İçeriğe geç
Home » DuruVizyon Blog » Türk’ün Asaleti

Türk’ün Asaleti

Türk'ün Asaleti

TÜRK’ÜN ASALETİ

Bizim milletimiz, her çeşit sorunu kolaylıkla çözüme ulaştırabilme kabiliyetine sahip, en asil millettir.

Bu, Türk olmanın hem asaletidir hem de ferasetidir.

İnsan duygu yapısı, yaratanına ve yaşatanına dayanıp ondan güç almadığı sürece, zahiri meseleleri büyüteçle büyütürcesine, zihniyetimizi kirletir. Kirli bir zihniyetle dava adamlığımız işlevini kaybeder; bu da insan yapımızı zedeler, hatta hayvandan beter hayatların ortaya çıkmasına yol açar.

Türk’ün asaleti, Allah inancını kendisinde gerçekleştirmiş olmasından kaynaklanır. Türk’ün yaşamı, her şeyden önce İslam’ın yüceliğini ispat etmek içindir. Gerçek anlamda Türklüğün asaletini yaşayan milletimin, hiçbir zaman yurt, barınak, geçim, para-pul derdi olmamıştır.

Türk, bastığı toprağı vatan yapacak asalete, ferasete ve enerjiye sahiptir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Türk paylaşır; paylaştıkça yücelir, yüceldikçe özgürleşir. Bugün, sömürgeci zihniyetin argümanlarıyla Türk’ün öz yaşantısına gem vurmaya çalışanların maskeleri ancak insani ve İslami değerlerin gerçekleştirilmesiyle indirilebilecektir.

Türk Asaleti ve İhtişamı yeniden parlayacaktır!

1789’daki Galya galeyanının ardından dünya hâkimiyetini ilan eden yıkıcı güçler, Anadolu Türklerini dört bir yandan kuşatma altına aldı: batıdan kendi orduları, kuzeyden Ruslar, doğudan Siyonist Persler, güneyden sömürgeleştirilmiş Ortadoğu toplumları eşzamanlı saldırıya geçti. İçeriden ise Pers coğrafyasından İslam postuna bürünerek Anadolu’ya ve Balkanlara kadar sızan göçerler, toplum ve devlet yapısını derinden sarstı. Celâlî isyanlarının ardı arkası kesilmedi.

Anadolu Türklerinin diğer Türk topluluklarıyla irtibatı Rus/Slav toplumları tarafından Çarlık döneminden beri engellendi. İslam toplumları ise Abbâsî Hilafeti’nden itibaren “reform” adı altında isrâiliyat felsefesiyle donatıldı.

Okuduğumuz tarih bize, gerçekleri değil uydurmaları aktarmaktadır.

Türk’ün muhteşem devri hiçbir zaman sona ermemiştir. Topyekûn saldırıların yüklediği umutsuzlukla bir süre gölgelenen Türk asaleti ve ihtişamı, yeniden parlamak için bugün atağa kalkmıştır.

Bilir misin, Tarık nedir? Tarık “sâkıb necm”dir.

Yerdeki karıncayı bile gözeten bir asalettin nesliyiz biz!

Seferberlik Bilincinde Olmak Zorundayız!

Türk milletinin asil karakteri; bağımsızlık ve örnekliktir.

Müslüman Türk milleti, iki yüz yıldır asaletine yapılan saldırıların ardından, son yirmi yılda özgüvenine yeniden kavuşmuş ve olması gerektiği yere göz dikmiştir. Bu bir mücadeledir, bu bir savaştır.

Ok yaydan çıkmıştır. Artık ya muzaffer olacağız ya yenilip yok olacağız!

Uyanalım! Dikkat edelim! Biz büyük bir savaşın içindeyiz; savaş devam ediyor.

Üstünlüğü ele geçirdik, fakat hiçbir şey henüz bitmedi.

♦ Seferberlik ruhumuzu kaybetmeyeceğiz.
♦ İnancımızdan ve milliyetimizden kaynaklanan asaletimize leke sürdürmeyeceğiz.
♦ Sevincimiz de tasamız da asaletimizin üstünde kalacak.
♦ Düşmanı yeneceğiz; fakat hiç kimsenin izzet-i nefsine el sürmeyeceğiz. Sözlerimize, yazılarımıza dikkat edeceğiz.

Türklük asaletimizin temeli olan kanımızı, sadece kırmızı bir sıvı zannedenler var. Oysa o, imanla yoğrulmuş, tarih boyunca adaletle akmış bir can suyudur.

Soluduğumuz her nefesin hesabı vardır.

Ve biz, bu hesabı Türk Asaletinin İhtişamıyla vereceğiz!


Yazı Özeti

Türk'ün Asaleti: Bizim Milletimiz, her çeşit sorunu kolaylıkla çözüme ulaştırabilme kabiliyetine sahip, en asil millettir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir