Kıymetli Takipçimiz,
Gelir, Refah ve Şükür Üzerine Düşünceler
Kelam-ı Kadim’de defalarca vurgulandığı üzere, bir kişinin geliri doğrudan doğruya Allah’ın dilemesine bağlıdır. Allah dilediği kimsenin gelirini bollaştırır, dilediği kimsenin gelirini kısar. Bu dileme, keyfe keder bir istek değildir; Allah’ın iradesi ve hikmeti çerçevesinde gerçekleşir.
Gelir ve Takva
Kelam-ı Kadim’de ayrıca Allah’ın takva sahiplerine muhabbet duyduğu belirtilmektedir. Allah’ın muhabbet duyduğu özellikler, Kelam-ı Kadim’de açıkça beyan edilmiştir. Öte yandan, inanmayanlara da bazen dünya nimetleri bolca verilir; ancak onların ahiretten nasibi yoktur. Bu durum, diğer inananlara ders olması için takdir edilmiştir.
Allah, kişilere geliri iki şekilde verir: ya bolluk vererek, ya da bereketlendirerek.
Öyle aileler vardır ki, emsallerinden gelirleri çok daha az olmasına rağmen, çok daha refah içinde yaşarlar. Refahın kaynağı, kişinin zihniyeti, takvası ve inançlarını hayata geçirme gayretidir. Bu anlayış, hem bireysel hem de toplumsal refah için geçerlidir.
Şükür ve Bereket
Kişinin şükrü arttıkça bereketi de artar. Gelirimiz ve refahımız ne seviyede olursa olsun, şükretmeyi bilmek zorundayız.
Şikayetlenmek, takdir-i İlahiye isyan anlamına gelir.
Gelirimizi artırmak için akıl ve emek nimetimizi değerlendirecek, çaba gösterecek ve bu süreçte kazancımıza şükredeceğiz. Ancak başkalarının gelirini konuşmak, sadece ulu-l emrin yetkisine ait bir durumdur. Kendi gelirimiz yeterli olsun ya da olmasın, isyan, özenti veya tamah içinde olmadan şükretmek farzdır.
Gelirimizi artırmak için zekamızla ve emeğimizle çaba sarf edecek, hedef tutacak ve gayeler belirledikten sonra tevekkül edeceğiz.
Başkaları ve Sorumluluk
Başkalarının kişisel durumları bizi ilgilendirmez; onların gelir ve kazançları hakkında konuşmak sadece düzen veya devlete karşı gelme dürtüsünden kaynaklanır. Biz, Allah’ın başkalarına takdirini değerlendirme yetkisine sahip değiliz ve buna dair sorumluluğumuz yoktur.
Buna karşılık, kendi gelirimizden infak etmek, ihtiyaç sahiplerini nafakalandırmak ve metalandırmak ve insanlara yardımcı olmak Allah’ın emridir. Kelam-ı Kadim’de bu davranışın karşılığında infak edilen miktarın yedi katı ile ödüllendirileceğimiz taahhüt edilmiştir.
Günümüz Dünyasında Ekonomi
Bugünün dünyasında ekonomi, genellikle siyonist ve Yahudi unsurların yerleştirdiği sömürü düzenine göre şekillenmektedir. Gündelik hayatta baz aldığımız değerler, çoğu zaman bu sömürü düzeninin argümanları üzerinden oluşur. Bu düzen, toplumların gerçeklerini göstermek yerine algı operasyonları ve zihinsel kontrol amacı taşır.
Sonuç
Tüm bunlardan çıkarılacak ders nettir: Allah’ı unutmayın, O’na inanın ve güvenin. Başkalarının sizi, kulağınızdan yönetmesine izin vermeyin. Allah’a inanmak ve güvenmek, sadece sözle olmaz; şikayet ve isyan söylemleri, gerçek inanç ve güvenin göstergesi olamaz.
Bizim paylaşımlarımız, takipçilerimize akıl vermek için değil, insan değerleri üzerine kendimiz geliştirmek ve tecrübelerimizi de paylaşmak içindir. Bize göre, her muhatabımız bizden üstün, bizden inançlı ve bizden güçlüdür. Hiç kimseye akıl vermek düşüncemiz olamaz.
Selamlar.

