Aklın Doğa Varlıklarını İmgelemesi
Akıl, gövdeye ait bir oluşumdur. Madde aleme aittir. Madde ötesi aleme nüfuz edemez. İnsan için vardır, fakat ne gövde ne de akıl insan değildir; insan, gövdeyi de aklı da kullanandır.
Bütün veriler, ilk kez, Aklın Duygu merkezine ulaşır. Duygu merkezi, kendisine ulaşan tüm verileri bir imge haline dönüştürür.
Varlığın Algılanışı
Her ne varlık olursa olsun, hiçbir varlık akılda doğrudan kendi varlığı ile algılanamaz. Her türlü varlığın kendi mevcudiyetini anlaşılabilir kılan durumları veya eylemleri vardır. Durum ve eylemleri üzerinden, o varlığı tanımlamaya yarayan, zihin tarafından sonradan yüklenmiş kodlamalar oluşturulur. Bunlara sıfat denir. Her türlü sıfat, varlığın durum veya eyleminden ortaya çıkar.
Örneğin, yalan söyleyen bir kişi için “yalancı” tanımlaması bir sıfattır; burada yalan söylemek eylemi, “yalancı” sıfatının kaynağını oluşturur. Benzer şekilde, kırmızı ışık dalgalarını yansıtan bir nesneye “kırmızı” denir; burada nesnenin kırmızı ışık yansıtıyor olması, o nesnenin varlığının bir durumu olarak görülür.
Sıfatların Sınırlılığı
Her sıfat yalnızca varlığın bir yönünü gösterir ve o varlığı tam olarak tanımlamak için yeterli değildir. Bir varlık hakkında tanımlanan sıfatlar çoğalabilir, ancak hangi sıfatların hâlâ bilinmediği asla kesin olarak bilinemeyeceği için, o varlık hiçbir zaman bütün hâliyle kavranamaz. Dolayısıyla insan zihninde oluşan bilgi her zaman sınırlı ve kısıtlıdır.
Bütün varlıklar, durum ve eylemlerinin sonuçları olarak ortaya çıkan sıfatlarla algılanır; ancak her sıfat yalnızca varlığın bir parçasını temsil eder. Bu nedenle, hiçbir varlık tüm yönleriyle tamamen bilinemez.
Algı, İmge ve Sıfatlar
Duyuların Rolü
Akıl, duyular yoluyla şeylerin ancak durum ve/veya eylemlerini algılayabilir; sonucunda algıladığı durum veya eyleme ait bir imge oluşturur. Bu imgeye sıfatlar yüklenir. Rengi, kokusu, tadı, çokluğu, büyüklüğü, konumu, vb. bilgiler ile imge tamamlanır.
Duyusal Algılar ve Nesnelerin Eylemleri
Renk, koku, tat gibi duyusal algılar, gerçekte, algılanan şeyin eylemlerine ilişkin bilgi sağlar. Nesnelerin kendilerinde koku veya renk gibi nitelikler bulunmaz; bu nitelikler, ancak duyular aracılığıyla algılanabilecek şekilde ortaya çıkan eylemlerin sonucudur. Örneğin, bir nesnenin yaydığı koku, onun bulunduğu ortamda gerçekleştirdiği bir eylemin sonucudur. Benzer şekilde, bir nesnenin rengi, yaydığı ışık veya manyetik enerjinin algılanmasıyla duyular tarafından belirlenir; bu enerji de yalnızca nesnenin bir eylemidir. Aynı şekilde, konum, büyüklük ve çokluk gibi duyularla algılanabilen tüm özellikler de gerçekte nesnenin durumunu ve davranışlarını, yani eylemlerini yansıtır.
Aklın Dikkat Etkeni ve Hayal
Dikkatin Önemi
Aklın Dikkat etkeni, farklı bir şeye yoğunlaşmış haldeyse, kişi duyularıyla algıladığı imgeyi Mantığa hiç gönderemez. Örneğin Dikkati farklı bir noktaya yönelmiş birisi, yanında birisinin kendisine seslendiğini bile duyamaz veya hemen önünde olup bitenleri fark edemez.
Hayalin Etkisi
Çoğu zaman, Aklın Dikkat etkeni Hayal merkezinde işleyen kurguların peşinde gezer. Kişi, zihninde, gerçek veya hayali birtakım olaylar üzerinden bu olaylardaki muhataplar ile hayali diyaloglar yaşar. Hayalinde, kimi zaman yıllar öncesine gider, geçmişte takılır; kimi zaman gelecekte birtakım şeyler yaşamaya koyulur; kimi zaman kendisini farklı kimliklere sokarak birtakım olaylar içine girer. Bu hayali kurgular, Aklın Dikkat etkenini meşgul eder. Böyle hallerde kişi, içinde bulunduğu andaki algılarını duyamaz veya bu algıların imgeleri Mantığa ulaşamaz.
Mantık Merkezinin İşleyişi
İmgenin İlk Aşaması
Oluşturulan bu imge, henüz anlaşılmaz bir haldedir. Bu imgede o şeyin ne olduğu hakkında herhangi bir veri yoktur. Bu haliyle mantığa iletilir. Mantık, 3’lü faktör üzerinden işleyen bir yapıdır. Temelinde aidiyet, inanç ve amaç faktörleri çalışmaktadır.
Mantığın Değerlendirme Süreci
Mantık, Duygunun kendisine ilettiği imgeyi, 3’lü faktör etkisi altında bir değerlendirmeye tabi tutar. Öncelikle bu imgenin, neye ait olduğu, neye dayandığı, varlığının sebebi gibi öncül değerlendirmeleri yapar; iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış, gerekli-mümkün, faydalı-zararlı gibi değerlerin ilk kodlamaları burada yapılır.
İmgenin Reddedilmesi
Mantık, bu imge hakkında Aklın Dikkat ve Ciddiyet etkenlerine uygunsuzluk görürse, imgeyi işlemeyi durdurur. İmge, Şuur merkezine ve düşünceye hiç iletilmez; Dikkat ve Ciddiyet etkenlerinin devamı olan Anlayış ve Takdir etkenleri çalışmaz.
Mantık, imgenin, 3’lü faktör ile uyumuna bakar. Eğer imge, kişinin mantık işleyişini belirleyen aidiyet, inanç ve amaç faktörlerine aykırı bulunursa yine işlem durur. İmge, Şuur merkezine ve düşünceye hiç iletilmez.
Mantığın Kodlama İşlevi
Mantık, Duygudan kendisine gelen imgeyi, aidiyet, inanç ve amaçlarına uygun olarak iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış, gerekli-mümkün, faydalı-zararlı olarak kodlar. Bu kodlamanın sonucu olarak, Mantık imgeyi incelemeyi reddedebilir veya bu değerler üzerinden, daha önce oluşturulmuş bir ya da birkaç kavram veya farklı imge ile ilişkilendirilebilir. Bu ilişkilendirme tam olarak bir kavramsallaştırma değildir.
Örneğin, mukaddesat duygusu olmayan birisi, kutsallıkla ilgili konularda zihnini işletmek istemeyecektir. İnsanın sadece gövdesinden ibaret olduğuna inanç duyan birisi, insanın farklı yönleri de bulunduğuna dair fikriyatı, Şuur merkezine iletmeyi ve bu konuda düşünmeyi doğrudan reddedecektir.
Şuur ve Düşünce
İmgenin Şuura Ulaşması
İmge, Mantık işleyişinde değerlendirildikten, yeniden şekillendirildikten ve kodlandıktan sonra Mantığın alt merkezlerinden birisi olan Şuura iletilir. Şuur, Aklın düşünce merkezidir.
Şuurun Değerlendirmesi
Mantık tarafından imgelere bazı soru ve sorgular da eklenir. Genellikle, imgenin ne anlama geldiği ve ne mesaj içerdiği, amacının ne olduğu gibi sorular için Şuurdan cevaplar istenir.
Şuur, kendisine ulaşan imgeyi, öncelikle nitelik ve nicelik açısından tekrar değerlendirir. Farklı şeyler ile kıyas yoluna gider. Bu kıyaslamayı yapabilmek için daha önce Belleğe kaydedilmiş farklı imgelere veya imge kümelerinden oluşan kavramlara ulaşır. Bunların içinden gerekenleri düşünce merkezinde tutar, gerekmeyenleri geri bırakır. Bu işlem, düşüncenin parçası olan “çağrışım” işlemidir.
Kavramlarla İlişkilendirme
Şuur, işlediği imgenin, bir başka imgenin bir parçası veya onunla bir bağlantısı olduğunu düşünürse, işlediği imgeyi derhal diğer imge veya kavramla ilişkilendirir ve bu ilişkiyi Yargı merkezine gönderir. Yargı merkezi bu ilişkiyi onaylarsa yeni gelen imge ile önceden sınıflandırılmış olan imge ya da kavram birleştirilir ve bu haliyle tekrar Mantık merkezine gönderilir.
Yargı ve İmgenin Son Şekli
Yargının Değerlendirmesi
Mantık, Yargı merkezinden gelen, imgenin bu son halini tekrar değerlendirir. 3’lü faktör yine çalışır. Kendi aidiyetine, inançlarına ve amacına göre; iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış, gerekli-mümkün, faydalı-zararlı gibi değerleri yeniden tespit eder. Ardından tekrar şuura gönderir. Şuur, düşünce yoluyla imgeyi tekrar şekillendirir;
- ya başka bir imge ile birebir eşleştirerek işlediği imge ile bellekteki imgeyi bütünleştirir,
- ya da farklı bir imge olarak benzerlik kurduğu diğer imgelerle aynı kavram altına yerleştirir. Bu sırada, o kavramın tanımında değişimler gerçekleştirebilir.
- Yahut farklı yeni bir kavram oluşturarak orada sınıflar.
Döngüsel İşleyiş
İmgenin son hali yine Yargı merkezine iletilir. Yargı bu ilişkilendirmeyi onaylarsa, Mantığa havale eder. Onaylamazsa Şuur merkezine, düşünceye geri iade eder. Bu işlem döngüsü, Aklın etkenlerinden Anlayış ve Takdir oluşuncaya kadar tekrarlanır.
Mantık, Şuur ve Yargı merkezlerinde; Ciddiyet, Dikkat, Anlayış ve Takdir etkenlerinin takibinde süren işlemlerin ardından Aklın Yargı etkeni ortaya çıkar.
Yargının oluşmasından sonraki kısım ayrıca incelenecektir.
Örnekler
Örneğin, işitilen bir ses imgesi öncelikle Mantıkta değerlendirilir. Eğer Mantık, sesi üzerinde düşünülmeye değer bulursa Şuura iletir. Şuur, bu sesi incelemeye başlar. Mesela ses, tanıdık bir müzik enstrümanı ile eşleşiyorsa o enstrüman imgesi ile tamamlanır. Eğer ses, tanıdık bir melodi (türkü, şarkı, vb.) ile eşleşiyorsa o melodi ile birleştirilir.
Daha sonra, o melodinin zamanlaması, bağlamı, vb. unsurlar değerlendirmeye tabi tutulur. Bu melodinin, özel bir mesaj taşıyıp taşımadığı incelenir.
Yine örnek olarak, eğer algılanan ses bir insan sesi ise düşünce, o sesin kime ait olduğundan başlar; ne mesaj içerdiğine, o sesin sahibinin niyetine kadar incelemeye koyulur.
Genel Sonuç
Duygu, Mantık ve alt merkezlerde yürütülen bütün işlemlerin hedefi, imgeyi anlamlı bir hale getirerek, imgenin taşıdığı mesajı çözmek üzerine kuruludur. Aklın bütün çalışması, 3’lü faktörün Amacına dönüktür.
3’lü faktörün şekillenmesine göre, Benlik Türleri ve Kişilik Tipleri meydana çıkar. Bunlar da ayrıca incelenecektir.


Geri bildirim: Aklın Çalışma Modeli - DuruVizyon