Allah’a Emanet Olmak
“Allah’a emanet ol” sözü, gerçekte sahipliğin yanlış anlaşılmasından doğmuş bir ifadedir. Her şeyin gerçek sahibi zaten Allah’tır. Bir şey, gerçek sahibine emanet edilebilir mi!
“Allah’a emanet ol” sözü, gerçekte sahipliğin yanlış anlaşılmasından doğmuş bir ifadedir. Her şeyin gerçek sahibi zaten Allah’tır. Bir şey, gerçek sahibine emanet edilebilir mi!
Arap Toplumunda, İslamiyet öncesi dönemde “Kur’an” sözcüğünün kullanılmadığı bilinmektedir. Kelam-ı Kadim’de geçen bu sözcüğün Türkçe kökenli bir sözcük olduğu genel kabul görmektedir.
Herkes, güç kavgalarının “para” için olduğunu zannetse de yeryüzünde, tüm plan ve stratejiler, her zaman “inanç/itikat” kaynaklı olmuştur. İnançları ve itikatları uğruna mücadele eden gruplar, kaçınılmaz olarak her şart altında diğerlerine üstün gelir.
Aşık Veysel Ankara’da. Baykal: Aşık Veysel’in Ankara’ya geldiğinde bulvara çıkmasına izin verilmediğini bildirdi. “Bu tek parti zihniyetini, sosyal demokrat, insancıl bir parti olarak biz mi uygulayacağız?” dedi.
Yeni İstiklâl Marşı: “Millî mücadelenin fikir zemini ile yeni Türkiye’nin ideolojisi tamamen zıttır. Bu zıtlık, bir zamanlar o sıkıntılı günlerde Mehmed Âkif’e ve İstiklâl Marşı’na mecbur olanları farklı arayışlara sevk etmiştir.”
İlim yalnızca Yaratan’a aittir; Bilgelik ise O’na teslim olan insana ikramdır. Bilim, nasıl mümkündür? Bilgelik nedir?
Eczacılık mesleği, tanılanmış bütün hastalıklara tedavi uygulamaya yeterlilik sahibi bir meslektir. Ne var ki kapitalist sisteme feda edilmektedir.
Ulus, Millet ve Nation terimler, kavramsal olarak aynı anlama sahip değildir. Aralarındaki fark, hassas duygularımızdan kaynaklanmaktadır.
Günümüzde, Ezan-ı Muhammedi’nin okunmasında, ilan edilmesinde, hem lafzı bakımında hem usulü bakımından, hem de vakti bakımından açık ve net bir takım sabotaj girişimleri görülmektedir.
İnsanlar, gerek yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmek, gerekse itikatlarının gerektirdiği ibadetlerini yerine getirebilmek için zamanı belirlemeye ve takvim kullanmaya ihtiyaç duymuşlardır.
ALLAH, irade etiklerini, halk ettikleri ile yapar. Bunun bilincinde olanlar, Allah’ın yetki ve sahiplik makamını hakkıyla takdir edebilir.
Sömürgeci Zihniyetin Tükettiği Haslet: YERLİ MALI KULLANMAK!
Her aşama, kurallarını tebliğ eden yöneticileriyle beraber inzal edilmiştir. Nebi ve Rasul ayrımı bu noktada önem kazanmaktadır.
İktisad ve ekonomi kavramları, kökenleri ve bakış açıları açısından temelden farklıdır. İktisad, Türk-İslam medeniyetine ait bir kavram olarak insanı merkeze koyar ve tüm kaynakların insanın hizmetine sunulmasını amaçlar.
Cumhuriyet Dönemi Siyasi Hayatının en önemli gelişmelerinden birisi olan Dörtlü Takrir; Celal Bayar, Refik Koraltan, Adnan Menderes ve Fuad Köprülü’nün meclis grubunda açık olarak görüşülmek üzere verdiği önergedir.
Yiğit ahbab odur ki; ahbablığını muhafaza ede! Sıkıştığında veya zarar göreceği zaman yaptığı iyiliği, değil diline, aklına bile getirmeyene tam ahbap denir.
Hedef: Türkiye. Bu gün şiddetle ihtiyacımız olan şey; Milli Birlik ve Beraberliğimizdir. Bu mecburiyet, Türk Devletinin Bekası içindir!
İsmet İnönü’nün destek talebini kabul eden ABD, Truman Doktrini ile yardımlara başladı. Bunun karşılığında, bir takım taleplerin yanında, Köy Enstitüsü gibi Sovyetler Birliği’ndeki sistemlere benzer uygulamaların da kaldırılmasını istedi.
Üniversitelerin kadrolaşması, Türk siyasi yaşamına ciddi ölçüde etki etmiştir. 1960 darbesine giden süreç İstanbul Üniversitesinden başlamıştı. Dönemin akademisyenlerinden Hüseyin Batuhan, “üniversite hocalarının büyük kısmının Mili Birlik Komitesi işbirlikçisi olduğunu” ifade etmiştir.
Fulbright Antlaşması ile ABD’li bir heyet, Türk Eğitim Sistemini yönetmekte; okulları, müfredatı ve öğretmenleri kontrol altında tutmaktadır.
«Hiçbir kula “Yûnus bin Mettâ’dan daha hayırlıyım.” demek yakışmaz!» H.Ş.
Kalkınma ve medeniyet stratejimizi belirlerken, her karar ve uygulamanın ulusal perspektife ve tarihsel bilincimize uyumunu sağlamalıyız.
Jeune Türkler; Jön Türk hareketi, yabancıların desteğiyle Osmanlı’yı içten çökertti; bu gelenek Cumhuriyet döneminde darbelere dönüştü.
Allah Rasulü’nün Bereketi; Süt İkramı…
Ayasofya’yı anlamak ancak İstanbul’un tarihini tanımakla mümkün olabilir. İstanbul ve Ayasofya birbirinden ayrı düşünülemez.
Türkiye’nin izleyeceği yol, bölgesel çıkarların korunması, ulusal güvenliğin sağlanması ve Misak-ı Milli hedeflerinin siyasi ve diplomatik zeminde savunulması olacaktır.
Tarihin, ilk “İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ” niteliğindeki söylev…
Belirli odaklar, bölmek, parçalamak, yönetmek ve sömürmek emellerine ulaşabilmek için önce İsevilik sonra da Muhammedilik içinde farklı yapılanmalar tesis ettiler. Böylece toplumlar, ULUSÇULUK görüntüsü adı altında parçalanabilir ve sömürülebilir hale getirildi.
Özellikle 1960, 27 Mayıs darbesinden sonra oluşturulan Anayasa ile vesayetlere bırakılan ülke yönetiminde, öğretmemek ve eğitmemek üzerine inşa edilen Milli Eğitim Sistemimizin, ülkemizin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi için bir grup önerimizi yazıya aldık.
Birilerine göre, Türkiye Durdurulmalıdır!… Türkiye, ancak, halkın kenetlendiği Lider durdurulursa durdurulabilir!
Yaşayış değerleri ve zihniyeti bakımından Türk olmayan, itikad ve inanç bakımından Müslüman olamaz. Türk Müslümandır, Müslüman Türktür.
İman etmek yetmez; Musluman olmak zorundayız! Gerçek bir İNANÇ için şahitlik gerekir; bizzat içine bulunarak yaşamış olmak gerekir.
IMF’nin gayesi, gelişmekte olan ülkeleri kalkındırmak değil, sanayileşmiş ülkelerin ticaretinin ve yatırımlarının kesintisiz sürmesini temin ederek tekel olarak kalmalarını sağlamaktır.
ABD’nin New York kentinde greve giden 40.000 dokuma işçisine polisin müdahalesi sonucu, çıkan yangında 120 kadın işçi can verdi.
Bugünü anlamak için 17.yy sonlarında Amerika kıtasını ele geçiren Hanedanları ve sahip oldukları inanç ve düşünce sistemini anlamak gerekir.
Anneler Günü ve Babalar Gününün ticari başarısını büyük farkla geride bırakan Sevgililer Günü, bir başka tüketim çılgınlığına dönüştü. Kurbanlık keçi ve köpekler, yerlerini güllere bıraktı.