İçeriğe geç

KAVRAMSAL ARAŞTIRMA PORTFOLYOSU

DuruVizyon Kuramı


Hazırlayan:

Abdulkadir İmamoğlu

Bağımsız Araştırmacı
Ontoloji – Epistemoloji – İnsan Çalışmaları


ÇALIŞMA YÖNELİMİ

Bu sayfa, yürütmekte olduğum “DuruVizyon Kuramı” başlıklı çalışmanın kavramsal çerçevesini, temel problem alanlarını ve literatürle kurduğu ilişkiyi tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma, tamamlanmış bir akademik sistem veya doğrudan yayın iddiası taşımaz; uzun soluklu bir ontolojik araştırmanın mevcut durumunu görünür kılmayı hedefler. Bu bağlamda portfolyo, bir sonuç bildirimi değil, bir düşünce yönelimi sunumudur.

İnsan, bu çalışmada yalnızca biyolojik, psikolojik ya da toplumsal bir varlık olarak ele alınmaz. İnsan, anlamla ilişkili bir öz yapıya sahip olmakla birlikte, oluş düzleminde süreç içinde var olan bir varlık olarak düşünülür. Çalışmanın temel amacı, insanın anlam alanı ile oluş alanı arasındaki konumunu ontolojik bir çerçeve içinde açıklamaktır.


KURAMSAL ÇEKİRDEK

Çalışmanın merkezinde, ontoloji ile epistemolojinin birlikte ele alınması yer alır. “Var olan nedir?” sorusu ile “var olduğunu nasıl biliriz?” sorusu, tek bir analitik düzlem üzerinde birlikte değerlendirilir. Bu amaçla geliştirilen Onto-Epistemik Analitik Düzlem, varlık kiplerinin zamansız ve karşılaştırmalı biçimde incelenmesini mümkün kılan bir araçtır.

Çalışmada kullanılan temel kavramlar şunlardır:

  • Ontolojik imkan ve ontolojik gerçeklik;
  • Epistemolojik imkan ve epistemolojik gerçeklik;
  • Zamandan bağımsız öncelik–sonralık ilişkisi olarak Süreç;
  • Tikeller için bir ontolojik imkan alanı olarak Kavram Levhası;
  • Sürekliliğin ontolojik zemini olarak ilkmadde.

Bu kavramlar metafizik iddialar olarak değil, açıklayıcı ve analitik araçlar olarak kullanılmaktadır.


PROBLEM ALANLARI

DuruVizyon Kuramı, tek bir ontolojik merkezden beslenen ve birbirinden kopuk olmayan birden fazla problem alanını kapsar. Aşağıda, çalışmanın kitap yapısı içinde ele aldığı ana bölümler ve bu bölümlerin kısa tanıtımları yer almaktadır.

A. Giriş

Bu çalışma, “İnsan nedir?” sorusunu psikolojik, sosyolojik ya da kültürel açıklamalarla sınırlamadan, doğrudan ontolojik zemine taşıma amacıyla kaleme alınmıştır. Modern dünyada, insan hakkında üretilen bilgi artmış; fakat insanın kendi varlık konumu giderek belirsizleşmiştir. Çalışma, bu belirsizliğin nedenini teknik veya bilimsel yetersizliklerde değil, insanın ontolojik yerinin doğru tanımlanamamış olmasında arar.

DuruVizyon Kuramı, insanı parçalı disiplinler içinde değil; anlam alanı ile oluş alanı arasındaki konumuyla birlikte ele alır. Amaç yeni bir “insan tanımı” dayatmak değil; insanın zaten sahip olduğu ontolojik konumu görünür kılmaktır.

Literatürle İlişki
Bu bölüm, modern düşüncede insanın disiplinler arasında parçalanarak ele alınmasının yol açtığı ontolojik belirsizliğe temas eder. Hümanist yaklaşımlar insanı merkeze alarak mutlaklaştırmış; yapısalcı ve post-yapısalcı yaklaşımlar ise insanı dilsel, toplumsal veya işlevsel yapılara indirgemiştir. Post-hümanist okumalar ise insanı çözerek teknik ve biyolojik süreçlerin bir bileşeni haline getirmiştir.

DuruVizyon Kuramı, bu yaklaşımlarla polemik kurmadan, insanı ne mutlak bir merkez ne de dağılmış bir unsur olarak ele alır. İnsan, bu çalışmada anlam alanı ile oluş alanı arasındaki ontolojik konumuyla değerlendirilir. Bu yönüyle çalışma, modern insan tasavvurlarının açmazlarını teşhis etmeyi amaçlayan; fakat yeni bir ideolojik insan tanımı üretmeyen bir konumda durur.


B. Varlık Modeli

Bu bölüm, “var olan nedir?” ve “var olmak ne demektir?” sorularını ontoloji ile epistemolojinin kesişiminde ele alır. Günlük dilde aynı “vardır” yüklemiyle ifade edilen farklı türlerdeki şeylerin ontolojik kipleri sorgulanır. Zaman, ontolojik bir gerçeklik olarak değil, değişimin zihinsel betimleme aracı olarak konumlandırılır.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, klasik metafiziğin töz merkezli ve katmanlı ontoloji modelleri ile modern dönemde metafiziğin dışlanması sonucu ortaya çıkan indirgemeci yaklaşımlar arasında kalan ontolojik boşluğa odaklanır. Aristotelesçi gelenekte varlık, hiyerarşik bir yapı içinde ele alınırken; modern pozitivist ve deneyimci yaklaşımlar varlığı ölçülebilir olana indirgemiştir.

DuruVizyon Kuramı, varlık alanını katmanlaştırmadan; ancak ontolojik ve epistemolojik ayrımları koruyarak tek bir analitik düzlemde inceleme teklif eder. Bu yaklaşım, analitik felsefenin kavramsal netliğini muhafaza ederken, metafizik soruları bütünüyle dışlamayan bir ontoloji imkânı sunmayı amaçlar.


C. Bilişsel Yapı ve Zihin Modeli

Bu bölüm, zihni salt bilişsel işlemler yığını olarak değil, ontolojik bir konumlanışın taşıyıcısı olarak ele alır. Bilgi, yalnızca temsil değil; ontolojik olarak mümkün olanın epistemik kurulumu olarak değerlendirilir.

Zihin Sistemi detaylı olarak haritalandırılır; insan ile insan dışı varlıklar arasındaki zihin çalışma prensipleri incelenir. Bu bağlamda bilginin ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı yeniden araştırılarak tartışmaya açılır.

Benlik modeli ortaya konulur ve ontolojik özne tanımlanır.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, klasik empirizm–rasyonalizm ayrımının ötesinde, zihni yalnızca bilgi işleyen bir mekanizma olarak ele alan yaklaşımlarla mesafeli bir ilişki kurar. Modern bilişsel bilimlerde zihin çoğunlukla hesaplayıcı ve işlevsel bir sistem olarak modellenirken, fenomenolojik gelenek bilinç deneyimini merkeze almıştır.

DuruVizyon Zihin Modeli, bu iki hattı temas ettirir; ancak zihni ne salt deneyim alanına ne de salt bilişsel bir yapıya indirger. Zihin, bu çalışmada ontolojik bir konumlanışın epistemolojik taşıyıcısı olarak ele alınır. Böylece bilgi, yalnızca temsil değil, ontolojik olarak mümkün olanın epistemik düzlemde kurulması olarak değerlendirilir.


D. İnanç ve Din Alanı

İnanç, bu bölümde sosyolojik veya psikolojik indirgemelerden bağımsız olarak, epistemolojik imkan alanıyla kurulan özel bir ilişki biçimi olarak ele alınır. Gayb kavramı, bu bağlamda yeniden temellendirilir.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, dinî olguyu sosyolojik, antropolojik veya psikolojik indirgemelerle açıklayan modern yaklaşımlarla sınırlı bir temas kurar. Bu yaklaşımlar, dinin toplumsal işlevlerini ve tarihsel görünümlerini açıklamada önemli katkılar sunsa da, inancın ontolojik ve epistemolojik boyutlarını çoğu zaman dışarıda bırakır.

DuruVizyon Kuramı, inancı ne mitolojik bir anlatı ne de salt öznel bir tecrübe olarak ele alır. İnanç, epistemolojik imkân alanıyla kurulan özgün bir ilişki biçimi olarak konumlandırılır. Bu yaklaşım, metafiziğin dışlandığı modern düşünce ikliminde din alanına yeniden analitik bir açıklık kazandırmayı amaçlar.


E. Ekonomi Anlayışı

Ekonomik ilişkiler, teknik bir üretim-tüketim meselesi olarak değil, insanın değerle kurduğu ilişkinin ontolojik yansıması olarak ele alınır. Para, araç olmaktan çıkıp amaç haline geldiğinde ontolojik denge bozulur.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, klasik iktisat teorileri ile modern kapitalist ekonomi anlayışını, insan tasavvurları üzerinden ele alır. Ekonomi literatüründe değer çoğunlukla ölçülebilir fayda, piyasa karşılığı veya rasyonel tercih üzerinden tanımlanmıştır. Bu durum, ekonomik süreçlerin insanın anlam dünyasından kopmasına yol açmıştır.

DuruVizyon Kuramı, ekonomik ilişkileri ahlaki normlar üretme alanı hâline getirmeden; insanın anlamla ve değerle kurduğu ontolojik ilişki bağlamında ele alır. Bu yaklaşım, ekonomi alanını indirgemeci modellerin ötesinde, insan merkezli fakat ideolojik olmayan bir çerçevede yeniden düşünmeyi teklif eder.


F. Tarih Bilinci

Tarih, doğrusal zaman dizisi değil; insan bilincinde kurulan bir anlam alanı olarak değerlendirilir. Öncelik–sonralık ilişkisi zamana değil, değişime içkindir.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, pozitivist tarih anlayışının doğrusal zaman ve nesnel olay dizisi varsayımı ile tarihsel relativizmin aşırı yorumsalcı eğilimleri arasında konumlanır. Modern tarih teorilerinde tarih ya kesin neden–sonuç zincirleriyle açıklanmış ya da bütünüyle anlatıya indirgenmiştir.

DuruVizyon Kuramı, tarihi ontolojik bir gerçeklik olarak değil, süreç üzerinden bilinçte kurulan bir anlam alanı olarak ele alır. Böylece tarih ne mutlak determinizme ne de sınırsız göreceliğe teslim edilir; insanın kendi varlık sürecini idrak etme biçimi olarak yeniden temellendirilir.


G. Gerçek İnsan Yapısı

Bu bölüm, insanın mücerret (soyut) yapısı ile müşahhas (somut) yapısı arasındaki ilişkiyi detaylı olarak inceler. İnsan, salt beden ve zihin bileşkesinin üzerine çıkarılır; canlılık ve benlik kiplerinde incelenir.

Bu bağlamda, özgürlük, normlar ve değerler soyut kavramlar olarak değil, süreç içinde elde edilen ontolojik bir alan olarak ele alır. İnsan, hedefiyle uyumlu hareket ettikçe özgürleşir; başarısız oldukça bağımlı hale gelir.

Literatürle İlişki

Bu bölüm, özgürlük ve irade tartışmalarının klasik determinizm–özgür irade ikilemini aşmayı hedefler. Modern birey anlayışı özgürlüğü çoğu zaman soyut bir hak olarak ele alırken, determinist yaklaşımlar insanı bütünüyle belirlenmiş bir varlık olarak görmüştür.

DuruVizyon Kuramı, özgürlüğü doğuştan verilmiş soyut bir potansiyel değil, süreç içinde kazanılan ontolojik bir alan olarak tanımlar. Bu yaklaşım, özgürlüğü sorumluluk, başarı ve bağımlılık ilişkileriyle birlikte düşünmeye imkân tanır.


AÇIK ÇALIŞMA ALANLARI

Bu çalışma kapalı ve tamamlanmış bir sistem değildir. İleride akademik çalışmalara açılabilecek başlıca alanlar şunlardır:

  • Onto-Epistemik Analitik Düzlemin daha formal bir yapıya kavuşturulması;
  • Süreç kavramının doğa bilimleri ve insan bilimleriyle ilişkisi;
  • Kavram Levhası yaklaşımının anlam teorileri ve tefsir çalışmalarıyla teması;
  • Özgürlüğün süreç temelli ontolojik yorumu.

AKADEMİK ARKA PLAN (Özet)

Abdulkadir İmamoğlu, ontoloji ve epistemoloji ekseninde insan merkezli kavramsal çalışmalar yürüten bağımsız bir araştırmacıdır. Elektrik–Elektronik alanında hendese eğitimi almış; teoloji eğitiminin ardından felsefe çalışmalarını sürdürmektedir.

Uzun soluklu “DuruVizyon Kuramı” çalışması kapsamında varlık, zihin, inanç, ekonomi ve tarih bilinci üzerine bütüncül bir ontolojik çerçeve geliştirmektedir.


İLETİŞİM

Akademik değerlendirme, geri bildirim ve iletişim için:
duruvizyon@gmail.com