.£..£/b£..£.£|
    4 OCAK 2018CHP'Lİ BEŞİKTAŞ B.B. GÖREVDEN ALINDIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama:

    “Beşiktaş Belediye Başkanı Murat HAZİNEDAR ile Belediye Meclis Üyeleri Hüseyin Avni SİPAHİ ve Çetin KIRIŞGİL Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 04/01/2018 tarihinde görevden uzaklaştırılmışlardır.

    Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında mal varlığına yönelik olarak yürütülen soruşturma; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülen soruşturma; ayrıca belediye hizmetlerinin zorunlu bağışa tabi tutularak iş sahiplerinden zorla para alınması, usulsüz ihale ve ruhsat verilmesi, kamu malının özel şahısların menfaatine kullandırılması ve bunun karşılığında haksız kişisel menfaat temin edilmesi ve görevi kötüye kullanma niteliğindeki diğer eylemlerinden hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle Murat HAZİNEDAR Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır."
    gg4.aa1.yy2018.aaOCAK|CHP'Lİ BEŞİKTAŞ B.B. GÖREVDEN ALINDI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama: “Beşiktaş Belediye Başkanı Murat HAZİNEDAR ile Belediye Meclis Üyeleri Hüseyin Avni SİPAHİ ve Çetin KIRIŞGİL Anayasanın 127 nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca 04/01/2018 tarihinde görevden uzaklaştırılmışlardır. Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında mal varlığına yönelik olarak yürütülen soruşturma; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülen soruşturma; ayrıca belediye hizmetlerinin zorunlu bağışa tabi tutularak iş sahiplerinden zorla para alınması, usulsüz ihale ve ruhsat verilmesi, kamu malının özel şahısların menfaatine kullandırılması ve bunun karşılığında haksız kişisel menfaat temin edilmesi ve görevi kötüye kullanma niteliğindeki diğer eylemlerinden hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle Murat HAZİNEDAR Be
    2 ŞUBAT 2018"PYD TERÖR ÖRGÜTÜDÜR DİYEMEYİZ"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke:
    "Ne ben ne arkadaşlarım bir yapının (PYD'nin) terör örgütü olup olmadığınna dair bir değerlendirme yapacak istihbari bilgiye ve kurumsal yapıya sahip değiliz."
    gg2.aa2.yy2018.aaŞUBAT|"PYD TERÖR ÖRGÜTÜDÜR DİYEMEYİZ"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|pkk|CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke: £.£..£b£..£.£"Ne ben ne arkadaşlarım bir yapının (PYD'nin) terör örgütü olup olmadığınna dair bir değerlendirme yapacak istihbari bilgiye ve kurumsal yapıya sahip değiliz."£.£..£/b£..£.£|
    22 NİSAN 2018CHP'Lİ 15 MİLLETVEKİLİ İYİ PARTİYE GEÇTİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP'li 15 milletvekili partilerinden istifa ederek İP'e geçti.

    Böylelikle İP'in mecliste grup kurması ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarabilmesi sağlandı.

    Söz konusu milletvekilleri 10 Mayıs 2018 tarihinde CHP'ye geri döndüler.
    Bu milletvekilleri şunlar:
    Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Erkan Aydın, Çorum Milletvekili Tufan Köse, Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş.
    gg22.aa4.yy2018.aaNİSAN|CHP'Lİ 15 MİLLETVEKİLİ İYİ PARTİYE GEÇTİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Cumhuriyet Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP'li 15 milletvekili partilerinden istifa ederek İP'e geçti. Böylelikle İP'in mecliste grup kurması ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarabilmesi sağlandı. Söz konusu milletvekilleri 10 Mayıs 2018 tarihinde CHP'ye geri döndüler. Bu milletvekilleri şunlar: Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Erkan Aydın, Çorum Milletvekili Tufan Köse, Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş. |
    8 EKİM 2018"CHP SİYASET ÜRETEMEZ"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu:
    "Cumhuriyet Halk Partisi benim partim, bugüne kadar Türkiye'yi nasıl yöneteceğini, Türkiye'nin belli başlı ana problemlerinin neler olduğunu ve bunların nasıl tedavi edilip, çözüm üretilip ülkenin refaha çıkartılacağı o sorunlardan kurtulacağı bir yol haritası belirlememiştir. Ekonomide ne yapmak lazım, terörde ne yapmak lazım, dış politikada ne yapmak lazım ve ülkeyi nasıl yöneteceğini bilmiyor. Bu partinin politika üretecek bir mutfağı yok. Mutfak olmadan aklın ve bilimin rehberliğinde bilenlere sormadan arama konferansları yapmadan, halka gitmeden çözüm üretemezsiniz. Aynı şeyleri söyleyerek, aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuca ulaşmayı beklemek doğru değil."
    gg8.aa10.yy2018.aaEKİM|"CHP SİYASET ÜRETEMEZ"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu: £.£..£b£..£.£"Cumhuriyet Halk Partisi benim partim, bugüne kadar Türkiye'yi nasıl yöneteceğini, Türkiye'nin belli başlı ana problemlerinin neler olduğunu ve bunların nasıl tedavi edilip, çözüm üretilip ülkenin refaha çıkartılacağı o sorunlardan kurtulacağı bir yol haritası belirlememiştir. Ekonomide ne yapmak lazım, terörde ne yapmak lazım, dış politikada ne yapmak lazım ve ülkeyi nasıl yöneteceğini bilmiyor. Bu partinin politika üretecek bir mutfağı yok. Mutfak olmadan aklın ve bilimin rehberliğinde bilenlere sormadan arama konferansları yapmadan, halka gitmeden çözüm üretemezsiniz. Aynı şeyleri söyleyerek, aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuca ulaşmayı beklemek doğru değil."£.£..£/b£..£.£|
    31 EKİM 2018CHP'Lİ KEMER BELEDİYESİNE YOLSUZLUK OPERASYONUR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında vergi tahakkuk veri girişlerinde mükelleflere ait borçları silerek kendilerine ve mükelleflere haksız kazanç sağlayan belediye çalışanlarına yönelik çalışma başlatıldı.

    Soruşturma kapsamında Kemer Emniyet Müdürlüğü ekipleri Antalya merkez ve Kemer'de eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Operasyonlarda 19 belediye personeliyle 1 pazar esnafı gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Şüphelilerin sorgusu sürüyor.
    gg31.aa10.yy2018.aaEKİM|CHP'Lİ KEMER BELEDİYESİNE YOLSUZLUK OPERASYONU|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında vergi tahakkuk veri girişlerinde mükelleflere ait borçları silerek kendilerine ve mükelleflere haksız kazanç sağlayan belediye çalışanlarına yönelik çalışma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kemer Emniyet Müdürlüğü ekipleri Antalya merkez ve Kemer'de eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Operasyonlarda 19 belediye personeliyle 1 pazar esnafı gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Şüphelilerin sorgusu sürüyor. |
    1 OCAK 2019EDİRNE BİZANS'A TESLİMR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Edirne Belediye Başkanı CHP'li Recep Gürkan, yeni yıl öncesi "2019 dünyaya barış ve mutluluk getirsin" mesajını Yunanca ve Bulgarca da hazırlattı. Bu çok dilli kutlama afişleri, Saraçlar Caddesi'ne asıldı.

    Afişlerden Yunanca yazılı olanda Edirne isminin, "Adrianopolis" olarak yer alması tepki çekti. Bulgarca kutlama mesajında Edirne yazarken, Yunanca afişinde Edirne'nin adı Bizans dönemindeki ismiyle basıldı.
    gg1.aa1.yy2019.aaOCAK|EDİRNE BİZANS'A TESLİM|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|yunan|Edirne Belediye Başkanı CHP'li Recep Gürkan, yeni yıl öncesi "2019 dünyaya barış ve mutluluk getirsin" mesajını Yunanca ve Bulgarca da hazırlattı. Bu çok dilli kutlama afişleri, Saraçlar Caddesi'ne asıldı. Afişlerden Yunanca yazılı olanda £.£..£b£..£.£Edirne isminin, "Adrianopolis" olarak£.£..£/b£..£.£ yer alması tepki çekti. Bulgarca kutlama mesajında Edirne yazarken, Yunanca afişinde Edirne'nin adı Bizans dönemindeki ismiyle basıldı.|
    4 MART 2019"BEKA SORUNU YOKTUR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
    "Türkiye'nin beka sorunu yoktur. YPG, Türkiye'ye mi saldıracak? Hayır efendim!"
    gg4.aa3.yy2019.aaMART|"BEKA SORUNU YOKTUR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: £.£..£b£..£.£"Türkiye'nin beka sorunu yoktur. YPG, Türkiye'ye mi saldıracak? Hayır efendim!"£.£..£/b£..£.£|
    13 MART 2019CHP'DE SAHTE SENET SKANDALIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    31 Mart yerel seçimlerinde Millet İttifakının Ankara B.Belediyesi adayı olan Mansur Yavaş'ın ilgisi olmadığını iddia ettiği bir dava hakkında, iş takibi için 600 bin dolar miktarında ki sahte senedi tahsile kalkıştığı ortaya çıktı.
    gg13.aa3.yy2019.aaMART|CHP'DE SAHTE SENET SKANDALI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|31 Mart yerel seçimlerinde Millet İttifakının Ankara B.Belediyesi adayı olan Mansur Yavaş'ın ilgisi olmadığını iddia ettiği bir dava hakkında, iş takibi için 600 bin dolar miktarında ki sahte senedi tahsile kalkıştığı ortaya çıktı.|
    10 NİSAN 2019İZMİR'DE KHK'LI ZABITAR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    31 Mart seçimlerinden sonra İzmir B.Belediye Başkanı olan Tunç Soyer, ilk iş olarak, KHK ile kamudan atılanları Belediye Zabıtası yapacağını açıkladı.

    Soyer'in açıklaması şöyle: ''Biz KHK ile atılmış öğretmenleri zabıta olarak alacağız. Zabıtanın öğretmen olması, belediye ve vatandaş arasında bambaşka bir ilişki yaratacak.''
    gg10.aa4.yy2019.aaNİSAN|İZMİR'DE KHK'LI ZABITA|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|31 Mart seçimlerinden sonra İzmir B.Belediye Başkanı olan Tunç Soyer, ilk iş olarak, KHK ile kamudan atılanları Belediye Zabıtası yapacağını açıkladı. Soyer'in açıklaması şöyle: £.£..£b£..£.££.£..£i£..£.£''Biz KHK ile atılmış öğretmenleri zabıta olarak alacağız. Zabıtanın öğretmen olması, belediye ve vatandaş arasında bambaşka bir ilişki yaratacak.''£.£..£/i£..£.££.£..£/b£..£.£|
    10 NİSAN 2019BOLU BELEDİYESİNDE MÜLTECİ KARŞITLIĞIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Bolu Belediye Başkanı, Suriyeli mülteciler için Bolu belediyesi aracılığı ile verilen tüm nakdi ve ayni yardımları kesilmesine ve aş evlerinden faydalanmalarına engel olunmasına karar verdi.

    Sığınmacılara yapılan yardımların Valilikler üzerinden devam ettirileceği açıklandı.

    Bu arada Ağrı Belediye Başkanlığına seçilen eski CHP'li Savcı Sayan, CHP'li belediyenin kararına tepki vererek, Bolu'da bulunan sığınmacıları Ağrı'ya davet etti.
    gg10.aa4.yy2019.aaNİSAN|BOLU BELEDİYESİNDE MÜLTECİ KARŞITLIĞI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Bolu Belediye Başkanı, Suriyeli mülteciler için Bolu belediyesi aracılığı ile verilen tüm nakdi ve ayni yardımları kesilmesine ve aş evlerinden faydalanmalarına engel olunmasına karar verdi. Sığınmacılara yapılan yardımların Valilikler üzerinden devam ettirileceği açıklandı. Bu arada Ağrı Belediye Başkanlığına seçilen eski CHP'li Savcı Sayan, CHP'li belediyenin kararına tepki vererek, Bolu'da bulunan sığınmacıları Ağrı'ya davet etti. |
    21 NİSAN 2019CHP'DEN TAHRİKR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Yöneticileri sürekli olarak terörist cenazelerine katılan CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir Şehit Cenazesinde, kendi oğlu da şehit olan şehidin dayısı tarafından yumruklandı.

    Olay günü için yakın korumalarına izin verdiği ortaya çıkan Kılıçdaroğlu'nun cenazeye katılacağını yerel makamlara bildirmediği de ortaya çıktı.

    Güvenlik güçleri ve bizzat Savunma Bakanı Akar müdahale ederek, bu tahrik üzerine daha büyük bir bir karışıklık çıkmasını önlediler. Türkiye'de kaos çıkrmak isteyen küresel odakların bir tezgahı daha bozulmuş oldu.
    gg21.aa4.yy2019.aaNİSAN|CHP'DEN TAHRİK|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Yöneticileri sürekli olarak terörist cenazelerine katılan CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir Şehit Cenazesinde, kendi oğlu da şehit olan şehidin dayısı tarafından yumruklandı. Olay günü için yakın korumalarına izin verdiği ortaya çıkan Kılıçdaroğlu'nun cenazeye katılacağını yerel makamlara bildirmediği de ortaya çıktı. Güvenlik güçleri ve bizzat Savunma Bakanı Akar müdahale ederek, bu tahrik üzerine daha büyük bir bir karışıklık çıkmasını önlediler. Türkiye'de kaos çıkrmak isteyen küresel odakların bir tezgahı daha bozulmuş oldu. |
    14 MAYIS 2019TBMM'YE SALDIRI GİRİŞİMİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP'li Mahmut Tanal'ın meclise davet ettiği DHKP'li terörist eylemciler, TBMM'ne saldırı hazırlığındayken, polis tarafından ele geçirildi.
    gg14.aa5.yy2019.aaMAYIS|TBMM'YE SALDIRI GİRİŞİMİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|dhkp|CHP'li Mahmut Tanal'ın meclise davet ettiği DHKP'li terörist eylemciler, TBMM'ne saldırı hazırlığındayken, polis tarafından ele geçirildi.|
    31 AĞUSTOS 2019TERÖRİSTLERİN KAMU GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILMASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, terör örgütü PKK ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle görevden alınan HDP'li belediyeleri ziyaret etti. Diyarbakır'da HDP'li başkanlarla buluşan İmamoğlu, Diyarbakır, Mardin ve Van'da belediye başkanlarının görevden alınmasını eleştirdi.

    İmamoğlu: "Nefesimizin ne kadar daraldığını İstanbul'da hissettik. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması 'gaflet ve delalettir'."
    gg31.aa8.yy2019.aaAĞUSTOS|TERÖRİSTLERİN KAMU GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILMASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, terör örgütü PKK ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle görevden alınan HDP'li belediyeleri ziyaret etti. Diyarbakır'da HDP'li başkanlarla buluşan İmamoğlu, Diyarbakır, Mardin ve Van'da belediye başkanlarının görevden alınmasını eleştirdi. İmamoğlu: £.£..£b£..£.£"Nefesimizin ne kadar daraldığını İstanbul'da hissettik. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması 'gaflet ve delalettir'."£.£..£/b£..£.£|
    16 EYLÜL 2019İSTANBUL'DA "NAMUS SÖZÜ" EYLEMİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İSPARK, İSTAÇ, BELTUR, BELBİM, Medya AŞ, İSFALT ve İSTGÜVEN şirketlerindeki görevlerine son verilen bir grup işçi CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde oturma eylemi başlattı.

    Ellerinde "Ey Kılıçdaroğlu! namus sözün seçime kadar mıydı?", "Ey İmamoğlu! hani kimse işinden olmayacaktı?" yazılı dövizler bulunan işçiler sabah saatlerinden itibaren Beyoğlu'nda bulunan CHP İl Başkanlığının girişindeki kaldırımlara oturmaya başladı.
    gg16.aa9.yy2019.aaEYLÜL|İSTANBUL'DA "NAMUS SÖZÜ" EYLEMİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İSPARK, İSTAÇ, BELTUR, BELBİM, Medya AŞ, İSFALT ve İSTGÜVEN şirketlerindeki görevlerine son verilen bir grup işçi CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde oturma eylemi başlattı. Ellerinde £.£..£b£..£.£"Ey Kılıçdaroğlu! namus sözün seçime kadar mıydı?"£.£..£/b£..£.£, £.£..£b£..£.£"Ey İmamoğlu! hani kimse işinden olmayacaktı?"£.£..£/b£..£.£ yazılı dövizler bulunan işçiler sabah saatlerinden itibaren Beyoğlu'nda bulunan CHP İl Başkanlığının girişindeki kaldırımlara oturmaya başladı.|
    21 EKİM 2019"KIBRIS RUMLARA VERİLMELİDİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer:
    “Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakırsak, en doğrusu bu olacak. Ancak hiç bırakmıyoruz. Herkes Ada’nın bir tarafından çekiştiriyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Kıbrıs’ın jeopolitik önemini falan bir kenara koyup, adayı Kıbrıslılara bırakmak lazım. Kaderlerini kendileri belirlemeli. Ben iki halkın barış içinde yaşamalarından, birlikte karar üretmesinden yanayım. Herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece Türkiye değil… Filler tepişir, çimenler ezilir. Onlar tepişiyor. Olan Kıbrıslılara oluyor.”

    Soyer'in bu açıklamaları reddetmesinin ardından, röportajı yapan kıbrıs televizyonu, Soyer'in ses kayıtlarını yayınladı.
    gg21.aa10.yy2019.aaEKİM|"KIBRIS RUMLARA VERİLMELİDİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|Kıbrıs|CHP ve Türk Halkı|İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: £.£..£b£..£.£“Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakırsak, en doğrusu bu olacak. Ancak hiç bırakmıyoruz. Herkes Ada’nın bir tarafından çekiştiriyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Kıbrıs’ın jeopolitik önemini falan bir kenara koyup, adayı Kıbrıslılara bırakmak lazım. Kaderlerini kendileri belirlemeli. Ben iki halkın barış içinde yaşamalarından, birlikte karar üretmesinden yanayım. Herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece Türkiye değil… Filler tepişir, çimenler ezilir. Onlar tepişiyor. Olan Kıbrıslılara oluyor.”£.£..£/b£..£.£ Soyer'in bu açıklamaları reddetmesinin ardından, röportajı yapan kıbrıs televizyonu, Soyer'in ses kayıtlarını yayınladı.|
    22 EKİM 2019"LAİK PYD İLE KOMŞU OLMAK DAHA İYİDİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    Emekli Tuğamiral Türker Ertürk:
    "O bölgede radikal İslami örgütler olacağına iyi ilişkilerimizi geliştireceğimiz güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içinde Kürtler olsun daha iyi. Laik yapısını da zaten biliyoruz PYD'nin."
    gg22.aa10.yy2019.aaEKİM|"LAİK PYD İLE KOMŞU OLMAK DAHA İYİDİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|pkk|Emekli Tuğamiral Türker Ertürk: £.£..£b£..£.£"O bölgede radikal İslami örgütler olacağına iyi ilişkilerimizi geliştireceğimiz güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içinde Kürtler olsun daha iyi. Laik yapısını da zaten biliyoruz PYD'nin."£.£..£/b£..£.£|
    25 EKİM 2019"PYD TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR"R.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger:
    "PKK terör örgütüdür, PYD benim gözümde terör örgütü değildir."
    gg25.aa10.yy2019.aaEKİM|"PYD TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR"|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Terör|pkk|CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger: £.£..£b£..£.£"PKK terör örgütüdür, PYD benim gözümde terör örgütü değildir."£.£..£/b£..£.£|
    17 KASIM 2019CHP'Yİ YÖNETMEKR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
    "Emin olun, Allah inandırsın, devleti yönetmek CHP'yi yönetmekten çok daha kolaydır."
    gg17.aa11.yy2019.aaKASIM|CHP'Yİ YÖNETMEK|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: £.£..£b£..£.£"Emin olun, Allah inandırsın, devleti yönetmek CHP'yi yönetmekten çok daha kolaydır." £.£..£/b£..£.£|
    20 KASIM 2019CHP'DEN İHRAÇR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    "CHP'yi FETÖ'ye teslim ettiler" diyen, CHP Gnl Bşk yardımcısı Yılmaz Ateş CHP'den ihraç edildi.
    gg20.aa11.yy2019.aaKASIM|CHP'DEN İHRAÇ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|£.£..£b£..£.£"CHP'yi FETÖ'ye teslim ettiler"£.£..£/b£..£.£ diyen, CHP Gnl Bşk yardımcısı Yılmaz Ateş CHP'den ihraç edildi.|
    2 ARALIK 2019CHP, KANAL İSTANBUL'A DA KARŞIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu:
    "Özetle proje, İstanbul'a ihanet projesi bile değil çok net bir cinayet projesidir. Bu proje yapılırsa, İstanbul tarihsel birikimlerini kaybedecek. İstanbul'un böyle bir önceliği yoktur. İstanbul'da yeni rant alanları açmak amaçlanmıştır. Böyle bir şeyi düşünmek bile ihanettir.

    Birileri para kazanacak diye bu kadim şehrin doğal çevresinin yok edilmesine izin vermemeliyiz. Bu konuda toplumsal bir bilince hepimizin ihtiyacı vardır."


    Çeşitli üniversiteler, bilim adamları ve TC Başkanlık makamı, İBB Başkanının bu iddialarının bilimsel olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
    gg2.aa12.yy2019.aaARALIK|CHP, KANAL İSTANBUL'A DA KARŞI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|İstanbul|İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu: £.£..£b£..£.£"Özetle proje, İstanbul'a ihanet projesi bile değil çok net bir cinayet projesidir. Bu proje yapılırsa, İstanbul tarihsel birikimlerini kaybedecek. İstanbul'un böyle bir önceliği yoktur. İstanbul'da yeni rant alanları açmak amaçlanmıştır. Böyle bir şeyi düşünmek bile ihanettir. Birileri para kazanacak diye bu kadim şehrin doğal çevresinin yok edilmesine izin vermemeliyiz. Bu konuda toplumsal bir bilince hepimizin ihtiyacı vardır."£.£..£/b£..£.£ Çeşitli üniversiteler, bilim adamları ve TC Başkanlık makamı, İBB Başkanının bu iddialarının bilimsel olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını açıkladı. |
    16 ARALIK 2019CHP'Lİ BAŞKAN FETÖ'DEN TUTUKLANDIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP’li Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı.
    gg16.aa12.yy2019.aaARALIK|CHP'Lİ BAŞKAN FETÖ'DEN TUTUKLANDI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP’li Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandı.|
    19 ARALIK 2019CHP'DEN KANAL İSTANBUL BAKIŞIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da düzenlenen Yerel Yönetimler ve Turizm Zirvesi'nde Kanal İstanbul için tehditler savurdu.

    "Açık ve net söylüyorum. Hiç kimse 5 kuruş para ayırmaya kalkmasın. Ayırdıkları paranın kuruşu dahi verilmeyecektir."
    gg19.aa12.yy2019.aaARALIK|CHP'DEN KANAL İSTANBUL BAKIŞI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da düzenlenen Yerel Yönetimler ve Turizm Zirvesi'nde Kanal İstanbul için tehditler savurdu. £.£..£b£..£.£"Açık ve net söylüyorum. Hiç kimse 5 kuruş para ayırmaya kalkmasın. Ayırdıkları paranın kuruşu dahi verilmeyecektir."£.£..£/b£..£.£|
    21 ARALIK 2019CHP'DE RÜŞVET İDDİASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    “Sahte senet” davasından yargılanan CHP'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adı “rüşvet” iddialarına karıştı.

    Yavaş’ın, CHP eski milletvekili Sinan Aygün’den, TOGO İkiz Kuleleri’nin imar değişikliği karşılığında 25 milyon TL istediği iddiası gündeme geldi. Söz konusu iddia, Aygün tarafından yargıya taşındı. Aygün, Yavaş ve bazı CHP Meclis üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na “irtikap” suçundan suç duyurusunda bulundu.
    gg21.aa12.yy2019.aaARALIK|CHP'DE RÜŞVET İDDİASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|£.£..£b£..£.£“Sahte senet”£.£..£/b£..£.£ davasından yargılanan £.£..£b£..£.£CHP£.£..£/b£..£.£'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adı £.£..£b£..£.£“rüşvet”£.£..£/b£..£.£ iddialarına karıştı. Yavaş’ın, CHP eski milletvekili Sinan Aygün’den, TOGO İkiz Kuleleri’nin imar değişikliği karşılığında £.£..£b£..£.£25 milyon TL£.£..£/b£..£.£ istediği iddiası gündeme geldi. Söz konusu iddia, Aygün tarafından yargıya taşındı. Aygün, Yavaş ve bazı CHP Meclis üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na £.£..£b£..£.£“irtikap”£.£..£/b£..£.£ suçundan suç duyurusunda bulundu.|
    24 ARALIK 2019LİBYA ANTLAŞMASINA CHP TEPKİSİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: "Libya'ya asker gönderme anlaşması getirdiler. Karışmış, birbiriyle çatışan ve Mehmetçiğimizin güvende olmayacağı bir bölgeye asker gönderilmek isteniyor ve Mehmetçiği Libya'daki karışıklığın içine koymak istiyor. Biz buna karşıyız."
    gg24.aa12.yy2019.aaARALIK|LİBYA ANTLAŞMASINA CHP TEPKİSİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Ortadoğu|libya|CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: £.£..£b£..£.£"Libya'ya asker gönderme anlaşması getirdiler. Karışmış, birbiriyle çatışan ve Mehmetçiğimizin güvende olmayacağı bir bölgeye asker gönderilmek isteniyor ve Mehmetçiği Libya'daki karışıklığın içine koymak istiyor. Biz buna karşıyız."£.£..£/b£..£.£|
    29 OCAK 2020BAŞBUĞ AÇIKLAMALARIR.Tayyip Erdoğan Dönemi
    Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, konuk olduğu bir televizyon programında; 26 Haziran 2009'da Meclis'ten geçirilen torba yasadaki "asker kişilerin özel yetkili mahkemelerde yargılanması"na ilişkin maddeyi hatırlatarak, "26 Haziran 2009'da askeri şahısların, askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasa teklifi getiriliyor. Bunu kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbuğ’un TBMM ve halk iradesini hedef alan bu sözlerine tepki göstererek, AKParti milletvekillerine “Zaman zaman yanlış değerlendirmeleriyle kamuoyunun önüne çıkan eski bir genelkurmay başkanı bu düzenlemeyi bahane ederek Meclis'i itham altında bırakmıştır. Kendisini iyi tanırım. Bu konuda hepiniz süratle dava açmalısınız” dedi.

    İlker Başbuğ'un, Genel Kurmay Başkanlığı döneminde, FETÖ'nün TSK'da yerleştiği ve aynı dönemde PKK/YPG terör örgütüne karşı bir başarı elde edilemediği biliniyor.
    gg29.aa1.yy2020.aaOCAK|BAŞBUĞ AÇIKLAMALARI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|!!!|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, konuk olduğu bir televizyon programında; 26 Haziran 2009'da Meclis'ten geçirilen torba yasadaki "asker kişilerin özel yetkili mahkemelerde yargılanması"na ilişkin maddeyi hatırlatarak, "26 Haziran 2009'da askeri şahısların, askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasa teklifi getiriliyor. Bunu kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbuğ’un TBMM ve halk iradesini hedef alan bu sözlerine tepki göstererek, AKParti milletvekillerine “Zaman zaman yanlış değerlendirmeleriyle kamuoyunun önüne çıkan eski bir genelkurmay başkanı bu düzenlemeyi bahane ederek Meclis'i itham altında bırakmıştır. Kendisini iyi tanırım. Bu konuda hepiniz süratle dava açmalısınız” dedi. İlker Başbuğ'un, Genel Kurmay Başkanlığı döneminde, FETÖ'nün TSK'da yerleş
    7 ŞUBAT 2020KKTC CUMHURBAŞKANINDAN YİNE İHANETR.Tayyip Erdoğan Dönemi / DIŞ İLİŞKİLER
    Türiye'nin, Doğu Akdeniz, Libya ve Kuzey Suriye hamlelerinin devam ettiği bir dönemde, The Guardian'a konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federal çözüme tez zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceği savundu. Kıbrıslı Türklerin laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istediklerini belirten Akıncı, Türkiye'ye bağlanma ihtimalini 'korkunç' diye niteledi. Akıncı'nın bu sözleri Rum basınında geniş yer buldu.
    gg7.aa2.yy2020.aaŞUBAT|KKTC CUMHURBAŞKANINDAN YİNE İHANET|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|DIŞ İLİŞKİLER|!!!|Başkanlık Dönemi|Kıbrıs|CHP ve Türk Halkı|amerika||kibris||£.£..£b£..£.£Türiye'nin, Doğu Akdeniz, Libya ve Kuzey Suriye hamlelerinin devam ettiği bir dönemde£.£..£/b£..£.£, The Guardian'a konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federal çözüme tez zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceği savundu. Kıbrıslı Türklerin laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istediklerini belirten Akıncı, £.£..£b£..£.£Türkiye'ye bağlanma ihtimalini 'korkunç' diye niteledi.£.£..£/b£..£.£ Akıncı'nın bu sözleri Rum basınında geniş yer buldu.|
    8 ŞUBAT 2020FENERBAHÇE'NİN GEZİCİ BAŞKANINDAN DARBE İMASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi
    Alanyaspor ile evinde 1-1 berabere kalan Fenerbahçe'nin Başkanı Ali Koç;
  • Alanya beraberliği sonrası taraftar tepsikini başka mecraya yöneltmek,
  • Kendi başkanlığı dönemi boyunca devam eden sportif başarısızlıklara bahane bulmak,
  • Gezi Terör eylemlerine destek verdiği halde hükmeti düşürememiş olmak konusunda da kendisini başarısız hissetmek,
  • Türkiye Devletinin oligark oligarşisine karşı aldığı önlemlere karşı cephe almak,
  • Şirketlerinin asli kazanç unsuru olan FAİZ argümanını kaybetmiş olmanın verdiği halet-i ruhiye ile
    muhtemelen dış güçlerden aldığı tavsiye ve yönlendirmeler doğrultusunda tüm Türkiye'ye tehditler savurdu.
    "Bu gidişat korkarım ki çok daha vahim olaylara sebebiyet verecek." diyerek, holiganlarını sokaklara çıkmaya teşvik etti.

    Bakanlar hakkında Kadıköyde, tribünlere saldırgan sloganlar attıran Fenerbahçe başkanı, daha önce de eski başka aleyhinde benzer şekilde slogan attırmıştı.
  • gg8.aa2.yy2020.aaŞUBAT|FENERBAHÇE'NİN GEZİCİ BAŞKANINDAN DARBE İMASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|!!!|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|Alanyaspor ile evinde 1-1 berabere kalan Fenerbahçe'nin Başkanı Ali Koç; £.£..£li£..£.£Alanya beraberliği sonrası taraftar tepsikini başka mecraya yöneltmek, £.£..£li£..£.£Kendi başkanlığı dönemi boyunca devam eden sportif başarısızlıklara bahane bulmak, £.£..£li£..£.£Gezi Terör eylemlerine destek verdiği halde hükmeti düşürememiş olmak konusunda da kendisini başarısız hissetmek, £.£..£li£..£.£Türkiye Devletinin oligark oligarşisine karşı aldığı önlemlere karşı cephe almak, £.£..£li£..£.£Şirketlerinin asli kazanç unsuru olan FAİZ argümanını kaybetmiş olmanın verdiği halet-i ruhiye ile muhtemelen dış güçlerden aldığı tavsiye ve yönlendirmeler doğrultusunda tüm Türkiye'ye tehditler savurdu. £.£..£b£..£.£"Bu gidişat korkarım ki çok daha vahim olaylara sebebiyet verecek."£.£..£/b£..£.£ diyerek, holiganlarını sokaklara çıkmaya teşvik etti. Bakanlar hakkın
    11 ŞUBAT 2020KILIÇDAROĞLU'NDAN ERDOĞAN'A YİNE İFTİRA R.Tayyip Erdoğan Dönemi
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında; FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları hakkında "MGK karar alıyor Gülen hareketi tehlikelidir. Derhal içerde ki ve dışarda ki faaliyetleri ile ilgili gerekli önlemleri alın diyor. Kime diyor, Dönemin hükümetine. Kararın altında da imzası var dönemin Başbakanı Erdoğan'ın. Peki ne yapmışlar" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır." dedi.

    Kasım Gülek ve Bülent Ecevit'ten beri Fetö liderine arka çıkan CHP'nin, Fetö'den gelen yönlendirme ve sahte belge siyaset yapan Genel Başkanının söylemlerinin, Başbuğ ve Koç ile paralele zamanlamada olması dikkatleri çeki.
    gg11.aa2.yy2020.aaŞUBAT|KILIÇDAROĞLU'NDAN ERDOĞAN'A YİNE İFTİRA |R.Tayyip Erdoğan Dönemi|!!!|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında; FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları hakkında £.£..£b£..£.£"MGK karar alıyor Gülen hareketi tehlikelidir. Derhal içerde ki ve dışarda ki faaliyetleri ile ilgili gerekli önlemleri alın diyor. Kime diyor, Dönemin hükümetine. Kararın altında da imzası var dönemin Başbakanı Erdoğan'ın. Peki ne yapmışlar"£.£..£/b£..£.£ ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, £.£..£b£..£.£"Devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır."£.£..£/b£..£.£ dedi. Kasım Gülek ve Bülent Ecevit'ten beri Fetö liderine arka çıkan CHP'nin, Fetö'den gelen yönlendirme ve sahte belge siyaset yapan Genel Başkanının söylemlerinin, Başbuğ ve Koç ile paralele zamanlamada olması dikkatleri çeki. |
    30 NİSAN 2020DARBE TEHDİDİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'den DARBE TEHTİDİ: "Saray rejiminin, saray düzeninin sonu geliyor. Herkes şunu bilsin bütün devlet memurları... görevini devlet memuru gibi yapan devlet memurları… hangi ülkeye hizmet ettiğini bilen çok değerli bürokratlar hiç korkmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar. O saatin en kıymetli çarkları siz olursunuz. Eğer koltuğunuza liyakatle oturdunuz, devletinize sadakatle çalışıyorsanız."
    gg30.aa4.yy2020.aaNİSAN|DARBE TEHDİDİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'den DARBE TEHTİDİ: £.£..£b£..£.£"Saray rejiminin, saray düzeninin sonu geliyor. Herkes şunu bilsin bütün devlet memurları... görevini devlet memuru gibi yapan devlet memurları… hangi ülkeye hizmet ettiğini bilen çok değerli bürokratlar hiç korkmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar. O saatin en kıymetli çarkları siz olursunuz. Eğer koltuğunuza liyakatle oturdunuz, devletinize sadakatle çalışıyorsanız."£.£..£/b£..£.£|
    30 NİSAN 2020DARBE TEHDİDİR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'ndan, Halk TV'de katıldığı bir canlı yayında DARBE TEHTİDİ: "İktidar iyi bir yere gitmiyor. Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde.. Bu ülkenin gerçekten halkın gözü açıldı."

    Kaftancıoğlu, “İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır." ifadelerini kullandı.
    gg30.aa4.yy2020.aaNİSAN|DARBE TEHDİDİ|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'ndan, Halk TV'de katıldığı bir canlı yayında DARBE TEHTİDİ: £.£..£b£..£.£"İktidar iyi bir yere gitmiyor. Bu da önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde.. Bu ülkenin gerçekten halkın gözü açıldı." £.£..£/b£..£.£ Kaftancıoğlu, “İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır." ifadelerini kullandı.|
    22 HAZİRAN 2020İZMİR BAYRAĞI ve PARASIR.Tayyip Erdoğan Dönemi / Parti ve STKlar
    CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer:
    "Bir akademisyen İzmir bayrağı ile ilgili bir çalışma yaptı. Ve çalışma çok ilginç bir şeyi ortaya çıkardı ki 1800’lerde hatta biraz daha öncesinde İzmir’in bir bayrağı olmuş… Yeşil beyaz çizgili bir bayrak. O dönem kentlerin bayrağı varmış ama çok az sayıda bayrak. İzmir de dünyadaki bayraklı kentlerden biriymiş. Biz tabii bunu heyecanla dinledik. Sonra hoca bunu akademik bir makale haline getirdi ama basmadık. Basacağız ama yakında galiba… Bunu şunun için anlattım… Benim aklımda bir İzmir parası çıkartma fikri vardı… Hatta buna izcoin diye isim de koymuştum. Sonra bu bayrak da çıkınca arkadaşlar beni uyardılar… Senin bir eyalet kurma çaban olduğu anlaşılır. Sonuçta İzmir’i bu memleketten kopartacak bir çalışma fikri olarak algılanır… Duralım bunun ismini falan değiştirelim dediler…”
    gg22.aa6.yy2020.aaHAZİRAN|İZMİR BAYRAĞI ve PARASI|R.Tayyip Erdoğan Dönemi|Parti ve STKlar|İÇ|Başkanlık Dönemi|CHP ve Türk Halkı|CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: "Bir akademisyen İzmir bayrağı ile ilgili bir çalışma yaptı. Ve çalışma çok ilginç bir şeyi ortaya çıkardı ki 1800’lerde hatta biraz daha öncesinde İzmir’in bir bayrağı olmuş… Yeşil beyaz çizgili bir bayrak. O dönem kentlerin bayrağı varmış ama çok az sayıda bayrak. İzmir de dünyadaki bayraklı kentlerden biriymiş. Biz tabii bunu heyecanla dinledik. Sonra hoca bunu akademik bir makale haline getirdi ama basmadık. Basacağız ama yakında galiba… Bunu şunun için anlattım… £.£..£b£..£.£Benim aklımda bir İzmir parası çıkartma fikri vardı… Hatta buna izcoin diye isim de koymuştum. Sonra bu bayrak da çıkınca arkadaşlar beni uyardılar… Senin bir eyalet kurma çaban olduğu anlaşılır.£.£..£/b£..£.£ Sonuçta İzmir’i bu memleketten kopartacak bir çalışma fikri olarak algılanır… Duralım bunun ismini falan değiştirelim dediler