Aynı olaya bakan iki insan…
Nasıl oluyor da tamamen farklı sonuçlara ulaşıyor?
Birisi doğru derken, diğeri yanlış diyebiliyor.
Birine açık olan, diğerine saçma geliyor.
Peki gerçekten farklı mı düşünüyoruz?
Gerçekten farklı mı düşünüyoruz?
Genelde şöyle açıklıyoruz:
- yetiştirilme tarzı
- eğitim
- kültür
- deneyimler
Evet, bunlar etkili.
Ama yeterli mi?
Hayır.
Çünkü bu açıklamalar şunu varsayar:
Hakikat parçalıdır.
Oysa sorun burada başlar.
Hakikat tek midir?
Şu soruyu soralım:
Bir şey aynı anda hem doğru hem yanlış olabilir mi?
Hayır.
O zaman:
Hakikat ya tektir ya da hakikat yoktur.
O zaman fark nereden geliyor?
İşte kırılma noktası burada:
İnsanlar farklı düşünmez;
farklı etkiler altında düşünür.
Düşünce nasıl oluşur?
İnsan zihni boş değildir.
Her insan:
- Bir yere aittir
- Bu aidiyetler inançları oluşturur
- İnançlar hedefleri belirler
Buna ek olarak:
- korkular
- çıkarlar
- alışkanlıklar
- çevresel etkiler
zihni sürekli yönlendirir.
Sonuç?
İnsan, düşündüğünü sanır.
Ama çoğu zaman düşündüğü şey, maruz kaldığı etkilerin ürünüdür.
Aynı şey, farklı görünür
Gerçek değişmez.
Ama ona bakış açısı değişir.
Tıpkı bir yapının farklı açılardan farklı görünmesi gibi…
Yapı aynıdır.
Ama yön değiştiğinde algı değişir.
Asıl soru şu
Sen gerçekten düşünüyor musun?
Yoksa:
- ait olduğun yer mi düşünüyor?
- korkuların mı?
- çıkarların mı?
Sonuç
Düşünce özgürlüğü, istediğini düşünmek değildir.
Düşünce özgürlüğü:
Etkilerden bağımsız düşünebilmektir.
Son söz
İnsanlar farklı düşünmez;
farklı etkiler altında düşünür.
Bu cümle bir iddia değil,
bir davettir:
Kendini sorgulamaya davet.
