Allah adına iş yapmak

Allah Adına İş Yapmak

B-ismillah-ir-rahman-ir-rahim!

Rahman ve Rahim olan Allah adına!

Bu ifadeyi çok yerde “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” diye görür, duyarsınız.

Bismillah deyince, “Allah adına” mı yoksa “Allah’ın adıyla” mı demektir?

Düşünelim!

Çünkü sonucu çok önemli…

Adına…

Bir kurumun, bir müdürü olsun.

Bir de bu müdürün yardımcısı bir vekili olsun.

Vekil, müdürün ‘adına’ bazı işler yapar. İmzalar atar, onaylar verir. Müdürün ‘adına’ yaptığı işlerin hepsi, müdürün kendisi yapmış gibi geçerlidir. Hatta vekil, müdürün ‘adına’ yaptığı işlere bir de mühür basar. Vekilin, müdürün ‘adına’ yaptığı işlere eğer bir itiraz gelirse, bu itiraz müdüre yapılmış olur.

Müdür de bu vekiline vekaletini verirken, vekilin yaptığı işlerin sorumluğunu da üzerine almıştır. Vekilin müdür ‘adına’ yaptığı işlerin hepsinin arkasında durur.

Askerlik vazifesini yapmış olanlar bilirler. Bir nöbetçi asker, er bile olsa, nöbet tuttuğu yerde, o birliğin en büyük komutanı ‘adına’ nöbet tutar. Rütbesi kendisinden büyük birisi bile gelse, parola işaret vermediği sürece, o er, o rütbeliden kıdemlidir, çünkü o birliğin komutanı ‘adına’ oradadır.

Bir de şunu düşünelim;

Adıyla…

Günlük haberlerde sık sık duyuyoruz. Bazen bir telefon çalıyor. Karşımızda ki kişi, polis yada savcı sıfatıyla bizi kandırmaya kalkıyor.

Polis yada savcının ‘adıyla’ iş yapmaya kalkıyor.

Aslında o polisi yada o savcıyı hiç tanımıyor. Sadece onun ‘adını kullanarak’, kendisi için bir şeyler elde etmek amacını taşıyor. Eğer amacını gerçekleştirirse biz  “kandırılmış” oluyoruz. Bunu yapan da suç işlemiş oluyor.

Aldanmayalım…

Yani;

‘Adına’ iş yapan, “vekil” sıfatıyla iş yapıyor ve yaptığı iş hem geçerli oluyor, hem de vekalet ettiği makam o işe sahip çıkarak o işin sorumluluğunu aynen taşıyor.

Ancak, ‘adıyla’ iş yapan, “sahtekar” sıfatıyla iş yapıyor ve yaptığı iş hiçbir geçerlilik taşımadığı gibi, hem suç işlemiş oluyor, hem de biz kandırılmış oluyoruz.

Bu kadarını açıkladıktan sonra konu anlaşılacaktır. ‘Adına’ iş yapan vekildir. ‘Adıyla’ iş yapan sahtekardır.

Allah Adına İş Yapmak…

Allah, İnsan olanı, kendi “temsil-i sahipliği” için yaratmıştır. İnsan olan, “vekil-i Allah”tır.

Allah’a vekil olmanın yolu; her işini, Allah adına yapmaktan geçer.

Allah adına iş yapan, tıpkı müdüre vekalet edenin bastığı mühür gibi “B-ismillah-ir-rahman-ir-rahim!”,  yani “Rahman ve Rahim olan Allah adına!” diyerek işine başlarken mührünü basmış olur.

Allah Bilmeden Yaprak Bile Kımıldamaz!

Allah adına iş yapan, Allah’tan başka hiçbir şeyin var olmadığının farkındadır. Kendisi de yoktur, bunun da farkındadır.

Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatlarından kendisine nüzul olan “vekil-i Allah”, “temsil-i sahib” yetkisi ile Allah’tan aldığı emri uygulamaya başlar. Başladığı iş Allah’ın emridir.  Zaten Allah bilmeden, (izni, iradesi, emri olmadan) yaprak bile kımıldamaz!

Bu bilinç ve yaşayış ile Allah adına işe başlayandan korkulmaz, endişe edilmez. Böyle bir iş yapanla karşılaşılırsa güven duyulur, yardım edilir. Çünkü Allah adına iş yapandan zarar gelmez.

Allah’ın adıyla bir işe başlayandan ise, tıpkı ‘polisim’ yada ‘savcıyım’ diyerek telefon açan dolandırıcıdan sakınıldığı gibi sakınmak gerekir.

Kişiler, gördüğü zararları, çektiği meşakkatleri bunlar yüzü suyu hürmetine çekerler.